Sosyal Güvenlik Kurumu'nun verilerine göre ülkemizde yaklaşık 16 milyon emekli vatandaşımız bulunmaktadır. Emekli vatandaşlarımız iş hayatları sona erdikten sonra insan onuruna yakışacak bir gelir düzeyinden çok uzakta bir yaşam sürmekte ve sorunlarla boğuşmaktadır.
Bugün emekli vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu uzun yıllar prim ödeyerek emekli olduktan sonra aldıkları düşük maaş nedeniyle insanca bir yaşam sürememekte ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadırlar.
2024 yılının emekliler yılı olması ve en düşük emekli aylığının 12.500 lira olması çok büyük bir ironidir. Bugün emekliler adeta hayatta kalma mücadelesi vermektedir.
Türk-İş tarafından her ay yapılan Açlık Sınırı Araştırmasının 2024 yılı ekim ayı sonucuna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı 20.431 liradır. Buradan da açık ve net bir şekilde görünebileceği gibi emekli vatandaşlarımızın büyük bir çoğunluğu açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir.
Emeklilerimizin maaşlarından sağlık hizmetleri karşılığında alınan katkı payları ve yapılan kesintiler maaşları iyice düşürmektedir.
Bu kapsamda Kanun kapsamında gelir veya aylık alanların ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi, vücut dışı protez ve ortezler ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı ödememeleri Cumhuriyetin en temel niteliklerinden sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak kendini göstermektedir.
Bu kanun teklifi ile dar gelirli emeklilerimizin maaşlarına bir nebze olsun katkı yapılması amaçlanmaktadır.