5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/350 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/350, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-350-5237-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/4c6519e1-e2fa-4b37-ad36-0188d9127e0f
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Gizliliğin İhlali" başlıklı 285 inci maddesinin 3 üncü…
26/9/2004 tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Gizliliğin İhlali" başlıklı 285 inci maddesinin 3 üncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış; 4 üncü fıkrasında "Soruşturma ve kovuşturma evresinde" ibaresinden sonra gelmek üzere "alenen" ibaresi eklenmiş; "kişilerin suç olarak" ibaresinden sonra gelen "damğalanmalarını" ibaresi yerine "kabul edilmelerini" ibaresi eklenmiş; "sağlayacak şekilde" ibaresinden sonra gelen "görüntülerinin yayınlanması" ibaresi yerine "bilgi paylaşılması" ibaresi eklenmiştir.
Gerekçe: Sosyal iletişim ağları yoluyla çok daha hızlı yayılabilen bir bilgi veya görüşün, sadece basın-yayın yoluyla işlenmesinin suç sayılması güncel ihtiyaçlara cevap vermemektedir. Bu aşamada sosyal ağlar yoluyla gerçekleştiği takdirde aynı şekilde cezanın arttırılması yolu akıllara gelebilecektir. Ancak önerimizin genelinde olduğu gibi cezaların arttırılması tercih edilmemiş olup, önleyici ceza politikası tercih edilmiştir. Önerimizi teşkil eden maddenin son fıkrasında "damgalanma" ibaresi yerine daha uygun bir şekilde "kabul edilme" ibaresi kullanılmış olup, "görüntülerin yayınlanması" yerine "bilgi paylaşılması" ölçütü kabul edilmiştir. Buna ek olarak gerçekleşen eylemin aleni olması ölçütü de metne eklenmiştir. Bu şekilde sadece basın-yayın organları vasıtasıyla gerçekleşebilecek nitelikteki maddede "haber yapma özgürlüğü" tanınarak, kişilerin aleni şekilde "masumiyet karinesini" ihlal etmesinin engellenebileceği düşünülmektedir. Bu aşamada özellikle vurgulamak gerekir ki, gerek soruşturmanın gizliliğini ihlal gerekse de adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarında tek taraflı değerlendirmek hata olacaktır. Daha açık bir ifadeyle, sadece sanık aleyhine soruşturmanın gizliliğini ihlal veya sadece sanık lehine adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçları işlenebileceğini düşünmemek gerekmektedir. Bu nedenledir ki, her tür durum için de geçerli olabilecek düzenleme yapmak ve hukuk uygulayıcılarına anılan düzenlemelerin her iki şekilde de gerçekleşebileceğini açıkça aktarabilmek gerekmektedir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük Maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme Maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
26.09.2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili yasalar, yasalaşma sürecinde bir önceki döneme nazaran önemli değişiklikler getirmiş olsa dahi, gerek yasalaşma sürecinde gerekse de zaman içerisinde özellikle uygulamadaki sorunlar nedeniyle doğan ihtiyaçlar sonrasında önemli değişikliklere ihtiyaç duymaktadır.
Bilindiği üzere suç ve suçluluk oranının azaltılması ve/veya engellenmesi bir devletin ceza politikasıyla doğrudan ilişkilidir. Başka bir anlatımla, sadece cezalandırmaya yönelik ve ceza tehdidiyle toplumsal düzenin sağlıklı bir şekilde tesis edilemeyeceği ortadadır. Ceza politikasının önleyici özelliğinin işlevinin artırılması gerektiği de tüm şüphelerden uzaktır. Özellikle son yıllarda artan suç ve suçluluk oranı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuatın ciddi zaafları bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenledir ki, özellikle temel insan hak ve özgürlükleri bağlamında önemli değişiklikler yaparak suç ve suçluluğun azaltılması ve olabildiğince önlenmesi sağlanabilecektir.
Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler Siyasal ve Medeni Haklar Sözleşmesi gibi büyük önem arz eden uluslararası sözleşmelerin Anayasamızın 90. Maddesi'nde yer alan açık düzenlemeye rağmen iç hukukta neredeyse uygulanmadığı, uygulayıcıların bu konuda azımsanmayacak ölçüde zaaflarının bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu aşamada yapılacak değişikliklerde gerek iç hukukumuzda üstün tutulması gereken uluslararası sözleşmelerden gerekse de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından istifade etmek gerekmektedir.
Bütün bu sebeplerle, "düşünce ve ifade özgürlüğü" ile "din ve vicdan hürriyeti" özelinde insan hak ve hürriyetlerinin geliştirilmesi, "basın özgürlüğü"nün sağlanması ve geliştirilmesi amacıyla işbu kanun teklifi hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR