65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3165 esas numaralı kanun teklifi 17 Haziran 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Yasin Öztürk (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3165, 17 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3165-65-yasini-doldurmus-muhtac-gucsuz-ve-kimsesiz-turk-vatandaslarina-aylik-baglanmasi-hakkin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/a5261d50-b461-4cf5-afd0-01977db197eb
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 11/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık…
1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "(4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda" ibaresi "net asgari ücret tutarının "6759i" şeklinde, fıkranın (b) bendi ile maddenin ikinci fıkrasında yer alan "(3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda" ibareleri "net asgari ücret tutarının 9650'si" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Madde ile engel oranı 9040-9469 arası olan engelliler için net asgari ücretin "50'si, engel oranı 9670 ve üzeri olan engelliler için net asgari ücretin W75*i tutarında maaş verilmesi amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (28 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Engelli Olmak: Görmeyen Gözlerin, Duymayan Kulakların ve Yalnız Kalan Kalplerin Hikâyesi...
Engelli... Ne soğuk bir kelime değil mi? Tıpkı sistemin yaklaşımı gibi.
Oysa engelli, yalnızca bedensel ya da zihinsel bir farklılık taşıyan birey değildir. Engelli, çoğu zaman "görmezden gelinen", "sistemin kıyısına itilen", "hayattan payını eksik alan" insandır.
Ama en çok da bu toplumun vicdan aynasında yansımasını göremediği gerçektir. Bir çocuk düşünün...Koşmak istiyor ama bacakları yok.
Bir genç düşünün... Okumak istiyor ama okulun kapısından bile giremiyor.
Bir anne düşünün... Evladına bakım veriyor ama Devletten destek değil, sadece nasihat alıyor.
Bu Ülkede engelli olmak, sadece engelli olmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda mücadele etmektir, sistemle, yoksullukla, önyargıyla, yok sayılmayla mücadele etmektir.
Türkiye'de engelli birey olmak, çoğu zaman dört duvar arasında sıkışıp kalmak demektir.
Kaldırımı yok, rampası yok, asansörü çalışmaz, toplu taşıması erişilemez. Eğitim sistemi engelliyi kapsamaz, istihdam politikası adını anmaz. Öyle ki, kamuda engelli istihdamı için açılan sınavlar, yıllarca bekleyenlerin umutlarını her seferinde biraz daha tüketir.
Aileler? Onlar başka bir dramın içinde yaşar.
Devlet desteği yetersizdir. Bakıma muhtaç evladını bırakıp işe gidemez; işe gitse çocuğunu yalnız bırakır. "Ya ben ölürsem, çocuğuma kim bakar?" sorusuyla her gece uykusuz kalır.
Bir engelliye bakan annenin, babanın, kardeşin hayatı da değişir. Sadece birey değil, tüm aile engellenir. Ve işte o zaman asıl engelin sadece bireyde değil, toplumun yapısında olduğu ortaya çıkar.
Ekonomik zorluklar mı?
Engelli maaşıyla yaşamaya çalışanlar var bu Ülkede. 2025 Türkiye*sinde, bir market poşetini dolduramayan ücretlerle yaşamaya çalışan insanlar...
Tekerlekli sandalyesi olmayanlar, protez bacağı kırık olanlar, işitme cihazı alamayan çocuklar...
Devletin sosyal yardım kalemlerinde adı geçse de gerçek hayatta yüzüne bakılmayan binlerce hayat var.
Sosyal hayatta görünmezlik...
Engelli birey ne sinemada ne parkta ne sokakta var. Onlar için düzenlenmiş alanlar göstermelik, projeler ise genellikle seçim öncelerinde vitrin süsü.
Birçok şehirde engelli birey, sokağa çıkmaya korkar çünkü kaldırımlar araçlarla doludur, engelli tuvaleti kilitlidir, toplu taşıma merdivenlidir.
Ve en büyük engel: önyargı.
Bir iş görüşmesinde sırf tekerlekli sandalyede olduğu için elenen bir üniversite mezunu...
Sınıf arkadaşlarının bakışlarından utanıp okuldan ayrılan bir çocuk... Toplumun bakışı, kimi zaman Devletin ihmalkârlığından bile daha sert ve kırıcıdır.
Şimdi sormak lazım: Engel kimde? Sandalyeye mahkum edilen çocukta mı, onu o sandalyeyle hayata taşıyamayan sistemde mi? İşitme cihazı alamayan çocuğun ailesinde mi, yoksa onu duymayan Devlette mi?
Bu sistem değişmeli. Engellilik bir kusur değil, bir farklılıktır. Ve her bireyin yaşam hakkı, eğitim hakkı, istihdam hakkı eşittir. Bu bir lütuf değil, anayasal haktır.
Sosyal devlet, en çok da en zayıfına kol kanat geren devlettir. Ve bu toplum, vicdanını yitirmediğini engellisine gösterdiği değerle ispat eder.
Unutmayalım: Bir toplum, engellisine verdiği değer kadar insandır.
Bu kanun teklifinin amacı; "engelli maaşlarını asgari ücrete endekslemek, onların yaşam koşullarını insan onuruna yaraşır hale getirmektir."
Çünkü bir toplumu güçlü yapan şey, en güçsüzünü ne kadar gözettiğidir. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR