İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/976 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 9 TEM 2018 KOMİSYONDA

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/976 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/976, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-976-5237-sayili-turk-ceza-kanununun-degistirilmesine-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/d521425a-7c9a-41d5-9650-0188dcfd065b

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 15237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 157'nci maddesinin 1'inci fıkrasından sonra gelmek üzere 2'nci fıkra…

5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 157'nci maddesinin 1'inci fıkrasından sonra gelmek üzere 2'nci fıkra eklenmiştir.

Madde 157-

"(2) Siyasi amaçlara ulaşmak saikiyle; hileli veya belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, inanç ve duyguları istismar ederek, başkasından bir siyasi parti, grup, zümre adına veya kendi adına oy toplamak yoluyla menfaat temin eden kişiler yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır."

Gerekçe: Türk Ceza Kanununun 157. Maddesinde yapılan değişiklik ile; siyasi amaçlara ulaşmak saikiyle, siyaset etiği ile ters düşen ve toplumun kolaylıkla kandırılabilmesine imkan tanıyan gerçekdışı siyasi vaatler aracılığıyla halkı kandırmak, oy devşirmek ve siyasal meşruiyetin yitirilerek toplumda huzursuzluk yaratmak suç unsuru haline getirilerek siyasi dolandırıcılığın önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

GENEL GEREKÇE 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 157. maddesinde "Dolandırıcılık";

"Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ancak söz konusu madde siyasi amaçlara ulaşmak saikiyle; hileli veya belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, inanç ve duyguları istismar ederek başkasından menfaat temin eden kişiler hakkında doğrudan bir düzenleme içermemektedir. Bu anlamda söz konusu madde hükmünde hukuki boşluk mevcut olup bu konuda düzenleme yapılması ihtiyacı bulunmaktadır.

Tüm siyasal partilerin amacı iktidar olabilmektir. Bu amaca ulaşmak adına Makyavelist tutum ve irade sergileyen siyasal partilerin faaliyetleri siyaset etiği ile ters düşmekte ve toplum kolaylıkla kandırılabilmektedir. Realiteden uzak vaatlerle oy devşirmek ve bu sayede siyasal iktidarı kazanmak hükümet etme yetkisi sağlayabilir ancak siyasal meşruiyeti sağlayamaz. Siyasal meşruiyetin yokluğu ise toplumda her daim huzursuzluk yaratan bir durumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Kanun önünde eşitlik" başlığı altında düzenlenen 10. Maddesi der ki;

"MADDE 10- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde ?'de "Dürüst Davranma" başlığı altında yer alan düzenlemede; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. " Denmektedir.

Mevzuatta Siyasi Dolandırıcılığın tanımlanarak suç haline getirilmesi siyasi oluşumların halkı kandırmasını bir ölçüde engelleyecektir. Haklar iyi niyetle kullanıldığı zaman korunur, bunun aksine, haklarını kötüye kullanan ve bu hakkı kullanırken başkalarına zarar vermek amaç ve niyeti taşıyan kişi, iyi niyet kurallarına aykırı davrandığı için kanunun teminatından mahrum kalır.

Açıklanan hususlar göz önüne alındığında siyasi dolandırıcılık yoluyla halkı kandırmanın, oy devşirmenin ve siyasi meşruiyetin yitirilmesinin önüne bir nebze de olsa geçilebilmesi ve siyasi dolandırıcılığın suç kapsamına alınabilmesi amacıyla Türk Ceza Kanununun 157. Maddesinde söz konusu değişiklik teklifi hazırlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam