Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)
Bingöl Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 86. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Mayıs 2003 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Anık (AK Parti), 28 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DOĞAL AFETLERLE İLGİLİ BAZI KANUNLARDA DEĞ.YAP.HK.(SS.143)); konuşma 764 kelime.
Abdurrahman Anık (AK Parti, Bingöl). “Doğal afetlerle ilgili bazı kanunlarda değ.yap.hk.(ss.143)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-anik-22-2003-05-28-dogal-afetlerle-ilgili-bazi-kanunlarda-deg-yap-hk-ss-143 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN ANİK (Bingöl)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son Bingöl depremi, gerçekten, ülkemizi, Bingölümüzü, bölgemizi üzmüştür. Geçen yıllarda da, hele hele 1999'dan bu yana, Türkiyemizin çeşitli yerlerinde depremler meydana gelmiş; birçok insanımız canını kaybetmiş, kimi sakat kalmış, oldukça büyük çapta mal kaybı olmuştur. Bundan sonra, bu tür afetlerin yaşanmamasını Yüce Mevlamızdan niyaz ediyorum.
Değerli arkadaşlar, Bingöl'de, son yaşanan deprem sadece 17 saniye sürdüğü için, her ne kadar can kaybı az ise de, hasar oldukça fazladır.
Değerli konuşmacılar birtakım şeylere değindiler; ben, sadece, burada, önce bir konuya dikkat çekmek isterim. Sayın CHP milletvekilimiz, demin burada konuşurken ve Afyon depreminden söz ederken, özellikle kamu binalarının ne kadar zarar gördüğüne dikkat çekti. Bingölümüzde de aynı şekilde kamu binaları en fazla zarar görenlerdendir; 5 tanesi tamamen yerle bir olmuş, 15 tanesi ağır hasarlı, 27 tanesi orta hasarlı, 131 tanesi de az hasarlıdır.
Şimdi, meydana gelen bu deprem, eğer, 17 saniye değil, 27 saniye veya 37 saniye sürmüş olsaydı, öyle inanıyorum ki, bu binaların yüzde 90'ı tamamen yerle bir olacaktı. O halde, düşünmemiz lazım; bunu ihale eden devlet; birilerine veriyor ve kontrolünü de devlet yaptırıyor.
Bundan sonra, bütün bu depremler bizim için bir örnek olmalı ve hiçbir zaman unutmamalıyız. Sorumluların bu konuda affedilmemesi lazım. Yaptırana, kontrol edene, devlet, burada gerekli cezayı vermelidir.
Bu kadar insan, bu ölenlerin yarısı, sadece bir okulda -yani 176 insanımız, sonradan biri daha vefat etti, 177 oldu- sadece bir pansiyonda. Hele hele, bazı binalarda, eğer deprem gündüz olmuş olsaydı -o sıraların üzerine oturan katları görünce, gündüz tamamen kapanan yerler- kesinlikle hiçbir öğrenci, kimse kurtulamazdı. Yetkililerin, bundan sonra, bu tür şeylerde çok dikkatli olmasını ve bu konuda gerekli düzenlemelerin de yapılması için özellikle istirhamda bulanacağım.
Değerli arkadaşlar, şu anda Bingöl'de en büyük sorun çadır meselesi. Geçenlerde Kızılay'ın Genel Başkanıyla görüştüğümüzde, 6 000 000 dolar tutarında çadır dağıtıldığını söyledi; ama, maalesef, tabiî, yeterli değildir. Bu 13 400 çadır yerine, tabiî, vatandaşın dışarıda kalmaması için, gerekiyorsa 20 000 çadır da gönderilmeli. Sürekli sallanan bir ortamda, o heyecanı yaşayan, o psikolojiyi yaşayan insan içeride duramıyor; içeride kaldığı zaman, sık sık 4 veya 4,5 şiddetindeki depremle sallanan bir binada, hasarlı olan binalarda insanların gece uyumaları mümkün değildir. Bu konuda, özellikle Kızılay'ın daha duyarlı hareket etmesini talep ediyorum.
Değerli arkadaşlar, sağlık konusunda, yetkililer özellikle bugün de aradılar; doğum hastanesinde sadece çadırlar kurulmuş, henüz içerisinde yeterince bir tedbir alınamamış; ancak, orada, tabiî, bir çadırda bayanların doğum yaparken, ülkemizin şartlarında -hele hele Doğu Anadolu'nun- nasıl bir sıkıntı olduğunu da hepiniz tahmin edersiniz.
Değerli arkadaşlar, eğitime, haliyle, okulların son sınıfları şu anda devam etmekte, onlar da çadırda eğitimlerini sürdürmekteler. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bingöl'ü ziyareti esnasında, Bingöl halkından birtakım talepler geldi; son sınıf öğrencisi olup üniversiteye hazırlık yapan veya ilköğretim son sınıfındaki öğrencilerin, bu sene, başka liselere geçişi esnasında ya ekpuan verilmesi veya bir kontenjan tanınması yönünde. Bu da geçmiş yıllarda, 1971 depreminde Bingöl'de -o zamanlar lise 2 nci sınıftaydım- böyle bir kontenjan tanınmıştı. Bu depremden dolayı Bingöl -özellikle fazla bir şey de tutmuyor- öğrencilerine yeterince kontenjan ayrılması için çeşitli üniversitelerimizden talebimiz olacaktır.
Camilerin bir kısmı yıkılmış, birkaç tanesi de ibadete tamamen kapanmıştır. Bu konuda, Diyanet İşleri Başkanımızın, Türkiye genelinde bir yardım kampanyası açarak, bu camilerin, bu ibadethanelerin onarımlarının kış gelmeden önce bitirilmesi gerekmektedir.
Değerli arkadaşlar, yöre, fakir bir yöre. Sağlık lisesi mezunu olup, geçmiş aylarda imtihana girip de henüz göreve başlamamış o öğrencilere ve sağlık meslek liselerine de bir ek kontenjanın ayrılması çok uygun bir hareket olacaktır.
Değerli arkadaşlar, köy yollarımız, özellikle kış nedeniyle tahrip olmuştur. Bu konuda da, Sayın Maliye Bakanımızın, Türkiye genelinde ödenekleri serbest bırakarak bir nefes aldırmıştır. Burada, huzurunuzda, Maliye Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum; Köy Hizmetleri Genel Müdürünün de, bu konuda, en azından daha duyarlı hareket etmesini özellikle öneriyorum.
Bingöl'de ovayı tamamen sulayan bir kanalımız vardır ve o kanalın ana gövdesi tamamen tahrip olmuştur. Bu konuda da, DSİ Genel Müdürümüzün talimatı üzerine, bugünden itibaren, yetkili bir firma çalışmalar yapmaktadır; ancak, bunun da kalıcı bir şekilde yapılmasını öneriyoruz.
Değerli arkadaşlar, Bingöl depreminde, hükümetimizin, devletimizin, üzerine düşen görevi yerine getirmesi, gerçekten, takdire şayandır. Birkaç saat içerisinde, Sayın Başbakanımızın, 6 bakanımızın müdahale etmesi, olay yerinde afetzedelerin yanında bulunması, görünmesi ve gönüllerini alması, onlara büyük bir moral kaynağı olmuştur. Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Meclis Başkanımızın, Genelkurmay Başkanımızın ve çeşitli kurumların üst düzey yetkililerinin halk arasında görünmesi, büyük bir moral kaynağı olmuştur. Bütün bu zevata, bütün bu yetkililere Bingöl halkı adına şükranlarımı sunuyorum. Yine, Afet İşleri Genel Müdürüne, Toplu Konut İdaresi Başkanına, özellikle Bayındırlık Bakanımıza, Sağlık Bakanımıza, Millî Eğitim Bakanımıza ve bütün bakanlarımıza bu konudaki gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Beni dinlediğiniz için sizlere de şükranlarımı sunuyorum.
Bu kanunun, Türkiyemiz için hayırlı ve uğurlu olması, başka bir afet ve belanın olmaması dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 28 Mayıs 2003