Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 14 Kasım 2023 tarihinde 7/6234 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 239 gün sonra, 10 Temmuz 2024).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/6234, 14 Kasım 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6234-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1242cecd-3497-4ab4-8b6a-018bcebeea95
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 239 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Mardih Milletvekili 28 yıldır birçok cezaevinde kalmış olan hasta mahpus Selver Yıldırım, nında cezaevlerinde (o sağlık (hizmetlerinden etkin yararlandırılmamasından, O tedavisinin geciktirilmesinden, kimi hekimlerin keyfi uygulâmalarından dolayı 2014 yılında başlayan göz ağrıları ve görme kaybı ilerlemiş, hastalığına 7 yıl gibi bir süre sonra ancak teşhis koyulabilmiştir. Yıldırım tüm bu sebeplerden an itibariyle 9685 oranında görme kaybı yaşamaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Selver Yıldırım'ın Elbistan'dan başlayan Antep ve Ankara'ya kadar uzanan tedavi olamama/tedavisinin geciktirilmesi hikayesi ise birçok hasta mahpusun hikayesi ile benzerlikler göstermekle birlikte yaşanan hak ihlallerini de çok açık şekilde gözler önüne sermektedir.
Kendisinin ve avukatlarının yaptıkları aktarımlara göre; Yıldırım, Elbistan Cezaevinde kalırken çok kez sevk edildiği Elbistan Devlet Hastanesi'nde Y G isimli hekimin tıp etiğine aykırı şekilde kelepçeli muayene dayâtmasını kabul etmemesinden ötürü yıllarca tedavi olamamıştır. 7 yıl gibi uzun bir sürenin ardından Maraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nde gözlerinde "sıvı sızıntısı" olduğuna dair teşhis koyulan Yıldırım'ın, lazerli tedavisi "lazer bozuk" gerekçesiyle yapılmamış, Elbistan'da yapılması söylenmiştir. Ancak ilçe hastanelerinde bu sistem olmamasından dolayı yine tedavi olamamıştır. Ciddi bir görme kaybı yaşamasına sebep olan tüm bu sürecin ardından Antep'e sevk edilmeden önce cezaevi revirinde A B isimli hekimin kendisine yalnızca sıradan bir göz damlası vererek hastalığının ilerlemesine adeta göz yumduğu da belirtilmiştir. Antep'te ise "lazer fabrikaları kapatıldı" gibi bir sebeple yine tedavisi yapılamayan Yıldırım'a yalnızca birkaç iğne yapılmış ve burada aylarca tek başına tutulmuştur. .
Son olarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne şek edilen mahpusun tedavisine Bilkent Şehir Hastanesi'nde başlanmasına rağmen hangi aralıklarla lazer işleminin yapılacağına dair bilgi almak isteyen mahpus, F S A isimli hekimin "İstemiyorsan yaptırma, zamanımı alıyorsun!" benzeri ifadeleriyle ve tp etiğine de aykırı şekilde politik mahpus olmasından ötürü ayrımcı yaklaşımlarıyla karşılaşmıştır.
Yıldırım'ın görme kaybının ilerlememesi için ışıktan korunması yani güneş gözlüğü kullanması gerekmekte ancak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi yönetimi, buna dair hekim tarafından yazılan raporlar da olmasına rağmen gözlüğü ve okumasına yardımcı olmak için reçete edilen büyüteci kendisine "güvenlik" gerekçesiyle vermemektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Selver Yıldırım'ın sağlık hizmetlerine erişim hakkının engellenmesinin gerekçesi nedir?
Hastane sevkini engelleyen ilgili cezaevi idaresi ve personelleri hakkında başlatılmış herhangi bir soruşturma söz konusu mudur?
Cezaevlerinde her gün bir yenisi eklenen hak ihlallerinin sonlanmasına dair herhangi bir çalışmanız olacak mıdır?
Türkiye cezaevlerinde kaç ağır hasta mahpus ve hasta mahpus vardır? Bunların nitelikli sağlık hizmetlerine erişiminin önündeki engellerin kaldırılması için herhangi bir çalışmanız var mı?
Ağır hasta mahpus Selver Yıldırım'ın tahliye edilmemesinin gerekçesi nedir?
"Güvenlik zafiyetine" sebep olabilir gerekçesi ile 9085 oranında görme kaybı yaşayan mahpusa verilmeyen gözlük ve büyüteç nasıl bir güvenlik zaafiyeti yaratmaktadır?
Ağır hasta mahpusların bir an önce tahliye edilmelerine dönük herhangi bir çalışmanız söz konusu mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1326359 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6234 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1021-179/298 Konu : Yazılı soru önerge (—( .Ydan
Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6234 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
I1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Mevzuat Genel Müdürlüğü
Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten Öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıllık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken Sürelerin, azami Süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
HI- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 29/11/2023 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, Kuruma giriş yaptığı günden itibaren çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle birçok kez Kurum revirinde muayene edildiği, ileri tetkik ve tedavisinin Ankara Bilkent Şehir Hastanesi, Ankara Etlik Şehir Hastanesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesinin dahiliye, romatoloji, göz, acil ve genel cerrahi polikliniklerinde yapıldığı ve reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
Hükümlünün göz rahatsızlığıyla ilgili olarak Ankara Bilkent Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 21/09/2023 tarihli raporunda, adı geçenin güneş gözlüğü ve büyüteç kullanımının zaruri olmadığının belirtildiği,
B) Adı geçenin infaz erteleme işlemleri kapsamında Ankara Etlik Şehir Hastanesine sevk edildiği, Hastane tarafından düzenlenen 17/10/2023 tarihli raporun, hükümlünün rahatsızlığının infaz ertelemesini gerektirmediği şeklinde olduğu,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yans ğı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan