TBMM kaydı·2 kaynak·Yayın: 3 Kas 2026 23:22
GENEL KURUL TBMM Genel Kurulu KONUŞMA TARİHİ: 3 KASIM 2026
Kılıç: Kızılay alımlarının Elektronik Kamu Alımları Platformu'nda yayınlanmasını istedi
Kılıç, Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin 4'üncü maddesi kapsamında afet hazırlığı alımlarının otuz gün içinde Elektronik Kamu Alımları Platformu'nda yayınlanmasını istedi. Ayrıca Kızılayın hesap ve işlemlerinin Sayıştay denetimine tabi tutulmasını önerdiğini belirtti.
KAYIT NOTU & BU HABERDE
TBMM’nin açık kayıtlarına dayanır · Yayın ilkeleri ↗- KİM
- Şerafettin KılıçYeni Yol · Antalya milletvekili
- NEREDE
- TBMM Genel Kurulu
- NE ZAMAN
- 3 Kasım 2026Salı
- KAYNAK
- TBMM resmî kaydı ↗Genel Kurul konuşması · 3 Kasım 2026
Yeni Yol Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda Türk Kızılay Kanunu Teklifi üzerine yaptığı konuşmada, kurumun kaynaklarının şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini belirtti.
Kızılayın kaynakları şeffaf ve denetlenebilir olmalı
Türk Kızılayı milletimizin zor günlerinde dayanışmanın ve yardımlaşmanın simgesidir. Bu kurumun kaynakları milletin emanetidir. Bu emanetin nasıl kullanıldığı açık, şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır. Ancak afetlere hazırlık gerekçesiyle yapılan alımların sürekli ihale istisnası kapsamında değerlendirilmesi kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirmektedir. Afetlere hazırlık elbette önemlidir fakat bu gerekçe sınırsız bir muafiyetin kapısını açmamalıdır. Kamu yararı hesap verilebilirlikten ayrı düşünülemez. Bu nedenle, Türk Kızılay Kanunu Teklifi'nin 4'üncü maddesine ilişkin değişiklik önergemizle somut düzenlemeler yapılmasını teklif ediyoruz. Afetlere hazırlık kapsamında gerçekleştirilen alımların alım tarihinden itibaren otuz gün içinde Elektronik Kamu Alımları Platformu'nda yayınlanmasını istiyoruz. Böylece, hangi ürünün hangi bedelle ve ne zaman alındığı kamuoyunun bilgisine sunulacaktır. Ayrıca, Türk Kızılayın ve sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu işletmelerin, iştiraklerinin ve şirketlerinin hesap ve işlemlerinin Sayıştay denetimine tabi tutulmasını öneriyoruz çünkü milletin güveni ancak etkin denetimle korunabilir. Bedelsiz devredilen malların beş yıl boyunca satılmaması, başka şirketlere aktarılmaması ve insani yardım dışında kullanılmaması da kanuni güvence altına alınması gereken hususlardır. İthal edilen eşyaların ticari faaliyetlerde kullanılmasının önüne geçilmesini de talep ediyoruz. Afet ve acil durumlarda stoklardaki barınma, ilk yardım, beslenme, içme suyu ve lojistik ürünlerin öncelikle afet bölgesindeki ihtiyaçların karşılanmasına ayrılmasını teklif ediyoruz. Amacımız, Türk Kızılayı yıpratmak değil kuruma duyulan güveni güçlendirmektir. Milletin emaneti korunmalı, kamu yararı gözetilmeli ve her işlem hesap verebilir olmalıdır. Afetler, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun bir gerekçesi hâline getirilmemelidir. dedi.
Ekonomik sorunlar ve güven krizi
Milletin geçim derdiyle boğuştuğu bir dönemde diğer meselelere değinen Kılıç, "Millet geçim derdiyle boğuşuyor, emekli pazardan eli boş dönüyor, gençler umutsuz, esnaf borç batağında. Bir de vatandaşın alın teriyle biriktirdiği parasını, malını ve mülkünü ilgilendiren büyük bir fon dolandırıcılığı var. Vatandaşın malı onu yönetenler tarafından gasp ediliyorken kimse başka gündemlerin arkasına saklanamaz. Konuyla ilgili haber yapan gazeteci, "tweet" atan vatandaş gözaltına alınıyorken suçun siyasi ayağına herhangi bir şekilde dokunulmuyor. Bakınız, bu mesele ekonomik zararı bir tarafa, bir güven krizine dönüşmüştür. İktidar olarak bu süreci şeffaflıkla yönetip bu savurganlığa bir son vermemiz gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
Azerbaycan'daki uygulamalara yönelik çağrı
Dış politikadaki duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, "Şahsiyetten uzak dış politika anlayışı sonucunda gelinen noktada Türkiye'nin kardeş ülkeler üzerinde dahi tesirinin kalmadığını üzülerek görüyoruz. "Tek millet, iki devlet." dediğimiz can Azerbaycan'ın idarecisi başörtüsünü yasaklamakla meşgul. Öğrenciler ve öğretmenleri okula alınmıyor, kapılarda ders işlemek zorunda bırakılıyor. Bu insanlık dışı uygulamanın Azerbaycan için sadece enerji kaybı olacağı ortadadır. Başörtüsü engel değil, Müslüman olmanın bir gereğidir. Kılık kıyafet bir toplumun uygarlık göstergesi olamaz. Müslümanlar kardeştir ve yaşadıkları bir zulüm varsa bu asla bir devletin iç meselesi olarak sınırlı kalmaz. Bu mesele elbette bizim de meselemizdir. İnanç değerlerimizi siyasete alet edenlerin, bu değerlerimizin üzerinde tepinmekten çekinmeyenlerin bunu anlaması zordur. Başörtüsü mağduriyeti üzerine iktidar inşa edenlerden Aliyev'e tavsiyelerde bulunmasını beklerdik ancak iktidar sözcüsü bunu Azerbaycan'ın iç meselesi olarak niteledi. Bunca yıldır can Azerbaycan'a Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni dahi tanıtamayanların bu konuyu iç mesele olarak geçiştirmesine şaşırmıyoruz. Ancak Müslümanlar adına bu tutumu üzücü bulduğumuzu ifade etmem gerekiyor. Biz kardeş Azerbaycan'ın idarecisi Aliyev'i bu yanlıştan dönmeye davet ediyoruz." açıklamasında bulundu.
Kaynak: TBMM tutanağı · https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149461
TBMM kayıtlarından derlenmiştir · Vekilpedia
KAYNAKLAR
2 kaynak- TBMM’deki resmî kayıt ↗Genel Kurul konuşması · 3 Kasım 2026
- Konuşmanın tamamıVekilpedia kaydı
- Genel Kurul konuşması · 3 Kasım 2026Vekilpedia kaydı
Bu haber yalnız TBMM’nin kamuya açık kayıtlarından derlendi; alıntılar ve sayılar kaynak kayda bağlıdır. Basın bülteni olarak indir →
Bu haberi paylaş
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bir tepki seçebilir, seçiminizi daha sonra değiştirebilirsiniz.
Toplamlar yeterli katılım oluştuğunda gösterilir.
ÇOK OKUNANLAR
- 1Osmanağaoğlu: Mevcut OSB'lerdeki atıl taşınmazlar yeni yatırımcılara tahsis edilmeli
- 2Arpacı: Tasfiye edilen şirketlerin fonları TEFAS'ta alım satıma açılsın
- 3Olan, Bakanlığa hangi ülkelere silah ve savaş sistemi satıldığını sordu
- 4Öztürk, bakanlığa bütçe kalemlerini ve düşen hedefleri sordu
- 5Usta: Emek yoğun sektörler için verilen desteğin 7.500 liraya çıkarılmasını istedi