Öğretmenlik mesleği hem kadim geleneğimizde hem de sosyal hayatımızda oldukça mümtaz bir konumdadır. Mesleğin gereği gibi icra edilmesi, öğretmen ve öğrencilerimizin gelişimi; ülkemizin muhtelif konularda tekamülü, dünya meselelerinde söz sahibi olması ve geleceğimizin daha güvenli ve istikrarlı olması açısından hayati önem ihtiva etmektedir.
Ancak, mesleğe alım konusunda getirilen "mülakat" uygulaması öğretmen adaylarımızı hayal kırıklığına uğratırken, meslekte de kalite ve nitelik kaybına sebep olmaktadır. Şöyle ki; mülakatı gerçekleştiren "jürinin öznel değerlendirmesi? pek çok haksızlığı beraberinde getirirken adalet ve eşitlik ilkesini de yok saymaktadır. Yine mülakat esnasında "anlık strese bağlı gerçekçi olmayan sonuçlar? adayların gerçek potansiyellerini olduğu gibi aktarma şanslarını yok saymaktadır. Ayrıca, "kayırmacı anlayışın çıkaracağı haksız sonuçlar? da tüm kamuoyunun malumudur. Kamuoyunun beklentisi; kayırmacı bir anlayıştan uzak liyakatli bir sistemin baz alınarak, mülakat uygulaması olmadan objektif ve bilimsel kriterlere dayalı bir öğretmen atamasının gerçekleştirilmesidir.
Bu bilgiler doğrultusunda, öğretmen atamalarında "mülakat" uygulamasının kaldırılması ve kanunlarca güvence altına alınması, öğretmenlik mesleğinin ve eğitim camiamızın geleceği açısından büyük bir önem arz etmektedir.