İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3376 KOMİSYONDA

İdari Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde

Kaynak göster

2/3376 esas numaralı kanun teklifi 18 Kasım 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Halil Öztürk (MHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Halil Öztürk (MHP, Kırıkkale). “İdari Yargılama Usulü Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3376, 18 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3376-idari-yargilama-usulu-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/86ba10ab-7ab9-4da7-8439-019a97765a22

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 7 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 16/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinin "Kanun yararına temyiz"…

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinin "Kanun yararına temyiz" başlığı "Kanun yararına bozma" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 26/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5'inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki…

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5'inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, kesinleşmiş kararın öğrenilmesinden altmış gün içinde ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından bir defaya mahsus olmak üzere kanun yararına temyiz olunabilir."

MADDE 36/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki…

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51'inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. İlgili dava daireleri veya dava daireleri kurulunca; işin esası hakkında yeniden karar verilir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyiz isteğinin haklı bulunduğu hallerde, karar bozulmakla beraber dosya merciine geri gönderilir. Kanun yararına temyiz üzerine verilen kararlar kesindir."

MADDE 46/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5'inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan…

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5'inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Bozma kararının bir örneği ilgili" ifadesinden sonra "merci ile" ifadesi eklenmiştir.

MADDE 56/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"Geçici Madde 12 —- Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce verilen veya kesinleşmiş merci kararları hakkında 2577 sayılı Kanunun 51'nci maddesinin bu Kanunla değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır.

MADDE 6Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kanun yararına temyiz" başlıklı 51. maddesinin mevcut hükümlerine göre, kanun yararına temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararının sonuçlarını ortadan kaldırmamaktadır. Taraflar bakımından, bozma kararı ile yürürlükteki hukuk kurallarına aykırı bulunan kararın hukuki sonuçlarına etkili olmaması adalete aykırı sonuçların doğmasına, Kanun yararına temyiz müessesesinin hukukun uygulanmasında birliğin sağlanması amacının zedelenmesine, sonuç itibarıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruların artışına neden olabilmektedir.

Örneğin; yargı mercilerinin aynı nitelikteki uyuşmazlıklarda farklı sonuçlara ulaşarak farklı kararlar vermesi ve bu davalarda verilen kararların temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmesi durumunda, diğer davada aleyhine karar verilen tarafın kanun yararına temyiz istemi yerinde görülerek kararın verilmesinden kısa bir süre sonra karar bozulsa dahi, bu davacının hakkının yerine getirilmesi söz konusu olamayacak ve davacının adil yargılanma hakkının ihlali söz konusu olabilecektir. Anayasa Mahkemesince verilen bir kararda hukuk sisteminde aynı maddi olaya ilişkin olarak farklı kararlar verilmesinin yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

Benzer şekilde usul hükümlerinin kararı etkileyecek şekilde hatalı uygulanmasına bağlı olarak ilk inceleme üzerine davanın reddine karar verilmiş olması ve bu kararın temyiz incelenmesinden geçmeden kesinleşmiş olması halinde davacının mahkemeye erişim hakkı engellenmiş olacaktır.

Bireyler arasındaki uyuşmazlıklarda yapılan yargılamada uygulanan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile vatandaş ile idare arasında meydana gelen uyuşmazlıklarla ilgili yapılan yargılamada uygulanan İdari Yargılama Usulü Kanunu yargılama tekniği yönünden tamamen birbirinden farklıdır. Hukuk usulüne göre yargılama, tamamen tarafların ileri sürdüğü iddia ve delillere bağlı olarak yapılırken idari yargılama usulünde ise re'sen yargılama ilkesi geçerlidir (2577 sayılı Kanun 20. madde). Bu itibarla İdari Yargılama Usulü re'sen yargılama ilkesi yönünden Ceza Yargılaması Usulü ile benzeşmektedir. Bu sebepledir ki kanun yararına temyiz konusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 ve 310. maddeleriyle düzenlenen kanun yararına bozma ile kıyaslanarak düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Ceza yargılamasında olduğu gibi idari yargılamada da kararların sonuçları, kamu düzenini ilgilendirmektedir.

Kanun yararına temyiz yoluna başvurulması sonucu verilen kararın hukuki sonuç doğurmasının kabul edilmesi halinde, hem Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel başvuruların sayısı azalabilecek hem de Danıştay'ın içtihat mahkemesi olma rolünün güçlendirilmesi hedefinin gerçekleştirilmesine katkı sağlanmış olacaktır. Bu sebeple madde başlığının "Kanun yararına temyiz" yerine "Kanun yararına bozma" şeklinde değiştirilmesi daha doğru olacaktır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam