İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · SALI

2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 37. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Aralık 2005 · 811 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 20 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR); konuşma 811 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MİLLİ SAVUNMA, SAVUNMA SANAYİİ, İÇİŞLERİ, EMNİYET, JANDARMA, SAHİL, TÜRKİYE VE ORTADOĞU AMME İDARESİ ) x TUR”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-12-20-2006-merkezi-butce-kan-tas-milli-savunma-savunma-sanayii-icisleri-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Sayın Sarıbaş'ın sorularından başlıyorum: "Metropollerde gasp, kapkaçla ilgili ne tedbirler düşünüyorsunuz?"

Ben, biraz önce konuşmamda temas etmiştim, bir taraftan bilişim teknolojisinden istifade etmek suretiyle polisimizi bu yönde destekliyoruz. Bunun en güzel örneği de, İstanbul'da faaliyete geçirdiğimiz MOBESE Projesidir. Ben, zamanınızı almamak için, o proje uygulamaya geçtikten sonra üç ay içerisinde meydana çıkan olaylar, otomobil hırsızlığı, korsan eserlerle ilgili yapılan mücadele, bunlarla ilgili rakamlar vermeyeceğim; ama, bu teknolojiyi, bu sistemi, şimdi, bütün illerimizde yaymanın gayreti içerisindeyiz. Bu çalışmalara da Emniyet Genel Müdürlüğü olarak başladık.

Tabiî, bunun yanında bir önemli eksikliğimiz, polis sayımızdaki eksikliktir, başta İstanbul olmak üzere. Bugün, İstanbul İlimizdeki mevcut polis sayısı, İstanbul'un 2001 yılındaki polis sayısına halen ulaşamamıştır, o sayıya ulaşmak için bile halen 2 000'e yakın polis açığımız var; ama, gerçekte, şu anda İstanbul'un 10 000 polis açığı var.

Polis sayısı tamamlanınca, biraz evvel de ifade ettiğim gibi, yaya ve motorlu devriyelerin sayısı artırılacak; böylece, alan hâkimiyeti tesis edilmiş olacak; ama, buna rağmen, biz, bunlar yapılıncaya kadar da -işte, biraz evvel de ifade ettim- çevik kuvvet toplumsal olaylar dışında müdahale etmezken, çevik kuvvet birimlerini de, yaya ve motorlu devriye olarak, artık, bu hizmetlerde kullanıyoruz. Emniyet Müdürlüğümüz bünyesinde görev yapan personelimize, belli saatlerden sonra, insanlarımızın yoğun olduğu büyük merkezlerde, kavşaklarda, meydanlarda, yine, alan hâkimiyeti için devriye görevi yaptırtıyoruz.

Tabiî, bu konularda da hep ifade ediyoruz, organize suç örgütü teşkil edip, çocukları bilhassa, 18 yaş ve küçükleri bu işlere sevk ediyorlar. Bunlarla çok ciddî mücadelemiz vardır. İstanbul başta olmak üzere -ki, daha çok İstanbul'dadır- yakalanan, bu işle ilgili kurulmuş organize suç örgütlerine de büyük darbeler vuruldu. Hem örgüt elebaşıları hem de bu iş için getirip kullandıkları çocuklar yakalanarak yargıya teslim edildi. Mücadelemiz devam edecektir. Gerçekten, güvenlik güçlerimiz, polisimiz, büyük bir özveriyle vatandaşımızın huzur ve güvenliğini temin etmek için gayret göstermektedir.

"Özlük haklarında iyileştirme düşünüyor musunuz?" Tabiî ki, düşünüyorum. Bu göreve başladığım günden beri düşünüyorum; ama, inşallah, kısa bir süre sonra hep birlikte bunu göreceğiz.

"Köy korucularıyla ilgili ne yaptınız? Geçtiğimiz gün, Plan ve Bütçe Komisyonunda bir tasarımız vardı. Aslında, biz, İçişleri Bakanlığı olarak köy korucularıyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapıp, bir tasarı hazırladık ve bu tasarı, bütün kurumların görüşüne sunulmuştur; ancak, bunun çıkması gecikince, hiç olmazsa korucuların sağlık problemlerini halledelim diye, Köy Kanununda bir maddelik değişiklik yapan bir tasarı getirdik; böylece, köy korucularımız, bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri, eş ve çocukları, sağlık hizmetlerinden -aynen yeşilkartlılarda olduğu gibi- istifade edebilecekler. Plan ve Bütçe Komisyonumuzdan geçti, Genel Kurulumuzun gündemindedir. İnşallah, bütçeden sonraki ilk günlerde hemen bu tasarıyı geçiririz; ama, asıl önemli olan -çünkü, bu soruyu aynı zamanda Sayın Hacaloğlu da sordu- korucularla ilgili geniş kapsamlı ne yapılması gerekir, nasıl bir güvenlik sistemi konularını da, o tasarımızla, inşallah, huzurlarınıza getireceğiz.

Birinci sınıf mülkî idare amirliği kanun tasarısı, bizim tasarımız; getirdik, Yüce Meclisimizin gündeminde duruyor, hem de ön sıralarda. İnşallah, temennimiz, bu dönem, onu da çıkarmak. Biz, bundan vazgeçmiş değiliz, arkasındayız ve inşallah bunu da çıkarırız.

Şimdi, "eve dönüş yasasına, bu yasaya göre kaç kişi salınmıştır?" Sayın Osman Kaptan'ın sorusu. Ama, bu biraz teknik içeriyor. Müsaade ederseniz ben buna yazılı cevap vereceğim. Rakamları sordu.

Ama, şimdi ikinci bir sorusu var: "İçki yasağı genelgesi çok tepki topladı." Yahu insaf diyorum. El insaf! Genelgemin neresinde yasak var?! Bunu defalardır anlatıyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonunda anlattım, basına açıklama yaptım, basın toplantısıyla anlattım.

V. HAŞİM ORAL (Denizli)- Belediye başkanları nasıl yanlış yorumlar Sayın Bakan?!

OSMAN KAPTAN (Antalya)- Sayın Bakan, siz Türkiye'nin bakanı değil misiniz?! Gazeteleri okumuyor musunuz siz?!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Biz içki yasağı getirmedik. Yerel yönetim reformu kapsamında, daha önce mülkî idare amirlerinde olan yetkiyi, belediyelerde belediye meclislerine, belediye hudutları dışında da il genel meclislerine devrettik. Yaptığımız bu.

OSMAN ÖZCAN (Antalya)- Sayın Bakan, gereğini yap.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Taa 1934 yılında çıkan Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunuyla içkili yerler izne bağlanmış. Bu yasaya dayanarak, 1949'da, 1984'te, 1999'da yönetmelikler çıkarılmış. Bu yönetmeliğimiz, işte bu önceden, kırk seneden beri gelen yönetmeliklerin devamıdır. Bu konuları mahallî idarelere bırakmaktan daha tabiî ne olabilir... Bütün dünyada, bütün Avrupa'da yerelleşmeye gidiliyor. Yerel yönetim reform tasarısını çıkarıyoruz. Vali ve kaymakamın verdiği ruhsatı belediye meclisi, il genel meclisi verir dedik.

OSMAN KAPTAN (Antalya)- Bu belediyeler size bağlı değil mi Sayın Bakan?!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Bakın, Sayın İsmet Berkan'ın dün gazetede çıkan bu yazısını okumanızı tavsiye ediyorum. Hem dün hem bugün.

OSMAN KAPTAN (Antalya)- Bu konuya siz sebep olmadınız mı Sayın Bakan?! Bu belediyeler size bağlı değil mi?!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Bakın, 3 gün evvel -lütfen, bu çok önemli- bir gazete şu manşeti attı: "Bolu da içki yasağı kervanına dahil oldu." Bolu Belediye Başkanımızı aradım. Sayın Başkan, ne yaptın dedim. "Ben hiçbir şey yapmadım" dedi. Yahu bu konuyu görüştün mü?.. İşte basın açıklaması. Ve dün de bütün basına gönderdi. Olmayan bir olay gazetede manşet: "Bolu'da da içki yasağı." Yok bir yasak kardeşim, yok. Yasak diye bir şey getirmedik. Bakın, İsmet Berkan bugünkü yazısında da bunu yazıyor. (CHP sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 20 Aralık 2005

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook