Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde
Kaynak göster
2/1458 esas numaralı kanun teklifi 29 Ocak 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1458, 29 Ocak 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1458-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-terorle-mucadele-kanununda-degisi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b22dfcef-2a46-4525-b248-0189ac11ae9e
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 5 madde
MADDE 113/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu Salıverilme" başlığı altındaki 107 inci maddesinin 4 üncü ve 16 ncı fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. Maddesinde yapılan değişiklikle infaz hukuku açısından düzenlenen koşullu salıverilme hakkından şartlarını gerçekleştiren her hükümlü bakımından uygulanması amaçlanmaktadır. Nitekim siyasi suçlardan hüküm giyenleri ayıran mevcut düzenleme eşitlik ilkesine aykırıdır.
MADDE 212/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 3713 sayılı kanunun 5. Maddesinde yapılan değişiklikle mevcut ceza artırımlarının önüne geçilerek infaz rejiminde eşitliğin sağlanması ve ikiliğin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
MADDE 33713 sayılı Kanunun 17 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
3713 sayılı Kanunun 17 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 3713 sayılı kanunun 17. Maddesinde yapılan değişiklikle infazda adaletin sağlanması ve disiplin suçlarının keyfi biçimde uygulanmasının engellenmesi amaçlanmıştır.
MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Cezaevlerindeki son dönem sorun teşkil eden uygulamalardan birisi de kamuoyunda infaz yakma olarak tabir edilen ve hükümlüye verilen disiplin cezası yöntemleriyle infazlarını tamamlayanların cezaeviriden çıkmalarını engelleyen hak ihlalidir. Bilhassa 2006 yılından - itibaren yaygın bir şekilde uygulanan bu yöntem son yıllarda ciddi bir artış göstermiş olup "umut hakkı" bağlamında da kişinin bir ömür cezaevinde kalmasına dönük bir infaz yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır. Oysa infazın amacı bireyi toplumdan büsbütün ayrıştırmak değil, koşullu salıverme yöntemiyle yeniden toplumla bağlarını kurmaktır.
Hapishane kurallarına uymadığı için tutuklu ve hükümlülere verilebilecek disiplin cezaları; kınama, etkinlik yasağı, haberleşme yasağı, ziyaretçi yasağı ve hücre cezası şeklindedir. Bilhassa keyfi bir uygulamaya dönüşen disiplin cezalarının sonuçları oldukça ağırdır. Mahpusun ihlal ettiği yasaklara göre, 1 ila 10 gün; ihlal ettiği diğer daha ağır yasaklara göre 11 ila 20 gün hücre cezası verilebilir. Bu cezaların iyi hal süresi oldukça uzun olup 1-10 hücre cezasının iyi hali 6 ay; 11-20 gün hücre cezasının iyi hali 1 yıldır. Bu cezalari alan mahpuslar iyi hal şartını doldurmadıkça tahliye olamamaktadır. Disiplin cezasını üst üste alan mahpuslar için ise durum daha da kritik bir hal almakta ve TMK'nin 17 inci maddesiyle bir araya geldiğinde bazı mahpuslar açısından ayrımcı bir uygulama söz konusu olmaktadır.
TMKonm infaz koşullarına getirdiği istisnalar ise hem bu hedeflerin benimsenmediğini göstermekte, hem de siyasi mahkumların adli mahkumlara göre oldukça ağır infaz koşullarına maruz kalmasına sebep olmaktadır. Uzun süreli mahkumiyetin Anayasa, yasalar, AİHS, BM Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi'nde yer alan "kişi onuru"nu zedeleyen bir uygulama olduğu buğün pek çok insan hakları hukukçusu tarafından dile getirilmektedir. Kişiyi umutsuz bırakmak, hayatının sonuna kadar sürebilecek ölçüde uzun bir cezaya mahkum etmek, toplum yaşantısından tamamen tecrit edilmiş olarak yaşamak zorunda bırakmanın işkence ve kötü muamele bağlamında bir hak ihlali olduğu tespiti de hukukçular tarafından paylaşılmaktadır. İnfaz sisteminin güvenlik kaygısı ekseninde şekillendiği bir ortamda, bireyin iyileşmesi geri plana atılmakta ve mahkum kişinin bütün hakları elinden alınabilirmiş gibi davranılmaktadır.
Açıkladığım ve işaret ettiğim hususlar doğrultusunda modern hukukta yeri olmayan, insan haklarına ve Anayasa başta olmak üzere uluslararası sözleşmelere aykırı olan ve infaz yakma olarak tabir edilen ve hükümlülerin pek çoğunun ömür boyu cezaevinde kalmasına dönük düzenlemelerin yasal mevzuattan çıkarılması gereklilik arzetmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR