İzmir 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 24 Ekim 2023 tarihinde 7/5743 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 300 gün sonra, 19 Ağustos 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “İzmir 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/5743, 24 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5743-izmir-1-nolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/192ad378-9672-4608-a988-018b659b4178
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 300 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın
98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen mesajda; "Ben İzmir I No'lu F tipi cezaevinden Remzi Uçucu, bulunduğumuz hücrede en fazla 20 kitap bulundurmaya izin veriliyor. Adımıza posta yoluyla gelen veya elden getirilen kitaplar idare tarafından aylarca bekletiliyor. Çoğu zaman el koyma kararı alınıyor ve bize verilmiyor. Kitapların verilmeme gerekçeleri şunlardır:1-)Tutsakların iyileştirilmesine ve kişisel gelişimine uygun olmaması. 2-)Devleti, siyasi iktidarın ve uygulamalarını eleştirmesi. Dergiler de aynı gerekçelerle yasaklanıyor. Ama burada dergiler için temel bir ayrım noktası var. Posta yoluyla ya da elden yatırma şeklinde gelen dergiler içeriğine bile bakılmadan engelleniyor. Abone olduğumuz halk okulu ve tavır dergileri ile siyasi yazılar yayınlandığı için yasaklanıyor. Ayrıca 2007 yılında Adalet Bakanlığı'nın 45/1 no'lu genelgesi ile yasal hale gelen haftada 10 saat sohbet hakkı bugüne kadar tam olarak uygulanmadı. Pandemi boyunca hep yasaklandı. Pandemi sonrasında ise bulunduğumuz cezevinde haftada 4 saat uygulanıyor. Posta yoluyla gelen her türlü fotokopi engelleniyor. Başka cezaevlerinden veya dışarıdan gönderilen fotokopileri içerik incelemesine dahi tutulmadan el konuyor. Cezaevi idaresi bu uygulamayı Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı bir genelgeye dayandırıyor. Yukarıda sıraladığımız ve daha başka sorunların çözümü için direniyoruz. Sloganı atıyor, kapı dövüyoruz. Yapılan hak gasplarına tepki gösteriyoruz. Sorunların çözülmesini istiyoruz. Ancak cezaevi idaresi attığımız sloganlara soruşturma açarak direnen tutsaklara ziyaret yasakları getirmektedir. Şimdiye kadar slogan atan her tutsağın 100 ayı aşan Ziyaret cezası oldu. Verilen disiplin cezaları nedeniyle tutsakların infazları da yakılmakta, tahliyeleri ileri tarihe ertelenmektedir. Cezaevi idaresi disiplin cezalarına ve haklarımızı gasp etmeye son vermelidir." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
TBMM Halkla İlişkiler Binası
Kat, 4 Nolu Banko Oda: E206 Bakanlıklar/Ankara
6)
F tip cezaevlerinde kitap sayısında sınırlama olduğu, elden veya posta yoluyla ulaşan kitapların mahkumlara verilmediği iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa hangi gerekçelerle bu tür uygulamalara gidilmektedir?
Aynı şekilde dergilere kısıtlama getirildiği, dergilerin mahkumlara ulaşmasında engel çıkarıldığı doğru mudur? Eğer bu iddialar doğruysa hangi gerekçelerle bu tür uygulamalara gidilmektedir?
İlgili cezaevi idaresi tarafından Adalet Bakanlığı'nın genelgesine göre yasal hak olan haftada 10 saat sohbet hakkının uygulanmadığı, uygulansa bile haftada 4 saate indirilerek uygulandığı iddiaları doğru mudur? Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir yasal sınırlaması veya talimatı var mıdır?
Yukarıda sıralanan sorunların çözümü için ilgili cezaevindeki mahkumların tepki ve protestoları nedeniyle cezaevi idaresi tarafından ziyaret yasaklarıyla cezalandırılması iddiası gerçeği yansıtmakta mıdır? Mahkumların sorunlarının çözümü için başvurmuş oldukları tepki ve protestoların cezalandırılması ile çözülemeyen sorunlara yeni sorun eklenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bakanlığınızın bu sorunların çözümü ile ilgili bir çalışması veya bir girişimi bulunmakta mıdır?
Benzer cezaevlerindeki benzer sorunların çözümü için ne tür çalışmalar yapmaktasınız? Türkiye'deki cezaevlerinde kitap sınırlaması uygulaması, dergilerin mahkumlara ulaştırılmaması, ziyaret ve sohbet haklarının kısıtlaması gibi sorunlar için elinizde herhangi bir veri bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1315339 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5743 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-946-1/1 Konu : Yazılı soru önergesi 13.93 1202
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/5743 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
TI- A) Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini Mevzuat Genel Müdürlüğü bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu,
B) 5275 sayılı Kanunun, "Kütüphaneden yararlanma" kenar başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulacağı, kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıva olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitapların da bulundurulacağı,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Hükümlü ve tutukluların odalarında bir defada bulundurabilecekleri kitap sayısıyla ilgili olarak, ceza infaz kurumu eğitim kurulları tarafından, 5275 sayılı Kanunun 35. maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 10, li, 12 ve 30. maddeleri uyarınca uygulama yapılmakta olup, hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısı ile ilgili herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.
Ancak, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında, odalardaki düzensizliğin, bulundurulması yasak eşyaların ve örgütsel "dokümanların saklanmasının, aramalar sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların ve oda yakma olaylarında kitap ve dokümanların kullanılmasının önlenmesi amacıyla Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30. maddesinde yer alan "Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak eğitim kurulu kararıyla belirlenir." hükmü uyarınca eğitim kurulunca alınan kararla hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısında sınırlamaya gidilebilmektedir.
IV- "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 22/01/2007 tarihli ve 45/1 Nolu Genelgenin "Ortak Etkinlikler" başlıklı Üçüncü Bölümünün 13. maddesinde, güvenlik bakımından tehlike yaratmadığı ölçüde, idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen istekli hükümlü ve tutukluların, 10 kişiyi aşmayacak gruplar hâlinde ve idarenin gözetiminde, açık görüş alanlarında veya diğer ortak yerlerdeki sosyal faaliyetler çerçevesinde haftada toplam 10 saati aşmamak üzere sohbet amacıyla bir araya getirilebileceği, bu faaliyetin hafta içerisinde açık görüş, avukat ve ziyaretçi görüşlerini aksatmayacak şekilde yaptırılacağı belirtilmiştir.
V- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 15/11/2023 tarihli cevapta;
A) İzmir | Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tüm uygulamaların mevzuat çerçevesinde ve insan onuruna Saygı ilkesi esas alınarak gerçekleştirildiği, keyfi uygulamaların söz konusu olmadığı,
Mevzuat Genel Müdürlüğü
B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
"Yılmaz TUNÇ Bakan imleiseir
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden IYSİJ9CJ - OK16CPX - erAYKMI - IYa3Mm8— ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan