İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2267 KOMİSYONDA

Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 2 madde

Kaynak göster

2/2267 esas numaralı kanun teklifi 4 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mehmet Önder Aksakal (DSP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mehmet Önder Aksakal (DSP, İstanbul). “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2267, 4 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2267-hayvanlari-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/c85590d0-6986-4cad-8d4e-01907e07818e

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Çevre Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 2 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 15199 sayılı kanunun 4.ncü maddesi (j) bendinde "gönüllü kuruluşlarla" ibaresinden sonra gelmek üzere " ve…

5199 sayılı kanunun 4.ncü maddesi (j) bendinde "gönüllü kuruluşlarla" ibaresinden sonra gelmek üzere " ve Tarım ve Orman Bakanlığı ile.." tanımının ilave edilmesine, "ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurar." ibaresinin yerine " her ellibin nüfusa karşılık gelecek şekilde en az bir Hayvan Hastanesi kurar." tanımı getirilmiştir.

Gerekçe: Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması sadece yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşların değil aynı zamanda merkezi yönetimde ilgili Bakanlığın da denetimini zorunlu kılmakta, hayvan hastanesi kurmayı "uygun görme" şartından çıkarıp zorunluluk haline getirmektedir.

MADDE 25199 sayılı kanunun 5.nci maddesinin birinci fıkrasındaki "hayvanı barındırmak" cümlesinden önce gelmek üzere…

5199 sayılı kanunun 5.nci maddesinin birinci fıkrasındaki "hayvanı barındırmak" cümlesinden önce gelmek üzere "sahiplendikleri hayvanların mutlak surette merkezi sisteme kayıtlarını yaptırmak, kimlik numarasını almak" şartı ilave edilmiştir.

• MADDE 3- 5199 sayılı kanunun 5.nci maddesinin birinci fıkrasından sonra ikinci fıkra şeklinde düzenlenmek üzere: "Sahipli her hayvan için Hayvan Sağlık Sigortası kaydı yapılır. Sahipli hayvanın sigorta poliçesi sahibi tarafından acenteler aracılığıyla oluşturulur ve her yıl yenilenir. Sahipli hayvanların bakım ve sağlık giderleri Hayvan Sağlık Sigortası üzerinden Hayvan Hastaneleri ya da özel Veteriner Kliniklerinde, sigorta poliçesi kapsamında karşılanır. Sahipli hayvanların sigorta poliçelerinin kapsadığı riskler ve sigorta bedeli Tarım ve Or hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Sahip olduğu hayvanı bırakmak isteyen kişi, öncelikle bağlı bulunduğu yerel yönetim kurumunun ilgili departmanına müracaat ederek hayvanı teslim eder ve sosyal sigortalılık sorumluluğunu yerel yönetim birimine devreder." şeklinde ilave edilmesi öngörülmüştür.

MADDE 4- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5- Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: 5199 sayılı kanunun 5.nci maddesinin birinci fıkrasında hayvan sahiplenenlerin sahiplendikleri hayvanı kayıt altına aldırma zorunluluğunu getirmektedir.

Genel gerekçeyi oku (13 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Yaşadığımız gezegen, yani dünya sadece insanların değil tüm canlıların ortak yaşam alanı ve üzerinde yaşayan tüm canlıların ortak malıdır.

Yüce yaradan, her canlıyı farklı özellik ve niteliklerde yaratmış ancak sadece insanoğluna düşünme, muhakeme etme ve karar oluşturabilme yeteneğini bahşetmiştir.

İnsanoğlu olarak yeryüzünde yaşayan tüm canlıları yönetme yeteneğimiz olsa da her canlının yaşam hakkını korumak ve geliştirmek gibi bir sorumluluğumuzun da farkındalığını bilmek durumundayız.

İnsanlık tarihi boyunca bazı hayvanlar evcilleştirilmiş, doğal ortamlarından uzaklaştırılmış, kendi cinsleriyle yaşayabilecekleri alanlar yine insanoğlunun sınırsız ihtirasları uğruna tarumar edilmiştir. Bu bir realitedir.

Hangi gerekçeyle olursa olsun geldiğimiz noktada, yani bugün bir çok insan, bir çok değişik cins ve türde hayvanı kendi yalnızlığına ya da ihtiyacına paydaş yapmak üzere evine almış kısacası sahiplenmiştir.

Elbette isteyen herkes bir hayvan sahiplenebilir, onun doğal yaşam ortamını tedarik ederek ya da evcil olarak besleyebilir.

Fakat zaman içerisinde gerek ekonomik sebeplerle gerek tercihlerinde yaşadıkları pişmanlıklarıyla, gerekse kontrolsüz olarak çoğalmalarına kayıtsız kalmalarından dolayı bir çok evcil hayvan sokaklara bırakılmış, bunların büyük çoğunluğu ilgili kurumlar eliyle kayıt altına alınmış ise de yaşam ortamlarında kendi doğal refleksleriyle hareket etme zorunda kaldıklarında, açlık ya da hastalıkları nedeniyle zaman zaman insanlara zarar verebilecek duruma gelebilmişlerdir.

Son zamanlarda artan sahipsiz köpek saldırılarının ve hatta sahipli olup da yırtıcı * özelliklerdeki bazı hayvanların kontrolden çıkarak yarattığı ağır yaralamalı ve hatta ölümle sonuçlanan saldırganlıklar, bu konuda kalıcı ve hakkaniyetli bazı yasal tedbirlerin alınmasını zorunlu hale getirmiştir.

Gerek bu saldırılardan mağdur olanlar ve gerekse hayvan hakları kapsamında sivil inisiyatif kullanan kurum ve kuruluşlar karşı karşıya gelmiş, yaşanan sıkıntılı sorun ve süreçte toplumsal bir ayrışmanın zemini oluşmuştur.

Bu aşama sadece sıkıntılı değil, aynı semtte, aynı sokakta ve hatta aynı apartmanda yaşayan insanların birbirlerine karşı duymaları gereken komşuluk ve dostluk hukuklarını da dejenere edecek boyutlara ulaşmıştır.

Meydana gelen bu sorun mutlak surette kalıcı bir çözüme kavuşturulmalı, gerek insani değer yargılarımız kapsamında ve gerekse adaletli bir dünyanın tesisine katkı sağlayacak yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

Bu konu esasen partiler üstü bir niteliğe sahiptir. Hangi siyasi parti ya da Milletvekili bu konuda olumlu katkı sağlayacaksa bundan imtina etmemeli ve tüm parlamento tarafından buna destek olunmalıdır.

Bugüne kadar bizlere can yoldaşı olmuş hayvanlarımızın rahat ve huzurlu bir ortamda yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak başta sahipleri olmak üzere her bir yurttaşın insanlık görevidir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam