5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/1197 esas numaralı kanun teklifi 28 Mayıs 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1197, 28 Mayıs 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1197-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/1bb703cf-1ed1-4819-8924-0188ddc5225e
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 77nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent…
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 77nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
") Linç girişimi"
Gerekçe: Linç girişimi başlık olarak TCK ya eklenmiştir.
MADDE 25237 Sayılı Kanunun 77'nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
5237 Sayılı Kanunun 77'nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Linç girişimi
MADDE 77/A — (1) Birden fazla kişinin bir araya gelerek; din, dil, ırk, siyasi görüş, etnik kimlik ve cinsiyet sebebiyle bir veya birden fazla kişiye karşı Kanunun İkinci Kısmının Birinci, ikinci, Üçüncü, Yedinci ve Onuncu Bölümlerinde düzenlenen suçları işlemeye girişmesi veya bu suçların işlenmesi konusunda maddi ve manevi baskı oluşturması halinde, failler hakkında on yıldan az olmamak üzere ağırlaştırılmış hapis cezasına hükmolunur."
Gerekçe: Linç eylemini gerçekleştirenlere verilecek ceza TCK"ya eklenmiştir.
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Kanunun yürürlük tarihini belirtmektedir.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Kanunun uygulanmasına dair hükümdür.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Linç suçunun TCK"da müstakil bir suç olarak tanımlanması gerekmektedir. Bu nedenle doktrin ve karşılaştırmalı hukuk incelenerek ülkemizin ve hukuk sistemimizin değerlerine uygun olacak bir düzenlemenin yapılması elzemdir. Bu bağlamda yapılacak düzenlemede doktrin ve karşılaştırmalı hukuk bağlamında linç suçunun özellikleri ve unsurları olan "bir kitlenin bir kişi veya gruba karşı", "herhangi bir şiddet eylemini planlı veya plansız olarak gerçekleştirmesi", "kamu adına hukuksuz şiddet kullanılması" ve "yargısız ceza verilmenin amaçlanması" hususlarına yer verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Ayrıca doktrinde tartışmalı bir husus olan ve karşılaştırmalı hukukta farklılıklar arz eden diğer bir husus ise linç suçunun unsurlarından olan kitlenin tanımı ve kaç kişiden oluşacağı ile ilgilidir. Kitlenin karşılaştırmalı hukukta en az iki kişiden oluşması gerektiği kanaati var olmakla birlikte örgütlü suç kapsamında en az üç kişiden ve son olarak en az on iki kişiden oluşması gerektiğiyle ilgili düzenlemeler de mevcuttur.
Uygulamada yaşanan bir diğer sorun ise ceza adaleti ile ilgilidir. Bilindiği üzere ceza adaleti, işlenen suçla orantılı uygun bir cezanın verilmesi ve böylece suçla orantılı bir yaptırımın uygulanması olarak tanımlanabilir. Bir kişiyi bir kişinin döverek yaralaması veya öldürmesi ile on kişinin beraberce aynı filleri yapması durumunda yargılama dışında bir farklılık olmamaktadır. Ancak bu durum "ceza doktrini" ve "suç teorisi" bakış açısıyla değerlendirildiğinde doğru bir yaklaşım değildir. Dolayısıyla bahse konu iki linç olayı ile ilgili olarak eylemi gerçekleştiren şahısların yaptığı eylem ile yaptırım olarak verilen cezanın yetersiz
• olduğunu değerlendirmek mümkündür. Bu nedenle linç eyleminin ceza kanununda suç olarak tanınması ve yaptırımının ise bu suçun işlenmemesi sağlayacak oranda caydırıcı olması gerekmektedir.
Linç suçunun müstakil olarak düzenlenmesinde ve verilecek cezanın caydırıcı olmasında aslında korunan iki yarar olduğundan bahsetmek mümkündür. Bunlardan ilki kişinin vücut dokunulmazlığı ve yaşama hakkıdır ikincisi ise kamu düzenidir. Kişinin vücut dokunulmazlığı ve yaşam hakkı evrensel haklar ve değerler arasındadır ve linç suçu ve yaptırımı da temel olarak bu hakların korunması ile ilgilidir. Bununla birlikte linç suçunun koruduğu diğer yarar olan kamu düzeni üzerinde durmakta yarar vardır. Çünkü linç, toplumun kamu düzenini hiçe sayarak cezayı kendisinin vermek istemesi ve lincin toplum içerisinde bir denetim mekanizması olarak görülmesi durumudur. Bu ise kamu düzeninin ve hukukun ayaklar altına alınması durumudur. Kamu düzenini sağlamaktan sorumlu devletin bu duruma kesinlikle izin vermemesi gerekmektedir. Bu durumun oluşturacağı en büyük sorunlardan biri ise devletin hukuku ile toplumun hukukunun tartışılmasıdır ki bunun sonucunda toplumda Linç eylemleri gibi hukuk dışı eylemlerin yaygınlaşması söz konusu olabilir. Bu nedenle linç eylemi ceza kanunda müstakil bir suç olarak düzenlenmesinin yanında cezanın yaptırımı orantılı bir şekilde caydırıcı olmalıdır.
Bu amaçla söz konusu "Türk Ceza Kanununda Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR