İcra ve İflas Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
36 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde
Kaynak göster
2/3775 esas numaralı kanun teklifi 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Cevdet Akay (CHP) ve 1 vekil; 36 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Cevdet Akay (CHP, Karabük) ve diğerleri. “İcra ve İflas Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3775, 16 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3775-icra-ve-iflas-kanunu-ile-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanununda-degisiklik (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b711c954-29fc-4f03-8cff-019f6ab3c2b8
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu36 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İmzacıların tamamı (36)İmzacı listesini kapat
İLK İMZA
İlk imza sahipleri
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 7 madde
MADDE 19/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 82 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent…
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 82 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
"14. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında gelir ve aylık ödemeleri ile bayram ikramiyesi ödemeleri yapılanların bu ödemelerin yatırıldığı banka hesaplarındaki paralar,"
Gerekçe: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesinde yapılan bu düzenleme ile 5510 sayılı Kanun kapsamında gelir ve aylık alan vatandaşlarımızın, söz konusu ödemelerin yattığı banka hesaplarındaki paraların haczedilemeyeceği hususu, "haczedilemeyecek mal ve haklar" arasında açıkça hüküm altına alınmaktadır. Böylece, emeklilerin temel geçim kaynağı olan gelirlerin banka hesabına geçmesiyle birlikte koruma kalkanının sona ermesi gibi uygulamadaki belirsizlikler giderilerek, emekli maaşlarının korunması amaçlanmaktadır.
MADDE 26183 sayılı ve 21/7/1953 tarihli Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70 inci maddesinin birinci…
6183 sayılı ve 21/7/1953 tarihli Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş ve 71 inci maddesinde yer alan "emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler" ibaresi kaldırılmıştır.
"14. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında gelir ve aylık ödemeleri ile bayram ikramiyesi ödemeleri yapılanların bu ödemelerin yatırıldığı banka hesaplarındaki paralar,"
Gerekçe: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında gelir ve aylık ödemesi yapılan kişilere ait banka hesaplarında bulunan ve sosyal güvenlik ödemelerinden oluşan tutarlar, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda düzenlenen haczedilemeyecek mallar kapsamına dâhil edilmektedir. Böylece; emekli, malul, dul ve yetim aylıkları ile diğer sosyal güvenlik ödemelerinin hacze karşı güvence altına alınması, uygulamada yaşanan hak kayıplarının giderilmesi ve sosyal güvenlik hakkının sosyal devlet ilkesi doğrultusunda etkin biçimde korunması amaçlanmaktadır.
MADDE 331/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93 üncü maddesinin…
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler ile bu ödemelerin yatırıldığı banka hesaplarındaki paralar, nafaka borçları dışında haczedilemez; haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunsa dahi, icra müdürü tarafından reddedilir."
Gerekçe: 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde yapılan değişiklik ile emekli gelir ve aylıklarının haczedilemezliği ilkesi güçlendirilmektedir. Mevcut uygulamada emekli maaşları üzerinde nafaka borcu veya borçlunun muvafakati gibi çeşitli istisnalar bulunmaktadır. Bu düzenleme ile söz konusu istisnalar daraltılmakta; özellikle borçlunun rızası olsa dahi haciz taleplerinin icra müdürlüklerince reddedilmesi zorunlu kılınarak, sosyal devlet ilkesi gereği emekli aylığının kişinin yaşamını idame ettirebilmesi için korunması teminat altına alınmaktadır. Bu hüküm, kamu düzenine ilişkin emredici bir kural olarak tesis edilmektedir.
MADDE 45510 sayılı Kanun'un ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.000 Türk lirasından" ibaresi…
5510 sayılı Kanun'un ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.000 Türk lirasından" ibaresi, "ilgili ay itibarıyla yürürlükte olan net asgari ücret tutarından" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 5510 sayılı Kanun'un ek 19. maddesi ile belirlenen alt sınırın, sabit bir rakam yerine "net asgari ücret" ile ilişkilendirilmesi hedeflenmektedir. En düşük emekli aylığının, ekonomik dalgalanmalardan ve enflasyonist etkilerden korunması, emeklilerin insanca yaşama standartlarının altına düşmemesi adına zorunluluk arz etmektedir. Asgari ücretin, bir çalışanın ve ailesinin temel yaşam maliyetini yansıtan bir ölçüt olduğu göz önüne alındığında, emekli aylıklarının da bu eşiğe endekslenmesi sosyal adaletin bir gereğidir.
MADDE 55510 sayılı Kanun'un ek 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanun'un ek 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Devletin kamu alacaklarını tahsil etme yetkisinin kullanımı sosyal devlet ilkesi, ölçülülük esası ve insan onurunun korunması yükümlülüğü ile sınırlandırılmıştır. Sosyal güvenlik sistemi, vatandaşın en zor döneminde yanında olmak amacıyla kurulmuş olup, bu sistemin sağladığı gelirlerin idari tasarruflarla azaltılması, sosyal adalet anlayışı ve Anayasa'nın öngördüğü koruma yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır. Maddeyle, Kurum'dan gelir veya aylık alanların genel sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin borçlarının gelir veya aylıklarından doğrudan kesilmesine imkân tanıyan düzenleme yürürlükten kaldırılarak; emeklilerimizin, malullerimizin, dul ve yetimlerimizin temel geçim kaynaklarının korunması, sosyal güvenlik hakkının güçlendirilmesi ve sosyal devlet ilkesinin fiilen hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 6Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 7Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir. li İCRA VE İFLAS KANUNU İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye Cumhuriyeti, anayasal düzenin temel taşı olan sosyal devlet ilkesi gereğince, vatandaşlarının ekonomik ve sosyal refahını korumak, gelir dağılımında adaleti sağlamak ve özellikle çalışma hayatlarını tamamlamış olan emeklilerimize onurlu bir yaşam sunmakla yükümlüdür. Ancak gelinen noktada, Türkiye'nin kamu maliyesi yönetimi ve sosyal güvenlik sistemi ciddi bir yapısal krizle karşı karşıyadır. 2026 yılı itibarıyla belirlenen 28.075,50 TL tutarındaki net asgari ücretin, hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında emeklilerimiz için bir yaşam standardı eşiği oluşturduğu gerçeği göz ardı edilemez. Buna rağmen, en düşük emekli aylıklarının bu sınırın dahi altında kalması, sadece matematiksel bir hata değil, sosyal devlet ilkesinin bizzat ihlalidir. Bu teklif, emeklilerimizin çalışma yaşamları boyunca topluma sundukları emeğin karşılığını, : yaşlılık dönemlerinde güvenli ve insanca bir gelirle alabilmelerini sağlamayı, böylece yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalan geniş halk kitlelerinin alım gücünü enflasyonist baskılar karşısında korumayı temel amaç edinmiştir.
Emeklilerimizin ekonomik refahı, yalnızca aylık seviyeleriyle değil, aynı zamanda mülkiyet haklarının korunmasıyla da doğrudan ilişkilidir. Anayasa'nın 35'inci maddesiyle teminat altına alınan mülkiyet hakkı, sosyal devlet ilkesiyle birleştiğinde; devletin, borçlu emekli ile alacaklı arasındaki ilişkide "insan onurunu" koruyucu bir kalkan görevi görmesini zorunlu kılar. Mevcut mevzuatta emekli aylıklarının haczedilemeyeceğine dair açık hükümler bulunmasına rağmen, uygulamada banka hesaplarına yatan tutarlar üzerinden alınan hukuka aykırı muvafakatler veya sistemli bloke işlemleri, yasal koruma kalkanını fülen işlevsiz bırakmaktadır. Borç yükü altındaki emekli, yaşadığı ekonomik baskı sebebiyle iradesi sakatlanmış bir şekilde muvafakat vermeye mecbur bırakılmakta; bu durum, mülkiyet hakkının ölçüsüz bir ihlali haline gelmektedir. Yüksek yargı içtihatlarının da ısrarla vurguladığı üzere, cebri icranın amacı alacağın tahsili olsa dahi, bu tahsil süreci hiçbir koşulda borçluyu ve ailesini mutlak yoksulluğa sürüklememeli, onları sosyal devletin yardımına muhtaç hale getirmemelidir. Bu teklif, bahse konu muvafakatleri geçersiz kılarak ve koruma kalkanını banka hesaplarını da kapsayacak şekilde genişleterek, borçlunun yaşam hakkını ve insan onurunu, alacak hakkının önünde bir değer olarak tesis etmeyi amaçlamaktadır.
Bu düzenleme, emeklilerimizin korunması hedefleriyle birlikte, kamuda genel bir bütçe disiplini ve etik yönetim anlayışının tesisiyle tamamlanmaktadır. Bugün, vatandaşımızın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir ekonomik ortamda; kamu kaynaklarının israfa, gösterişe ve verimsiz projelere aktarılması, devletin adalet duygusuna ve kamu vicdanına vurulan bir darbedir. Kamu yönetimi, şeffaflıktan uzak, hesap verebilirlikten yoksun bir yapıdan kurtarılmalı; "tasarruf" bir tercih değil, anayasal bir görev olarak uygulanmalıdır. Yine, üst düzey bürokrasiden özel sektöre geçişlerde yaşanan etik boşluklar ve denetim mekanizmalarındaki zafiyetler, kamu yararı ile özel çıkarın iç içe geçmesine neden olmaktadır. Bu teklif, stratejik varlıkların korunmasından ihale süreçlerinin şeffaflaştırılmasına, liyakat odaklı yönetimden etik bariyerlerin inşasına kadar geniş bir perspektifte, devletin ciddiyetini ve şefkatini yeniden tanımlamaktadır.
Sonuç olarak; emeğiyle geçinen vatandaşlarımızın onurlu yaşam hakkını güvence altına almak, sosyal adaleti yeniden tesisi etmek ve kamu kaynaklarını rant odaklarından kurtarıp halkın gerçek ihtiyaçlarına tahsis etmek, Cumhuriyetimizin temel sorumluluğudur. İsra; durdurulduğu, hesabın sorulabildiği, hukukun üstünlüğü ve sosyal devlet ilkesi eki 5) üzerinde değil hayatın her alanında hissedildiği bir düzen için bu kanun teklifi ./ AriSe b sorumluluğun gereği olarak hazırlanmıştır. Devletin gücü, belirli imtiyazlı kesimlerine sil & zayıfından en güçlüsüne kadar tüm vatandaşlarının huzuru ve refahı üzerinden ölçülnde İL MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR