Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde
Kaynak göster
2/2605 esas numaralı kanun teklifi 11 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Adnan Beker (Bağımsız); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Adnan Beker (Bağımsız, Ankara). “Türk Ceza Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2605, 11 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2605-turk-ceza-kanunu-ve-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/e15a00a0-f3ca-4898-ae3f-01927b9a1a9d
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 5 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin birinci ve ikinci fikraları aşağıdaki…
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin birinci ve ikinci fikraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
MADDE 25237 sayılı Kanunun 102 nci maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
5237 sayılı Kanunun 102 nci maddesine beşinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(6) Bu suçlarda haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmaz."
MADDE 313/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin on…
13/12/2004 tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin on altıncı fıkrasına, "ikinci kitap" ibaresinden sonra gelmek üzere, "İkinci Kısım Altıncı Bölüm Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" ibaresi eklenmiştir.
MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Cinsel saldırı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102*nci maddesinde düzenlenmiş olup özünde başka bir kişinin vücudu üzerinde işlenen ve korku, çaresizlik, fiziksel acıya neden olan bir şiddet suçu olarak tanımlanmaktadır.
Cinsel saldırı suçunun temel şekli ve 2'nci fıkrada düzenlenen nitelikli halinin eşe karşı işlenmesi hallerinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine tabidir.
Kanundaki düzenlemelerle cinsel suçların cezai adalet sistemi içinde karşılık bulması hedeflenmişse de cinsel saldırı suçu mağdurlarının büyük çoğunluğunun suçu; toplumsal baskı, stigma, suçun tanıdığı hatta yakın olduğu kişiler tarafından işlenmesi, adalet sistemine duyulan güvensizlik, aile ve sosyal destek eksikliği, ikincil mağduriyet korkusu, cezasızlık algısı, iyi hâl indirimi ve ekonomik bağımlılık gibi sebeplerle bildirmediği bilinmektedir.
Yapılan bir araştırmaya göre; mağdurların cinsel saldırıyı polise bildirmeme nedenleri utanç, kaygı, korku gibi içsel nedenlerden çok çevresel etkenlerdir. Saldırıyı bildirmeyenlerin Y066's1 saldırganın hapse girmesini istemedikleri için, 51'i polis kendisini sorgulayacağı veya suçlayacağı için,Y054'ü saldırganı tanıdığı için, *646'sı kendisi saldırı sırasında yasadışı bir fiile bulaşmış olduğu için, "61'i mahkemeye/duruşmaya gitmeye korktuğu için, 49'u insanların kendilerine inanmayacağı ve saldırganın ifadesine karşı kendi ifadesinin olduğu, başka insanların kendilerinin sorumlu olduğunu düşüneceği için (...) gibi nedenlerden dolayı saldırıyı bildirmeye gönülsüz oldukları ortaya konmuştur. ( Jefffey S. Jones v.d, "Violence: Recognition, Management And Prevention", The Journal Of Emergency Medicine, C:36, No.4,
Cinsel saldırı suçu, bireylerin cinsel özgürlüklerini ihlal etmekle kalmayıp, aynı zamanda kamu güvenliğini tehdit eden bir suç niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda, cinsel saldırı eylemlerinin toplumsal düzeyde yarattığı olumsuz etkiler göz önünde bulundurularak gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir.
Öte yandan TCK m. 102/2'de nitelikli cinsel saldırı fiilinin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılmasının şikâyete tabi olduğu belirtilmektedir. Bu suçla korunan hukuki yararın cinsel özgürlük olduğu kabul edilince, suçun mağdurunun failin eşi olmasının suçun oluşması bakımından bir etkisinin bulunmaması gerekmektedir. Zira evlilik ilişkisi bir eşi diğerinin egemenliği altındaki bir nesne konumuna düşünemez; karşı taraftan cinsel bir davranış talep etme ya da onun buna katlanmasını bekleme hakkı bahşetmez. Ayrıca evlilik içi nitelikli cinsel saldırının kovuşturmasının şikâyete bağlı tutulması, çoğu durumda bu suçların kovuşturmasını fiilen olanaksız hale getirmektedir.
İşbu teklif ile cinsel saldırı suçunun temel halinin ve nitelikli halinin eşe karşı işlenmesi halinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olma şartı kaldırılmakta, mezkur suçta haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanamayacağı hüküm altına alınmakta ve faillerin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun getirdiği koşullu salıverme, denetimli serbestlik ile ceza indiriminden faydalanamamaları amaçlanmaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR