İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/983 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 9 TEM 2018 KOMİSYONDA

4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/983 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/983, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-983-4721-sayili-turk-medeni-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/6ace5019-4041-4695-9174-0188dd2e0fb1

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 122/11/2001 Tarih ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161. Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

22/11/2001 Tarih ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161. Maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 161- Eşlerden biri zina ederse ve eşlerden biri eşcinsel ilişkide bulunursa diğer eş boşanma davası açabilir.

Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Gerekçe: 22/11/2001 Tarih ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 161. Maddesi'nin değiştirilerek eşlerden birinin eşcinsel ilişkide bulunmasının da boşanma sebebi kapsamına alınması bu doğrultuda yaşanan mağduriyetlerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

MADDE 2Affeden tarafın dava hakkı yoktur."

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Aldatma ya da aldatılma bireylerin sosyo-kültürel özelliklerine ya da yaşadığı coğrafyaya göre değişen algılarla, kişiden kişiye farklı tanımlanan bir eylemdir. Türk Medeni Kanunu'nda ise madde 161'de düzenlenmiş bulunan "Zina" hükümleri ile madde 166'da düzenlenmiş bulunan "evlilik birliğinin sarsılması" hükümleri eşlerin birbirlerini aldatmaları ya da benzer nitelikteki fiillerin vuku bulması halinde uygulanacak kanun maddeleridir.

Her ne kadar Medeni Kanunumuzun 161. maddesinde düzenlenmiş bulunan "zina" boşanma sebebinin kanunumuzda açık bir tanımı bulunmamakta ise de Zinayı, Yargıtay kararlarında ve doktrinde kabul görmüş uygulaması ile hukuken "Evli bir erkeğin karısından başka bir kadınla, evli bir kadının kocasından başka bir erkekle kurduğu cinsel ilişki" şeklinde tanımlayabiliriz. Buna göre; kadın ya da erkeğin fiilinin zina olarak kabul edilebilmesi için öncelikle çiftlerin resmen evli olmaları ilk koşuldur.

Zinanın yukarıda yer alan tanımında da belirtildiği üzere, "cinsel ilişki" şartı, durumun varlığı için ikinci önemli koşuldur. Cinsel ilişkinin karşı cinsten biri ile kurulması yani erkeğin karısından başka bir kadınla, kadının da kocasından başka bir erkekle cinsel ilişki kurması aranır.

Taraflardan birinin eşcinsel ilişki kurması "zina" olarak kabul edilmez fakat evlilik birliğinin sarsılması ya da haysiyetsiz hayat sürme nedenleri ile şartları var ise boşanmaya karar verilebilir. Zinanın son koşulu ise karşı cinsle ilişkiye giren tarafın ayırt etme gücüne sahip bulunması ve zina eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olmasıdır. Buna göre, ilaçla ya da sair madde ile bayıltılarak isteği dışında cinsel ilişki kurulan veya tecavüze uğrayan eş bakımından kusur şartı gerçekleşmemiştir.

Zina eyleminin yukarıda açıklanan koşullarının gerçekleşmemesine rağmen, taraflardan biri bakımından sadakatsiz davranış olarak addedilen fiiller sebebiyle de şartları var ise "evlilik birliğinin temelinden sarsılması" boşanma nedeni ile dava açılabilir.

Fakat Türk Medeni Kanunu'muzda boşanma sebebi sayılmayan bir husus vardır "eşcinsellik". Eşcinsellik uzun yıllar boyunca bilim çevreleri de dâhil olmak üzere çeşitli gruplar tarafından bir cinsel kimlik bozukluğu, hastalık, sapıklık, gibi olumsuz ifadelerle tanımlanmıştır. 1973 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği Ruhsal Bozuklukların Tanı ve İstatistiksel El Kitabı-IV (DSM-IV) ile ve daha sonra 1992 yılında Dünya Sağlık Örgütü de Uluslararası Hastalık Sınıflandırması (CD) ile eşcinselliğin ruhsal bir bozukluk olmadığı kararını almış ve bu kavramı hastalık sınıflandırmalarından çıkarmıştır. Türkiye'de de resmi olarak DSM-IV kullanılmaktadır.

Bütün bu belirtilen hususlar neticesinde ve eşcinselliğin bir hastalık olmadığının kabul görülmesi üzerine de görülmektedir ki Türk Medeni Kanunu'muzda eşcinsel birliktelik (homoseksüellik). boşanma nedeni sayılmamıştır. Eşcinsel birlikteliğin boşanma sebebi sayılmaması evli olan birçok çiftin, evlendikten sonra eşinin eşcinsel olduğunun farkına varmasından sonra boşanma sürecinde mağduriyet yaşatmaktadır.

Toplumumuzun, cinsel tercihlerin dogmatik oluşumunun dışında olan tercihlere tepki göstermesi farklı cinsel tercihleri olan vatandaşların kendine açıkça ifade edememesine neden olmaktadır. Bu durumda farklı bir cinsel birliktelik kurmak isteyen bireyler toplumda kendisini kamufle edebilmek ve tepki görmemek adına çeşitli yöntemler uygulamaktadır. Bu yöntemlerden biri de normal bir evlilik akdi gerçekleştirmektir.

Eşcinsel tercihi olan bireylerin evlendikten sonra eşlerini beklemedikleri bir durumla karşı karşıya bırakmaları Medeni Kanun'umuzda boşanma sebebi sayılmamıştır. Eşcinsel birlikteliğin boşanma sebebi sayılmaması da normal bir evlilik akdi gerçekleştirdiğini düşünen ve daha sonra mağdur olan eşin boşanmak istemesini zorlaştırmakta ya da delil yetersizliği nedeniyle boşanma sürecinde bir kez daha mağduriyet yaşamaktadır.

Eşcinsel bir bireyle evlilik akdi gerçekleştirmiş eşin boşanma öncesi ve boşanma esnası yaşadığı psikolojik sıkıntıyı en aza indirilebilmesi ve yaşanan mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi amacıyla 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Boşanma Sebepleri" başlığı altında bulunan "Zina" alt başlıklı 161. Maddesi'nin değiştirilerek eşlerden birinin eşcinsel ilişkide bulunmasının da boşanma sebebi kapsamına alınması bu doğrultuda yaşanan mağduriyetlerin ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam