İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Erzurum Kongresi'nin 107'nci yılına, Hatay'ın ana vatana katılışının 87'nci yıl dönümüne ve 6 Şubatta Hatay için tüm kurumların seferber olduğuna, küresel barışı sağlama yönünde diplomatik çabaları sürdürdüklerine ve terörsüz Türkiye’ye ilişkin açıklaması

Abdulhamit Gül

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Temmuz 2026 · 844 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, aziz milletimiz; hepinizi hürmetle muhabbetle selamlıyorum.

Bugün tarihimizin çok önemli gurur tablolarından birini, Erzurum Kongresi'nin 107'nci yılını idrak ediyoruz. Erzurum Kongresi "Vatan bölünmez bir bütündür." anlayışıyla emperyalizme, ülkemizi işgal etme girişimlerine karşı milletin iradesinin, kurtuluş azminin, istiklal mücadelesinin ortaya konulduğu çok önemli bir tarihtir. Bu tarihe imza atan, bu tarihî birlikteliği ve kongreyi toplayan o iradeyi bugün milletimizin iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizden hürmetle selamlıyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını, Erzurum Kongresi ve diğer kongrelerde Kuvayımilliye ruhuyla bu vatan için yüreği çarpan tüm kahramanları minnetle rahmetle yâd ediyoruz. Bu ülkenin bütün geleceğinde de Erzurum Kongresi'nin, Sivas Kongresi'nin, Amasya Tamimi'nin ve tüm bu mücadelelerin hem ruhu hem lafzı hem de vicdanı her zaman korunacaktır, bunun da böyle bilinmesini bir kez daha hatırlatıyorum.

Bugün, yine, Hatay'ımızın Türkiye'ye, ana vatana katılışının yıl dönümü. Hatay'ımızın ana vatanımıza katılışının 87'nci yıl dönümünü de kutluyorum. Kadim bir kültüre, insanı müşfik ve kadirşinas yüreğe sahip o güzel toprakların, Hatay'ımızın, kadim şehrimizin tüm hemşehrilerine, tüm kardeşlerimize Gazi Meclisten muhabbetlerimizi iletiyoruz. Hatay'ımız ana vatana katılarak -Türkiye'nin, bu vatanın, bu coğrafyanın daha da güçlenmesi- ay yıldızlı bayrağımızı 23 Temmuz 1939'da göndere çektiğinde çok büyük bir gururu bu millet yaşamıştır ve bugün de şanlı vatanımızın ayrılmaz bir parçası olarak bir karış toprağımızı bile, bir damla mavi vatanımızı bile feda etmeyeceğimiz birlikteliğimizde çok önemli birliğimizin ana vatanla kucaklaşmasının bu tarihî yıl dönümünü de kutluyorum. Gazi Meclisimizde, o gün Hatay Meclisinde bu kararı alan Hatay'ın tüm yiğitlerine de buradan selamlarımızı ve rahmet, minnet dileklerimizi, dualarımızı iletiyoruz.

Hatay deyince tabii aklımıza 6 Şubat gelmektedir. 6 Şubatta Hatay'ımız için bütün devletimiz, tüm kurumlarımız seferber oldu ve o gün milletimiz, devletimiz bu seferberlik içerisindeyken "Devlet nerede?" "Kızılay nerede?" "AFAD nerede?" diye devletimizin kurumlarının ve bu önemli çabaların ortadan kaldırılmasını ve bu duyguların pozitif olarak desteklenmesi yerine engellenmesini "Devlet yok, devletin kurumlarına güvenmeyin." çağrılarını da hepimiz çok yakinen yaşadık. Maalesef, asrın felaketinde hep beraber kenetlenme çabası yerine, bazılarının ülkemizin göz bebeği, ay yıldızlı bayrağımızla, önemli kurumlarımızla bu asrın felaketinde milletimizin yardımına koşma çabalarının karşısında, devleti ve kurumlarını bu anlamda tahrif eden, alternatif şeyler öngörerek bu güveni, itibarı zedeleme çabalarına karşı belli mihrakların bilinçli, sistematik olarak yıpratma girişimlerini de elbette hatırlıyoruz ama o andan itibaren tüm kurumlarıyla, Kızılayıyla, AFAD'ıyla ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla milletimiz ve devletimizle bu asrın felaketini, yaramızı beraber sarma girişiminde olduk. "Devlet nerede? dediğinizde bugün Hatay'ımızda, tüm o depremi yaşayan vatandaşlarımızda "Devletimizin her zaman kurumlarıyla yanımızda olduğunu gördük. 450 bin konutuyla ve gece gündüz çalışarak yaralarımızı sararak yanımızdaydı." anlayışı hâkim oldu. Dolayısıyla kurumlarımızı ve devletimizi sokakta bulmadık. Elbette eksikler, elbette yanlışlar olduğunda hep beraber karşı çıkacağız. İnsanların yapmış olduğu hataları bir kuruma, bir devlete mal etmeden yüzlerce yıllık bu geleneğe, bu kadim kurumlara, devlet geleneğine ve millet geleneğine sahip çıkmak çok önemlidir.

Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz her zaman milletimizin yanında, tüm kurumlarımızla milletimizin yaralarını sarma çabası içerisinde olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin Sayın Gül.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)Yaşadığımız tüm hadiseler de bu anlamda, hepimiz için çok önemli bir göstergedir. Sırf karşı çıkmak adına, farklı niyetlerle değil... Bu kurumlar kimsenin tekelinde değildir. Bu çabaları desteklemek, eksikleri de ifade etmek elbette çok kıymetlidir.

Şunu da ayrıca vurgulamak gerekir ki değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti bizim son devletimizdir ama iki bin yıldır bu topraklarda, bu aziz vatanda, bu millet burada nice devletlerle payidar olmuştur; imparatorluk bakiyesiyle, Osmanlısıyla, Selçuklu Devleti'yle ve diğer devletleriyle her zaman barışın öncüsü olmuştur. Bugün de biz bu köklü mirasın farkında olarak, bunun bilinciyle, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu diplomatik vizyonda küresel barışı sağlama yönünde çok aktif bir şekilde diplomatik çabaları sürdürmekteyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)En son NATO zirvesi de bunun önemli göstergelerinden biridir. Türkiye, dünyada nerede bir diplomatik kriz varsa, çatışma varsa, gerilim varsa ara bulucu rolüyle bu rolünü başarıyla yerine getirmektedir, barış diplomasisine öncelik vermektedir. Asya, Avrupa, Orta Doğu'nun kavşak noktasında bulunan ülkemiz, bu anlamda bulunduğu stratejik merkezi de dikkate alarak Doğu Akdeniz'den Karadeniz'e, Kafkasya'ya varıncaya kadar tüm dünyanın odak noktasında, barışı tesis etme noktasında gayretini sürdürmektedir ve bu aktif çalışmalarımızda coğrafyanın ortaya koyduğu gerçekliğini dikkate alarak, jeostratejik konumumuzun da tarihin de üstümüze yüklediği misyonu dikkate alarak yolumuza devam ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, son dakika.

ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)AK PARTİ olarak, Cumhur İttifakı olarak ortaya koyduğumuz bu vizyonla güçlü bir geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı bu kararlılıkla, inşallah, milletimizin desteğiyle kuracağız. Tüm bunları yaparken, küresel bir medeniyet inşasından bahsederken biz kısır çekişmelere ülkemizi hapsedemeyiz. Nice etnik unsurların bir arada, barış içerisinde yaşadığı bir Osmanlı'nın, bir tarihin tevarüs ettiği bir noktada Türkiye, terörsüz Türkiye'yi de bu anlamda değerlendirmeli ve adil bir dünyayı da bu anlamda değerlendirerek Türkiye'nin misyonlarını hatırlamak zorunda. O yüzden "Sen şusun, sen busun, sen filan görüştesin." gibi kısır çekişmelere Türkiye'yi hapsedemeyiz. Bu, ülkemize en büyük haksızlık olur, yapılacak en büyük kötülük olur. O yüzden, birliğimizi daha da koruyarak, ortak değerlerimizi geleceğe daha güçlü bir şekilde ulaştırmak adına, nasıl Malazgirt'te beraber...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

114 konuşma daha · 23 Temmuz 2026

Günün kaydı →
114 konuşmanın tamamı →