İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1425 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 6 AĞU 2018 KOMİSYONDA

Terörle Mücadele Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/1425 esas numaralı kanun teklifi 6 Ağustos 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Terörle Mücadele Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1425, 6 Ağustos 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1425-terorle-mucadele-kanunu-ile-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9a56bfe5-baa3-40a0-9a2e-0189abf6a425

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 112/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 23713 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

3713 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 313/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin…

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarıaşağıdaki şekilde değiştirilmiş, on altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar on altı yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkumiyet hâlinde yirmi dört,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkumiyet hâlinde yirmi,

e) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla yirmi dört,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla yirmi,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla on sekiz, yıldır.

(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi dört yılını, müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar yirmi yılını, süreli hapis cezasına mahkum edilmiş olanlar cezalarının beşte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. Ancak, bu süreler;

a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkumiyet hâlinde yirmi altı,

b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkumiyet hâlinde yirmi iki,

c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla yirmi altı,

d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla yirmi iki,

e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkumiyet hâlinde en fazla yirmi bir, yıldır.

(5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün on sekiz yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak; elli beş yaşını doldurmuş olması halinde infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak; altmış beş yaşını doldurmuş olması halinde infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün olarak; yetmiş beş yaşını doldurmuş olması halinde infaz kurumunda geçirdiği bir gün, dört gün olarak; seksen beş yaşını doldurmuş olması halinde infaz kurumunda geçirdiği bir gün, beş gün olarak dikkate alınır."

"(17) 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap, İkinci Kısım "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin işlenmesi hâlinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre yarı oranında artırılarak uygulanır."

MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Genel gerekçeyi oku (12 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Anayasa'nın 10. Maddesinde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir," ifadesi yer almaktadır. Bu maddeyle düzenlenen "kanun önünde eşitlik" ilkesi, ceza adaletinin sağlanması ve ceza hukuku çerçevesinde özgürlüğü kısıtlanan herkesin eşit işleme tabi tutulması anlamlarını da içermektedir.

Ancak Terörle Mücadele Kanunu (TMK), terör tanımını belirsizleştirip her türlü muhalefet öznesini bu kapsama dahil ettiği gibi, ceza muhakamesi usulüne istisnalar getirerek infazda eşitsizlik de yaratmaktadır. TMK'nın cezaları yarı oranında artıran 5. Maddesi infazda eşitsizliğe sebep olmakta, 17. Maddesi ise Ceza İnfaz ve Güvenlik Tedbirleri Hakkında Kanun'un "koşullu salıverme" hakkındaki 107. Maddesine atıfta bulunarak koşullu salıvermeyi ağır şartlara bağlamakta ve suçların infazı arasında adaletsizlik ortaya çıkarmaktadır.

Koşullu salıverme, günümüzde özellikle uzun süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar kişilerin üzerinde, cezaevinin olumsuz etkilerinin azaltılması ve bu kişilerin toplumsal hayata yeniden adapte olmalarını sağlamak amacıyla işlev gösteren bir araç olarak algılanmaktadır. Fakat CİGTHK'un 107. Maddesinde koşullu salıverme için gereken infaz sürelerinin yüksekliği bu amacın gerçekleşmemesi anlamına gelmektedir. Mevcut yasadaoldukça uzun olan infaz süreleri mahkumların umut etme hakkını gasp etmekte ve ceza infaz rejimini sürekli bir kötü muamele ve cezalandırma politikası haline getirmektedir.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 9 Temmuz 2013 tarihli Vinter ve Diğerleri/Birleşik Krallık kararında da "insanın özgürlüğünü bir gün yeniden kazanma umudunu tamamen sona erdirerek elinden almak, insan onuru ile bağdaşmaz" ifadesi yer almıştır.

Günümüzde modern ceza infaz rejimleri, suç işlediğine hükmedilen kişilerin yeniden toplum yaşamına katılması ve rehabilite edilmesini bir hedef olarak belirlemiştir. TMK'nın infaz koşullarına getirdiği istisnalar ise hem bu hedeflerin benimsenmediğini göstermekte, hem de siyasi mahkumların adli mahkumlara göre oldukça ağır infaz koşullarına maruz kalmasına sebep olmaktadır. Uzun süreli mahkumiyetin Anayasa, yasalar, AİHS, BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nde yer alan "kişi onuru"nu zedeleyen bir uygulama olduğu bugün pek çok insan hakları hukukçusu tarafından dile getirilmektedir. Kişiyi umutsuz bırakmak, hayatının sonuna kadar sürebilecek ölçüde uzun bir cezaya mahkum etmek, toplum yaşantısından tamamen tecrit edilmiş olarak yaşamak zorunda bırakmanın işkence ve kötü muamele bağlamında bir hak ihlali olduğu tespiti de hukukçular tarafından paylaşılmaktadır. İnfaz sisteminin güvenlik kaygısı ekseninde şekillendiği bir ortamda, bireyin iyileşmesi geri plana atılmakta ve mahkum kişinin bütün hakları elinden alınabilirmiş gibi davranılmaktadır.

Adli mahkumlar ile siyasi mahkumlar arasında ceza infaz rejimi bağlamında yaşanan eşitsizlik yalnızca bu alanla sınırlı değildir. Ceza infaz kurumlarında yaşanan hak ihlalleri, keyfi disiplin cezaları, cinsel şiddet vakaları ve özellikle de hasta, yaşlı ve çocuk mahkumların yaşadığı mağduriyetler ceza infaz sistemimizin temel sıkıntıları olarak kendini göstermektedir. Pozantı, Sincan ve ŞakranCezaevleri'nde çocuklara cezaevi personeli tarafından uygulanan işkence ve tecavüz vakaları ülke gündemine yansımış, ancak sorunu çözebilmek adına somut bir adım atılmamıştır. Bununla beraber, cezaevi koşullarından ya da yaşlılıktan dolayı ölümcül hastalıklara yakalanan pek çok hükümlünün son günlerini ailesinin yanında geçirmesine müsaade edilmemektedir. Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü'nün Nisan 2014'te açıkladığı rapora göre cezaevlerinde bulunan yaşlı mahpus sayısı 2 bin 138'e ulaşmış durumdadır. Cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin ne kadar eksik olduğu göz önünde bulundurulduğunda, hasta mahkumların cezaevinden çıkmasına izin verilmemesinin onları ölüme yollamak amacını taşıdığı anlaşılacaktır. Uzun mahkumiyet sürelerinin kısaltılarak daha insancıl bir ceza politikasının uygulanmaya başlanması, hasta ve yaşlı mahkumlar açısından da umut verici olacaktır.

Özellikle siyasi mahkumlara uygulanan ceza infaz rejimi bu denli ağır ve insan onuruna aykırı koşullar barındırmaktayken, cinsel suçların faillerinin yargılanmaması ya da caydırıcı olmayacak denli hafif cezalara çarptırılmaları hukuk sisteminin içindeki başka bir çarpıklığa işaret etmektedir. Özellikle çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel şiddetin çok boyutlu bir sorun olması, devlete bu suçları önleme görevi yüklemektedir. Sorunun toplumsal boyutu kadının ikincilleştirildiği ataerkil sisteme karşı yürütülecek topyekün bir mücadeleyi gerektirmekte, adalet sistemi ise bunun bir ayağını oluşturmaktadır. Cinsel suçların git gide arttığı bir ortamda, suça verilecek cezanın artırılması, bu konuda siyasi iradenin atacağı diğer adımlarla birleştiği noktada anlamlı olacaktır. Bununla beraber, sorunun özü itibariyle politik bir mesele olmasından hareketle, kadın örgütlerinin çalışmaları ve talepleri doğrultusunda kadına yönelik şiddetle bir bütün olarak mücadele etmeyi esas alan kapsamlı yasal değişikliklerin yapılması da zorunludur.

Türkiye'deki mevcut ceza rejimi içinde barındırdığı eşitsizlik ve adaletsizliklerden dolayı kapsamlı bir yenilemeyi gerektirmektedir. İnfazda ikilik yaratan düzenlemelerin ortadan kaldırılması. mahkumların umut etme koşullarının saklı kalması için infaz için öngörülen sürelerin kısaltılması. o yaşlı hükümlülerin çoğu kez cezaevinde yaşlılığa bağlı hastalıklara maruz kalmalarının önüne geçilmesi ve cinsel suçların ceza sürelerinin artırılarak bu konuda bir caydırıcılığın sağlanabilmesi amacıyla bu kanun teklifi hazırlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ

3713 sayılı kanunun 5. Maddesinde yapılan değişiklikle mevcut ceza artırımlarının önüne geçilerek infaz rejiminde eşitliğin sağlanması ve ikili düzenin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

3713 sayılı kanunun 17. Maddesinde yapılan değişiklikle koşullu salıvermenin belli suçlar kapsamında alınan cezalarda uygulanmamasına son verilerek infazda adaletin sağlanması amaçlanmıştır.

5275 sayılı kanunun 107. Maddesinde yapılan değişiklikle koşullu salıverme için cezaevinde geçmesi gereken süre azaltılarak uzun mahkumiyetin ortaya çıkardığı insan onuruna aykırı durumların ortadan kaldırılması, bununla birlikte cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda koşullu salıverme için gereken süre artırılarak cinsel şiddetle mücadele etmek amaçlanmıştır.

Yürürlük maddesidir.

Yürütme maddesidir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam