İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3208 KOMİSYONDA

5902 Sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/3208 esas numaralı kanun teklifi 14 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Gülizar Biçer Karaca (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Gülizar Biçer Karaca (CHP, Denizli). “5902 Sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3208, 14 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3208-5902-sayili-afet-ve-acil-durum-yonetimi-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tekl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/0219554b-e464-4c39-8fd6-019808c0720a

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    İçişleri Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 129/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanununun 23'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına…

29/5/2009 tarihli ve 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanununun 23'üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir:

"Bu kapsamda yapılacak harcamalar arasında afet bölgelerinde kadın ve çocuklara yönelik psikososyal destek, barınma, sağlık ve hukuki danışmanlık gibi hizmetlere özel ödenek ayrılır."

Gerekçe: Afet sonrası hizmetlerin yürütülmesi adına yapılacak harcamalar arasında afet bölgelerinde kadın ve çocuklara yönelik psikososyal destek, barınma, sağlık ve hukuki danışmanlık gibi hizmetlere özel ödenek ayrılması amaçlanmaktadır.

MADDE 25902 sayılı Kanun 26 ncı maddesine aşağıdaki ek madde eklenmiştir:

5902 sayılı Kanun 26 ncı maddesine aşağıdaki ek madde eklenmiştir:

"EK MADDE 2- "(1) Afet bölgesinde yürütülecek hizmetlerin planlamasında toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaç analizi yapılması esastır. Kurum ve kuruluş üst yöneticileri, afet sonrası hizmet planlamasında toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaç analizinin yapılmasından sorumludur.

(2) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afet bölgelerinde kadınlara ve çocuklara yönelik psikososyal destek, barınma, sağlık ve hukuki danışmanlık hizmetlerini içeren "Kadın ve Çocuk Dayanışma Merkezleri" kurmak ve işletmekle yükümlüdür.

(3) Afet bölgesi ilan edilen yerleşim yerlerinde yerel yönetimler, kadın ve çocuklara yönelik sosyal hizmetlerin planlanması ve uygulanmasında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile iş birliği içinde çalışmakla yükümlüdür. Bu kapsamda yerel yönetimlere verilecek görevlerin ifasında kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesinden gerekli ödenek aktarılır. Bu ödenek, özel hesaplarda izlenerek sadece bu hizmetler için kullanılır."

Gerekçe: Afet bölgesinde yürütülecek hizmetlerin planlanmasında toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaç analizinin üst yöneticileri tarafından yapılması ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından kadın ve çocuklara yönelik psikososyal destek, barınma, sağlık, hukuki danışmanlık hizmetlerini içeren "Kadın ve Çocuk Dayanışma Merkezleri" kurması ve işletmesi, yerel yönetimlerin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile işbirliği içerisinde çalışarak görevlerin ifasında kullanılmak üzere merkezi yönetim bütçesinden gerekli ödeneğin aktarılmasıyla özel hesaplarda izlenerek sadece bu hizmetler için kullanılması amaçlanmaktadır.

MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

İklim değişikliğine bağlı afetlerin sayısı ve şiddeti her geçen gün artarken, afetlerin toplumsal etkileri de daha belirgin hale gelmektedir. Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımlarla değil, aynı zamanda sosyal ve toplumsal kırılganlıklarla da sonuçlandığı açıktır. Özellikle kadınlar ve çocuklar afet süreçlerinde barınma, sağlık, güvenlik ve sosyal destek bakımından daha yüksek risk altındadır.

Dünya genelinde çeşitli ülkelerde 2024 yılında yaşanan yalnızca 21 büyük afetin faturası 417 milyar dolara ulaşmıştır. UNICEP'e göredünyada 2,2 milyar çocuk iklim değişiklikleri nedeniyle riske maruz kalmakta; her dört çocuktan biri "aşırı yüksek riskli" ülkede yaşamaktadır. Bu tablo, felaket maliyetlerini fiziksel altyapının ötesinde; özellikle çocuk ve kadınların eğitime, sağlık hizmetlerine, sosyal güvenliğe erişiminde kırılmalar yaratan boyutlara taşımaktadır.

Türkiye özelinde de iklim krizi etkileri giderek ağırlaşmaktadır. 6 Şubat 2023'teki depremler, 11 ilimizi doğrudan etkilemiştir. TMMOB'un resmi kaynaklara dayandırdığı değerlendirme raporuna göre 50 bin 783 vatandaşımız yaşamını yitirmiş, 107 bin 204 vatandaşımız ise yaralanmıştır. Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği'nin araştırmasına göre ise; 13,5 milyon vatandaşımız bu afetlerden etkilenmiş iken, bunların içinde 5,4 milyon çocuk bulunmakta ve yaklaşık 4 milyon çocuk eğitim, barınma ve psikososyal destek için hala yardıma ihtiyaç duymaktadır. Bu durum, toplumsal kırılganlıkları derinleştirmiş, özellikle kadın ve çocukların afet sonrası süreçlerde yaşadığı güvenlik, sağlık, eğitim ve barınma sorunlarını görünür kılmıştır. Deprem sonrası çocukların yaklaşık "054'ü annesini, 9038'i ise babasını kaybetmiş; yarısı kardeşini yitirmiştir. Bu çocukların önemli bir kısmında travma sonrası stres bozukluğu, kaygı ve depresyon semptomları gözlemlenmiştir .

Kadınlar açısından da afet öncesi ve sonrası veriler durum kritikliğini ortaya koymaktadır. UNICEF'in 2024 tarihli acil durum raporuna göre, deprem bölgesinde yaklaşık 130 bin hamile kadın bulunmakta iken, sağlık hizmetlerine erişimde zorlanmış, hijyen ve mahremiyet sorunları yaşayan anne-bebek sağlığı risk altında kalmıştır. Ayrıca çalışmalar, kadınların deprem sonrası ev içi rollerinin ve ekonomik kırılganlıklarının arttığını, gelir kaybı ve psikososyal yükle karşılaştıklarını ortaya koymaktadır. Ek olarak, doğal afetlerin ardından cinsel şiddet, çocuk istismarı ve zorla evlilik vakalarında artış gözlemlenmektedir. UNICEF, afet sonrası risk altında olan kız çocuklarının orta vadede "okulu bırakma" oranlarında belirgin bir yükseliş kaydettiğini raporlamaktadır .

Gebelik sürecindeki kadınlar için de iklim krizi ciddi sağlık riskleri barındırmaktadır: Doğumdan önceki hafta yaşanan her 1 derecelik sıcaklık artışı ölü doğum riskini 966 oranında artırmaktadır. Bunun yanında aşırı sıcağa maruz kalan kadınlarda menopoz dönemine ait uyku ve metabolik sorunlarda da artış gözlemlenmektedir .

İklim krizinin ve afetlerin kamu maliyesi üzerindeki ekonomik yükünü düşündüğümüzde; 2030 yılına kadar dünya üzerinde afet maliyetlerinin yıllık 300 milyar Doların üzerine çıkacağı tahmin edilmekte, bu da afet öncesi dayanıklılık yapılarına yatırım yapılmadığı sürece bütçelerin büyük kısmının bu sürece yönlendirileceğini göstermektedir. Dünya genelinde kalkınmakta olan ülkeler, bütçelerinin "01?den daha azını afet önleme ve direnç altyapısına ayırmaktadır; Türkiye de benzer zorluklarla karşı karşıyadır .

Bu veriler ışığında, 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Kanunu'na yapılacak bu değişiklikle, afet anı sonrasında dezavantajlı grupların başında gelen kadın ve çocuklara yönelik sorunları gidermek, toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir afet yönetimini kurumsallaştırarak sosyal devlet anlayışını güçlendirmek amaçlanmaktadır. Kadın ve çocukların kriz anında daha güçlü olmasını sağlayan "Dayanıklılık Merkezleri" ve toplumsal cinsiyet temelli ihtiyaç analizleri, yalnızca insani değil, ekonomik anlamda da sorunların beşeri ve ekonomik maliyetlerini düşüren önleyici düzenlemeler olarak öne çıkmaktadır. Nitekim her 1 Dolarlık dayanıklılık yatırımı, ortalama 100 Dolarlık kaybın önlenmesi anlamına gelmektedir .

Sonuç olarak işbu kanun teklifi ile Afet Kanunu'nun kırılgan gruplara yönelik afet yönetiminin kurumsallığı artırılacak, kadın ve çocuklar açısından za bil kö i mekanizması tesis edilmesi amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam