Kamuya ait arşivlerde bulunan bazı Kürtçe eserlerin erişime açılmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Heval Bozdağ (DEM Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44826 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 18 Ağustos 2026).
Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Kamuya ait arşivlerde bulunan bazı Kürtçe eserlerin erişime açılmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44826, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44826-kamuya-ait-arsivlerde-bulunan-bazi-kurtce-eserlerin-erisime-acilmadigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5c9f3fba-fc26-4a69-a24a-019e2ac108a9
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 96 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorulanının Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Bakanlığınız tarafından 19. yüzyılda Rus konsolos Aleksandre Jaba tarafından derlenen Kürtçe klasik eserlerin 15 cilt halinde yayımlanarak kamuoyuna sunulduğu açıklanmıştır. Söz konusu koleksiyonun Türkiye'ye kazandırılması, kültürel miras açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. Ancak, Bakanlığınıza bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterinde bulunan yüzlerce Kürtçe yazma eserin dijital ortama aktarılmadığı veya araştırmacıların erişimine açılmadığı yönündeki ciddi iddialar, bu söylem ile uygulama arasındaki açık çelişkiyi ortaya koymaktadır. Türkiye Yazma Eserler Kurumu'nun arşivinde kataloglanması tamamlanan "Şarkiyat Koleksiyonu" bünyesindeki 130 tanesi Kürtçe olan 194 yazma eserin dijital ortama aktarılmadığı, ayrıca arşivde kataloglanmayı bekleyen 300 ila 400 civarı Kürtçe yazma eser için kataloglama çalışmalarının engellendiği, bazı eserlerin tasnif edilmesine rağmen dijital sisteme aktarılmadığı iddia edilmektedir. Uzmanlar bu kaynakların. Kültür Bakanlığı tarafından basılan Jaba koleksiyonundan çok daha zengin ve kapsamlı olduğunu belirtmektedirler.
Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtçe yayıncılık ve kültürel üretim alanında uygulanan yasaklar, kısıtlamalar ve idari engellemeler dikkate alındığında; bugün "Kürtçe klâsikler Türkiye'ye kazandırıldı" söylemiyle övünülürken, mevcut eserlerin erişime kapalı tutulması, Türkiye'de Kürt diline ve kültürel mirasına yönelik tarihsel yaklaşımın günümüzde de farklı biçimlerde sürdüğüne işaret etmektedir. Kürtçe; uzun yıllar boyunca kamusal alandan dışlanmış, yasaklanmış ve görünmez kılınmıştır. Bugün gelinen noktada, Kürtçe eserlerin yalnızca seçili örnekler üzerinden kamuoyuna sunulması; buna karşılık geniş bir külliyatın erişime kapalı tutulması, kültürel haklar bağlamında kabul edilemez bir eşitsizlik yaratmaktadır. Kültürel mirasın korunması yalnızca eserlerin basılmasıyla değil, aynı zamanda şeffaflık, erişilebilirlik ve eşit muamele ilkeleriyle mümkündür. Buna rağmen, kamuya ait arşivlerde bulunan Kürtçe eserlerin sistematik biçimde dijitalleştirilmemesi ve erişime açılmaması, ciddi bir ayrımcılık ve sansür şüphesi doğurmaktadır.
Daha önce de Türkiye'deki yazma eser kütüphanelerinde bulunan Kürtçe eserlerin sayısının eksik bildirildiği, kataloglama süreçlerinde Kürtçe eserlerin dil bilgilerinin yanlış veya eksik girildiği yönünde eleştiriler kamuoyuna yansımıştı. Bu bağlamda, bir yandan Kürtçe klasiklerin yayımlanması olumlu bir gelişme olarak sunulurken, diğer yandan mevcut arşivlerin erişime kapalı tutulduğu ve Kürtçe eserlerin dijital sisteme aktarılmaması iddiaları bir çelişki yaratmaktadır. Halihazırda ülke içinde bulunan eserlerin erişimine ilişkin iddiaların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bir yandan Kürtçe klasiklerin yayımlanması üzerinden kamuoyuna olumlu bir tablo sunulurken, diğer yandan yüzlerce eserin erişime kapalı tutulduğu iddiaları, Bakanlığınızın kültürel miras politikalarının samimiyeti ve tutarlılığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Kürtçe kültürel mirasın bütünlüklü biçimde korunması ve erişime açılması yönünde somut adımlar atılması gerekmektedir. Kültürel miras politikaları, yalnızca belirli eserlerin sembolik olarak yayımlanmasıyla değil; tüm diller ve halklar için eşit, özgür ve engelsiz erişim ilkesiyle anlam kazanacaktır. Aksi halde, bu tür adımlar "kültürel çoğulculuk" değil, "seçici görünürlük" üretir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye Yazma Eserler Kurumu envanterinde bulunan Kürtçe yazma eserlerin toplam sayısı kaçtır? Bu eserlerin kütüphanelere göre dağılımı nasıldır? Bu eserlerin tam ve güncel listesi kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır?
Söz konusu eserlerden kaç tanesi dijital ortama aktarılmıştır? Kaçı araştırmacıların ve kamuoyunun erişimine açıktır?
Dijital ortama aktarılmayan veya erişime açılmayan Kürtçe eserler var ise, bunun gerekçesi nedir? Bu durum, Kürtçe eserler açısından fiili bir erişim engeli yaratmakta mıdır?
Kürtçe eserlerin dijitalleştirilmesi ve erişime açılması konusunda özel bir sınırlama, idari karar veya uygulama bulunmakta mıdır?
Kürtçe eserlerin kataloglama süreçlerinde dil bilgilerinin eksik, yanlış ya da kasıtlı biçimde farklı gösterildiği iddiaları doğru mudur? Bu konuda başlatılmış herhangi bir idari soruşturma var mıdır? Bakanlığınızca yapılmış bir inceleme var mıdır?
Bakanlığınız bünyesinde Kürtçe yazma eserlerin tasnifi, korunması ve dijitalleştirilmesi için görevlendirilmiş uzman sayısı kaçtır? Bu süreçlerde kaç Kürtçe dil uzmanı görev yapmaktadır?
Yurtdışından getirilen ve yayımlanan Aleksandre Jaba koleksiyonunun kamuoyuna sunulmasıyla eş zamanlı olarak, Türkiye' de halihazırda bulunan yüzlerce Kürtçe eserin neden aynı şeffaflıkla erişime açılmadığı Bakanlığınızca nasıl açıklanmaktadır?
Türkiye'de bulunan diğer Kürtçe yazma eserlerin de bütünlüklü bir şekilde gün yüzüne çıkarılması ve erişime açılması yönünde bir planlamanız bulunmakta mıdır?
Bakanlığınız, Kürtçe yazma eserlerin tamamının hiçbir ayrım gözetilmeksizin dijital ortama aktarılması, şeffaf ve eşit bir biçimde erişime açık hale getirilmesi yönünde somut bir takvim açıklayacak mıdır?
Kültürel miras politikalarında "seçici görünürlük" yaratıldığı, bazı eserlerin öne çıkarılırken diğerlerinin sistematik biçimde görünmez kılındığı yönündeki eleştirilere yanıtınız nedir?
Kürt halkının dilsel ve kültürel mirasına yönelik geçmişteki inkâr ve asimilasyon politikalarıyla yüzleşilmesi ve bu alanda eşitlikçi bir kültür politikası oluşturulması yönünde Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·
Bakanlığımız (Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü)'ca; 2010 yılından bugüne kadar Kürtçenin önde gelen klasik edebiyat eserlerinden 18'i Bakanlığımızca yayımlanmıştır. Ayrıca, Bakanlığımız Mardin Artuklu Üniversitesi Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü iş birliğinde Kürt etnografyası, edebiyat ve folkloruna dair birçok eser ve malzemenin muhafazasına çok önemli katkı sağlayan Aleksandre Jaba'nın Rusya Milli Kütüphanesi arşivinde kayıtlı bulunan "Aleksandre Jaba Koleksiyonu"nda yer alan 69 eser, Türkçe ve Kürtçe inceleme metinleriyle birlikte 15 cilt halinde 2025 yılında yayımlanmıştır. Söz konusu eser, Kürtçenin mevlid mesnevi, şiir, halk klasik şarkılar, hikâyeler, sözlükler ve didaktik materyaller gibi geniş bir tür çeşitliliği içeren eserlerini tematik olarak bir araya getirerek, Kürtçenin çok katmanlı bir kültürel panoramasını sunmaktadır.
Kürtçe klasik eserlerin yayım faaliyetine devam edilecek olup Bakanlığımızca yayımlanan Kürtçe eserler dijital yayın platformlarımızdan ücretsiz olarak vatandaşlarımıza ulaştırılmaktadır.
Öte yandan, Bakanlığımıza bağlı halk kütüphaneleri için de yayınevlerinde Kürtçe kitap alımı yapılmaktadır. Nitekim 2026 yılı içinde de Kürtçe kitap alımı yapılmıştır. Son alımla kütüphanelerdeki Kürtçe kitap sayısı 25 bini aşacaktır. Kitaplar yayınevlerinin başvuruları üzerine satın alınmaktadır. Sayının belirlenmesini başvuran yayınevi sayısı belirlemektedir. 2026 yılı içinde Haziran ayı itibarıyla Bakanlığımıza başvuru yapan 1.209 yayınevinden sadece 7'si Kürtçe eserler için başvurmuştur.
Bakanlığımız (Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı)'ca; Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı envanteri içerisinde kataloglaması tamamlanarak tespit edilen 79 Kürtçe yazma ve nadir basma eser mevcuttur. Başkanlığın koleksiyonlarında; Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi (YEK) 22; Milli Kütüphane 20; Millet YEK 11; Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü 10; Diyarbakır Ziya Gökalp YEK 8; Beyazıt YEK 4; Bursa İnebey YEK 2; Hacı Selim Ağa YEK 1 ve Istanbul Arkeoloji Müzeleri koleksiyonunda 1 Kürtçe eser bulunmaktadır.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı envanterinde kayıtlı kataloglaması tamamlanan 79 Kürtçe yazma ve nadir basma eserin tamamı dijital ortama aktarılmış ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yazma Eserler veri tabanı üzerinden araştırmacıların çevrim içi erişime açılmıştır. Kataloglaması tamamlanan Kürtçe eserler arasında dijital ortama aktarılmayan veya erişime açılmayan eser bulunmamaktadır.
Ayrıca, Başkanlık yayın faaliyetleri kapsamında başvuru yapılmış, Başkanlıkça yayımlanması Yayın Kurulları tarafından uygun görülmüş, yayım hazırlık süreçleri başvuru sahipleri nezdinde halen devam etmekte olan 3 Kürtçe eser bulunmaktadır. Eser çalışmalarının başvuru sahiplerince Başkanlığa teslimi akabinde gerekli incelemeler yapıldıktan sonra yayım süreçleri başlatılacaktır.
Kürtçe yazma eserlere yönelik özel bir sınırlama, idari karar veya erişimi engelleyici uygulama bulunmamaktadır. Başkanlığın envanterinde kayıtlı tüm eserlerin dijitalleştirilmesi ve erişime açılması aynı usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.
Kürtçe eserlerin katalog bilgilerindeki dil bilgisinin eksik veya yanlış gösterildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Soru önergesine konu edilen hususlara dair; CİMER ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna yapılan şikâyet ve müracaat üzerine Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde inceleme başlatılmış ve neticelendirilmiş olup iddialar isabetsiz bulunmuştur. Ilgili kurum ve kişiler konu hakkında yazı ile bilgilendirilmiştir.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde bulunan yazma ve nadir basma eserlerin tasnifi, korunması ve dijitalleştirilmesi çalışmaları uzman personel marifetiyle yürütülmekte olup Kürtçe eserler için ayrıca bir uzman tasnifi bulunmamaktadır.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı koleksiyonundaki Kürtçe eserler şeffaflıkla erişime açılmaktadır. Jaba Koleksiyonunun yayımlanması ile Başkanlığın envanterindeki Kürtçe eserlerin erişime açılması arasında bir ilişki bulunmamaktadır.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Ellinci Bölümü kapsamında yazma ve nadir matbu eserlerin toplanması, korunması, sağlıklı biçimde gelecek kuşaklara ulaştırılması ile bilim, kültür ve sanat dünyasının hizmetine sunulmasına yönelik faaliyetleri sürdürmekte; 18.10.2025 tarihli ve 33051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yazma ve Nadir Basma Eserlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile 04.09.2014 tarihli ve 29109 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Eser Sağlama Kurulu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan yazma ve nadir basma eserlerin tespiti, tescili, korunması, koleksiyonlara kazandırılması ve araştırmacıların eserlere erişiminin temini çalışmalarını yürütmektedir.
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı kültürel miras politikaları dil ayrımı gözetilmeksizin yürütülmektedir. Sistematik görünmez kılma iddiaları somut bilgi ve belgeye dayanmamaktadır.
Başkanlıkça, yazma eserlere ilişkin yürütülen faaliyetler eşitlik, tarafsızlık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda sürdürülmektedir.
Mehmet Nuri ERSOYBakan