İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/6498 GEÇ CEVAPLANDI · 33 GÜN

Kadına yönelik şiddete ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 33 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim.

Halide TÜRKOĞLU Diyarbakır Milletvekili

Bundan tam 63 yıl önce, Dominik Cumhuriyeti'nde, Trujillo diktatörlüğüne karşı özgürlük mücadelesini yükselten Mirabel kız kardeşler, diktatörlüğün askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledilmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Yaşanan katliam 1981'de Dominik'te toplanan Latin Amerika Kadın kurultayında; 25 Kasım, "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü" olarak kabul edilmiştir. Daha sonra 1985 yılında, BM tarafından "25 Kasım, kadına yönelik şiddetin yok edilmesi için uluslararası mücadele" günü ilan edilmiştir.

25 Kasım, insanlık tarihinde kadınlara yönelen şiddetin, vahşetin, katliamın yıldönümü olduğu gibi aynı zamanda kadınların şiddete karşı duruşunun, dayanışmasının, örgütlülüğünün, mücadelesinin her yıl bir önceki yıla göre büyümesinin yıldönümüdür.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele haftasına girerken kadına yönelik şiddet ve katliamlara bakıldığında bu şiddeti önlemede yeteri yasal düzenlemelerin olmadığı ortadadır. Nitekim 2023 yılının son 10 ayında 350 kadın erkekler tarafından katledilmiştir. Sadece Ekim ayında 19 kadın erkekleler tarafından katledildi. 18 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir.

Kadınlara yönelik cinayetler katliam boyutlarına ulaşmışken, bu konuda alınan önlemler ve yaptırımlar ise son derece yetersiz kalmaktadır. Katiller yargıdan haksız tahrik indirimi alarak çok az cezalarla kurtulmakta ve kadınları böldürmek için cesaret bulmaktadırlar.

İktidar bu katliamları önlemek yerine bu katliamlar karşısında mücadele eden kadınları hedef almaktadır. Bugün yüzlerce kadın şiddetle mücadele ettiği için, kadın özgürlük mücadelesi verdiği için erkek devlet şiddetine maruz kalmakta, cezaevlerinde rehin tutulmaktadır. Yine kadınların kazanılmış haklarına adeta savaş açarak şiddet ve katliamların önü açılmaktadır. İstanbul Sözleşmesinden geri çekilme, 6284 sayılı yasanın hedef alınması, kayyımlar eliyle belediyelere bağlı kadın merkezlerinin, sığınma evlerinin kapatılması ve son olarak da Nafaka hakkına yönelik saldırılar bunun en açık göstergesidir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı erkeğin mağduriyeti üzerinden nafaka hakkının süresiz olmasını adil bulmadığını belirtmiştir. 5 yıldan sonra Bakanlık gerekli kriterler doğrultusunda bu nafakayı ödeyecektir şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.

Nüfusu 100 bini geçen her belediyenin sığınma evi açması gerekirken bu ülkede sadece 145 sığınak bulunmaktadır. İlgili bakanlık konuya dair belediyelere genelge göndermek bunun takibini yapmakla zorunlu iken sığınak sayısı bu konuya dair kadını koruyan, kollayan politikaların yeterli olmadığı gerçeğini göstermektedir. Bu sığınaklarda yaşanan güvenlik soruna ilişkin haberler kamuoyuna yansımaktadır. Özellikle bazı kentlerdeki sığınakların adresleri internet ortamına dahi çok rahat bulunabilmektedir.

Özellikle 25 Kasım günü alanlara, sokaklara, meydanlara dökülerek erkek devlet şiddetine karşı ses yükselten kadınlar kolluğun hedefi olmuştur. 25 Kasım gece yürüyüşü bizzat iktidar eliyle yasaklanmak istenmiş bu yasağa karşı direnen kadınlar baskı ve gözaltı politikaları ile sindirilmek istenmiştir. Kadına yönelik şiddete karşı yapılan eylem ve etkinliklerin yasaklanması, bu konuda mücadele yürüten kadın derneklerinin kapatılmak istenmesi, kadına karşı suç işleyenlerin cezasızlık politikaları ile ödüllendirilmesi kadın cinayetlerini meşrulaştırmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2023 yılının ilk 10 ayında koruma kararı olmasına rağmen kaç kadın katledilmiştir?

  2. Son 10 yılda kaç kadına yönelik şiddetle mücadele yürüttüğü için kaç kadın hakkında dava açılmıştır? Kaç kadın tutuklanmıştır?

  3. Belediyelere bağlı kadına yönelik şiddet merkezlerinin, sığınma evleri hangi yasal gerekçe ile kapatılmıştır?

  4. İktidar, kadına yönelik şiddetle mücadele merkezlerini, derneklerini neden tehdit olarak görmektedir?

  5. Kadına yönelik şiddet ve katliamlar derinleşerek artarken sığınma evlerinin sayısı yeterli midir? Bakanlığınız bu sayının arttırılması için hangi çalışmaları yürütmektedir?

  6. Şiddet gören kadınların sığınak süresi dolduktan sonra kendi yaşamlarını idame ettirebilmeleri için Bakanlığınız hangi çalışmaları yürütmektedir?

  7. İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden hayata geçirilmesi için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?

  8. Kadınların nafaka hakkına kaldırmaya yönelik yapılmak istenen düzenleme ile kadınları boşanmasının zorlaştırılması mı amaçlanmaktadır?

  9. Kadınlar nafaka hakkını doğru düzgün alamazken erkeğin mağduriyeti üzerinden bu hakkın süreli bir hale getirilmesi ile kadınlar mağdur edilmeyecek midir? Bakanlığınız hangi kriterlere göre bu hakkı ödeyecektir?

  10. 25 Kasım gece yürüyüşlerine katılmak suç mudur? Son 10 yılda kaç kadın 25 Kasım yürüyüşüne katıldığı için yargılanmıştır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 29.11.2023 tarihli ve 1333063 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Halide TÜRKOĞLU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/6498 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/6498 Cevap Metni (4 Sayfa) Telefon No:(312) 705 58 09 3

Diyarbakır Milletvekili Sayın Halide TÜRKOĞLU'na Ait 7/6498 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlık olarak; kadına yönelik şiddetle mücadele alanında kadınlara yönelik koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici sosyal hizmet faaliyetlerini yürütme ve koordine etme görevlerimiz çerçevesinde, doğru müdahalenin bireyin durumuna ve ihtiyaçlarına uygun yapılandırılmış kurumsal yapı ve programlar ile sağlanabileceği bilinci ile faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Bu kapsamda ihtisaslaşmış hizmet birimlerimizin ve bu birimlerde hizmet veren personelin niceliksel ve niteliksel bakımdan kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Hizmetlerin ulaşılabilirliğini artırmak amacıyla hizmet birimlerinin sayısını artırmanın yanında vatandaşın söz konusu hizmetler konusunda farkındalığının artırılması da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda ulusal ve yerel düzeyde yürütülen farkındalık çalışmalarında kadına yönelik şiddetin kabul edilemezliği ve devletin şiddet mağdurunun yanında olduğu vurgulanmakta, kurumsal hizmet birimlerimiz ve mağdur destek sistemlerimize ilişkin tanıtıcı çalışmalar yapılmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürütülen çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun ve devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesiyle yasal altyapı güçlendirilmiş ve kadına yönelik şiddetle mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle yıllık faaliyet planları hazırlanmaktadır. e Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Halihazırda 82 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 410 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımıza bağlı 112 kadın konukevi 2.805, yerel yönetimlere bağlı 33 kadın konukevi 735, Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlı 3 kadın konukevi 90 ve sivil toplum kuruluşlarına bağlı 1 kadın konukevi 20 kapasite olmak üzere toplam 149 kadın konukevi 3.630 kapasite ile hizmet sunmaktadır. 81 ilde Bakanlığımıza bağlı en az bir tane kadın konukevi bulunmaktadır. Bakanlığımıza bağlı kadın konukevleri ortalama olarak 9080 doluluk oranı ile hizmet vermektedir.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Sosyal Destek Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Sosyal Destek Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Şiddetin kalıcı bir biçimde sonlandırılabilmesi için şiddet uygulayana yönelik farkındalık ve müdahale programlarının oluşturulması ve bu programların etkin olarak uygulanması hedefimiz doğrultusunda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Daire Kanun kapsamında hakkında önleyici tedbir kararı bulunan şiddet uygulayanlara yönelik yarım günlük seminer programı ile şiddet kavramı, öfke kontrolü, kişiler arası ilişkilerde doğru iletişim gibi konularda temel düzeyde farkındalık kazandırmayı amaçlayan Aile İçi Şiddetle Mücadele Farkındalık Seminer Programı 81 ilimizde uygulanmaktadır. Öte yandan kadına yönelik şiddetle etkin mücadele için şiddet vakasının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve şiddet uygulayanlara yönelik hizmet modellerinin etkin şekilde uygulanmasını teminen şiddet faillerine yönelik sosyal hizmet modeli oluşturulmasına yönelik proje Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı kapsamında yer almıştır. Proje ile şiddet uygulayanlara sunulacak destek hizmetlerine ilişkin iş süreçleri ve kurumsal sorumlulukların belirlendiği modüller, rehabilitasyona yönelik destek ve müdahale programları, hizmet sunanlara yönelik eğitim içerikleri, el kitabı, kılavuz ve rehber gibi basılı materyallerin oluşturulması planlanmaktadır. e Kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi; hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmalarının sağlanması; kadın erkek fırsat eşitliğinin tüm ana plan ve politikalara yansıtılması amacıyla 2018-2023 yıllarını kapsayan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu eylem planı kadın erkek eşitliği ilkesinin uygulamada gerçekleşmesi ve kadınlara karşı ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlayan politika ve tedbirler geliştirilmesi noktasında önemli bir belgedir.

Türkiye'de kadının güçlenmesi amacıyla ilk defa çok geniş kapsamlı hazırlanan bir eylem planı olma özelliği taşıyan Strateji Belgesi ve Eylem Planında; beş temel politika eksenine —Eğitim, ekonomi, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım, medya- ilişkin mevcut durum, temel amaç, hedefler, stratejiler, faaliyetler düzenlenmiştir. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve özel sektöre verilen sorumluluklar takip edilmektedir. e Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın 2023 yılında tamamlanacak olması nedeniyle yeni bir eylem planı oluşturulması amacıyla hazırlık çalışmaları başlatılmıştır. Yeni "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" 2024-2028 yıllarını kapsayacak şekilde ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri alınarak kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanmaktadır. Yeni eylem planının temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak planlanmıştır.

Yürürlükte bulunan Eylem Planında ve hazırlanmakta olan Eylem Planında "Erkek çocukları da dâhil kadınların güçlenmesi sürecine erkeklerin katılımı" kesişen alanlardan bir tanesidir ve Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 14'üncü maddesinin birinci fıkrasına göre konukevinde kalma süresi 6 ay olup aynı Yönetmeliğin IWüncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da gerekli görülmesi halinde bu süre uzatılabilmektedir. . Konukevinden hizmet alan kadının güçlenme sürecinin henüz tamamlanmamış olması, şiddetin etkilerinin alt düzeye indirgenmemiş olması, konukevinden ayrılması halinde gidecek başka bir yerinin olmaması, kendinin veya çocuğunun öğrenim durumu, hizmet aldığı ilde bir sağlık kuruluşundan tedavi görüyor olması, hukuki sürecinin hizmet almakta olduğu ilde devam ediyor olması, sağlık takibini gerektirecek bir gebelik süreci yaşıyor olması ve yeni doğum yapmış olması gibi nedenler ve mesleki değerlendirmelerle kadının da yazılı talebi alınarak konukevinden hizmet alma süreci uzatılabilmektedir.

Kadın Konukevleri gizlilik ve güvenlik ilkeleri doğrultusunda hizmet veren kuruluşlar olup, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında konukevlerinden hizmet alan kadınlar ve beraberindeki çocuklarının gizlilik ve güvenliğine yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır. Konukevinden hizmet alan kadının ve varsa beraberindeki çocukların olası güvenlik risklerine yönelik dikkat edilmesi gerekenler hakkında; sırasıyla kadın konukevinde kaldığı dönem ve konukevinden ayrılırken meslek elemanıyla birlikte yazılı olarak "Güvenlik Planı" oluşturulmaktadır. Güvenlik planı, kadın ve beraberindeki çocukların koşullarına, güvenlik risklerine, hukuki durumlarına göre her kadın ve çocuk için özel olarak hazırlanmaktadır.

Kadın konukevi hizmet sürecini tamamlayan kadınların konukevi sonrası izleme süreci Şiddet Önleme İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) tarafından gerçekleştirilmektedir. ŞÖNİM"ler tarafından haklarında 20.03.2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınmış olan mağdur ve faillerin yanı sıra kadın konukevi hizmetlerinden yararlanmış ve ayrılmış olan kadınlar ve çocukları için izleme takip çalışmaları sürdürülmektedir.

Öte yandan İstanbul Sözleşmesinden geri çekilme kararı hiçbir şekilde Türkiye'nin "kadınların korunmasından ve şiddetle mücadeleden taviz verdiği" anlamına gelmemektedir.

Hukuk, şiddetle mücadelede önemli bir araçtır. Uluslararası sözleşmelerden biri olan İstanbul Sözleşmesi de kültürlere ve coğrafyalara göre şekillenecek hükümlere alan açan, dolayısıyla amil hükümler içermeyen çerçeve niteliği taşıyan bir sözleşmedir.

İstanbul Sözleşmesi yürürlükteyken Resmi Gazete'de yayımlanan 6284 sayılı Kanun bizim şiddetle mücadelemizin esas lokomotifi olmuştur ve halen yürürlüktedir.

Ayrıca, yasal olarak suç sayılan fiiller ile bu fiilleri gerçekleştiren ve bu fiillerden etkilenen kişilere ilişkin idari kayıt verileri, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen soruşturma evresi ve iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu kapsamda şiddet vakaları, dava süreçleri ve sonuçları, illere göre dağılımı konusundaki güncel veriler Adalet Bakanlığı UYAP sistemi, İçişleri Bakanlığı POL-NET ve Jandarma Genel Komutanlığının veri sistemi üzerinde toplanmaktadır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir