İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

KANUN TEKLİFİ · 2/2988 KOMİSYONDA

Uyuşturucu ile Mücadele Kanunu Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 11 madde

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 11 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Amaç ve kapsam

(1) Bu Kanunun amacı, uyuşturucu madde suçlarının tanımlanması, bu suçların işlenmesini önleyici ve caydırıcı tedbirlerin alınması, yaptırımların düzenlenmesi ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik kurumsal düzeneklerin oluşturulmasıdır.

Gerekçe: Madde ile ülkemizde uyuşturucu ile mücadelenin nasıl olacağına ilişkin amaç ve kapsamın ne olduğunun açıklanması öngörülmektedir.

MADDE 2Tanımlar

(1) Resmi makamlarca tespiti şartıyla çeşitli bitkilerden veya sentetik olarak üretilen kişilerin akli dengesini geçici veya kalıcı olarak ortadan kaldıran, davranış bozukluğuna sebebiyet veren ve bağımlılık yapan her türlü madde uyuşturucu madde sayılır. İlgili husustan bahisle 05.01.1967 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun'un 1. maddesinde işaret edilen ekli listede bulunan Vinci ve 2'inci cetvelde yazılı olan maddeler ile 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Kanunumuzda ve 2398 sayılı Uyuşturucu Maddeler ile İlgili Kanunumuzda yazılı tanımlar uyuşturucu madde olarak kabul edilir.

(2) Birinci fikrada belirtilen uyuşturucu madde niteliğindeki her türlü maddeyi kullananlar, tedarik veya imal edenler, ticaretini yapanlar ve bu maddeleri özendirecek veya sıradan olduğunu ima edecek her türlü davranışta bulunanlar uyuşturucu madde suçlusu sayılır.

(3) Bu kanunun 3'üncü maddesinde belirtilen suçları işleyenler de bu maddenin 2'inci fıkrasında belirtildiği gibi uyuşturucu madde suçlusu sayılır.

Gerekçe: Madde ile uyuşturucu maddelerle işlenen suçlara ilişkin tanımlar açıklanmaktadır. Bilindiği üzere bir sorunun çözümünde sorunun tanımlanması ve kapsamının ne olduğunun belirlenmesi en önemli noktalardan biridir. Bu bağlamda uyuşturucu maddeler ile mücadelede de uyuşturucu maddelerin tanımının ve kapsamının ne olduğu mevzuatımızda daha net ve belirgin bir biçimde izah edilmelidir. Bu hususta ilgili madde "Tanımlar" başlığı ile uyuşturucu maddelerin tanımını ve kapsamını açıklayacaktır. Uyuşturucunun ne olduğu kanunda yer alacak şekilde açıklanmalıdır. Buna ek olarak uyuşturucu maddeleri kullanmak, imal etmek ve ticaretini yapmak fiilleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda suçun sübutunun açıklanması açısından belirlenmiştir. Fakat bu suçları işleyenlere özgü bir tanım yapılmamıştır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda "terör suçlusu" tanımının yer aldığı gibi işbu kanun teklifinde de "uyuşturucu madde suçlusu" tanımı yapılmalıdır. Uyuşturucu madde kullanımının gençler arasında hızla yaygınlaştığı bilinmektedir. Bu bağlamda uyuşturucu maddeleri özendirecek her türlü faaliyetin suç sayılabilmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle kullanmak, imal etmek veya ticaretini yapmanın yanı sıra daha geniş bir perspektifle suçun unsurları yeniden belirlenmelidir. Ayrıca uyuşturucu temin etmek, ticaretini yapmak veya kuryeliğini üstlenmek fiillerini gerçekleştirirken birçok farklı suç tipi işlenmektedir. Bu suçların da işbu kanun kapsamına alınması gerekmektedir.

MADDE 3Uyuşturucu madde suçları, suçların nitelikli hâlleri ve cezaların ağırlaştırılması

(1) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 189, 190 ve 191'inci maddelerinde düzenlenen suçlar uyuşturucu madde suçları sayılır.

(2) Türk Ceza Kanununun 96, 106, 107, 108, 109, 116, 120, 123, 133, 134,135, 136,141, 155, 157, 197, 213, 214, 220, 234, 243, 244, 245, 252, 257, 278, 279, 280, 294'üncü maddelerinde düzenlenen suçların uyuşturucu madde etkisi altında işlenmesi hâlinde bu suçlar da bu Kanun kapsamında uyuşturucu madde suçu sayılır.

(3) Bu Kanun kapsamındaki uyuşturucu madde suçlarının belli bir organizasyon dâhilinde ya da toplu davranışlarla işlenmesi hâlinde bu fiillere ilişkin olarak Türk Ceza Kanununun 220"nci maddesinde belirlenen cezalar dörtte üçüne kadar artırılarak uygulanır.

(4) Bu Kanun kapsamındaki suçlara ilişkin olarak diğer kanunlara göre tayin edilecek hapis cezaları dörtte üç oranında artırılarak uygulanır. Fiilin müebbet hapis cezası gerektirmesi hâlinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

(5) Bu Kanun kapsamındaki suçların kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, verilecek cezalar bir katı oranında artırılır.

(6) Uyuşturucu maddelerin on sekiz yaş altındaki kişilere veya dördüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarına temini, satışı, bu kişilerle iştirak halinde imal edilmesi veya birlikte kullanımı durumunda verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

(7) Bu Kanun kapsamındaki cezalarda takdiri indirim nedenleri uygulanmaz.

(8) Bu madde hükümleri çocuklar hakkında uygulanamaz.

Gerekçe: Uyuşturucu ile Mücadele Kanunu kapsamında "uyuşturucu madde suçları" tanımı yapılmalı ve bu tanımlamalar üzerinden cezai müeyyideler belirlenmelidir. Bu hususta kanun teklimizin 3'üncü maddesi kapsamında uyuşturucu madde suçları izah edilmektedir. • [okunamadı]'inci maddede belirtildiği üzere uyuşturucu maddeler ile ilgili işlenebilecek suçların kapsamı genişletilmeli ve meseleye daha geniş bir perspektif ile bakılmalıdır. Öyle ki kullanmak, imal etmek veya ticaretini yapmak gibi fiillerin yanı sıra özendirmek, övmek, tavsiye etmek veya en basit hali ile "tehlikesiz olduğunu" iddia etmek gibi fiillerin de işbu kanun teklifi kapsamına alınması ve bu sayede uyuşturucu maddeler ile daha etkin mücadele edilmesi gerekmektedir. Bunlara ek olarak uyuşturucu madde temin etmek, ticaretini yapmak veya kuryeliğini üstlenmek fiillerini gerçekleştirirken birçok farklı suç tipi de uyuşturucu madde suçu olarak tanımlanmalıdır. En nihayetinde uyuşturucu madde temin etmek isteyenlerin tehdit, hakaret, cebir, gasp, hırsızlık veya başkaca birçok suçu işlediği bilinmektedir. Uyuşturucu maddeler ile ilgili işlenen suçlarda belirlenecek nitelikli haller ve bunlara bağlı olarak uygulanacak müeyyideler işbu kanun teklifi ile yeniden düzenlenmektedir. Ülkemizde son yıllarda maalesef kamu görevlilerinin görevlerinin sağladığı nüfuzu kullanmak suretiyle uyuşturucu kullandıkları ve hatta ticaretini yaptıkları görülmüştür. Bu bağlamda kamu görevlileri ile ilgili uygulanacak rejim de yeniden düzenlenmelidir. Buna ek olarak 18 yaş altına veya belli derecede kan veya kayın hısımlarına temin etmeye yönelik olarak harici bir kanuni düzenlemeye de ihtiyaç vardır. Tüm bu hususlar nitelikli hal olarak yeniden düzenlenmelidir. İşbu kanun teklifi kapsamında işlenen uyuşturucu madde kullanma, imal etme, ticaretini yapma veya özendirme suçlarını işleyenlerin cezaları dörtte üç oranında arttırılması sağlanmalıdır. Ayrıca bu suçları ilk kez işleyip işlemediği veya iyi hali gerektirecek odurumlara bakılmaksızın yargılamalar neticesinde verilecek cezalar kanunlarımızda yazıldığı gibi aynı ile uygulanmalıdır. Bahse konu madde bu amaçla hazırlanmıştır.

MADDE 4Yaptırım rejimine ilişkin kurallar

(1) Türk Ceza Kanununun 191'inci maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçlarında, kamu davasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilemez.

2) Bu Kanun kapsamına giren suçlarda etkin pişmanlık hükümleri cezaya hükmolunmaması sonucunu doğuracak şekilde uygulanmaz. Etkin pişmanlık hâlinde cezada ancak dörtte bir oranında indirim yapılabilir.

Gerekçe: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 19'inci maddesinin Xinci fikrası ile uyuşturucu kullananlar hakkında adli işlem yapılması 5 yıl süre ile geciktirilmektedir. Devamında ise dava açıldığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi işletilmek suretiyle cezasızlık durumu ortaya çıkmaktadır. Başka bir deyişle kişilerin uyuşturucu kullanma suçuna karşı herhangi bir müeyyide uygulanmamaktadır. Bu noktadan bahisle ilgili hükümlerin iptali ve derhal işbu kanun teklifinin 7'inci maddesinde yer alan güvenlik tedbirleri uygulanmalıdır. Bu şekilde kişilerin uyuşturucu kullanımının normalleşmesinin önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 5Koruma tedbirleri

(1) Bu Kanun kapsamındaki suçların işlendiğine ya da suça ilişkin hazırlık hareketlerine tanık olan herkes, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 9O'ıncı maddesinin birinci fikrasının (a) ve (b) bentlerindeki koşullar aranmaksızın geçici olarak yakalama yapabilir.

(2) Birinci fikra kapsamındaki yakalama sırasında Türk Ceza Kanununun 116, 135 ve 136'ncı maddelerinde düzenlenen fiillerin işlenmesi hâlinde yakalama yapan kişi bakımından bu maddelerde belirtilen suçların oluşmadığı varsayılır.

(3) Yakalama fiilinin temel hak ve hürriyetlerin haksız fiille kısıtlanması niteliğinde olduğunun ya da suç ile ilişkili bir durumun bulunmadığının sonradan anlaşılması hâlinde, yakalama fiilinden zarar görenin tazminat hakkı saklıdır.

Gerekçe: Herhangi bir adli vakanın ortaya çıkması durumunda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında koruma tedbirleri açıklanmıştır. Bu tedbirlerde gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bazı istisnai durumlar öngörerek kolluk kuvvetlerine, Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve hatta vatandaşlarımıza bazı yetkiler tanınmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasının a ve b bentlerinde yer alan ve vatandaşlarımıza suçüstü veya suçüstü izlerken verilen yakalama yetkisi; bu kanun kapsamında en yakın kolluk birimlerine teslim edilmek üzere suçüstü şartından muaf tutulmalıdır. Ayrıca bu suçlar ile ilgili delil oluşturmaya yönelik olarak, daha sonra bu amaç dışında bir amacın olmadığının soruşturulması ve tespiti şartı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun 116'ıncı maddesinde yer alan konut dokunulmazlığının ihlali, 135'inci maddesinde yer alan kişisel verilen kaydedilmesi, 136'ıncı maddesinde yer alan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçları hukuka uygunluk nedenleri sayılmalıdır. Başka bir deyişle sokaklarımızda salgın haline gelen, gençlerimizin geleceklerini karartacak kadar tehlikeli uyuşturucu maddeler ile kamu kurumları ve toplumumuz el ele mücadele etmelidir. Fakat bu uygulamaya karşın Anayasamızda teminat altına alınan temel hak ve hürriyetlerin zarar görmemesi için de madde içerisinde denge oluşturacak bir düzenleme de gereklidir. Madde ile bu hususlar dikkate alınarak yeni bir düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 6Güvenlik tedbirleri

(1) Münhasıran uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu işleyenlerden haklarında daha önce uyuşturucu madde suçlarına ilişkin olarak açılmış herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlar, Türk Ceza Kanununun 57'nci maddesinde düzenlenen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri rejimine tabi tutulur.

(2) Hakkında güvenlik tedbiri uygulanması kararı verilen kişi; yerleşim yerine en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir. Bu kişiler, talepleri halinde varsa eşi veya birinci derece kan hısımlarının yerleşim yerine yakın sağlık kuruluşuna da sevk edilebilir.

(3) Uyuşturucu ile mücadelede belirlenecek güvenlik tedbirlerine ilişkin olarak sağlık kuruluşlarının uygulayacağı yöntem ve kurallar Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Gerekçe: Uyuşturucu maddeler ile işlenen suçların bir kısmı kullananın yaşı ya da statüsü fark etmeksizin bireysel bağımlılık bağlamında işlenmektedir. Bu tür durumlarda kişilerin cezaevlerine gönderilmesi bu bağımlılıktan kurtulmasını sağlamamaktadır. Bu sebeple sadece kullanmak suçunu işlediği tespit edilen kişilerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzun 57'inci maddesinde yer alan "akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri" kapsamına benzer yeni bir düzenleme ile değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Adli makamlar, doğrudan cezaevine gönderilmesi yerine hastanelerde tedavi altına alınmasına yönelik kararlar vermelidir. Aksi durumda kişilerin bağımlılıklarından kurtulamadığı bilinmektedir. Buna ek olarak hakkında bahsi geçen türden güvenlik tedbiri uygulananların ıslah edilmesine yönelik olarak yeni düzenlemeler de yapılmalıdır. Bu durumun dışındaki hallerde imal veya ticaret olmasına bakılmaksızın adli makamlarca tutuklama tedbiri mevcut mevzuattaki gibi uygulanmalıdır.

MADDE 7Uyuşturucu ile mücadelede görev alanlara yönelik koruyucu önlemler

(1) Uyuşturucu ile mücadelede görev alan adli, istihbari, idari ve askeri görevliler, kolluk görevlileri, infaz ve koruma görevlileri, uyuşturucu madde suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin savcıları ve müdürleri, bu suçların yargılanmasının yapıldığı ceza mahkemelerinde görev yapan hâkim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış olanlar ve suç örgütlerinin hedef alması olası kişiler ile suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri kolluk makamlarınca alınır. Bu fikra kapsamındaki kişilerden kamu görevlisi sıfatını taşıyanlar, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi, görevlerinden kaynaklı etkenlerle kendilerine veya eş ve çocuklarına yöneltilen saldırıları savuşturmak için silah kullanmaya yetkilidirler.

(2) Bu Kanun kapsamındaki suçların yargılanmasının yapıldığı ağır ceza mahkemeleri başkan ve üyeleri ile bu mahkemelerin görev alanına giren suçları soruşturmakla ve kovuşturmakla görevli Cumhuriyet savcılarının korunma ve güvenlik talepleri ilgili makamlarca öncelikle ve ivedilikle yerine getirilir. Koruma için ihtiyaç duyulan araç ve gereçler Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca temin edilir. Bu koruma tedbirleri; talep halinde estetik cerrahi yoluyla fizyolojik görünümün değiştirilmesi dâhil, nüfus kaydı, ehliyet, evlenme cüzdanı, diploma ve benzeri belgelerin değiştirilmesi, askerlik işleminin düzenlenmesi, menkul ve gayrimenkul mal varlıklarıyla ilgili hakların, sosyal güvenlik ve diğer hakların korunması gibi hususlarda düzenleme yapılması işlemlerini kapsar. Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanlar İçişleri Bakanlığınca belirlenecek konutlardan yararlandırılır. Bu tedbirlerin uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli her türlü gizlilik kurallarına uymak zorundadırlar.

(3) Bu madde kapsamındaki koruyucu tedbirlere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Gerekçe: Uyuşturucu maddelere ilişkin olarak suç işleyen örgütsel yapılar toplumumuzun yanı sıra bu suçla mücadele eden adli ve idari makamlarımız açısından da büyük tehlike arz etmektedir. Bu kapsamda adli ve idari makamlara özgü olarak da koruma tedbirlerinin olması gerekmektedir. Bu hususta 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunumuzda adli ve idari makamlar için öngörülen düzenlemelerin aynı ile uygulanması gerekmektedir.

MADDE 8Etkin Pişmanlık

(1) Bu Kanun kapsamına giren suçlarla ilişkin yapılacak olan yargılamalarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192'inci maddesinin inci ve 2'inci fıkralarında yazılı olan etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır.

(2) Herhangi bir etkin pişmanlık durumunda cezada ancak dörtte bir oranında indirim yapılacaktır.

Gerekçe: Uyuşturucu maddelere ilişkin olarak işlenen suçlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192'inci maddesinde etkin pişmanlık hükümleri mevcuttur. İlgili kanun maddesinin 1'inci ve 2'inci fıkralarında bu suçların işlenmesine karşın cezasızlık durumunun ortaya çıkması tehlikesi mevcuttur. Bu bağlamda Uyuşturucu İle Mücadele Kanun Teklifimize eklediğimiz işbu madde ile cezasızlığın önüne geçilmektedir.

MADDE 9Kurumlar arası işbirliği

(1) Bu Kanun kapsamına giren suçlarla mücadelede Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği içinde görev yapması esastır.

(2) İlgili kurum ve kuruluşlar, uyuşturucu ile mücadelenin gerekli kıldığı her türlü ikincil mevzuat düzenlemesini gecikmeksizin yürürlüğe koymakla yükümlüdür.

Gerekçe: Uyuşturucu ile mücadele sadece adli makamların veya kolluk kuvvetlerinin değil; aynı zamanda birçok kamu kurum ve kuruluşlarının da sorumluluk alanındadır. Bu bağlamda Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının yanı sıra Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı da tüm kurum ve kuruluşları ile birlikte topyekun olarak uyuşturucuyla mücadele etmelidir. Teklifin bu maddesi ile birden fazla kamu kurum ve kuruluşunun uyuşturucu ile mücadeleye dahil olmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

MADDE 10Yürürlük

(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 11Yürütme

(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Ülkemizde son yıllarda uyuşturucu madde kullanımında ciddi bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Toplumumuz açısından çok ciddi riskler barındıran bu meselede devletimizin yasama, yürütme ve yargı organları hep birlikte topyekün bir mücadele vermek zorundadır. Henüz ilkokul çağındaki çocukların dahi uyuşturucu maddelere kolayca erişebiliyor olması ve kullanması gelecek kuşaklarımız açısından ciddi riskler barındırmaktadır. Uyuşturucu maddeler sokaklarımızda, okullarımızda ve evlerde kolayca bulundurulurken, kolluk kuvvetlerimiz ile adli ve idari makamlarımızın buna ilişkin olarak yürüttükleri çalışmaların çare olamaması vahim bir durumdur. Hazırlanan raporlara göre buçuk milyonun üzerinde madde bağımlısı olduğu tahmin edilen ülkemizde, ne yazık ki madde bağımlılığına karşı etkin ve verimli bir mücadele yürütülememektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı konuya ilişkin bazı raporlar yayınlamaktadır. Açıklanan bir rapora göre; 2024 yılında yaklaşık 22 tondan fazla metamfetamin ele geçirilmiştir. 2023 yılında bu miktar 16,2 ton olarak belirlenmiştir. 1 yılda "35'lik bir artış görülmektedir.

Kamuoyuna yansıyan haberlere, Emniyet Teşkilatımızın yaptığı operasyonlara ve sosyal medyada yer alan görüntülere baktığımızda; ülkemizde "madde bağımlılığı salgını" mevcuttur. Bu husus yönetmeliklerle veya idari ve adli kurumların gündelik çalışmaları ile geçiştirilecek bir husus değildir. Bu bağlamda mevzuatımıza uyuşturucu maddeler ile mücadeleyi amaçlayan bir kanuni düzenleme getirilmesi gerekmektedir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzda uyuşturucu maddeler ile ilgili suç tiplerinde birçok düzenleme mevcut olsa da bu düzenlemeler yeterli değildir. Buna ek olarak 1933 yılında kabul edilen 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Kanunu ve 1986 yılında kabul edilen 2398 sayılı Uyuşturucu Maddeler ile İlgili Kanun hükümleri işbu kanun teklifi ile öngörülecek olan suçla mücadele ve güvenlik tedbirlerinin sağlanması hususlarında yeterlilik gösterememektedir. Bahsi geçen kanunların yanı sıra 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu da uyuşturucu maddeler ile mücadelede etkili değildir. Kaldı ki uyuşturucu maddeler ile mücadele hususu dağınık bir mevzuatla değil; daha sistematik bir mevzuatla yapılmalıdır.

Bu bağlamda işbu kanun teklifi uyuşturucu maddeler ile mücadele konusunda bir kodifikasyon sağlamaktadır. Kanun teklifimizin içeriğinde uyuşturucu maddeler ile mücadelede günümüz koşullarına uygun, insan haklarının da teminat altına alınacağı, bir hukuk devletine yakışır şekilde yeni düzenlemeler yer alacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki birçok hukuk sisteminde bazı özgül suçlara yönelik olarak özel kanuni düzenlemeler mevcuttur. Bilindiği üzere ülkemizde 1991 yılında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanunun esas amacı terörizm tehdidine karşı güvenliğin sağlanmasıdır. " Anılan kanuna ilişkin olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu"nda hazırlanan raporda "terörizmin gün geçtikçe yaygınlaştığı, bu tehlikenin her geçen gün büyüyerek devam ettiği, ülkemizdeki terörizmin uluslararası bir boyuta ulaştığı" gibi gerekçeler yer almaktadır. Bu gerekçelerin tamamı bugün uyuşturucu madde salgını için de geçerlidir.

Tüm bunlara ek olarak uyuşturucu maddelerin tanımı ve kapsamı başta olmak üzere bu sorun ile nasıl mücadele edileceğinin izahı mevzuatımıza kazandırılmalıdır. Adli ve idari makamlarımıza uyuşturucu maddeler ile işlenen suçlar ile mücadele kapsamında daha geniş yetkilerin verilmesi sağlanmalıdır. İnfaz sistemlerimizde de ıslah ilkesinden taviz vermeden, caydırıcılık esasına dayalı yeni düzenlemeler gerekmektedir. Nitekim mevcut ıslah rejimlerinin fayda sağlamadığı aşikardır. Birçok vaka ve araştırmada uyuşturucu madde kullanan, imal ve ticaretini yapanların bu musibetten kurtulamadığı görülmektedir. Tüm bu hususların dikkate alınarak yeni bir kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda ülkemizin Uyuşturucu ile Mücadele Kanunu'na ihtiyacı vardır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam