İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/712 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 6 ARA 2021 KOMİSYONDA

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 9 madde

Kaynak göster

2/712 esas numaralı kanun teklifi 6 Aralık 2021 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/712, 6 Aralık 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-712-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/922ba4ae-e55f-4fb5-b75a-0188dc97e30f

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 9 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent…

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"k) Nefret saiki deyiminden; dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığı, ulusal, sosyal veya etnik köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, cinsel yönelim, cinsel kimlik, engellilik, servetinden kaynaklanan nedenlerle bu kanunda belirtilen suçlardan birine hedef olması"

Gerekçe: Madde ile "nefret saiki" ibaresinin tanımı eklenmiştir. Ceza hukukunda benimsenen husus suçun hangi saikle işlendiğine yöneliktir. Nefret suçunu diğer suçlardan ayıran en önemli özellik suçun, önyargılı bir tutumla işlenmesidir. Fail, mağduru sahip olduğu yahut sahip olduğu sandığı, değiştirilemez ve vazgeçilemez özelliğinden dolayı kasıtlı olarak seçmektedir. Maddede sayılan özelliklere sahip olmasa da bu özelliklere sahip kişi ya da grupla bir biçimde bağlantılı kişi ya da gruplar hedef alınabilir ve suçun mağduru konumunda kalabilir. MADDE 2 Kasten öldürme suçu kişinin yaşam hakkını elinden alan, TCK kapsamında en ağır şekilde cezalandırılan suçlardan biridir. Ayrıca suç, nefret saiki ile işlendiğinde kendine özgü bir hal almaktadır. Bu nedenle işbu kanun maddesiyle failin nefret saikiyle bir kişinin ölümüne sebep olması halinde suçun nitelikli olarak işlendiği kabul edilerek daha ağır bir şekilde cezalandırılması amaçlanmıştır.

MADDE 25237 sayılı Kanunun 82'nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 82'nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

")) Nefret saikiyle, "

MADDE 35237 sayılı Kanunun 86'ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 86'ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"() Nefret saikiyle,"

Gerekçe: Bir kişinin nefret saikiyle bir başka kişiyi yaralanması, kasten yaralama suçunun niteliğini ağırlaştırmaktadır. Fail, nefret saikiyle hareket ettiğinde hem mağdura zarar vermekte hem de kamu düzeninin bozulmasına neden olmaktadır. Örneğin, kişi kendinden farklı bir dine mensup olduğu gerekçesiyle bir başkasını kasten yaraladığında; fail için mağdur, nefret edilen bir grubun temsilcisi halinde olduğu kabul edilmelidir. Failin asıl hedefi ise nefret edilen gurubun tamamıdır. Bu madde ile kasten yaralama suçunun bir kişi veya bir gruba karşı nefret duygularından dolayı işlenmesi hali nitelikli halde düzenlenerek yaşanacak hak kayıplarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.

MADDE 45237 sayılı Kanunun 94'üncü maddesinin ikinci fikrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 94'üncü maddesinin ikinci fikrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"c) Nefret saikiyle, "

Gerekçe: İşkence, uluslararası hukukta insan hakları ihlali olarak görülmekte olup hiçbir şekilde kabul edilemez niteliktedir. Nefret saikiyle işkence suçu işlendiğinde, insanlık onuruna yönelik olan saldırı çok ciddi bir şekilde şiddetlenmekte ve özel bir kast ortaya çıkmaktadır. İşbu kanun maddesi ile de işkence suçunun nefret saikiyle işlenmesi durumunda hükmolunacak cezanın artırılması amaçlanmıştır.

MADDE 55237 sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir: "c) Nefret saikiyle, "

5237 sayılı Kanunun 96'ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir: "c) Nefret saikiyle, "

Gerekçe: Eziyet suçunun cezalandırılmasındaki amaç insan onurunun, bedensel ve ruhsal sağlığının korunmasıdır. Eziyet suçu, bir kişiden bilgi almak, cezalandırmak amaçlarına yönelik işlenebilir. Ancak, kişi veya kişilere nefret saikiyle eziyet edilmesi, insanlık onuruna yönelik saldırıyı ciddi bir şekilde şiddetlendirmekte ve özel bir kast ortaya koymaktadır.

MADDE 65237 sayılı Kanunun 102'nci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 102'nci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"fp Nefret saikiyle, "

Gerekçe: Bu maddeyle failin cinsel saldırı suçunun, mağdurun salt belli bir gruba mensup olduğu veya olduğu sanılması ve suçun o kişi veya gruba duyulan nefret duygusu ile işlemesi halinde hükmolunacak cezanın artırılması hedeflenmektedir.

MADDE 75237 sayılı Kanunun 103'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 103'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"fp Nefret saikiyle, "

Gerekçe: İşbu maddeyle, 5237 sayılı Kanunda suç olarak düzenlenen ve kabul edilemez nitelikte olan çocukların istismar edilmesi nefret saikiyle işlenmesi halinde hükmolunacak ceza artırılarak kişiler üzerindeki caydırıcılığın artması, çocukların daha özenle korunmaş sağlamak amaçlanmaktadır. KE.MM Ş ei HAL MADDE $ — Maddede yapılan değişiklik ile cinsel taciz suçunun nefret saikiyl halinde cezanın ağırlaştırılması amaçlanmıştır.

MADDE 85237 sayılı Kanunun 105*inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 105*inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"(3) İşbu maddede sayılan hallerin nefret saikiyle hareket edilerek işlenmesi halinde birine ikinci fikralarda belirtilen cezalar yarı oranında artırılır."

MADDE 95237 sayılı Kanunun 106'ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

5237 sayılı Kanunun 106'ncı maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"e) Nefret saikiyle, "

MADDE 11- 5237 sayılı Kanunun 115*inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"(4) Dini inancın gereğini yerine getiren veya dini ibadet veya ayinleri engellenen grup nefret saikiyle belirlenmişse, birinci fıkrada belirtilen ceza miktarı yarı oranında artırılır. "

MADDE 12- 5237 sayılı Kanunun 116'ncı maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle veya nefret saikiyle hedef alınan bir kişiye karşı ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

MADDE 13- 5237 sayılı Kanunun 120'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Hukuka aykırı olarak üzeri aranan kişi nefret saikiyle hedef alınmış ise suça verilen ceza yarı oranında artırılır."

MADDE 14 - 5237 sayılı Kanunun 122"nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"(V) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığı, ulusal, sosyal veya etnik köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, cinsel yönelim, cinsel kimlik, engellilik veya maddi gücündeki farklılıktan kaynaklanan nefret nedeniyle;

a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,

b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,

c) Bir kişinin işe alınmasını,

d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını, engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

MADDE 15 — 5237 sayılı Kanunun 12'inci maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"d) Nefret saikiyle, "

MADDE 16 -5237 sayılı Kanunun 149'uncu maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

"y) Nefret saikiyle, "

MADDE 17- 5237 sayılı Kanunun 152'nci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir:

MADDE 18- 5237 sayılı Kanunun 153*üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "tahkir maksadıyla" ibaresinden sonra gelmek üzere "veya nefret saikiyle " ibaresi eklenmiştir.

MADDE 19- 5237 sayılı Kanunun 170inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(3) Suçun nefret saikiyle işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. "

MADDE 20- 5237 sayılı Kanunun 172'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(5) Suçun nefret saikiyle işlenmesi halinde cezalar yarı oranında artırılır."

MADDE 21- 5237 sayılı Kanunun 173*üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(3) Suçun nefret saikiyle işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır."

MADDE 22- 5237 sayılı Kanunun 185'inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(3) Suçun nefret saikiyle işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır."

MADDE 23- 5237 sayılı Kanunun 213*üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"(3) Suçun nefret saikiyle hedef alınan belli bir gruba karşı işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır."

MADDE 24- 5237 sayılı Kanunun 216'ıncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(4) Suçun nefret saikiyle hedef alınan belli bir gruba karşı işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır."

MADDE 25- Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 26- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Ülkemizde nefret saikiyle tehdit olaylarına sıkça rastlanmaktadır. Azınlıklar söz konusu olduğunda tehdit, saldırıdan önceki son işaret olarak işlev görmektedir. Yapılan değişiklik ile suç ve ceza dengesinin korunması bakımından kişilerin tehdit suçunu nefret saikiyle işlenmesi halinde daha ağır bir cezayla cezalandırılacaklarından caydırıcılığın artarak suç oranlarının azalması amaçlanmıştır.

Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Nefret suçlarının mağdurları sahip oldukları değiştirilemez nitelikteki; cinsiyet, ırk, dil, din, mezhep, felsefi inanç, renk, cinsel yönelim, cinsel kimlik, sosyal veya etnik köken, bedensel engel, zihinsel engel, sosyal veya etnik köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, siyasal veya diğer kanaatler gibi belirli bazı özellikler nedeniyle işlenen suçun hedefi olmaktadırlar. Nefret suçu sadece mağduru değil onun kendisini birlikte tanımladığı grubu da derin bir şekilde etkileyen sonuçlar doğurur, mağdura ve ait olduğu gruba toplumda kabul edilmedikleri mesajını vererek halktan soyutlanmasına neden olur. Nefret suçlarının bireysel mağdurun yanı sıra çok daha geniş bir hedef kitlesinin olması bu sonuçların toplum üzerindeki etkisini derinleştirir.

Anayasamızın 10. maddesinde herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetmeksizin kanun önünde eşit olduğu güvence altına alınmıştır. Benzer şekilde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3. maddesinde de adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi koruma altına alınmıştır.

Kanunlarımızda nefret suçları özel olarak düzenlenmemiştir. Her ne kadar 2014 yılında 6529 sayılı Kanunla TCK'nın 122. maddesinin "Ayırımcılık" olan madde başlığı "Nefret ve ayırımcılık" olarak değiştirilmiş, "nefret nedeniyle" ifadesi metne dâhil edilmiş ise de yapılan bu değişikliğin teknik anlamda bir nefret suçu düzenlemesi olmadığı ifade edilebilir.

Evrensel, genel geçer bir tanımdan mahrum olan nefret söylemi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en tartışmalı alanlardan biridir. Nefret söylemi, "Bir kişinin veya grubun din, dil, etnik kimlik, engellilik, yaş, cinsiyet, cinsel yönelimini hedef alan; önyargıya dayalı, olumsuz ve saldırgan ifadeler" olarak ifade edilebilir. Nefret söylemi türleri; inanç ve mezhep temelli nefret söylemi, ırk temelli nefret söylemi, cinsiyet temelli nefret söylemi, siyasal nefret söylemi, engellilere ve çeşitli hastalıklara yönelik nefret söylemi, yabancılara ve göçmenlere yönelik nefret söylemi gibi sıralanabilir.

Ötekileştiren, düşmanlaştıran, toplumsal barışımız önünde ciddi bir tehdit olarak duran nefret söylemi, Türk hukuk sisteminin yabancı olduğu bir kavramdır. Nitekim ulusal düzeydeki adli istatistiklerde, nefret söylemi başlığı altında değerlendirilen suçlara rastlamak mümkün değildir. Hangi eylem, tutum ve davranışların nefret söylemi kapsamına alınıp alınmayacağı konusundaki kararsızlıkların bir an önce giderilmesi elzemdir. Türk hukuk terminolojisinde henüz yerini almayan nefret söyleminin temelinde ayrımcılık vardır, öteki olarak görmek vardır, önyargı vardır, kalıp yargılar vardır, hedef gösterme vardır, aşağılama vardır.

Türkiye'nin taraf olduğu Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme'de, ırkçı üstünlüğe ya da nefrete dayalı tüm fikirlerin yayılmasının suç olduğu vurgulamaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun kararıyla kabul edilen, nefret söylemine doğrudan atıfta bulunan ilk sözleşme özelliğini taşıyan söz konusu Sözleşme'nin ilgili maddeleri, aynı zamanda imzacı devletlere bu tip ifadeleri iç hukukta suç olarak düzenleme görevini yüklemektedir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi "Ayrımcılık Yasağı" başlığını taşıyan 14. maddesi: "Bu Sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayrımcılık yapılmadan sağlanır." şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın "Nefret ve ayrımcılık" başlıklı 122. maddesi ise daha dar bir düzenlemedir. İşbu durum ise hem suç tipinin tanımını daraltarak kişiler üzerindeki caydırıcılığı azaltmakta hem de toplumsal ayrışmaların giderildiği, nefret söylemleri ve nefret suçlarının en aza indirildiği, hatta bu tür durumların hiç yaşanmadığı bir toplum olabilmek adına yetersiz kalmaktadır.

Nefret söylemleri; objektif olmayan, kışkırtıcı söylemler, zararlı fakat Ceza Hukuku bakımından önem teşkil etmeyen söylemler, Ceza Hukuku bakımından önem teşkil eden (suç sayılan) söylemler şeklinde sınıflandırılabilir. İşbu hususta nefret saikiyle işlenecek suçun şu iki unsuru taşıması gerekir, TCK?da düzenlenmiş olan bir suçu işlemesi, işlenen bu suçun ise mağdurun belirli bir gruba aidiyetinden kaynaklanan nefret duygusuyla ya da önyargıyla ile işlenmiş olması gerekir. Nefret saiki; ırk, milliyet, etnik köken, dil, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, engellilik ve benzeri sebeplerle duyulan ön yargıdan kaynaklanan bir unsur olarak tanımlanabilir.

Bu kanun teklifimiz ilede TCK kapsamında suç olarak sayılmış fiillerin nefret saikiyle işlenmesi halinin nitelikli hal kabul edilmesi sağlanarak cezalandırmanın artırılarak kişilerin başka bir suç işlenme oranlarının azaltılması amaçlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam