5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/3501 esas numaralı kanun teklifi 29 Ocak 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Tahsin Becan (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Tahsin Becan (CHP, Yalova). “5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3501, 29 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3501-5275-sayili-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/29f07db9-3878-463c-8b5b-019c09feff9d
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 113/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinin…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 54 üncü maddesinin birinci fikrasının (d) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: Tüm nakil istekleri, aileye ve ziyaretçilere yakın olma isteğinden kaynaklanmaktadır. Kişinin tecridine neden olacak uzak bir mesafede kalmayı devamlı kılacak bir uygulama, mahpusun ve yakınlarının özel ve aile yaşamı haklarına aykırı bir durum teşkil eder. Bu sebeple, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli koşullar arasında iyi hâl göstermelerinin, disiplin cezası almamış veya bu cezalarının kaldırılmış olması koşulunun bulunması isabetli değildir ve ilgili düzenleme ilga edilmelidir.
MADDE 25275 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
5275 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(2) Bu Kanunun 53 üncü, 55 inci ve 56 ncı maddelerine göre yapılacak nakiller, hükümlünün aile bireylerinin ikametgâhı dikkate alınarak yapılır. Nakil, aynı il sınırları içerisinde yer alan başka bir kuruma yapılır, aynı il sınırları içerisinde başka bir kurum yoksa bu ile sınırı olan diğer bir ildeki kuruma yapılır."
Gerekçe: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, mahpusun yerleştirileceği ceza infaz kurumunun saptanmasında, mahpusun ailevi ve sosyal ilişkilerinin sürdürülebilmesinin de dikkate alınması gereken bir parametre olduğunu ifade etmektedir. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Avrupa Cezaevi Kuralları başlıklı değişik tarihlerde verdiği tavsiye kararları ve kurallar çerçevesinde belirtildiği üzere "Tutukluların aileleriyle ve diğer kişi ya da kuruluş temsilcileriyle haberleşmesine ve kendilerine uygulanan rejimin, güvenlik ve tutukevi düzeninin zorunlu kıldığı kısıtlamalar dışında ve gözetim altında olmak koşuluyla, düzenli aralıklarla görüşmesine izin verilmelidir" ve "Mahpuslar, mümkün olduğunca evlerine veya sosyal rehabilitasyon merkezlerine yakın cezaevlerine yerleştirilmelidir" hükmü yer almaktadır. Eklenmesi önerilen madde ile, yerleştirilecek ceza infaz kurumunun belirlenmesinde, aile ölçütünün dikkate alınması gerekliliği kural haline getirilmektedir.
MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 3.Kat No: F-327 Çankaya / Ankara 06543
Gerekçe: Yürütme maddesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 3.Kat No: F-327 Çankaya / Ankara 06543 5275 SAYILI CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR DAİR KANUN TEKLİFİ
Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Devletler suç sayılan fiilleri, kanunlar çerçevesinde cezalara bağlayarak, toplumsal düzenin belirli ilişkiler çerçevesinde sürdürülmesini amaçlamaktadır. Bu açıdan suç da ceza da toplumsal bir olgudur. İki kavramı merkezine alan ceza hukuku da, toplumsal birlikteliğin tesisinde vazgeçilmez önemdedir. Ceza hukukunda belirleyici kriterler ise cezanın ölçülülüğü ve caydırıcılığıdır. Ancak o zaman toplumsal birliktelik adalet ve güven temelinde sağlanabilecektir. Tersi durumda ceza hukuku, bir payda yaratmaktan çok parçalanmaya yol açacaktır.
Ancak, tutuklama tedbirinden beklenen kamu yararı ile tutukluların yaşam, maddi ve manevi varlıklarının korunması hakları arasında bir denge kurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, Devlet, insan yaşamına saygı gösterme ötesinde yaşamı korur ve bu yönde olumlu önlemler alır. Bu yükümlülük, mahpuslar karşısında özgür insanlara göre artmakta ve özgül önlemleri gerekli kılmaktadır. Yine mahpusların yaşam hakkı, Devletin sorumluluk ve yükümlülük altındadır.
Bu bakımdan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, özgürlüklerinden alıkonulmuş kişilerin durumlarına ve haklarına ilişkin düzenleme ve uygulamalar bütününe ilişkindir. Başka bir deyişle, özgürlüğünden alıkonulmuş kişi olarak mahpusa yönelik işlem ve eylemler bütünüdür. Bu konuda, genel ilke öncelikle mahpusluk, suç işlediği varsayılan veya hükmedilen kişiye uygulanan yaptırım olsa da insan hakları genel kuramı açısından bakma gereği vardır.
Öncelikle "haysiyet dokunulmazlığı" güvencesine sahiptir. Haysiyet güvencesi yönünden özgür insanlar ile arasında fark bulunmamaktadır. Ayrıca mahpus, özgürlüğünden alıkonulmuş olsa da, hakları büyük ölçüde devam etmektedir. Hakları konusunda ve özellikle yaşam hakkının korunması oObakımından devletin yükümlülüğü, özgür kişilerin hakları (karşısındaki yükümlülüklerinden daha çoktur.
Ancak son bir yıl içerisinde Türkiye'de yaşanan hukuki gelişmeler, bu temel ilkelerin sistematik biçimde zedelendiğini ve yargı organlarının siyasi iktidarın direktifleri doğrultusunda hareket eder hâle geldiğini göstermektedir. Söz konusu süreçte özellikle yerel yönetimlere, muhalif belediye başkanlarına ve protestolara katılan yurttaşlara yönelik olarak uygulanan yargı tasarrufları, tutukluların cezaevlerinde maruz bırakıldıkları kötü muameleler kamu idaresi ile hukuk arasındaki ilişkinin giderek keyfileştiğini ve Anayasa'nın 2. maddesiyle korunan hukuk devleti ilkesinin fiilen askıya alındığını ortaya koymaktadır.
Bu amaçla kanun teklifi, mahpus haklarına ilişkin olarak haysiyet ve özgürlük kavramları ekseninde değişiklikler içermektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 3.Kat No: F-327 Çankaya / Ankara 06543 MADDE GEREKÇESİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR