2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 37. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Aralık 2005 · 2.434 kelime · yaklaşık 12 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 20 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR); konuşma 2.434 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-12-20-2006-merkezi-butce-kan-tas-milli-savunma-savunma-sanayii-icisleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2006 yılı bütçe tasarıları hakkında bilgi sunmak ve bu fırsattan yararlanarak, Bakanlığımda yürütmekte olduğumuz çalışmalardan birazcık olsun sizlere bahsetmek ve burada konuşan çok değerli arkadaşlarımın da temas ettiği meselelere değinmek için huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Meclisimizin siz değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum. Burada konuşmalarıyla bize yön veren konuşmacı arkadaşlarıma, siyasî parti gruplarımıza mensup arkadaşlarıma da, huzurlarınızda, ayrıca çok teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; burada, Bakanlığım bütçesiyle ilgili bir konuşma yapmak için çıkan değerli bir arkadaşımız, Sayın Başbakanımızın İzmir'de yapmış olduğu bir konuşmaya temas ettiler; ama, ben öyle zannediyorum ki, Başbakanlıktan bugün yapılan bu konudaki açıklamayı arkadaşımız görmüş olsaydı, belki, o konuşmayı yapmış olmayacaktı.
Müsaade ederseniz, ben, Başbakanlıktan yapılan bu açıklamayı da burada okumak istiyorum; bugün, yani, 20.12.2005: "Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki 'Sayın Başbakan 'Gavur İzmir' ifadesini ne kullanmış ne de ima etmiştir' dedi. Beki, yaptığı yazılı açıklamada, Sayın Erdoğan'ın 18 Aralık Pazar günü, AK Parti İzmir İl teşkilatının yemekli toplantısında yaptığı bazı değerlendirmelerin farklı anlamlara çekildiğini bildirdi. Beki şunları kaydetti: 'Sayın Başbakan, hiç kullanmadığı ifadelerin kendisi tarafından söylenmiş gibi gösterilerek tartışma konusu yapılmasını siyasî bir acziyet olarak değerlendirmektedir. Bu durumu, siyasetin içine çekildiği tartışma düzeyi açısından da üzüntüyle karşılamaktadır.
Sayın Başbakan, toplantıyı izleyen kameraların ve basın mensuplarının kayıt cihazlarının da tespit ettiği gibi 'Gâvur İzmir' ifadesini ne kullanmış ne de ima etmiştir. Sadece siyasî hedeflerini işaret ederken İzmir İliyle ilgili 'o, zaman zaman bazı ifadeler vardır ya, bu ifadelerin olmadığı görülecektir...'"
ORHAN ERASLAN (Niğde)O ne?!
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Söyleyeceğim.
"'... Çünkü, İzmir'in aslı bu değildir, o yakıştırmalar değildir; inşallah, bu yakıştırmaları da ilk seçimde silip atacaktır üzerinden' demiştir."
KÂZIM TÜRKMEN (Ordu)Neymiş o?!
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Sayın Başbakanın, bu sözleriyle, İzmir için kullanılan 'solun kalesi' gibi bazı siyasî nitelendirmeleri kastettiği açıktır. (CHP sıralarından gülüşmeler)
Sayın Başbakanın sözleri dinleyiciler tarafından da böyle anlaşılmıştır." (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, gerek 58 inci Hükümet Programında, gerekse 59 uncu Hükümet Programında öngörülen perspektif ile acil eylem planında ortaya konulan öncelikler arasında yer alan ve İçişleri Bakanlığının görev ve hizmet alanı içerisine giren konularda, Kasım 2002 tarihinden bugüne kadar önemli adımlar atılarak, acil eylem planında öngörülen süreler içerisinde bu çalışmalar tamamlanmıştır.
Çağdaş, katılımcı, demokrasi anlayışına uygun bir ciddiyetle yürütülen bu çalışmalar, bir yandan ülkemizin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde gerekli değişim ve dönüşümleri sağlarken, öte yandan da vatandaşlarımızın günlük hayatına olumlu yansımaları olmaktadır.
Bu süreç içerisinde -burada da konuşmacı arkadaşlar temas ettiler- özellikle demokratikleşme ve insan hakları alanında vatandaşlarımızın mevcut durumunu iyileştirmeye yönelik düzenlemeler ile sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesi, faaliyet alanlarının genişletilmesi, düşünce ve ifade özgürlüğü ile toplanma ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğünün geliştirilmesi gibi temel hak ve özgürlüklerle ilgili kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır.
TUNCAY ERCENK (Antalya)Toplanma değil, toplantı…
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Bu anlayış çerçevesinde kurduğumuz Jandarma İnsan Hakları İhlallerini İnceleme ve Değerlendirme Merkezî ve Emniyet İnsan Hakları Şube Müdürlüğü çalışmalarına devam ederken, diğer yandan da, Bakanlığın Teftiş Kurulu bünyesinde kurduğumuz İnsan Hakları İhlalleri İddialarını İnceleme Bürosu içinde faaliyete geçirilen insan hakları ihlalleri iddialarını inceleme sitesine on-line başvuru yapılabilmesi için altyapı da hazır hale getirilmiş ve kullanılmaktadır.
Ayrıca, kararlılıkla arkasında durduğumuz "işkence ve kötü muameleye sıfır tolerans" sloganı, yalnızca ülkemizdeki sivil toplum kuruluşları ve güvenlik birimlerince değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları örgütleri ve Batı kamuoyunca da benimsenmiştir. Eğitim, denetim ve siyasal kararlılık sonucunda, başta Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ve Avrupa Birliği Komisyonu olmak üzere, pek çok Batılı kuruluş, Türkiye'de sistematik işkencenin bulunmadığını dünya kamuoyuna açıklamışlardır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; biz, devlet-vatandaş ilişkilerini sadece güvenlik alanıyla sınırlı görmüyoruz. Oluşturmaya çalıştığımız yeni yaklaşımla, kamu hizmetinin odağında vatandaşı görüyoruz. 59 uncu Hükümet Programında öngörülen temel yaklaşımlar ile acil eylem planında yer alan yerel tercihler konusunda da ciddî mesafeler katedilmiştir. Yıllardır sözü edilip de, bir türlü gerçekleştirilemeyen, yerel yönetimler reformu kapsamında, Büyükşehir Belediye Kanunu, Belediye Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve Mahallî İdare Birlikleri Kanunları yasalaştırılıp, uygulamaya konulmuştur.
Hemen bunu takiben, belediye ve il özel idare gelirler yasası da hazırlanmış, Bakanlar Kuruluna sunulmuştur. İnşallah, önümüzdeki günlerde buraya getirip, hep birlikte, bu yasayı da ve daha sonra da, en küçük mahallî idaremiz olan köy yasasını da huzurlarınıza getireceğiz.
Bu yeni düzenlemelerle, yerel yönetimlerin daha demokratik, şeffaf, katılımcı ve etkin hizmet sunan kuruluşlar olması ve demokrasinin tabanda yayılması hedeflenmiştir.
Böylece, bir taraftan yetkinin vatandaşa en yakın noktada kullanılması anlamına gelen yerelleşmeyi sağlarken, diğer taraftan da, kamu hizmet alanlarında çağdaş teknolojilerden de azamî yararlanmaya çalışıyoruz.
Bu denli önemli yetki ve kaynak verilen belediyelerin, performanslarının ölçülmesi de, bu sebeple öne çıkmaktadır. Bu ihtiyacı gidermek amacıyla başlatılan, Belediyelerde Performans Ölçümü Projesi, kısaca, biz, BEPER diyoruz, bu çok önemli bir bilişim projesiyle de, belediye hizmetlerinin verimliliği ve belediyelerin performansı ölçülür hale de getirilmiş olacaktır.
Değerli arkadaşlar, çağdaş bir yönetim altyapısının bir gereği de, teknolojiden azamî derecede yararlanmaktır. Bu bakımdan, ülkemizin en önemli e-dönüşüm projelerini, birer birer gerçekleştirmeye gayret ediyoruz.
İzninizle Bakanlığımız açısından son derece önemli gördüğümüz, teknolojiyi yakalama adına yürüttüğümüz çalışmaları da burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü, bu projeler, aynı zamanda emniyet, asayiş ve terörle mücadelede de istifade etmekte olduğumuz önemli projelerdir. Bunlardan birisi -ki, bunu hep duyarsınız, duydunuz- Bakanlığım tarafından yıllardan beri başlatılmış; ancak, bizim zamanımızda yürürlüğe konulan MERNİS veri tabanı, MERNİS Projesi. Elbette ki bu MERNİS veri tabanı, ülkemizin e-dönüşüm ve e-devlet dönüşümünün tam Merkezînde bulunan bir projedir. Bu bağlamda, öncelikle Bakanlığımızın MERNİS'e bağlı olarak hayata geçirdiği çok önemli bir proje de Kimlik Paylaşım Sistemi Projesidir. Kamuoyunun çok iyi bildiği Kimlik Paylaşım Sistemi -ki, kısaca KPS diyoruz- MERNİS veri tabanında yer alan bireylere ilişkin kimlik ve nüfus olay bilgilerinin kamu kurum ve kuruluşlarıyla, kamu hizmeti veren kurumlara elektronik ortamda güncel olarak online aktarılmasını sağlamak amacıyla geliştirilmiş geniş kapsamlı bir bilişim projesidir. Bu projeyi 23.2.2005 tarihinde -burada geçenlerde yapıldı- devlet töreniyle uygulamaya soktuk. Sistem 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermektedir.
Kimlik Paylaşım Sistemi Projesinden 7 Aralık 2005 tarihi itibariyle kamu kurum ve kuruluşlarından 27 kurum aktif olarak yararlanmaktadır. Bu projeyle, kurum ve kuruluşlar, işlemlerinin çok kısa sürede ve sağlıklı olarak yürütülmesini sağlamaktadır.
Yine, 1 Aralık 2005 tarihinde, 2005 Türk Sanayici ve İşadamları Derneği ile Türkiye Bilişim Vakfı e-Türkiye ödülleri yarışmasında Kamudan Kamuya e-Hizmet Büyük Ödülü, Kimlik Paylaşım Sistemi Projesiyle, bizim Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir. Bu tören de, geçtiğimiz hafta Ankara'da yapıldı.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bireysel hakların önplana çıktığı günümüz hukuk sisteminde gözaltı sürelerinin kısalması, sorgulama ve araştırmada insan haklarının azamî derecede korunması, mahkemelere, tanık ifadelerinin yanında, maddî delillerin de sıhhatli bir şekilde sunulması zorunluluğu, güvenlik güçlerimizin de çalışmalarında teknolojiden azamî derecede yararlanmasını bir zorunluluk haline getirmiştir.
Bilgiye süratli ve zamanında ulaşılmasını sağlayarak, koordinasyonu hızlandıran emniyet ve asayiş hizmetlerinin aksaksız ve süratli bir şekilde yapılmasını sağlayarak, insan haklarına saygılı bir şekilde yapılanmasını sağlayan, devlet yapısını destekleyen Jandarma Entegre Muhabere ve Bilgi Sistemiyle -ki, kısaca JEMUS Projesiyle- Jandarma Genel Komutanlığımız, çağın teknolojik seviyesini yakalamayı hedeflemiştir.
Yine, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde, tüm polis teşkilatına bilgi işlem hizmeti verilmesi amacıyla kurulan ve bilgi sistemlerinin tamamını kapsayan, kısa adı POLNET olan Polis Bilgi Ağı Projesi, bünyesinde 38 farklı projeyi barındırmaktadır ve bu proje de, 2003 yılında e-Türkiye Büyük Ödülüne layık görülmüştür. Bu, bir şemsiye projesidir. Bu proje içerisinde, pasaport ve sürücü belgesi işlemleri, motorlu araç trafik tescil işlemleri, çalıntı oto, sürücü ceza puanı ve araç kaza bilgileri sorgulama hizmetleri internet üzerinden yapılmaktadır.
Yine, bu konuda çok önemli bir proje de, güvenlik sektörüne ilişkin olarak yeni hizmete açtığımız, İstanbul'da, yine, 17 Haziran 2005 tarihinde Sayın Başbakanımızın iştirakiyle açtığımız MOBESE Projesidir; buna Mobil Elektronik Sistem Entegrasyon Projesi diyoruz. Bu projeyle, İstanbul'da, İstanbul dışında diğer il ve ilçelerde de bu projeyi yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı başlattık. Yine, bu MOBESE İstanbul Projesi, geçtiğimiz gün, Ankara'da düzenlenen, 1 Aralık 2005 tarihinde yapılan 2005 Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği ile Türkiye Bilişim Vakfı e-Türkiye Ödülleri Yarışmasında, e-devlet kategorisinde, birinciliğe layık görülmüştür.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Avrupa Birliği uyum çalışmaları çerçevesinde İçişleri Bakanlığı olarak, âdeta, devrim niteliğinde olan önemli projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Yürüttüğümüz bu önemli projelerden biri de, 112 Acil Yardım Çağrı Projesidir. Bu projeyle, polis, jandarma, ambulans, itfaiye ve benzeri kuruluşlara yönelik yardım çağrılarını tek bir numara altında toplamayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda öncelikli olarak pilot il seçilen Antalya İlinde yürütülen ve 2006 yılı sonunda tamamlanması planlanan çalışmaların sonuçlarına göre, 112 Acil Yardım Çağrı Projesi, tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılacaktır.
Değerli arkadaşlarım, müsaadenizle, burada, yine, Bakanlığım tarafından yürütülen ve Maliye Bakanlığıyla, aslında, koordine içinde yürüttüğümüz bir önemli proje olan KÖYDES Projesinden bahsetmek istiyorum. Bu proje, gerçekten, hem Sayın Başbakanımızın vizyonu hem Türkiye sevgisinin güzel bir örneğidir. "2007 yılı sonuna kadar, Türkiye'de, ülkemizde, sağlıklı yolu ve içmesuyu olmayan köyümüz kalmayacaktır" diye yola çıktık ve mayıs ayında başlattığımız bu projeyle, bakın, bugüne kadar -ki, 2007 yılı içerisinde, bu proje için çok daha iyi imkânlar, 2 katrilyona yakın ödenek 2006 yılı bütçesi içerisinde yer almaktadır- bu kısa dönemde, bütçede olmamasına rağmen, Maliye Bakanlığımızın gayretiyle bulunan ödeneklerle, köy yollarında 1 172 iş bitirildi, köy yolu yapıldı kısa bir dönem içerisinde; 85 iş, yol bitmek üzere, 546 köy yolu inşaatı da devam ediyor. İçmesuyunda, 869 iş bitirildi, 177 iş bitmek üzere, 354 iş de devam ediyor.
Şimdi, biraz önce konuşan Değerli Milletvekilimiz Süleyman Sarıbaş, "Malatya'ya hiçbir şey verilmedi" denildi, "belediyelere ne yaptınız" denildi. Bakın değerli arkadaşlarım, iktidar olur olmaz, Sayın Başbakanımızın talimatıyla, İller Bankasına borcu olan belediyeler -ki borcu olmayan belediye yok, hepsi gırtlağına kadar borçta- ve bu tarihe kadar, Sayın Başbakanımızın emir verdiği bu tarihe kadar, neredeyse, belediyelerin İller Bankasından alacakları payların yüzde 100'ü borçlarına karşılık kesiliyordu; ama, Sayın Başbakan emir verdi; yüzde 40'tan fazla kesinti yapılmayacak, yüzde 60 kendilerine verilecek. Hiçbir parti ayırımı yapılmadan, bu kesinti, bu uygulama, o günden beri devam etmektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Yine, değerli arkadaşlarım, bakın, benim Bakanlığımın da mahallî idarelerle ilgili bir fonu var; arkadaşlarım bilirler, burada, iktidar-muhalefet bütün milletvekili arkadaşlarım bilirler. Mümkün olduğunca, bu küçük belediyelerin ihtiyacını karşılama gayreti içerisinde olduk. 2004 yılında Belediye Fonundan yardım ettiğimiz belediye sayısı 1 019 belediye, 4 trilyon 785 milyar . En fazla 5 milyar veriyorduk -3 veya 4 milyarla- küçük projelere ve küçük belediyelere yardımdır; ama, bazı projeler; örneğin, hizmet binası, duvar, ihata duvarı, bunlara vermedik. Acil, ihtiyacı olan, gerçekten o parayla yapıp bitirebileceği projelere verdik ve 2004 yılı içerisinde, 1 019 belediyeye benim Bakanlığımdan 4 trilyon 785 milyar Türk Lirası ve 81 il özel idaresine de 5 trilyon 220 milyar Türk Lirası verilmişti.
Şimdi, gelelim belediyeye. Yine değerli arkadaşım burada dedi ki: "Hiçbir belediyemize para verilmedi." İnsaf, insaf!.. Bakın, 16 belediyenize -Malatya'nın- 71 milyar Türk Lirası gönderilmiş, Özel İdarenize de 75 milyar gönderilmiş.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Para mı, Sayın Bakan?!
ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)İhya etmişsiniz!..
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Bu tam… Şimdi, gelelim, KÖYDES…
HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Mazot yardımı nereye yapıldı?
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Nasıl mazot?
HAKKI ÜLKÜ (İzmir)Mazot yardımı, bayağı…
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Hayır, bu dediğim belediyelere yardım.
Şimdi, bakın, KÖYDES'ten dedi ki arkadaşımız "bir köyümüzün yolu yapılmadı" doğru mu?
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Doğru!..
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Peki, bak… Malatya'ya KÖYDES Projesi kapsamında içmesuyu için 20 proje göndermişler, 834 milyar Türk Lirası göndermişiz.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Mazot parası bile değil…
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Yine, Malatya'ya yol için 29 proje gönderilmiş, 1 trilyon 949 milyar; yani, 2 trilyon para göndermişiz ve bu yolların da, içmesuyunun da büyük bir kısmı yapıldı, bitmek üzeredir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
RECEP KORAL (İstanbul)81 ile gönderiyoruz, yalnız Malatya'ya değil!..
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)81 ile gönderdik de…
Değerli arkadaşlarım, ben, burada söyledim: Bu, proje büyük bir proje; gerçekten, hükümetimizin ve Sayın Başbakanın vizyonunu ortaya koyan bir proje, Türkiye sevdasını ortaya koyan bir proje. Bütün illere gönderdik; ama, arkadaşım özellikle Malatya'ya bir çivi çakılmadı dediği için, ben Malatya'yla ilgili… Bütün illeri, isteyen arkadaşlarımıza verebiliriz.
Değerli arkadaşlarım, tabiî, bize tanınan bu kısa süre nedeniyle, ancak bir bölümünden söz edebildiğim güvenlik projeleriyle, Bakanlığımız, ülkenin iç güvenliğinin korunması ve toplumsal huzurun sağlanmasıyla alakalı görev ve sorumluluğunu aksaksız yerine getirme gayreti içindedir. Bu amaçla, polisimiz, jandarmamız ve sahil güvenlik birimlerimiz 24 saat esasına göre hizmetlerine devam etmektedirler. Bakanlığımız, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da, bu misyonunu, yeni güvenlik politikaları doğrultusunda, bilim ve teknolojideki gelişmelere uygun olarak devam ettirecektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; biraz da terörle ilgili konulara değinmek istiyorum. Ülkemiz neredeyse son otuzbeş yılını terörle mücadeleyle geçirmiştir; bu uğurda, onbinlerce insanını kaybetmiştir, milyarlarca dolar kaynak kullanılmıştır. Ülkemizde içbarışı ve huzuru baltalayan, ekonomimize önemli zararlar veren, uluslararası alanda gün geçtikçe tehdidinin boyutları daha net anlaşılmaya başlayan terör olayları, artık lokal, hatta bölgesel değil küreseldir. Önceleri, bazı devletlerin kendi çıkarları için hoş gördükleri, hatta yönlendirip, destekledikleri terör örgütleri, artık onların da canını yakmaya başlayan, küresel ve kitlesel tehlike oluşturmaktadır. Artık, dünyaya kapılarını kapatarak kendi sınırları içerisinde barış içinde yaşama imkânı da kalmamıştır. Başta terör olmak üzere, diğer suçlarla mücadele edebilmek, uluslararası işbirliği olmaksızın çözülemez hale gelmiştir ve bu durum, dünya ülkelerinin, gerçek anlamda, teröre karşı mücadelede kararlı ve samimî olmalarını zorunlu kılmaktadır. Burada konuşan bir değerli arkadaşım da belirtti; terörle mücadelede önemli olan, ülkelerin, kararlı ve samimî olmalarıdır. Sadece "terör örgütünü, terör listesine aldım" demekle, bu samimiyeti yerine getirmiş olmuyorlar. Bizim, hep isteğimiz budur. Biz, Türkiye olarak, terörle mücadelenin, bütün ülkelerin ortak uğraşı alanı olması gerektiğini, yıllarca, her uluslararası platformda ve her seviyedeki ikili görüşmelerde anlattık. Uluslararası alanda yürüttüğümüz etkin çalışmalarla birlikte, Hükümetimiz, demokratik yapı içerisinde, güvenlik güçlerimizin özverili çalışmaları ve vatandaşlarımızın büyük desteğiyle, terörle mücadeleye inanç ve kararlılıkla, bundan sonra da devam edecektir. Ülkemizin üniter yapısı, devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ile demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine yönelik faaliyet gösteren, başta bölücü terör örgütü olmak üzere, her türlü terör örgütüne karşı mücadelede kararlılığımız sonuna kadar sürecektir.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; toplumun huzur ve güveni ile ülkemizin uluslararası itibarı açısından, terörizmle mücadeleyle birlikte, yasadışı göç ve insan ticareti, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suçlarla mücadeleye de büyük önem vermekteyiz. Coğrafî konumu itibariyle, Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasındaki ulaşım güzergâhları üzerinde bulunması, komşu ülkelerdeki savaş ve istikrarsızlık durumunun sürekliliği, fizik yapısı gibi etkenler, Türkiye'yi, Batılı ülkelerde yaşanan yasadışı göç deneyimlerinden farklı bir noktaya koymaktadır. Bu alanda, güvenlik kuvvetlerimizin ısrarlı ve gayretli çalışmaları sonucunda, bugüne kadar toplam 571 733 yasadışı göçmen yakalanmıştır. Bunlar, ülkemiz üzerinden Avrupa'ya gitmek isteyen ve yakalanan kişiler. Yine bu olaylarda önemli olan bir nokta, 37 değişik ülke uyruklu toplam 6 060 göçmen kaçakçısı, yani, bu konuda organize suç örgütü kuran çete mensubu, çete elemanı da yakalanarak, jandarmamız, polisimiz ve sahil güvenlik birimlerimizce adlî makamlara teslim edilmişlerdir.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, güvenlik birimlerimizin çok başarılı çalışmalarıyla kaçakçıları rota değiştirmeye zorladığı bir başka suç türü de uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele olmuştur. Son dönemde, güvenlik birimlerimizin etkili ve kararlı mücadelesi, uyuşturucu tacirlerini Türkiye dışında yeni yollar kullanmaya zorlamıştır. Bu konuda güvenlik kuvvetlerimizin yaptığı başarılı çalışmalar, uluslararası kuruluşlardan olumlu tepkiler almıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 20 Aralık 2005