İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1423 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 AĞU 2018 KOMİSYONDA

Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu

Kaynak göster

2/1423 esas numaralı kanun teklifi 2 Ağustos 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1423, 2 Ağustos 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1423-terorle-mucadele-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/e37d507e-5f22-45c5-8d23-0189abf0c2aa

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor?

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Terörle Mücadele Kanunu, toplumda adalaet duygusunu sarsacak düzeyde hukuksuzluklara yol açmaktadır. Yargı organlarının bu hükümleri tatbik biçimiyle uygulamada; sıradan bir gösteri veya yürüyüşe katılmak, bir basın açıklaması yapmak yahut katılmak ya da atılan sloganlara eşlik etmek kişilerin ağrı cezalara maruz kalmalarına neden olmaktadır.

Bilindiği üzere "İfade Özgürlüğü" sorunu yıllarca ülkemizin en temel sorunlarından biri olagelmiştir. Türkiye'de yargı organlarının ifade ve düşünce özgürlüğünü değerlendirme ve bu konudaki davaları takdir etme durumu peşi sıra uluslararası hukuk yollarını da doğuran bir hukuk mücadelesinin doğmasına sebebiyet vermiştir. Nitekim Türkiye AİHM önünde ilk defa 10. Maddeden-İfade Özgürlüğü- mahkum olmuş, devam eden davalarda ise aynı maddeden en fazla mahkum olan ülke konumuna gelmiştir. AİHM'e taşınan davalar neticesinde ifade ve düşünce özgürlüğü hakkı ile ilgili oluşan birikim ve bu davalarla ortaya çıkan zengin içtihat ne yazık ki bu sorunun hala, günümüze kadar gelmesine mani olamamıştır.

TerörleMücadele Kanunun toplum üzerinde yarattığı etki yadsınamayak bir düzeye erişmiş durumdadır. Zira mevcut düzenleme; alelade bir yurttaşın bazı toplumsal gösteri ve yürüyüşlere katılmış olmasını "örgüt üyeliği" tanımı için yeterli görecek denli geniş bir düzenlemedir. Toplumun her kesimi çocuklardan, basın çalışanlarına dek bu yasanın mağdurlarındandır. Örneğin, bir gazeteci açısından her hangi bir örgütle ilgili haber yapılmış olması cezaya dönüşebilmektedir.

Esasen bir Hukuk Devletinde Terörle Mücadele Kanununa gerek yoktur. Terörle Mücadele Kanunu ile düşünce ve ifade özgürlüğüne ilişkin tüm haklar ihlal edilmektedir. Esasen TMK'da yer alan tüm hükümler Anayasa'ya aykırı olmasına rağmen, bir yasa olarak düzenlenmiş ve ardından yapılan değişiklikler ile anılan yasa hak ve özgürlüklerin önünde bir duvar gibi yükselmiştir. Hukuka aykırı olduğu gerek Anayasa Mahkemesi kararları, gerekse ülkenin hukuki gelişmesine, hak ve özgürlüklerin gelişmesi ile kabul edilen ve artık yürürlüğe sokulması kabul edilemeyecek olan hükümleri yeniden diriltmekte olması bu yasanın külleri kaldırılmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Belirtmek gerekir ki; 3713 sayılı Kanun'da düzenlenen hiçbir terör suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yaptırımsız bırakılmış da değildir. Yine, 3713 sayılı Kanun'da düzenlenen özel soruşturma usulleri; zaten 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiş bulunmaktadır. Ayrıca "terörle mücadele" için gerekli yetki ve imkânlar, 04.07.1934 tarih ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nda da yeralmaktadır. 3713 sayılı Kanun'da düzenlenen özel infaz rejimi, gerek Türk Ceza Kanunu'nda gerekse 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da hüküm altına alınmıştır. Adı geçen temel kanunlarda değişiklik yapılarak temel hak ve özgürlükleri engelleyici hükümlerin çıkarılması gerekirken, hak ihlallerine konu hükümlerin pekişmesi amacı ile çıkarılan bu yasa; hukukun genel ilkelerine ve insan hak ve özgürlüklerine açıkça aykırıdır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam