İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/9745 GEÇ CEVAPLANDI · 210 GÜN

Kürtçenin mahkemelerde kullanımına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 210 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

En temel insan haklarından biri olan adil yargılanma hakkı, taraflar arasında fiili ve hukuki bir ayrım yapmadan eşit koşullarda iddia ve savunmaların karşılıklı olarak yapılabildiği, savunma hakkının vazgeçilmez bir değer olarak kabul edildiği, tarafız ve bağımsız mahkemelerde dürüst ve açık biçimde makul sürede yapılan yargılanmadır. Adil yargılanma hakkı ceza, hukuk ve idare davaları ayrımına gitmeden tüm yargıyı kapsar. Ancak tarafların eşit olmadığı ve temel insan hakları ihlallerinin sık yaşandığı ceza yargılamalarında daha da büyük öneme sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, madde 36 ile herkese meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merci önünde adil yargılanma hakkını tanımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti tarafından 10.03.1954 tarihinde 6366 sayılı yasa ile onanan ve 2004 yılında madde 90'da yapılan değişiklikle yerel hukuktan önce uyulması gereken normlar halini alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesine göre de adil yargılanma hakkı vazgeçilemez haklar arasında yer almaktadır. Adil yargılanma hakkının sağlanabilmesi için ilk ön koşul savunma hakkının sağlanmasıdır. Savunma yargılamanın üç temel süjesinden biridir. Hatta en önemli öğesi diyebiliriz. Çünkü savunmanın olmadığı bir yerde maddi gerçeğe ulaşılamayacağı için yargılamadan da adaletten de söz edilemez. Özellikle ceza davalarında şüphelinin karşısında devlet idaresi gibi büyük bir güç bulunmaktadır. Adil bir yargılanmanın olabilmesi için devlet gibi büyük bir güçle suç isnadında bulunulan kişinin eşitliği için bu vazgeçilmez hakların işletilmesi çok önemlidir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi madde 11'de yargılamada kendisine bir suç yüklenen kişiye, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanınmasının gerekliliğini belirtmektedir. BM Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi madde 14/3'de de herkesin hakkındaki suç isnadının niteliği ve nedenleri konusunda ayrıntılı bir şekilde ve anlayabileceği bir dilde derhal bilgilendirme; mahkemede konuşulan dili anlamıyor veya konuşamıyorsa, bir çevirmenin yardımından ücretsiz olarak yararlanma hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi madde 6'da kişiye kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilme ve duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlanma hakkı tanınmıştır. Ayrıca 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan ve 6 Ağustos 1924 tarihinde yürürlüğe giren Lozan Barış Anlaşması'na göre, (39/5) Devletin resmi dili bulunmasına rağmen, Türkçeden başka dil konuşan Türk uyruklarına, mahkemelerde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri bakımından uygun düşen kolaylıkların sağlanacağı belirtilmiştir.

İnsanlığın evrensel ilkeleri ve çağdaş hukuk kuralları ana dilde savunma hakkının adil yargılanmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kişinin kendini en rahat hissettiği şekilde savunma yapmasının ve bu savunmayı yaparken kullanacağı dili seçmesinin engellenmesi adil yargılanma ve savunma hakkının engellenmesi anlamına gelir. Türkiye'de özellikle Kürt siyasilerin yargılanması sırasında Kürtçe (Kurmanci, Kirmançki) savunma hakkı mahkemelerce engellenmektedir. Özellikle bu hakkın mahkeme başkanlarının takdirine bırakılması keyfi uygulamalara yol açtığı gibi evrensel ilkelere ve çağdaş hukuk kurallarına aykırıdır.

Ceza mahkemelerinde çoğunlukla adliyenin resmi bilirkişi listesinde bulunan tercümanlar dışında sanığın kendi dili ve bölgesel ağız farklılığına daha uygun çeviri yapacak kendi tercümanından faydalanmasına imkân tanınmamaktadır. Öte yandan kişiler cezaevlerinde disiplin soruşturması söz konusu olduğunda ve infaz hakimliğindeki yargılama süreçlerinde tercüman hakkını kullanamamaktadır.

Bu bağlamda;

I- Türkiye'de son 10 yılda kaç sanık ceza mahkemelerinde savunmasını anadilinde yapmak istemiştir? Bunlardan kaçına tercüman atanarak savunmasını anadilinde yapma olanağı sağlanmıştır? Bunların kaçı Kürtçe (Kurmanci, Kirmançki) dilinde yapmıştır?

SORULAR

  1. Türkiye'de soruşturma aşamasında kaç şüpheliye anadilde savunma hakkı verilmiştir? Bunların kaçı Kürtçe (Kurmanci, Kirmançki) dilinde yapmıştır?

  2. Kaç kişinin tercüman ücretini devlet karşılamış, kaçı tercüman ücretini kendisi ödemiştir?

  3. Kaçı resmi bilirkişi listesinde bulunan tercümandan faydalanmıştır? Kaçına resmi bilirkişi listesinde olmasa da kendi tercih ettiği tercümanla savunma hakkı sağlanmıştır?

  4. Türkiye'de kaç kişi anadilde savunma hakkını kullanamadığı için makul sürede yargılanma hakkından mahrum bırakılmıştır?

  5. Anadilde savunma hakkını mahkemelerin inisiyatifinden çıkararak evrensel hukuk ilkelerine uygun hale getirilmesi için bir düzenleme yapacak mısınız?

  6. Ceza mahkemelerinde sıklıkla uygulanan "sadece ilk ve son celsede anadilinde savunma yapabilecekleri" hususunun gerekçesi nedir?

  7. Türkiye'de son 10 yılda kaç mahkeme anadilde savunma hakkını engellemiştir? Bunlardan kaçı Kürtçe (Kurmanci, Kirmançki) dilindedir?

  8. Son 10 yılda adil yargılanma ve savunma hakkını engelleyen kaç hâkim hakkında Hakimler ve Savcılar Kanunu gereğince soruşturma başlatılmıştır?

  9. Türkiye'de son 10 yılda kaç kişiye mahkeme celbi Kürtçe (Kurmanci, Kirmançki) olarak gönderilmiştir?

  10. Disiplin soruşturmalarında ve infaz hakimliği yargılamalarında tutuklu/hükümlülerin anadilde savunma hakkından faydalanması için bir düzenleme yapacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1387571 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9745 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI MY İRİ Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-255-4487/6349 Konu : Yazılı soru önergesi (h Çin024

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9745 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

1. A) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Tercüman bulundurulacak haller" kenar başlıklı 202. maddesinin birinci fıkrasında, sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa; mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların tercüme edileceği; dördüncü fıkrasında, sanığın iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını, kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabileceği, bu durumda tercüme hizmetlerinin, beşinci fıkra uyarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirileceği, bu tercümanın giderlerinin Devlet Hazinesince karşılanmayacağı; beşinci fıkrasında tercümanların, il adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçileceği, Cumhuriyet savcıları ve hâkimlerin yalnız bulundukları il bakımından oluşturulmuş listelerden değil, diğer illerde oluşturulmuş listelerden de tercüman seçebilecekleri, bu listelerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden Yg©6a133 - OMGCmGn - Ib9OhUm - FHAPZWS ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Ti MET İZA RI Mevzuat Genel Müdürlüğü

B) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Disiplin soruşturması" kenar başlıklı 47. maddesinin dördüncü fıkrasında, savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, haklarında disiplin soruşturması yapılanlara, yüklenen eylemin niteliği ve sonuçları ile üç gün içinde savunmalarını vermeleri, aksi hâlde bu haklarından vazgeçmiş sayılacaklarının yazılı olarak bildirileceği, savunmanın yazılı olarak sunulabileceği gibi sözlü olarak da yapılabileceği, sözlü savunmanın tutanakla saptanacağı, Türkçe bilmeyenlerle, sağır ve dilsizlerin savunmalarınnı tercüman aracılığıyla alınacağı,

C) 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanununun "İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrasında, disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkiminin, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını vereceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda soruşturma veya kovuşturma evresinde meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen şüpheli ve sanığın iddia veya savunmaya ilişkin beyanlarını tercüman aracılığıyla yapması ayrıca infaz aşamasında disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine hükümlünün savunmasının tercüman aracılığıyla alınması anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir.

NI- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda ayrıntılı istatistiki veri bulunmamaktadır.

IV- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklifetmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden yg6a133 - O0MGCmGn - IbOOhUm - FHAMZWS ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir