6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulanmasında, kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davaların etkili bir şekilde ele alınması ve mağdurların haklarının korunması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, Baro Başkanlıklarının ve Türkiye Barolar Birliği'nin, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurlarına yönelik davaların takip edilmesinde aktif bir rol alması için düzenleme yapılması ihtiyacı doğmuştur. Baro Başkanlıklarının ve Türkiye Barolar Birliği'nin bu sürece katılımının sağlanarak mağdurların haklarının daha etkin bir şekilde savunulmasına ve şiddetle mücadelenin daha kapsamlı bir şekilde yürütülmesine olanak tanınması gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
81 baronun bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Hakları Komisyonları ve Çocuk Hakları Komisyonları, baroların şiddet mağdurlarına yönelik davaların takibinde ve bu davaların etkili bir şekilde ele alınmasında kritik bir role sahiptir. Kadın Hakları Komisyonları ve Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu, kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla çalışırken, aynı zamanda baroların şiddet mağdurlarına yönelik davaları daha yakından takip etmeleri ve bu alanda özel eğitimler almış avukatlarla çalışmalarını koordine etmeleri açısından önemli bir işlev görmektedir. Kadın Hakları Komisyonlarının bu rolü, adalete erişim, adaletin sağlanması ve şiddetle mücadelede daha etkin bir yaklaşımın benimsenmesi açısından hayati önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, kadına yönelik her türlü ayrımcılık ve şiddete maruz kalan mağdurların bireysel mücadelesi yanında kamusal alanın bir ayağını oluşturan ve insan haklarını, hukukun üstünlüğünü savunmak ve korumak amacıyla tüm çalışmalarını yürüten ifadesiyle tanımlanan baroların da bireysel mücadelenin yanında yer alıp, iddia makamını güçlendirme, somut gerçeği ortaya çıkarma, adil yargılamanın temini için çalışma gibi nedenlerle ceza davalarına katılması zorunluluk arz etmektedir. Özellikle son yıllarda şiddet vakalarının artması ve bakanlığın avukat kapasitesinin bu ihtiyaca yanıt vermede sınırlı kalması, baroların bu davaların takip edilmesi ve mağdurların haklarının savunulması konusunda daha da önemli bir rol üstlenmelerini zorunlu kılmaktadır.
Bu kanun teklifi ile, Baro Başkanlıklarının ve Türkiye Barolar Birliği'nin, Şi et M. mağdurlarına yönelik davaların takip edilmesi, kadın ve çocukların adalete erisin a sağlanması ve mağdurların haklarının savunulması konusunda aktif bir role sahip olması, pi adaletin sağlanması ve şiddetin önlenmesi çabalarının daha etkin ve kapsamlı bir şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır.