Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde
Kaynak göster
2/3127 esas numaralı kanun teklifi 16 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mesut Doğan (Yeni Yol); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mesut Doğan (Yeni Yol, Ankara). “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3127, 16 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3127-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-te (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b8563b57-5627-4fce-b45a-0196d967f648
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 5 madde
MADDE 131/5/2006 tarihli ve 3510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 18 inci maddesinin…
31/5/2006 tarihli ve 3510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 18 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "4.000 er TL" ibaresi "asgari ücret" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Bu maddeyle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda düzenleme yapılarak yaşlılık, malullük veya ölüm sigortalarından gelir veya aylık almakta olanlara Ramazan ve Kurban Bayramları öncesinde bayram ikramiyesi tutarı asgari ücret seviyesine yükseltilmektedir.
MADDE 25510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "14.469 Türk lirasından az olamaz"…
5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "14.469 Türk lirasından az olamaz" ibaresi "asgari ücret tutarından az olamaz" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Bu maddeyle, en düşük emekli aylığının belirlenmesine ilişkin hükümde değişikliğe gidilerek, bu tutarın asgari ücretin altında olmayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır.
MADDE 35510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
5510 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
"EK MADDE 24- Kurumca bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara, (15.965) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ilave ödeme yapılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve maddenin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Kurum yetkilidir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen Ek Madde 24 ile, gelir ve aylık alan emeklilere yönelik olarak ilave bir ödeme yapılması hüküm altına alınmaktadır. Söz konusu ödeme, gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpılması suretiyle hesaplanacak ve doğrudan tüm emekli gruplarına yansıtılacaktır. Bu düzenlemenin temel gerekçesi, emeklilerin mevcut ekonomik koşullar karşısında gelirlerinin yetersiz kalması ve özellikle sabit maaşlı kesim olarak enflasyondan en fazla etkilenen gruplar arasında yer almalarıdır. Tek seferlik ya da geçici nitelikte olmayan bu kalıcı ödeme, asgari geçim koşullarını güçlendirmeye ve emeklilik döneminde insanca yaşam ilkesini desteklemeye yöneliktir.
MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Kanunun Resmi Gazete'de yayınlanmasıyla birlikte yürürlüğe gireceği belirtilmektedir.
MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Kanunun Cumhurbaşkanınca yürütüleceği belirtilmektedir.
Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'de son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler, özellikle dar ve sabit gelirli kesimleri: derinden etkilemektedir. Enflasyon oranlarındaki artış, temel tüketim ürünlerinin fiyatlarındaki hızlı yükseliş ve alım gücündeki ciddi düşüş vatandaşların yaşam standartlarını tehdit eder hâle gelmiştir. Bu gruplar içerisinde en kırılgan kesimlerden biri kuşkusuz emeklilerdir. Bugün emekliler, sadece gelir yetersizliğiyle değil, aynı zamanda sosyal yaşamdan dışlanma, yoksullukla mücadele etme ve yaşlılık dönemini onuruna yakışır bir şekilde geçinememe tehdidiyle karşı karşıyadır.
2025 yılı itibarıyla en düşük emekli aylığı 14.469 Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Sendikaların son verilerine göre açlık sınırı 23.615 lirayı aşmış durumdadır. Bu veriler, en düşük emekli aylığı alan vatandaşlarımızın bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının bile altında bir gelirle yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, emeklilerin temel gıda, barınma, sağlık ve ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan bir yaşam mücadelesi verdiklerini göstermektedir.
Sosyal devlet anlayışı, sadece asgari düzeyde yaşamı idame ettirmeyi değil, bireylerin onurlu ve insan haysiyetine yaraşır bir yaşam sürmelerini güvence altına almayı hedefler. Emekli aylıklarının asgari ücretin altında kalması, bu anlayışı zedelediği gibi, toplumsal aidiyet duygusunu da aşındırmakta; vatandaşların devlete ve sosyal güvenlik sistemine olan güvenini sarsmaktadır. Bu nedenle en düşük emekli aylığının, asgari ücret düzeyinin altına düşmemesi yasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
Özellikle dini ve kültürel anlamda büyük bir yere sahip olan Kurban Bayramı, toplumumuz açısından yalnızca bir ibadet değil; aynı zamanda dayanışma, paylaşma ve toplumsal birlik duygularının yeniden inşa edildiği önemli bir dönemdir. Ancak emeklilerimizin büyük bir kısmı, mevcut gelirleriyle kurban kesmek bir yana, bayram temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlanmaktadır. 2025 yılı itibarıyla büyükbaş hayvanlarda bir hisse bedeli 25.000 TILyi, küçükbaş kurbanlıklar ise 10.000 TL.*yi aşmış durumdadır. Bu rakamlar, emeklilerin büyük çoğunluğu açısından yalnızca kurban ibadetinden değil, bayramın manevi ve sosyal anlamından da uzak kalmalarına neden olmaktadır.
Bu çerçevede, emeklilere yılda iki kez ödenmekte olan bayram ikramiyelerinin, yalnızca sembolik bir katkı değil; sosyal yardımlaşma ve gelir dağılımında adaleti gözeten bir destek mekanizması olduğu unutulmamalıdır. Bayram ikramiyeleri, sadece ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve toplumsal açıdan da önem arz etmektedir. Emeklilerin bayramlarda çocuklarına harçlık verebilmesi, torunlarına küçük hediyeler alabilmesi, toplumsal hayata katılabilmesi; onların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri açısından belirleyicidir.
Bu gerekçelerle, emeklilere ödenen bayram ikramiyesinin tutarının artırılması bu ödemenin kamu maliyesine yükü hesaba katılsa dahi, sosyal devlet ilkesinin gereği ve toplumsal adaletin bir zorunluluğu olarak değerlendirilmelidir. Devletin en büyük güvencesi, geçmişte bu ülkeye yıllarını vermiş olan emeklilerimizin bugün onurlu bir yaşam sürmesini sağlayacak sosyal politikaları hayata geçirebilmesidir.
Sunulan bu kanun teklifiyle, En düşük emekli aylığının net asgari ücret düzeyinden az olamayacağı hüküm altına alınarak, emeklilerin yaşamlarını insan onuruna uygun bir biçimde sürdürebilmeleri amaçlanmaktadır.
Öte yandan Ramazan ve Kurban bayramlarında tüm emeklilere bayram ikramiyesinin de sosyal devlete yakışır şekilde artırılarak bu destek mekanizmasının istikrarlı ve eşitlikçi biçimde sürdürülmesi sağlanmaktadır.
Bu düzenlemeler, yalnızca bir gelir artırımı değil, aynı zamanda yıllarını bu ülkeye vermiş milyonlarca yurttaşımıza yönelik bir vefa göstergesi ve anayasal bir yükümlülüğün gereğidir. Emeklilik bir lütuf değil, kazanılmış bir haktır. Bu hakların sosyal devlet ilkesine uygun biçimde günümüz koşullarına uyarlanması, toplumsal barışın ve sosyal güvenliğin sürdürülebilirliği açısından zorunludur.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR