İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3802 KOMİSYONDA

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

4 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde

Kaynak göster

2/3802 esas numaralı kanun teklifi 5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Zekeriya Yapıcıoğlu (HÜDA PAR); 4 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Zekeriya Yapıcıoğlu (HÜDA PAR, İstanbul). “İdari Yargılama Usulü Kanunu ile 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3802, 5 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3802-idari-yargilama-usulu-kanunu-ile-659-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik-yapilmas (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/024ba7b7-e0d2-419d-9c38-019fdc8e9e7e

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    4 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

4 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İmzacıların tamamı (4)İmzacı listesini kapat

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 4 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 16/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesinin 1 inci fikrasının sonuna…

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31 inci maddesinin 1 inci fikrasının sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiştir:

"Bu Kanunda öngörülen yargılama giderlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasında, davanın açıkça dayanaksız ve kötü niyetli olması durumları hariç olmak üzere, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu hususta 6100 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz."

Gerekçe: Bu madde ile, 2577 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde değişikliğe gidilerek idari yargıda kural olarak davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi esası benimsenmiştir. Yargı yolunun meşgul edilmesini ve kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla, davanın "açıkça dayanaksız ve kötü niyetli olması" hali istisna olarak düzenlenmiş ve bu durumda vekâlet ücretine hükmedilebilmesine imkân tanınmıştır.

MADDE 22/11/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan…

2/11/2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ve idari" ibaresi madde metninden çıkarılmış ve aynı fıkrada birinci cümleden sonra gelmek üzere "İdari davalarda ise davanın açıkça dayanaksız ve kötü niyetli olması durumunda idare lehine vekalet ücretine hükmedilebilir." ibaresi eklenmiştir.

Gerekçe: İşbu Kanun Teklifinin 1 inci maddesiyle getirilen ve idari yargıda bireyi korumayı amaçlayan yeni sistemin, 659 sayılı KHK ile uyumlu hale getirilmesi gerekliliği doğmuştur. Bu kapsamda, 659 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinde yer alan genel kuraldan "ve idari" ibaresi çıkarılmıştır. Birinci maddedeki düzenlemeye paralel olarak, idari davalarda yalnızca davanın açıkça dayanaksız ve kötü niyetli olması durumunda idare lehine vekalet ücretine hükmedilebileceği hükmü eklenerek mevzuat içindeki bütünlük ve tutarlılık sağlanmıştır.

MADDE 3Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 4Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (7 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

İdari yargı, birey ile kamu gücünü kullanan idare arasındaki uyuşmazlıkların çözüldüğü, bu yönüyle klasik iki taraflı özel hukuk uyuşmazlıklarından ayrılan özgün bir yargı alanıdır. Bu özgünlük, yargılama usulüne ve özellikle yargılama giderlerinin dağılımına ilişkin kurallarda da kendisini göstermelidir.

İdari yargının temel işlevlerinden biri, idarenin hukuka bağlılığını sağlamak ve kamu gücünün keyfi kullanımını denetlemektir. Bu işlev, bireylerin yargı yoluna erişiminin kolaylaştırılmasını ve mali yükler yoluyla dolaylı biçimde sınırlandırılmamasını gerektirir. Bu nedenle, yargılama giderlerine ilişkin kuralların, birey aleyhine caydırıcı sonuçlar doğurmayacak şekilde yeniden düzenlenmesi zorunludur.

Mevcut uygulamada, davanın reddi halinde davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, bireylerin idari yargıya başvurma konusunda ciddi bir mali riskle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, Anayasa'nın 36 ncı maddesiyle güvence altına alınan hak arama hürriyetini sınırlandırıcı bir etki doğurmakta ve bireylerin idari işlemlerin hukuka uygunluğunu yargı denetimine taşıma iradesini zayıflatmaktadır. Bu bağlamda, hak arama hürriyetinin, idare lehine bir gelir veya zenginleşme aracı haline gelmesine izin verilmesi, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

Diğer yandan, idarenin idari yargıdaki temsili, büyük ölçüde kamu görevlisi statüsündeki hukuk müşavirleri, avukatlar ve ilgili personel aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu kişiler, zaten kamu bütçesinden maaş almakta olup davanın takip edilmesi nedeniyle idareye ayrıca bir mali külfet yüklenmemektedir. Dolayısıyla, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderleri kurumunun amacını aşan bir sonuç ortaya çıkarmaktadır.

Teklif ile, idari yargıda davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi kural olarak kaldırılmakta, ancak davanın açıkça dayanaksız ve kötü niyetli olması halinde istisnai olarak bu imkân korunmakta, böylece hem hak arama özgürlüğü güçlendirilmekte hem de yargı yolunun kötüye kullanılmasının önüne geçilmektedir.

Diğer yandan, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname?de yapılan değişiklik ile, kamu idarelerinin idari yargıdaki temsiline bağlı olarak vekâlet ücreti elde etmelerine yönelik mevcut düzenlemenin bu yeni sistemle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu düzenleme ile, idari yargının birey lehine koruyucu işlevi güçlendirilmekte; hak arama hürriyeti üzerindeki dolaylı mali baskılar kaldırılarak, hukuk devleti ilkesine daha uygun bir yargılama rejimi tesis edilmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam