Dersim Katliamı ile Yüzleşme, Hafıza ve Hakikatin Sağlanması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 10 madde
Kaynak göster
2/3691 esas numaralı kanun teklifi 13 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ayten Kordu (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Dersim Katliamı ile Yüzleşme, Hafıza ve Hakikatin Sağlanması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3691, 13 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3691-dersim-katliami-ile-yuzlesme-hafiza-ve-hakikatin-saglanmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/ae43ee4d-1dca-44cb-bbc6-019e211d510e
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleİçişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 10 madde
MADDE 1Amaç
Amaç
Bu Kanunun amacı; 1937-38 tarihlerinde Dersim'de gerçekleşen katliamla yüzleşilmesini sağlamak, hakikati ortaya çıkarmak ve toplumsal hafızayı güçlendirmektir.
MADDE 2Dersim İsminin İadesi
Dersim İsminin İadesi
(1) Tunceli ilinin adı, tarihsel, kültürel ve toplumsal hafizaya uygun olarak "Dersim" şeklinde yeniden düzenlenir.
(2) Bu değişiklik doğrultusunda, ilgili tüm mevzuatta yer alan "Tunceli" ibareleri
"Dersim" olarak değiştirilmiş sayılır.
(3) Kamu kurum ve kuruluşları, resmi yazışma, tabela ve kayıtlarında bu değişikliği en geç bir yıl içerisinde uygulamakla yükümlüdür.
MADDE 3Hafıza ve Yüzleşme Anıtı
Hafıza ve Yüzleşme Anıtı
(1) Dersim Katliamında katledilen canların anısına Dersim il merkezinde "Dersim Katliamı ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı" inşa edilir.
(2) Anıt alanı, kamusal hafıza mekânı olarak korunur ve ticari amaçlarla kullanılamaz.
MADDE 4Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu
Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu
(D Dersim Katliamı tüm yönleriyle araştırmak üzere bağımsız bir Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu kurulur.
(2) Komisyon; hukukçular, insan hakları savunucuları, tarihçiler, sosyologlar, katledilenlerin ailelerinden ve tanık temsilcilerinden oluşur.
(3) Komisyonun raporları kamuoyuna açık şekilde yayımlanır.
MADDE 5Arşivlerin Açılması ve Şeffaflık
Arşivlerin Açılması ve Şeffaflık
(1) Dersim Katliamı ile ilişkin tüm kamu kurum ve kuruluşlarının arşivleri eksiksiz biçimde Komisyonun erişimine açılır.
(2) Devlet sırrı ve gizlilik gerekçeleri bu suçlar bakımından ileri sürülemez.
(3) Elde edilen belgeler, kişisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek kamuoyuyla paylaşılır.
MADDE 6Mezar Yerlerinin Tespiti ve İadesi
Mezar Yerlerinin Tespiti ve İadesi
(1) Dersim Katliamı sürecinde katledilen Pir Seyit Rıza, oğlu Hüseyin ve arkadaşları dahil olmak üzere yaşamını yitiren tüm yurttaşların mezar yerlerinin tespit edilmesi amacıyla özel bir araştırma birimi oluşturulur.
(2) Bu kapsamda; arşiv kayıtları, tanık beyanları ve bilimsel yöntemler esas alınarak kapsamlı kazı ve inceleme çalışmaları yürütülür.
(3) Tespit edilen mezar yerleri kayıt altına alınır ve kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanır.
MADDE 7Kimliklendirme ve Ailelere Teslim
Kimliklendirme ve Ailelere Teslim
(1) Bulunan mezar yerlerinde yapılacak çalışmalar sonucunda elde edilen kalıntıların kimliklendirilmesi için gerekli adli ve bilimsel DNA incelemeleri yapılır.
(2) Kimliği tespit edilen kişilerin naaşları, ailelerinin talebi doğrultusunda kendilerine teslim edilir veya inançlarına uygun şekilde defnedilir.
MADDE 8Mezar Yerlerinin Korunması ve Anılaştırılması
Mezar Yerlerinin Korunması ve Anılaştırılması
(1) Tespit edilen toplu mezar alanları ve defin yerleri koruma altına alınır.
(2) Bu alanlar, kamusal hafiza mekânı olarak düzenlenir ve gelecek kuşaklara aktarılacak şekilde anılaştırılır.
(3) Bu alanlarda herhangi bir yapılaşma ya da tahribata izin verilmez.
MADDE 9Yürürlük Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürürlük Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 10Yürütme
Yürütme
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
4 Mayıs 1937 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır ve karanlık sayfalarından biri olan Dersim 1938 Katliamının resmi olarak planlandığı gündür. Bu gün, Dersim halkının kolektif hafızasında ve Dersimli kurumların belleğinde "Roza Şae" (Yas Günü) olarak anılmaktadır. Dersim; yüzyıllardır bu coğrafyada Kürt Kızılbaş-Alevi (Rea-Hag) kimliğiyle varlığını sürdüren, inancını, dilini ve kültürünü dirençle yaşatan bir halkın yurdudur. Dersimliler, Alevi inanç sistemi ile Kürt-Kırmanc kültürel kimliğini yüzyıllarca bir arada taşıyarak, doğayla ve hakikatle uyum içinde, farklılıkların birlikte var olabildiği özgün bir yaşam alanı oluşturmuştur.
Tarihsel süreç boyunca Dersim halkı; Osmanlı'dan Cumhuriyete uzanan dönemde, kimliği ve inancı nedeniyle sistematik baskılara maruz kalmış, birçok kez askeri harekâtların hedefi haline getirilmiştir. Osmanlı döneminde padişah fermanları ve şeyhülislam fetvalarıyla "katli vacip" ilan edilen Kızılbaş Aleviler, yüzyıllar boyunca süren bir zulüm zincirinin muhatabı olmuştur. Cumhuriyet döneminde de Dersim'in Kürt Kızılbaş kimliği ve inanç yapısı nedeniyle hedef alınması, tekçi devlet anlayışının asimilasyon ve inkâr politikalarının en sert tezahürlerinden biri olarak ortaya çıkmıştır. Bu sürecin en acı ve yıkıcı aşaması ise 25 Aralık 1935 tarihli 2884 sayılı "Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun" ile başlamış, 4 Mayıs 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla "Tedip ve Tenkil Harekâtı" adı altında resmiyet kazanmıştır. Bu kararın ardından Dersim'de kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetilmeksizin binlerce insan katledilmiş; on binlercesi zorla sürgün edilmiş, köyler yakılmış, kutsal mekânlar tahrip edilmiştir. 15 Kasım 1937"de ise halk önderlerinden Pir Seyit Rıza; Oğlu Hüseyin ve yol arkadaşları, Elazığ'da kurulan özel mahkemelerde aceleyle yargılanarak idam edilmiş ve mezar yerleri gizlenmiştir. Benzer şekilde tarihsel süreçte Şeyh Said ve Said-i Kürdi gibi Kürt önderleri de katledilmiş, mezar yerleri ise halen açıklanmamıştır.
Resmi veriler Dersim Katliamında 13 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirtse de, Dersimlilerin sözlü tarihi ve yerel kaynaklar bu sayının 50 binin üzerinde olduğunu, ayrıca on binlerce insanın yerinden edildiğini ortaya koymaktadır. Daha da ağır olan ise bu insanlık suçunun faillerinin yargı önüne çıkarılmamış ve görmezden gelinmesidir. Bu durum, başta Dersim halkı olmak üzere, yaşamını yitirenlerin yakınlarında ve toplumun vicdan sahibi kesimlerinde derin ve kalıcı yaralar bırakmıştır.
Dersimlilerin maruz kaldığı bu büyük kırımın hatırlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması; toplumsal hafızanın korunması, eşit yurttaşlık anlayışının güçlenmesi ve kalıcı bir toplumsal barışın sağlanması açısından hayati önemdedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde Dersimlilerden özür dilemesi zamanında önemli bir adım olmakla beraber, fiiliyatta herhangi bir somut adım atılmamıştır. Dersim Katliamı gibi kitlesel katliamların bir daha yaşanmaması için hatırlanıp yüzleşilmesi ve tarihsel Dersim isminin iadesi ile devletin "Tunç Eli" politikasından vazgeçildiğinin gösterilmesi şarttır. Bu nedenle Dersim Katliamında katledilen binlerce canın anısına Dersim il merkezinde "Dersim Katliamı ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı" adında bir anıt inşa edilmelidir. Böylece benzeri katliamların toplumun hafizasından silinmesi engellenmiş olacak; insanlığa karşı işlenen tüm suçlara karşı Devletin zamanında faili olduğu sorumlulukların farkındalığıyla gereğini yapıp, bütün organlarıyla karşı olduğu mesajı net bir şekilde verilebilecektir.
Bu anlamda bu kanun teklifi; Dersim Katliamının tüm yönleriyle aydınlatılmasını, Pir Seyit Rıza, oğlu Hüseyin ve arkadaşları dahil katledilen binlerce Dersimlinin mezar yerlerinin tespit edilmesini, Devlet arşivlerinin açılmasını, Dersim isminin iadesini, kamusal bir yüzleşme ve hafıza mekânının oluşturulmasını amaçlamaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR