İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 21 madde
Kaynak göster
2/3182 esas numaralı kanun teklifi 26 Haziran 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3182, 26 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3182-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/f16433ef-7de9-40fe-9388-0197acb5509a
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleSağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 21 madde
MADDE 122/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde…
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.
"İşyerlerinde deneme süresini tamamlayan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Son altı ayda benzer işler için işçi alımı halinde geçerli sebep olmadığı karinesi geçerlidir. Feshe son çare olarak başvurulması zorunludur."
"&) İşyerinde veya işyeri dışında sendikal faaliyetler veya çalışma yaşamından kaynaklanan menfaatler kapsamında eylem ve gösterilere katılmak."
Gerekçe: Bu maddeyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 inci maddesinde yapılan değişiklikle, işverenlerin sendikal örgütlenmeyi engellemeye yönelik kötü niyetli fesih uygulamalarının önlenmesi, işçilerin iş güvencesinin keyfi uygulamalara karşı korunması ve sendikal hakların etkin şekilde kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 24857 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış, ikinci…
4857 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış, ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"İşveren işyerinde işçilerin eşit temsil edileceği bir disiplin kurulu kurmakla yükümlüdür. Disiplin kurulunun kuruluş ve çalışma esasları yönetmelikle belirlenir. İşçinin iş sözleşmesinin sonlandırılması için ön izin prosedürü işletilmeden önce, disiplin kurulunun oy çokluğu ile karar alması zorunludur.
İş sözleşmesinin işletmesel karara dayanan nedenlerle feshedilmesi isteminde işveren ön izin prosedürü kapsamında iş mahkemesine başvurarak işçilerin hak ve alacaklarını teminat olarak yatırmak koşuluyla fesih için ön izni alır.
İşyerinde sendikal örgütlenmenin başlatıldığına dair yazılı bildirimin işverene o iş kolunda çalışan bir sendika tarafından bildirilmesi durumunda; işyerinde bu kanunun 17. maddesi ile düzenlenen geçerli fesih yapılamaz. Bu kanunun 25. maddesi ile düzenlenen haklı fesih için 4. fıkra hükümleri geçerlidir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, işverenlerin 25 inci maddenin (11) numaralı bendini kötüye kullanarak işçilerin iş akitlerini keyfi ve gerçeğe aykırı gerekçelerle feshetmelerinin önlenmesi, işçilerin hak ve alacaklarını uzun ve yıpratıcı yargı süreçlerine mahkum olmadan elde etmeleri, böylece iş güvencesinin ve ekonomik hakların korunması amaçlanmaktadır.
MADDE 34857 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 20- İş sözleşmesi feshedilen…
4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 20- İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine arabulucu ya da özel hakeme de götürülebilir. Arabulucu ve özel hakemde en fazla bir ay içerisinde anlaşma sağlanamazsa, işçi 2 hafta içerisinde işe iade talebiyle dava açabilir.
Dava 4 ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi 2 ay içinde ve kesin olarak karar verir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20 nci maddesinde yapılan değişiklikle; iş güvencesinin kapsamı genişletilerek daha fazla işçinin koruma altına alınması, yargılamalara süre sınırı getirilerek uzun yargı süreçlerinin iş güvencesi hakkını fülen işlevsiz hale getirmesinin önlenmesi ve böylece uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan iş güvencesi hakkının etkin şekilde uygulanması amaçlanmaktadır.
MADDE 44857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "bir ay" ibaresi "on iş…
4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "bir ay" ibaresi "on iş günü" şeklinde değiştirilmiş, birinci fıkrasının ikinci cümlesi, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmış, beşinci fıkrasında yer alan "yapılacak ödemeden" ibaresi yürürlükten kaldırılarak yerine "belirlenen çalıştırılmadığı süre ücretinden" ibaresi eklenmiş, yedinci fıkrasında yer alan "Arabuluculuk" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da özel hakem" ibaresi eklenmiş ve yedinci fikrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Feshin geçersizliğine karar veren mahkeme veya özel hakem, karardan önce işe başlama veya tazminat seçeneğini işçiye veya vekiline sorar. İşçinin talebi işe iade olduğunda bu yönde karar verir ve işveren bu kararın kesinleşmesinden sonra başvurusu halinde işçiyi işe başlatmak zorundadır.
İşveren işçiyi kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. Başlatmadığı takdirde ücret ve diğer haklarını, her ay emsal işçi ücretini düzeyinde ödemek zorundadır. Emsal işçi yoksa veya işveren emsal işçiyi bildirmezse işçinin ücreti işyerinde işçilere yapılan en yüksek zam oranı esas alınarak belirlenir.
İşçi, işe başlamak yerine tazminat seçeneğini seçerse, işe iade yerine işçinin bir yıllık ücretinden az olmayacak tutarda işe iade tazminatı ödenmesine karar verir. Bu tazminatın aylık tutarı üçüncü fıkradaki usule göre belirlenir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinde yapılan değişiklikle, geçersiz fesih hallerinde işçinin işe iade sürecinde uzun yargılama süreleri nedeniyle doğan mağduriyetlerin giderilmesi, önceki düzenlemede var olan süre kısıtlarının kaldırılmasının yol açtığı hak kayıplarının önlenmesi ve işçinin yargılama süresi boyunca doğmuş tüm ücret ve haklarını tam olarak alabilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 54857 sayılı Kanuna 33 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
4857 sayılı Kanuna 33 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"İşverenin ödeme aczine düşmesi
MADDE 33/A- İşçilerin çalışma yaşamına ilişkin kanunlardan doğan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ayrımcılık yasağı tazminatı, askerlik tazminatı, işe başlatmama tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, gibi işçilik alacaklarına mahkeme kararı ile hükmedilmesi halinde işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleri ile işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü durumlarda alacakları 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek | inci maddesi ile düzenlenen Ücret Garanti Fonu'ndan karşılanır.
Bu fondan işçiye yapılan ödemeler 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun esasları uyarınca işveren, ortakları ve yetkili temsilcilerinden tahsil edilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, işverenin konkordato ilan etmesi, iflas etmesi, iflasın ertelenmesi veya ödeme güçlüğüne düşmesi hallerinde işçilerin hak ve alacaklarının uzun ve zorlu icra takiplerine gerek kalmaksızın güvence altına alınması, işçilerin bu süreçlerde yaşadığı mağduriyetlerin ve hak kayıplarının önlenmesi ve alacaklarının etkin şekilde tahsilinin sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 64857 sayılı Kanuna 96 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
4857 sayılı Kanuna 96 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"İşçi Temsilciliği
MADDE 96/A- Yetkili işçi sendikasının bulunmadığı işyerlerinde işçi sayısı elliye kadar ise iki, elli bir ile iki yüz elli arasında ise üç, iki yüz elli ile beş yüz arasında ise dört, beş yüz bir ile bin arasında ise beş, bin bir ile iki bin arasında ise altı, iki binden fazla ise sekiz işçi temsilcisi, işyerinde çalışan işçiler arasından gizli oy açık sayım esası ile seçilir. İşçi temsilcileri kurul halinde çalışır, kararları oy çokluğuyla alır.
İşçi temsilciliği seçimleri iki yılda bir yenilenir.
6356 Sayılı Kanun'un 24. maddesinde düzenlenen işyeri sendika temsilcilerinin güvencesi, işçi temsilcileri için de uygulanır.
İşçi Temsilcileri Kurulunun görevleri şunlardır:
a) İşyerini işçi sağlığı ve güvenliği açısından denetler, sorunları belirler ve çözümü için girişimlerde bulunur.
b) İşçilerin iş akdinin feshinden önce, İşçi Temsilcileri Kuruluna bildirim zorunludur.
Kurulun itirazı halinde fesihte ısrar edilmesi durumunda Disiplin Kurulu'nun kararı ön izin beklenir.
c) İşyerinde çalışma saatlerinin, ara dinlenmelerin, vardiyaların düzenlenmesi, ağır işlerde çalışamayacak işçilerin daha hafif bir işte çalıştırılması ile işçiler için çalışma koşullarında esaslı değişiklik sayılacak haller gibi çalışma düzeninin sağlanmasında işverenle birlikte karar verir, yasaya aykırı uygulamaları ve talepleri reddeder.
d) İşçilerinin ücret ve sosyal haklarına ilişkin taleplerini işveren temsilcilerine iletir ve birlikte çözüm geliştirmek üzere çaba harcar.
e) İşveren işyeri ile ilgili alacağı kararları, öncesinde İşçi Temsilcileri Kurulu ile paylaşmak ve önerilerini almak zorundadır.
f) Çalışma saatleri, işin başlangıç ve bitiş süreleri, fazla çalışma puantaj kayıtları, işçiden alınan ibranameler, iş koşullarında değişiklik önerisine ilişkin işçinin rızasını gösterir belgeler işçi temsilcisi tarafından imzalanır. İşçi temsilcisi tarafından imzalanmamış hiçbir belge bu belgede işçinin imzası olsa dahi işçiyi bağlamaz."
Gerekçe: Bu maddeyle, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na eklenen yeni düzenleme ile mevcut yasal denetim mekanizmalarının yetersizliği ve iş müfettişi sayısının yetersiz oluşu dikkate alınarak, işçilerin çalışma yaşamına dair bireysel iş hukuku haklarının etkili bir şekilde denetlenmesi amacıyla işçi temsilciliği kurumunun yasal güvence altına alınması ve bu temsilcilerin geniş yetkilere sahip, mutlak iş güvencesiyle korunarak görevlerini bağımsız ve etkin biçimde yerine getirebilmeleri amaçlanmaktadır.
MADDE 718/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde…
18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 7- (1) Sendikalar, kuruluş tüzüklerini doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek suretiyle tüzel kişilik kazanır. Bakanlık; kuruluşun adını, merkezini ve tüzüğünü bildirimden itibaren on beş gün içinde resmi internet sitesinde ilan eder.
(2) Bakanlık, kuruluş bildirimini yalnızca şekli açıdan inceler. Kuruluş bildirimi yapıldıktan sonra, sendika faaliyetlerine derhal başlayabilir.
(3) Tüzük değişiklikleri birinci fıkra hükmüne göre ilan edilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle, sendikaların kuruluşunun bürokratik işlemlerle zorlaştırılmasının önüne geçilerek örgütlenme özgürlüğünün etkin şekilde kullanılabilmesi amacıyla kuruluş işlemlerinin doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapılacak başvuru ile basitleştirilmesi ve hızlandırılması amaçlanmaktadır.
MADDE 86356 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 24- (1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve haklı nedenle fesih talepli davası iş mahkemesince kabul edilmedikçe feshedemez. İş Mahkemesi işverenin talebi üzerine başlayacak yargılamayı en geç 3 ay içerisinde sonuçlandırır. Mahkeme kararı kesinleşmeden işveren işyeri sendika temsilcisinin görevine son veremez. Mahkeme kararı olmadan temsilcinin iş akdini askıya alamaz, işyerinde filen çalışmasına engel olamaz. İşveren, temsilcinin düzenlemeye aykırı olarak fiilen işyerine alınmaması halinde her ay ücret ödeme yükümlülüğüne ek olarak ihlalin sürdüğü her ay ayrıca bir aylık brüt ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlüdür
(0) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.
(6) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır.
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 24 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, sendikal örgütlenme ve faaliyetlerin etkin bir şekilde sürdürülebilmesi için işyeri sendika temsilcilerinin görevlerini baskı ve işten çıkarma tehdidi olmaksızın yürütebilmelerini sağlamak amacıyla mutlak iş güvencesine kavuşturulmaları amaçlanmaktadır.
MADDE 96356 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin dördüncü fikrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki…
6356 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin dördüncü fikrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"İş bu tazminata fesih tarihinden itibaren, yasal faizden az olmamak üzere bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi işletilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesine eklenen düzenleme ile, sendikal sebeple iş akdinin feshi halinde hükmedilecek tazminata, fesih tarihinden itibaren yasal faiz oranından az olmamak kaydıyla bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanması sağlanarak işçilerin uğradığı mağduriyetin giderilmesi ve caydırıcılığın artırılması amaçlanmaktadır.
MADDE 106356 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 27- (1) Toplu iş sözleşmesi…
6356 sayılı Kanunun 27 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 27- (1) Toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendikanın işyerinde çalışan üyeleri; işyerinde işçi sayısı elliye kadar ise bir, elli bir ile yüz arasında ise iki, yüz bir ile beş yüz arasında ise üç, beş yüz bir ile bin arasında ise dört, bin bir ile iki bin arasında ise altı, iki binden fazla ise sekiz işyeri sendika temsilcisini işyerinde çalışan üyeleri arasından seçimle belirler. İşyerindeki bina, vardiya ve ünite sayısı gibi nedenlerle gerekli görülmesi halinde sendika, temsilci sayısını iki katına kadar çıkartabilir. En çok oy alan temsilci baş temsilci olur.
2) Seçilen temsilciler, en fazla bir TİS dönemi boyunca görev yapar. TİS'in imzasından sonraki 60 gün içerisinde temsilci seçimlerinin yenilenmesi zorunludur. Aynı kişi tekrar aday olabilir.
(8) Seçilen temsilciler, işyerindeki işçilerin hak ve çıkarlarını korumak, toplu sözleşme uygulamalarını izlemek ve sendikal faaliyetleri yürütmekle görevlidir. Temsilcilerin görevleri süresince iş güvencesi esastır; temsilcilik nedeniyle iş akdi feshedilemez, görev yeri değiştirilemez, mahkeme kararı olmadan disiplin cezası verilemez.
(0 Temsilci veya temsilciler, işbu maddenin 3. fıkrasında sayılan görevlere aykırı davranış sergilediğinde, sendika üyesi işçilerin en az beşte ikisinin yazılı talebiyle temsilcilik seçimi yenilenir. Yenilenen temsilcilik seçimine önceki temsilciler de katılabilir. Temsilcilik seçimi, temsilcilik dönemi boyunca yalnızca bir kez yenilenebilir. Temsilcilik yenileme seçimleri, yazılı talebin sendika merkezine veya şubesine ulaşmasından itibaren 2 hafta içinde yapılır.
(5) İşveren, temsilcilerin görevlerini yerine getirmesi için gerekli zamanı, araçları ve koşulları sağlar. Aksi yöndeki uygulamalar, sendikal faaliyetin engellenmesi sayılır."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 27 nci maddesinde yapılan değişiklikle, sendikaların merkezileşmesi sonucu ortaya çıkan bürokratik ve işçiden uzak yapıların önüne geçilmesi, işyeri sendika temsilcilerinin atanma usulünün kaldırılarak temsilcilerin doğrudan işçiler tarafından seçimle belirlenmesi ve böylece işçilerin sendika temsilcilerini özgür iradeleriyle seçme haklarının güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
MADDE 116356 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 41 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 41- (1) İşçi sendikası kurulu bulunduğu işkolunda, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde, işletmede veya işletmeye bağlı ayrı ayrı her bir işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
(0) İşyerinde, işletmede veya işletmeye bağlı ayrı ayrı her bir işyerinde birden çok sendikanın yüzde kırk veya fazla üyesinin olması durumunda başvuru tarihinde en çok üyeye sahip sendika toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.
(3) Birişveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyeri veya işyerleri, sendika üyesi olmayan bir işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir."
Gerekçe: Bu maddelerle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41 ve 43 üncü maddelerinde yapılan değişikliklerle; işkolu, işyeri ve işletme düzeyinde uygulanan sendikal barajların kaldırılarak işçilerin sendikalaşma özgürlüğünün önündeki engellerin ortadan kaldırılması, işverenlerin kötü niyetli yetki itirazları yoluyla toplu iş sözleşmesi süreçlerini yıllarca sürüncemede bırakmasının ve işçilerin sendikal hak kayıplarına uğramasının önlenmesi, yetki uyuşmazlıklarının ise işçilerin doğrudan katılımıyla yapılacak referandum yoluyla çözülmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 126356 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 43- (1) Kendilerine 42 nci…
6356 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 43- (1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen olumlu veya olumsuz tespit yazısını alan işçi sendikaları taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde görevli makama yapabilir.
(2 Bu maddede belirtilen itiraz süresi içinde, herhangi bir itiraz vaki olduğunda, görevli makam, üç işgününün bitimini takip eden 15 gün içinde, işyerinde bir referandum yapar. İlan edilen sonuçlara göre, yetkili olma koşulunu sağlayan sendikaya görevli makam tarafından yetki belgesi verilir. Referandumda uyulacak usul ve esaslar, gizli oy açık sayım esası gözetilerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, konfederasyonların görüşü alınarak çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
(3) Referandum sonuçlarına, oylamanın yapıldığı tarihten itibaren 3 işgünü içinde, işyerinin bulunduğu yer itibariyle yetkili iş mahkemesinde itiraz olunabilir. Mahkeme, itirazı, 6 işgünü içinde, evrak üzerinden kesin olarak karara bağlar.
(4) Dava ya da itiraz, yetki ve toplu iş süreci işlemlerini durdurmaz."
MADDE 136356 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 44- (1) Tespit yazısına süresi içinde itiraz edilmemişse sürenin bitimini takip eden altı iş günü içinde; itiraz edilmişse referandum ile yetki şartlarına sahip olduğu kesinleşen sendikaya 6 iş günü içinde Bakanlıkça bir yetki belgesi verilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu"nun 44 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, yetki itirazlarının çözümünde mahkeme süreci yerine getirilen referandum uygulamasına uyum sağlanmakta, yetki belgesinin, itiraz bulunmadığında doğrudan, itiraz halinde ise referandum sonucuna göre verilmesi düzenlenmektedir.
MADDE 146356 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
6356 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 45- (1) Yetki belgesi bulunmaksızın yapılan bir toplu iş sözleşmesinde taraflardan birinin veya ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı haller işçi sendikalarının yetki başvurusu ve toplu iş sözleşmesi süreci yürütmesine engel değildir. Yetkisiz taraflarca yapılan toplu iş sözleşmesinin hükümsüzlüğü ancak yetkili işçi sendikasınca öğrenme tarihinden itibaren 6 işgünü içinde dava yolu ile ileri sürülebilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu"nun 45 inci maddesinde yapılan değişiklikle, yetki belgesi bulunmaksızın tarafların karşılıklı iradesiyle akdedilen toplu iş sözleşmelerinin doğrudan hükümsüz sayılmasının önüne geçilerek sözleşme serbestisinin korunması, aynı zamanda işçi aleyhine suiistimalleri önlemek ve usule uygun şekilde yetki alan sendikanın menfaatlerini korumak suretiyle sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 156356 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
6356 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
(8) Mevzuatın ve yürürlükteki toplu iş sözleşmemesinin uygulanmaması halinde, TİS'in tarafı olan yetkili işçi sendikası, üç gün öncesinden ilan etmek kaydıyla hak grevi başlatabilir. Bu grev, mevzuat ve yürürlükteki toplu iş sözleşmemesi uygulanıncaya kadar devam eder.
(0) Yetkili işçi sendikası, aynı işkolunda veya işverenin başka işyerlerinde veya işyeriyle ekonomik bağı olan başka işyerlerinde başlayan greve çıkan işçilerle dayanışmak amacıyla, süresi üç günü geçmemek üzere dayanışma grevi ilan edebilir. Sona eren dayanışma grevi, dayanışma gösterilen grevin devam etmesi kaydıyla, bir hafta aralıklarla, süresi üç günü geçmemek üzere tekrarlanabilir.
(10) Sendikalar veya konfederasyonlar, işkolu düzeyinde veya tüm işkollarını kapsayacak şekilde, çalışma yaşamının genel sorunlarına, ekonomik ve demokratik haklara dikkat çekmek ve çözüm talep etmek amacıyla genel grev ilan edebilir. Genel grevin süresi üç günle sınırlıdır ve başlama tarihinin altı iş günü öncesinde ilan edilmesi zorunludur. Genel grev, bir hafta ara vermek kaydıyla aynı talepler için tekrarlanabilir."
Gerekçe: Bu maddeyle, 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 60 ıncı maddesine eklenen düzenlemeyle, ILO'nun 87 sayılı Sözleşmesi ve denetim organlarının görüşleri doğrultusunda hak grevi, dayanışma grevi ve genel grevin, işçilerin sosyoekonomik ve mesleki çıkarlarını korumak amacıyla meşru bir araç olarak kullanılabilmesini sağlamak ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uyum çerçevesinde bu grev türlerini yasal güvence altına almak amaçlanmaktadır.
MADDE 166356 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "yasaklayabilir" ibaresi "yasaklama talebini…
6356 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "yasaklayabilir" ibaresi "yasaklama talebini Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderir" şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümlesinden sonra gelmek üzere fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"TBMM bu talebi öncelikle görüşerek karara bağlar. Yasak talebi üye tamsayısının en az beşte üçünün olumlu oyuyla kabul edilebilir."
Gerekçe: Madde ile mevcutta Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan; genel hayatı önemli ölçüde etkileyen doğa olaylarının gerçekleştiği yerlerde grev ve lokavtın yasaklanması yetkisinin TBMM'nin onayına sunulması amaçlanmaktadır. Bu sayede bu yetkinin yürütme tarafından kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 176356 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanı bu" ibaresi…
6356 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Cumhurbaşkanı bu" ibaresi "Cumhurbaşkanının talebi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu kanunun 62 nci maddesindeki usulü ile" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Madde ile mevcutta Cumhurbaşkanı tarafından kullanılan; kanuni bir grev veya lokavtın, genel sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte olması durumunda grev ve lokavtı altmış gün süre ile erteleyebilme yetkisinin TBMM'nin onayına sunulması amaçlanmaktadır. Bu sayede bu yetkinin yürütme tarafından kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 1812/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Bu maddeyle, 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yürürlükten kaldırılması suretiyle, iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı olması uygulamasına son verilerek, arabuluculuk kurumunun yeniden ihtiyari hale getirilmesi amaçlanmakta; böylece işçilerin hak arama yollarına erişimini zorlaştıran ve hak kayıplarına yol açan mevcut uygulamanın doğurduğu sorunların giderilmesi, iş mahkemelerinin iş yükünün beklenen düzeyde azalmadığı da gözetilerek sistemin etkinliğinin sağlanması hedeflenmektedir.
MADDE 199/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinden…
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinden önce gelmek üzere "Birinci sıra alacaklardan sonra gelmek üzere" ibaresi, birinci fıkrasının ikinci cümlesine "rehinli alacaklardan" ibaresinden önce gelmek üzere "birinci sıra alacaklar ile" ibaresi, beşinci fıkrasının A bendinde "bir" ibaresi "beş" ibaresi ile değiştirilmiş, "ve kıdem tazminatları dahil" ibaresinden sonra gelmek üzere "işçilik" ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Bu maddeyle, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 206 ncı maddesinde yapılan değişiklikle, kıdem tazminatı ve ücret gibi işçi alacaklarının tamamının öncelikli ve devlet güvencesi altında olması sağlanmakta; rehinle temin edilmiş alacaklar da dahil olmak üzere hiçbir ticari veya kamu alacağının işçi alacaklarının önüne geçememesi amacıyla işçilerin alacaklarının tam ve etkin şekilde korunması hedeflenmektedir.
MADDE 20Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 21Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'de son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler ve yüksek enflasyon oranları, ücretli çalışanların yaşam standartlarını olumsuz etkilemiş; çalışma süreleri uzamış, işçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri yetersiz kalmış, işyerlerinde mobbing ve yoğun üretim baskısı artmıştır. Anayasa'nın 49 ve 55'inci maddeleri uyarınca Devlet, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek ve adaletli ücret ile sosyal yardımları sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede, işçilerin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla sendikal örgütlenme anayasal bir hak olarak düzenlenmiştir.
Buna rağmen, mevcut mevzuatta yer alan sendikal barajlar, işkolu düzeyinde örgütlenme zorunluluğu ve toplu iş sözleşmesi (TİS) yetki prosedürleri sendikal örgütlenmenin önünde ciddi engeller oluşturmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın Ocak 2025 verilerine göre, toplam 16 milyon 973 bin 613 işçiden yalnızca 9014,8i sendika üyesi olup, kamu sektöründe sendikalaşma oranı 978,25, özel sektörde ise 967,38 seviyesindedir. Mevcut mevzuat nedeniyle 231 sendikadan yalnızca 62'si TİS yapma yetkisine sahip olabilmiş; işkolu barajına takılan çok sayıda sendika, işyerinde çoğunluğu sağlamış olsa dahi toplu pazarlık hakkını kullanamamaktadır. .
Sendikal yetki tespit süreçlerinde işverenlere tanınan itiraz hakkı, kötü niyetli şekilde kullanılarak yetki tespitlerinin yargıya taşınması ve süreçlerin yıllarca sürmesi sonucunu doğurmakta, işçilerin TİS yapma ve örgütlenme hakları fiilen engellenmektedir. Anayasa Mahkemesi de 2024 tarihli kararında bu uygulamanın sistematik bir sorun teşkil ettiğini ve düzenlemenin değiştirilmesi gerektiğini tespit etmiştir.
Grev hakkı ise Anayasa ile güvence altına alınmış olmasına rağmen, "milli güvenlik" gibi gerekçelerle sıkça ertelenmekte ve yasaklanmaktadır. Bunun yanı sıra uyarı grevi, dayanışma grevi ve hak grevinin yasak olması, grev hakkının fiilen kullanılamaz hale gelmesine yol açmaktadır. Lokavt uygulamaları da grev hakkının etkinliğini zedelemektedir.
Ayrıca, mevcut iş güvencesi düzenlemeleri işçilerin sendikal haklarını kullanırken yeterli korumayı sağlayamamakta; işverenlerce yapılan kötü niyetli fesihler sonucunda işçiler kıdem ve ihbar tazminatlarından, ücret ve sosyal haklardan yoksun bırakılmaktadır. Mevcut durum, Türkiye'nin taraf olduğu ILO'nun 87, 98 ve 158 sayılı sözleşmeleriyle de çelişmektedir.
Bu kanun teklifiyle; sendikal barajların kaldırılması, işyerinde örgütlenmenin önünün açılması, işverenlerin kötü niyetli itirazlarının engellenmesi, grev hakkının etkin kullanımının sağlanması ve iş güvencesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Teklif ile işçilerin örgütlenme özgürlüğünün tam anlamıyla güvence altına alınması, sendikal hakların etkin kullanımı ve çalışma barışının sağlanması hedeflenmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR