Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 10 Kasım 2023 tarihinde 7/6218 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 384 gün sonra, 28 Kasım 2024).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Patnos L Tipi Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/6218, 10 Kasım 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6218-patnos-l-tipi-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/aa74693b-307c-4fbc-8c48-018bc7786360
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 384 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ejla Demir
'HEDEP Ağrı Milletvekili
İnsan Hakları Derneği Ağrı Şubesine mahpuslar yaşanan hak ihlalleri nedeniyle başvuru yapmışlardır. Bu başvurular doğrultusunda Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde 11.10.2023 tarihinde 9 mahpusla görüşme yapılmış ve ayrıca başvurularda eklenerek tespit raporu hazırlanmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Mahpuslar ile yapılan görüşmelerde tespit edilen hak ihlalleri aşağıdaki şekildedir:
Görüşülen mahpus F.G: Mahpus F.G ile avukat görüşme odasında görüşülmüş, hapishanede yaşanan ihlallere ilişkin geniş olarak bilgi alınmıştır. Beyanlarına göre, yaklaşık 37 yıldır hapishanede olduğunu, koşullu salıverilmesine 80 gün kaldığını, 2006 yılından bu yana Erzurum Atatürk Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 5 ameliyat geçirdiğini, 201 1- 2013 yılları arasında İstanbul Adli Tıp Kurumunda 3 ay kaldığını, Adli Tıp Kurumunca hazırlanan rapor doğrultusunda hapishanede "kalamaz" dendiğini ancak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hapishanede "kalabilir" dendiğini, kafasında kist olduğunu, 1994 yılında hapishanede gardiyanlar tarafından uğradığı işkence nedeniyle kafasına demir çubukla vurulduğunu bundan kaynaklı kafasında damar ezilmesi olduğunu bu sebeple günde 2 aspirin kullanması gerektiğini ancak kullandırılmadığını, boyun ve bel fıtığının olduğunu, 2011 yılında karaciğer ameliyatı olması gerektiği söylenmişken ameliyat edilmediğini, üç ayda bir film çekilmesi gerekirken filmlerinin çekilmediğini, Atatürk Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından kendisine verem olabileceğinin söylendiği ancak bu konuda herhangi bir tedaviye götürülmediğini ve tedavi edilmediğini, hali hazırda yaşadığı nefes darlığı rahatsızlığı dolayısıyla her akşam 3 adet nefes darlığı ilacı kullandığını, 2011 yılında anjiyo olduğunu, ağrıları ve kolunda uyuşukluk olmasına rağmen tedaviye devam ettirilmediğini, 2018 yılında Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesine getirildiğini, bu şikayetleriyle ilgili herhangi bir şekilde doktora götürülmediğini, görüşmenin yapıldığı gün dahi revir talepli dilekçe vermesine rağmen dikkate alınmadığını, odasında bulunan 3 arkadaşının dişlerinin dahi olmadığını tedavi giderlerine ( ilişkin masrafların omahpuslarca karşılanması halinde dahi tedaviye götürülmediklerini, geçen sene yaşadığı sağlık problemleri dolayısıyla Patnos Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, bir bütün olarak yaşanan hak ihlalleri ile alakalı başvurularına herhangi bir dönüş yapılmadığını ifade etmiştir.
Görüşülen mahpus L.K.: Mahpus L.K ile avukat görüşme odasında görüşülmüş, hapishanede yaşanan ihlallere ilişkin geniş olarak bilgi alınmıştır. Beyanlarına göre 26 yıldır hapishanede olduğunu, koşullu salıverilmesine 4 yıl 5 ay kaldığını, 6 yıldır Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde olduğunu, kalp rahatsızlıkları nedeniyle anjiyo olduğunu, hipertansiyon, koah ve kolestrol hastası olduğunu, sağ elini kullanmakta zorluk çektiğini, boynunda, sol kolunda kasığında ve göbeğinde fıtık olduğunu, ayağında menisküs ve çapraz bağ yırtığı olduğunu, kronik hastalıkları olmasına rağmen en son 2022 yılında hastaneye gittiğini, uzman doktorca "beloc" adlı kalp ilacını günde 2 defa kullanması gerektiği söylenmesine rağmen günde | defa olacak şekilde ilaç yazıldığını bu nedenle ayın yarısında ilaçsız kaldığını yeniden ilaç talebinde bulunduğunda ise sistemden kaynaklı olarak ilacı yazdıramadığını, diş tedavisine başlayabilmesi için mevcut kronik rahatsızlıkları ile alakalı branşlardan onay alması gerektiğini ancak talepleri kabul görmediğinden diş tedavisine de başlayamadığını, fizik tedavi için doktor olmadığını, 04.04.2022 tarihinde mahpuslara fiziki şiddet uygulandığını, bir mahpusun kolunun kırıldığını, şiddete maruz kalan mahpuslara disiplin cezası verildiğini, fiziki şiddetin yanı sıra psikolojik şiddetin de uygulandığını, açık görüşün | saatten yarım saate indirildiğini, yok yere 11 gün hücre cezası aldığını, 31.08.2023 tarihinde kadın mahpuslar M.K L.K N.B"ye uygulanan işkencenin ardından sebepsiz bir şekilde başlatılan 2 ayrı disiplin soruşturması neticesinde tüm siyasi mahpuslara biri Il ay diğeri 2 ay olmak üzere toplamda 3 ay görüş yasağı verildiğini, memleketi olan Diyarbakır'a nakil taleplerinin dikkate alınmadığını ve nakil talebi başvurularının genel bir uygulama halini alarak reddedildiğini, duş için yalnızca 5 dakika su aktığını mevcut suyun ise vücutta sivilcelere ve alerjiye sebebiyet verdiğini, kantin fiyatlarının fahiş olduğunu, mevcut ürünlerin ise kalitesiz olduğunu, tek sosyal aktivitelerinde kullandıkları futbol topunun dahi 600 TI.'ye satıldığını, yazılı başvuruların yok edildiğini bir bütün olarak yaşanan hak ihlalleri ile alakalı başvurularına herhangi bir dönüş yapılmadığını ifade etmiştir.
Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ve görüşme yapılan diğer mahpusların da benzer şikayetlerde bulunduğu ve mahpusların sistematik bir şekilde hak ihlallerine ve şiddete maruz kaldıkları ilgili rapora yansımıştır.
Ulusal ve uluslararası insan hakları hukukunda; mahpusların hakları ile ilgili oldukça gelişmiş standartlar olmasına karşın mahpuslar ilgili hakları ve düzenlemeleri doğrudan kullanamamakta, tutuldukları yerlerde bulunan yetkililer aracılığı kullanabilmektedir. Yetkililer, hapishane müdürleri, kaynağını uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve Anayasa"dan alan yasal düzenlemelere aykırı işlemler ve uygulamalar yapmaktadır. Bu durum mahpuslarda, ailelerinde, avukatlarında ve insan hakları örgütlerinde hapishane sistemine ilişkin ciddi güvensizlikler oluşturmaktadır. Bir bütün olarak bu saptamalar, hapis cezalarının infazında özgürlüğünden yoksun bırakılmanın kendi başına yeterli bir ceza olduğu gerçeğinin göz ardı edildiği ve gerek hapishanenin fiziksel koşulları ve gerekse uygulanan rejimin, çekilmekte olan cezanın şiddetini daha da arttırdığını göstermektedir. Mahpusluğun bu "ağırlaştırılmış" koşullarını etkin biçimde denetleyecek bir mekanizma bulunmamaktadır. Mahpusun avukat görüşü, arkadaş görüşü ve aile görüşlerinden mahrum bırakılması, yine dışarıyla iletişim bağı olan telefon, faks ve mektup hakkının engellenmesi gibi uygulamalar insanlık onuruna aykırı uygulamalardır. Mahpusun işkence ve onur kırıcı ceza işlemlerine maruz bırakılması demektir. BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 10. maddesinde açık bir şekilde "Özgürlüğünden yoksun bırakılmış kişiler insani muamele ve insanın doğuştan kazandığı insan onuruna saygılı davranış görme hakkına sahiptir" denilmektedir. Yine BM Mahpusların Islahı İçin Temel Prensiplerin 1. maddesinde; "Bütün mahpuslara doğuştan sahip oldukları insanlık onurunun ve değerin gerektirdiği saygıyla muamele yapılır" denilmektedir. Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde insanlık onuruna yakışır muamele yapılmamakta ve mahpuslar şiddet, hakaret ve kötü muameleye ve hak ihlallerine maruz kalmakta, hasta olanların tedavileri aksatılmakta, iletişim ve bilgi edinme hakları engellenmektedir.
Bugün aldığımız bir habere göre, Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Çekdar Ödüngit, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşadığı hak ihlallerini anlatmış. Ödüngit'in kardeşi ağabeyinin her gün koğuşlarına baskın düzenlendiğini aktardı. Baskında kitapların ve eşyaların dağıtıldığını kaydeden Ödüngit, ağabeyinin "Birçok eşyamızı aldılar, diğerlerini kullanılamaz hale getirdiler" dediğini aktardı. Ağabeyinin "Patnos Hapishanesinde hasta mahpusları zamanında hastaneye götürmüyorlar. Götürdükleri zaman da zorluk çıkarıyorlar. Bu durumdan dolayı bazen hastaneye gitmek istemiyorlar" dediğini aktardı.
Bu bağlamda;
SORULAR
Mahpus F.G'nin 37 yıldır hapishanede olmasına rağmen koşullu salıverilmesine 80 gün kaldığı halde neden serbest bırakılmamıştır?
Mahpus F.G'nin 2011-2013 yılları arasında İstanbul Adli Tıp Kurumunda 3 ay kaldığı dönemde yapılan değerlendirme sonuçları ve bu değerlendirmelere göre alınan önlemler nelerdir?
Mahpus F.G'nin beyanlarına göre 1994 yılında uğradığı işkence nedeniyle kafasına demir çubukla vurulduğu iddiasıyla ilgili olarak neden daha önce bir soruşturma başlatılmamıştır?
Mahpus F.G'nin sağlık sorunlarına ilişkin olarak, doktor raporlarına rağmen neden tedavi süreçleri başlatılmamış ve ilaçları düzenli bir şekilde verilmemiştir?
Mahpus L.K'nin 26 yıldır hapishanede olmasına rağmen sağlık sorunlarına yönelik tedavi ve rehabilitasyon süreçleri neden başlatılmamıştır?
Mahpusl.K'nin ifadesine göre fiziki ve psikolojik şiddet olayları sonrasında disiplin cezalarına maruz kalan mahpuslara yönelik alınan önlemler ve yapılan soruşturmalar nelerdir?
Mahpus L.K'nin sağlık sorunlarına yönelik ilaç taleplerinin karşılanamaması konusunda alınan tedbirler ve çözüm önerileri nelerdir?
Mahpusların aileleri ile yapabildikleri telefon görüşmeleri ve iletişim hakları ile ilgili alınan önlemler ve iyileştirmeler nelerdir?
Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde mahpuslar arasında yaşanan kitap dağıtımı sırasında meydana gelen olaylar ve kitapların dağıtılmasının engellenmesi konusunda soruşturma başlatılmış mıdır?
Mahpusların sağlık sorunlarına yönelik olarak Patnos Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan suç duyuruları ve başvurulara yanıt verilmeme gerekçesi nedir?
BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve BM Mahpusların Islahı İçin Temel Prensipler çerçevesinde hapishane yönetimine ilişkin alınan tedbirler ve iyileştirmeler nelerdir?
Mahpuslar arasında görüş yasağına maruz kalanlara yönelik olarak alınan önlemler ve bu yasağın süresi ile ilgili detaylar nelerdir?
Mahpusların yazılı başvurularının yok edildiği iddialarıyla ilgili olarak herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır veya yapılacak mıdır?
Hapishane koşullarındaki kantin fiyatları, yemeklerin kalitesi ve mahpusların temel ihtiyaçları konusunda önlem alınmamasının gerekçesi nedir?
Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde mahpusların aileleriyle gerçekleştirdikleri açık görüş süreleri ve iletişim hakları ile ilgili yaşanan ihlallerin son bulmamasının nedeni nedir?
Mahpusların fiziki ve psikolojik sağlıkları üzerinde olumsuz etkisi olduğu ifade edilen suyun kalitesi ile ilgili olarak uzun yıllardır devam eden şikayetlere rağmen gerekli iyileştirmenin yapılmamasının gerekçesi nedir?
Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde yaşanan fiziki şiddet olayları ve mahpuslara uygulanan disiplin cezaları sonrasında alınan önlemler nelerdir?
Çekdar Ödüngit'in ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde ifade ettiği hak ihlalleri ve baskınlar hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Mahpusların hakları ve güvenlikleri konusunda eğitim almış personel sayısı kaçtır? 2002/2023 yılları arasında Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde yaşanan şiddet, yaralama, ölüm ve hak ihlali sayısı nedir?
Mahpusların yaşadığı hak ihlalleri, şiddet olayları ve genel hapishane koşulları ile ilgili olarak gelecekte alınması planlanan tedbirler ve iyileştirmeler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1326359 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Nejla Demir tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6218 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI ye Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1005-5873/8149 Konu : Yazılı soru önergesi TA, A4 /2024
Sayın Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6218 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafindan yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
1. A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz
ADALET BAKANLIĞI arena ün Mevzuat Genel Müdürlüğü rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden BX5 ht8 / - LÜUzseH2 - AaF2r3w - 2Ket04- ile erişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI Tonu Mevzuat Genel Müdürlüğü olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fikra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kurallari ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fikrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
II- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir. i
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden BX5ht8/ - LUzseH2 - AaF2r3w - 2Ket04- ileerişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI rca Mevzuat Genel Müdürlüğü çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,
B) 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın. hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
V- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlüyü ziyaret" kenar başlıklı 83. maddesinin birinci fıkrasında hükümlünün, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği, çocuk hükümlüler için ziyaret süresinin bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirleneceği; ikinci fıkrasında, birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebileceği; üçüncü fikrasında görüşlerin, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılacağı hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara yaptırılan açık ve kapalı görüşler; 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Ziyaret ve ziyaret yeri" kenar başlıklı 108. maddesi ile hükümlü ve tutukluların ziyaretlerine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı olarak düzenlendiği Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir.
VI- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye
ADALET BAKANLIĞI Taa iv Mevzuat Genel Müdürlüğü verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu, hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
VII- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir. ©
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
VT- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezâsının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.
IX- Uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin "İzleme, Dezenfeksiyon ve Analiz Özellikleri" kenar başlıklı 10. maddesinde, Yönetmeliğe ek Tablo B1'e atıf yapıldığı, buna göre bir kişinin insani amaçlı tüketeceği su miktarının 200 litre/gün
ADALET BAKANLIĞI arana rizi v -Mevzuat Genel Müdürlüğü olarak varsayıldığı, Ülkemiz ceza infaz kurumlarında kullanıma sunulan su miktarının bu standardın üzerinde olduğu ve suyun belirli bir miktarının (yaklaşık üçte biri) sıcak su olarak verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın "Hijyen" başlığı altındaki 19. maddesinde belirtilen "Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az 2 kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır." hükmü gereğince, bu imkân ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanmaktadır.
X- Patnos Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/06/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, Kurum revirinde çeşitli tarihlerde muayenesinin yapıldığı, ileri tetkik ve tedavi gerektiren durumlarda Patnos Devlet Hastanesinin çeşitli polikliniklerine sevkinin sağlandığı, muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçlarının kendisine teslim edildiği,
B) Soru önergesinde adı geçen diğer hükümlünün Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 20/02/2024 tarihinde Ereğli (Konya) Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil olduğu, adı geçenin Kurumda barındırıldığı süreçte çeşitli rahatsızlıklarına istinaden farklı tarihlerde Kurum doktoru ve diş doktoru tarafından muayene edildiği, Patnos Devlet Hastanesi ile Ağrı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine sevkinin sağlanarak muayene tetkik ve tedavisinin yaptırıldığı, reçete edilen ilaçların teslim edildiği,
C) Kurumdaki içme suyu ihtiyacının Patnos Açık Ceza İnfaz Kurumundan temin edildiği,
Ç) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklulara yemeklerin, koğuşlarda bulunan kişi sayısına göre görevli memurlar gözetiminde günlük iaşe oranına uygun miktarda dağıtıldığı, yemeklerin pişirilmesi sırasında'ceza infaz kurumu mutfağında hijyen kurallarına riayet edildiği, hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personelin aynı yemekten yediği,
D) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, E) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan