Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1570 esas numaralı kanun teklifi 8 Eylül 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Fethi Gürer (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ömer Fethi Gürer (CHP, Niğde). “Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1570, 8 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1570-tapu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/7c9bd9e2-fe5f-4044-9eee-018a73e81ac6
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleBayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 122/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35'inci maddesinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde…
22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35'inci maddesinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde beşini ve kişi başına ülke genelinde yirmi hektarı geçemez."
Gerekçe: Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde beşini ve kişi başına ülke genelinde yirmi hektarı geçememesi amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizde son yıllarda ülke arazilerinin yabancılara satılması, önemli bir tartışma konusudur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ülke arazilerinin yabancılara satılması yaygın bir sorundur. Ne yazık ki, bu sorun son yıllarda ülkemizde de sıkça gündeme gelmekte ve farklı Bakanların verdiği yazılı cevaplar da yer alan sayısal veriler de dikkat çekicidir.
AKP iktidarları tarafından parayla edinilen mülk karşılığında ülke vatandaşlığının verilmesi toplumda rahatsızlık uyandırmaktadır. Ayrıca AKP iktidarı tarafından hayata geçirilen bu uygulama, ülkemizdeki arazilere yabancıların ilgisini artırmış olup yabancılar tarafından ülkemizde edinilen arazi, tarla, mesken, arsa vb. taşınmazların sayısını artırmaktadır.
Ülkemizde 2014-2020 yılları arasında yabancılar tarafından satış ve benzeri yollarla edinilen ana taşınmaz ve bağımsız bölümlerin (arsa, mesken vb.) miktarlarına baktığımızda, 8.892 ana taşınmaz parsel adedi, 15.459.099 m? ana taşınmazların hisseye isabet eden yüzölçümü ve 147.368 bağımsız bölüm olduğu gözlenmektedir. 2021 yılı itibariyle yabancılar tarafından edinilen ana taşınmaz adedi 15.950, bağımsız bölüm adedi 237.515, edinimde bulunan yabancı gerçek kişi adedi 256.603 ve toplam taşınmaz adedi ise 253.466 olarak görülmektedir. 2022 yılında yabancı kişilerin satış ve benzeri yollarla edindikleri tarım nitelikli (tarla, bağ, bahçe vb.) taşınmazların miktarına baktığımızda ise toplam bir yılda 5.219.309 m? ülkemizden ana taşınmaz hissesi aldıkları görülmektedir.
Yabancıların ülkemizden büyük miktarda arazi edinmesi, birçok olumsuzluğu ve tehlikeyi beraberinde getirme riskini taşımaktadır. Bu durum, ülkenin ulusal güvenliği açısından risk oluşturmanın yanı sıra, ülkenin kendi tarım arazilerinde tarımsal üretim yapma yeteneğini sınırlayabilir. Bu da ülkenin dışa bağımlılığını artırabilir. Ayrıca yabancıların ülkemizde kontrolsüz arazi edinmesi, yerel toplulukların yaşam tarzı, kültürü ve gelenekleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Yerel nüfusun topraklarından uzaklaşması veya yer değiştirmesi, kültürel kimliğin zayıflamasına neden olabilir. Bu durum süreç içinde toplumsal eşitsizliği artırabilir ve yerel nüfusun refahını etkileyebilir. Bu da sosyal gerilimleri ve toplumsal dengesizlikleri tetikleyebilir.
Bu ve benzeri nedenlerden dolayı, birçok ülke yabancıların taşınmaz mülk edinme haklarını sınırlayan yasalar veya düzenlemeler uygulamaktadır. Bu düzenlemeler, yabancıların toprak edinmelerini kontrol altında tutarak, ülke çıkarlarını ve vatandaşlarının refahını koruma amacını taşır. Ülkemizde de tapu 2644 sayılı Tapu Kanunu'nda yabancıların edinebilecekleri taşınmaz ve sınırlı ayni haklar kanuni sınırlamalara tabi tutulmuştur. Tapu Kanunu'nun 35. maddesinde, "Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına ülke genelinde edinilebilecek miktarı iki katına kadar artırmaya yetkilidir." şeklinde yasal sınırlamalar belirtilmiştir.
Ancak son dönemlerde ülkemizde yabancılara satılan arazi miktarları tartışma konusu olurken, bu rakamların düşürülmesi yukarıdaki riskleri göz önünde bulundurarak gereklilik arz etmektedir. Bu kanun teklifi ile ülkemizde yabancılar tarafından edinilen taşınmazların sayısal artışının bir nebze yavaşlatılması ve olası olumsuzlukların önüne geçilmesi adına kanunda belirtilen sınırların aşağı çekilmesi amaçlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR