İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3973 KOMİSYONDA

Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/3973 esas numaralı kanun teklifi 23 Ekim 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Nejla Demir (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3973, 23 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3973-devlet-memurlari-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/dd7745a7-e970-4a49-ac3f-01a168f88189

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Plan ve Bütçe Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 114/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50'nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki…

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50'nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

"Devlet memurluğuna girişte mülakat, sözlü sınav veya adayların bilgi ve mesleki yeterliliklerini öznel değerlendirmeye tabi tutan benzeri yöntemler uygulanamaz. Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacak atamalarda merkezi yazılı sınav sonuçları ile görevin gerektirdiği, önceden ilan edilmiş, nesnel, ölçülebilir ve denetlenebilir yeterlilik koşulları esas alınır. Adayların yazılı sınav başarılarının mülakat, sözlü değerlendirme veya başka adlar altında gerçekleştirilen öznel işlemlerle değiştirilmesine, adayların bu yöntemlerle elenmesine veya sıralamalarının değiştirilmesine izin verilmez. Kamu hizmetine girişte adayların siyasi düşünceleri, sendikal tercihleri, cinsiyetleri, etnik kimlikleri, inançları ve benzeri kişisel özellikleri nedeniyle ayrımcılık yapılamaz." -

Gerekçe: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 50'nci maddesinde değişiklik yapılarak kamu kurum ve kuruluşlarına personel alımında mülakat ve sözlü sınav uygulamalarının kaldırılması amaçlanmaktadır. Düzenlemeyle adayların yazılı sınavlarda elde ettikleri başarının öznel değerlendirmelerle geçersiz kılınmasının önüne geçilmekte; kamu hizmetine girişte eşitlik, liyakat, şeffaflık ve denetlenebilirlik ilkeleri güçlendirilmektedir. Ayrıca adayların siyasal düşünceleri, sendikal tercihleri, cinsiyetleri, etnik kimlikleri, inançları ve diğer kişisel özellikleri nedeniyle ayrımcılığa uğramalarını önlemeye yönelik açık bir güvence oluşturulmaktadır.

MADDE 2657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE — Kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme, unvan değişikliği ve yönetici kadrolarına atanma süreçlerinde mülakat, sözlü sınav veya benzeri adlar altında öznel değerlendirme yöntemleri uygulanamaz.

Göfevde yükselme ve unvan değişikliği işlemlerinde yazılı sınav sonuçları, mesleki yeterlilik, hizmet süresi ve görevin gerektirdiği önceden ilan edilmiş nesnel ve ölçülebilir koşullar esas alınır. Yazılı sınavla yapılan görevde yükselme ve unvan değişikliği işlemlerinde adayların başarı sıralaması sözlü değerlendirme veya idarenin öznel takdiriyle değiştirilemez.

Kamu personelinin görevde yükselme, unvan değişikliği ve yönetici kadrolarına atanma süreçlerinde sendika üyeliği veya üye olmama durumu, sendikal faaliyetleri, siyasal düşünceleri ve benzeri nedenlerle doğrudan ya da dolaylı ayrımcılık yapılamaz. Herhangi bir sendikaya üyelik, atama veya görevde yükselmede öncelik, ayrıcalık ya da tercih nedeni olarak kabul edilemez.

Bu,maddeye aykırı olarak tesis edilen işlemler hakkında ilgili mevzuat hükümleri uyarınca.idari Ve yargısal denetim yolları açıktır."

Gerekçe: Kamu kurum ve kuruluşlarında görevde yükselme, unvan değişikliği ve yönetici kadrolarına atanma süreçlerinde uygulanan mülakat ve sözlü sınavların kaldırılması amaçlanmaktadır. Düzenlemeyle kamu emekçilerinin mesleki ilerleme hakkının siyasal yakınlık, sendikal aidiyet veya idarenin öznel değerlendirmeleri üzerinden sınırlandırılmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde yazılı sınav başarısı, mesleki yeterlilik ve önceden ilan edilmiş nesnel ölçütlerin esas alınması; sendikal kimlik temelinde ayrımcılığın önlenmesi ve kamu yönetiminde liyakat ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. BALU"

MADDE 3657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50'nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Kamu kurum ve kuruluşlarının personel alımlarında, görevde yükselme ve unvan değişikliği işlemlerinde kadro sayıları, başvuru koşulları, değerlendirme ölçütleri ve atamaya esas başarı sıralamaları kamuoyuna açık biçimde ilan edilir. Atama işlemleri, kişisel verilerin korunmasına öle" güze ilişkin mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütülür. Mülakat ve sözlü sınav yasağı, başka adlar altında gerçekleştirilen öznel değerlendirme yöntemleriyle dolanılamaz. Adayların değerlendirme ve atama işlemlerine karşı idari ve yargısal başvuru hakları saklıdır."

Gerekçe: Kamu personeli alımlarında ve görevde yükselme süreçlerinde kadro ilanları, değerlendirme ölçütleri ve atama sonuçlarının şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir. yrNB .

Genel gerekçeyi oku (22 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Kamu hizmetine girme hakkı, yalnızca bir istihdam meselesi değil; eşit yurttaşlık, sosyal adalet ve demokratik hukuk devleti ilkeleriyle doğrudan bağlantılı temel bir haktır. Anayasa'nın 70'inci maddesi, her yurttaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğunu ve hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Ancak Türkiye'de kamu personeli alımlarında uygulanan mülakat sistemi, bu anayasal güvencenin fiilen aşındırıldığı, eşitlik ve liyakat ilkelerinin siyasal ve idari tercihlere tabi kılınabildiği bir mekanizmaya dönüşmüştür.

Kamusal istihdamın giderek siyasal iktidarın kadrolaşma politikalarıyla şekillendirilmesi, kamu yönetiminde liyakat ilkesini zayıflatırken çalışma hakkını da ayrıcalıklı kesimlere tanınan bir imkân haline getirme tehlikesi taşımaktadır. Yazılı sınavlarda yüksek başarı gösteren adayların sözlü değerlendirmeler yoluyla elenebilmesi, yıllarca verilen emeğin, alınan eğitimin ve kazanılan mesleki yeterliliğin tek bir komisyonun takdirine bırakılması anlamına gelmektedir.

Bu uygulama, özellikle ekonomik kriz, derinleşen işsizlik ve güvencesiz çalışma koşulları altında yaşam mücadelesi veren gençler açısından çok daha ağır sonuçlar doğurmaktadır. Eğitimlerini tamamlayarak kamu hizmetinde çalışma hakkı elde etmek isteyen yüz binlerce genç, yalnızca sınavlara değil, siyasal ve idari tercihlerin belirleyici olabildiği bir eleme sistemine karşı da mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır.

Bir gencin geleceğinin bilgi, birikim ve emeği yerine siyasal yakınlık, kişisel ilişkiler veya idarenin öznel değerlendirmeleriyle belirlenebilmesi, sosyal devlet ve eşit yurttaşlık anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Mülakat sisteminin yarattığı adaletsizlik yalnızca kamuya ilk atamalarla sınırlı değildir. Kamu kurumlarında görevde yükselme, unvan değişikliği ve yönetici kadrolarına atama süreçlerinde uygulanan sözlü sınavlar da siyasal ve sendikal ayrımcılık iddialarının yoğunlaştığı alanların başında gelmektedir. Yazılı sınavlarda başarılı olan, mesleki bilgi ve deneyimiyle gerekli

Tali Komisyon

Esas Komisyon

Plan ve Bütçe

Tarih: 27-10-2026

Esas No:4/3973 yeterliliği sağlayan kamu emekçilerinin mülakat aşamasında elenmesi, görevde yükselme hakkının nesnel ölçütler yerine idarenin takdirine bırakılmasına neden olmaktadır.

Özellikle iktidara yakınlığıyla bilinen sendikalara üye kamu çalışanlarının görevde yükselme ve yönetici atamalarında ayrıcalıklı biçimde tercih edildiği, buna karşılık bağımsız ve muhalif sendikalarda örgütlenen kamu emekçilerinin mesleki ilerleme süreçlerinde ayrımcılığa maruz bırakıldığı yönündeki iddialar, kamu personel rejiminin demokratik niteliği bakımından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Sendika üyeliğinin mesleki yükselmede bir ayrıcalık ya da cezalandırma gerekçesine dönüşmesi, sendikal özgürlüğün özünü ortadan kaldırmaktadır.

Bu tür uygulamalar yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmamakta; kamu emekçileri üzerinde siyasal ve sendikal baskı mekanizması da oluşturmaktadır. Yönetici kadrolarına atanmanın belirli sendikalara üyelikle ilişkilendirilmesi, çalışanların özgür iradeleriyle sendika seçme hakkını zedelemekte, sendika değiştirmeye yönelik dolaylı baskılara zemin hazırlamakta ve kamu kurumlarında örgütlenme özgürlüğünü fiilen sınırlandırmaktadır.

Oysa sendika seçme özgürlüğü, Anayasa'nın 51'inci maddesiyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Türkiye'nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri de sendikal örgütlenme özgürlüğünün ve sendikal ayrımcılığa karşı korunmanın uluslararası dayanaklarını oluşturmaktadır. Kamu çalışanlarının mesleki kariyerlerinin sendikal tercihlerine göre şekillendirilmesi, bu temel güvencelerle bağdaşmamaktadır.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve bağlı sendikalar, uzun yıllardır kamu personeli alımlarında, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında mülakat uygulamasının kaldırılmasını; siyasal kadrolaşmaya, kayırmacılığa ve sendikal ayrımcılığa son verilmesini talep etmektedir. Kamu emekçilerinin örgütlü mücadelesinde dile getirilen bu tâlepler, kamusal istihdamın demokratikleştirilmesi ve herkes için güvenceli çalışma hakkının sağlanması bakımından önem taşımaktadır.

Kamu kurumlarının yönetim kademeleri, siyasal iktidara yakınlık veya sendikal aidiyet temelinde oluşturulacak kadrolaşma alanları değildir. Yönetici görevlendirmelerinde esas alınması gereken ölçütler; mesleki yeterlilik, deneyim, kamu yararı ve önceden belirlenmiş nesnel koşullar olmalıdır. Kamu yönetiminde liyakat ilkesinin ortadan kaldırılması, yalnızca kamu emekçilerinin haklarını değil, yurttaşların nitelikli ve tarafsız kamu hizmetine erişim hakkını da olumsuz etkilemektedir.

Öte yandan mülakat sistemi; adayların siyasal düşünceleri, sendikal tercihleri, cinsiyetleri, etnik kimlikleri, inançları, engellilik durumları ve diğer kişisel özellikleri temelinde ayrımcılığa uğrama riskini de beraberinde getirmektedir. Demokratik bir toplumda kamu hizmetine giriş ve mesleki ilerleme, yurttaşların kimliklerine, düşüncelerine veya siyasal iktidarla kurdukları ilişkilere göre değil, görevin gerektirdiği nesnel yeterliliklere göre belirlenmelidir.

Kamu hizmetinin temel amacı, siyasal iktidarların kadro ihtiyaçlarını karşılamak değil; toplumun eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, yerel yönetimler ve diğer temel kamusal hizmetlere eşit, nitelikli ve erişilebilir biçimde ulaşmasını sağlamaktır. Bu nedenle kamu personeli alımlarında ve görevde yükselme süreçlerinde esas alınması gereken ölçüt, siyasal veya kişisel bağlılık değil, mesleki yeterlilik ve kamusal sorumluluktur.

Mülakatın kaldırılması, kamuda liyakate dayalı istihdamın sağlanması bakımından gerekli İSimakla birlikte tek başına yeterli değildir. Kamuya girişte objektif sınav sisteminin oluşturulması, kadro ilanlarının şeffaflaştırılması, görevde yükselme süreçlerinin denetime açık hale getirilmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve kamu emekçilerinin sendikal haklarının güvence altına alınması, demokratik bir kamu personel rejiminin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.

Bu doğrultuda kamu personeli alımlarında, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarında Sözlü sınav, mülakat veya farklı adlar altında gerçekleştirilen öznel değerlendirme yöntemlerine son verilmesi; adayların yazılı sınav başarıları ve görevin gerektirdiği önceden ilan edilmiş nesnel yeterlilik ölçütleri esas alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kamuda işe girmek ve meslekte yükselmek bir lütuf, siyasal sadakatin ödülü veya belirli sendikalara tanınan ayrıcalık değildir. Kamu kadroları herhangi bir siyasi partinin, sendikanın veya yönetsel çevrenin değil, halkın ortak varlığıdır.

Bu Kanun Teklifi ile kamu personeli alımlarında, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde mülakat uygulamasının kaldırılması; atamaların nesnel ve denetlenebilir ölçütlere bağlanması; yazılı sınav sonuçlarının öznel değerlendirmelerle etkisizleştirilmesinin önlenmesi, sendikal kimlik ve siyasal düşünce temelinde ayrımcılığın engellenmesi amaçlanmaktadır.

Teklif, kamu hizmetine girişte ve mesleki ilerlemede liyakat, eşit yurttaşlık ve sendikal özgürlük ilkelerini güvence altına alarak kamusal istihdamın demokratikleşmesine, kamu emekçilerinin haklarının korunmasına ve kamu hizmetlerinin toplum yararına yürütülmesine katkı sunmayı hedeflemektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook