Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1042 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1042, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1042-turk-medeni-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/64295b07-da46-469b-95fe-0188dd3c5e28
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 1Türk Medeni Kanunu madde 347. Maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
Türk Medeni Kanunu madde 347. Maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"Çocuk ile anne ve baba arasındaki ilişki, çocuğun onların yanında kalması beklenemeyecek derecede bozulmuş ise durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, anne ve baba veya çocuğun istemi üzerine hakim aynı önlemleri alabilir."
Yürürlük:
Gerekçe: Türk Medeni Kanununa hakim olan ilkelerden biri de "çocuğun üstün menfaati" ilkesidir. Bu ilke ışığında düşünüldüğünde mevcut madde metni, çocuğun üstün menfaatini gözetemediği açıktır. Bu nedenle çocuğun yararı bakımından düşünülerek mevcut madde metni değiştirilmiş ve çocuğun yararının ön planda tutulması amacıyla değiştirilmiştir.
MADDE 2Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme:
Gerekçe: Yürürlük maddesidir
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türk Medeni Kanunu'na hakim olan ilkelerden biri de "çocuğun üstün menfaati" ilkesidir. Bu ilke uluslararası sözleşmelerde düzenlenmiş ardından da taraf devletlerin iç hukukuna girmiş önemli bir kavramdır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi'nin 2. maddesinde çocuğun, özel olarak korunacağı, yasalar ve başka yollarla sağlıklı ve normal biçimde, özgürlük ve saygınlık koşullarında bedensel, zihinsel, ahlaki, manevi ve toplumsal olarak gelişmesine olanak sağlayacak fırsat ve kolaylıklardan yararlanacağı ve bu amaçla çıkarılacak yasalarda, çocuğun çıkarlarının ön planda olacağı belirtilmiştir
Ülkemizin tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde düzenlenmiş olan "Çocuğun Yüksek Yararının Gözetilmesi İlkesi" bu Sözleşmenin tüm maddelerinde etkisini ve izini göstermektedir. Maddede açıkça, "Kamusal ya da sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel esastır." Denilmektedir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 19. Maddesi ise "Bu Sözleşme'ye Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının ya da onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suistimale, ihmal ya da ihmalkâr muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alırlar." Diyerek taraf devletlere yükümlülük getirmektedir.
Yine Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşme'nin 10. maddesinde; Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin önsözünde, | ve 12. maddelerinde; Anayasamızın 41. maddesinde, Medeni Kanunumuzun velayet hakkına sahip olmayan tarafın çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını düzenleyen 323"cü, 324.; üçüncü kişilerle çocuk arasındaki ilişkiyi düzenleyen 325.; velayet hakkının kapsamını belirleyen 339. maddelerinde "çocuğun menfaati" kavramına yer vermiştir. Aynı şekilde, Medeni Kanun'un 128"nci, 182/1'nci, 309'inci, 317'inci; 318'inci ve 360'ıncı ve Çocuk Koruma Kanunu'nun 4'üncü maddelerinde ve bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmeliklerde de çocuğun yararına hükümler yer almaktadır.
Bütün bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, çocuğun üstün yararı, çocuk hukuku hükümlerinin uygulanmasında göz önünde tutulacak en üst seviyedeki bir hakkaniyet ilkesi olup çocuğa ilişkin meselelerde karar verirken yol gösterici mahiyettedir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde önemle vurgulanan çocuğun üstün yararı ilkesi, Türk kanun koyucusunun çocuğa ilişkin düzenlemelerinin de temelini oluşturmuştur. Ancak kanun koyucu çocuğun korunmasına yönelik olarak alınacak önlemlerin düzenlendiği Türk Medeni Kanunu'nun 347. maddesinin 2. fıkrasında anlaşılmaz bir şelgilüs, çocuğun yararından ziyade ana-babanın yararının üstün tutulduğu sonucuna götüfecekibirr N hükme yer vermiştir. e TR
İlgili maddeye göre, "çocuğun aile içinde kalması ailenin huzurunuz. 6 lari katlanmaları beklenemeyecek derecede bozuyorsa ve durumun gereklerine göre başl kd çare de kalmamışsa, ana baba veya çocuğun istemi üzerine hakim aynı önlemleri alabilir. *Hüküne çocuğun ailenin huzurunu bozan birey olarak ifade edilmesi, çocuk kavramı ile bağdaştırılabilecek bir ifade asla değildir. Diğer taraftan her ne kadar madde çocuğun korunmasına yönelik olarak alınacak önlemleri düzenlemiş ise de, hükmün yazılış şeklinden ortaya çıkan anlam, çocuk yüzünden huzuru bozulan ailenin huzurunu koruma adına, yani ailenin menfaatini korumak adına hakimin bir takım önlemler alabileceği yönündedir. Hüküm bu haliyle gerek uluslararası sözleşmelerde gerekse ulusal hukukta egemen olan "çocuğun üstün yararı" ilkesi ile bağdaşmamaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 347/11. maddesine karşılık gelen mehaz İsviçre Medeni Kanunu'nun 310/11. maddesine baktığımızda, hükmün çocuk yararına uygun bir şekilde kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu hükümde yer alan ifadeye göre, "çocuk ile ana-baba arasındaki ilişki, çocuğun onların yanında kalması beklenemeyecek derecede bozulmuş ise durumun gereklerine göre başka çare de kalmamışsa, ana baba veya çocuğun istemi üzerine hakim aynı önlemleri alabilir" Görüldüğü üzere mehaz Kanun'da çocuk huzur bozan birey olarak ifade edilmediği gibi, çocuğa ilişkin alınacak önlemler ailenin bozulan huzurunu değil, çocuğu ve çocuğun menfaatini korumaya yöneliktir.
Bu bağlamda, Türk Medeni Kanunu'nun 347/11. maddesinde mehaz Kanun'a uygun olarak değişiklik yapılması hem uluslararası hukukta hem de iç hukukta düzenlemeleri mevcut olan çocuğun üstün menfaati ilkesinin gereğinin yerine getirilmesine katkı sağlayacaktır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR