Diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; 633 sayılı diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun hükmünde kararname ve kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu'nun; 657 sayılı devlet memurları kanununa bir madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:507)
Sinop Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 126. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Haziran 2010 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Dodurgalı (AK Parti), 30 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; 633 SAYILI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME VE KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU'NUN; 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNA BİR MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.:507)); konuşma 530 kelime.
Abdurrahman Dodurgalı (AK Parti, Sinop). “Diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; 633 sayılı diyanet işleri başkanlığı kuruluş ve görevleri hakkında kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun hükmünde kararname ve kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu'nun; 657 sayılı devlet memurları kanununa bir madde eklenmesi hakkında kanun teklifi (s.s.:507)”. TBMM Genel Kurulu, 126. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-dodurgali-23-2010-06-30-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-bazi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ABDURRAHMAN DODURGALI (Sinop)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 507 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’yla ilgili kişisel görüşümü belirtmek üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle -kişisel görüşlerime girmeden- bu kanunun görüşülmeye başlanmasından itibaren Meclisimizdeki tüm partiler kanunun daha kolay, daha karşılıklı anlayışa dayalı bir ortam içinde görüşülmesini sağladıkları için -ben üç yıllık bir milletvekiliyim, ilk defa bu kanun görüşülürken bu hoş havaya şahit oldum- tüm gruplara, bir Diyanet mensubu, bir ilahiyatçı olarak teşekkür etmeyi bir görev olarak addediyorum.
Yeni kanun, birtakım imkânlar getiriyor, dinî teşkilatın güçlenmesini sağlıyor; Diyanet İşleri teşkilatımıza, daha güçlü olarak ayakta durma imkânı sağlıyor; 1979 yılından beri ortaya çıkan birtakım hukuki boşlukların giderilmesine imkân sağlıyor; dolayısıyla, daha cevval, daha etkili kararlar almasını da temin ediyor.
Ben işin sadece teşkilat yönü ile alakalı olarak değil, aynı zamanda, Diyanet İşleri teşkilatımızın vatandaşımızın dinî problemlerine çözüm tarzı üretirken daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu da düşünüyorum. Benden önce konuşan arkadaşımın belki temas ettiği ama Diyanet İşleri teşkilatına düşen vazifeye, zaman yetersizliğiyle temas etmediğini düşünüyorum. Mesela, medyada dinî konular çok fazla ele alınıyor ve bu dinî konularda, yetkili olduğunu düşünen ama herhangi bir sorumluluk taşımayan insanların ortaya koymuş oldukları yaklaşım tarzları insanların kafalarını bulandırıyor. Şunu demek istemiyorum… Yorum herkesin yapabileceği bir şeydir ama bu gibi yorumlarda, Diyanet İşleri Başkanlığımızın, Din İşleri Yüksek Kurulumuzun bir konuyu açıklayıcı bir misyon yüklenmesi gerektiğine de inanıyorum. Bunu artık ayda bir mi yaparlar, on beş günde bir mi yaparlar… Ama kendilerinin belirttiği gibi Kur'an ve sünnete dayalı -ki Diyanetin her metninde bu çok açık seçik şekilde vurgulanıyor- tarihî tecrübeyi göz önünde bulunduran ve çağın gereklerini de göz önünde bulundurarak çözümler üreten, sürekli yeni bilgi üreten bir teşkilat olması gerektiğini düşünüyorum ve hem sorumluluk taşıyan hem de bu konuda yetkili olan bir kurum ve kuruluş olarak artık her önüne gelenin Diyanet konusunda kendi işine göre verdiği fetvayla kafaları karıştırmasının önüne geçilmelidir diyorum. Bu kanun bana göre bunu sağlıyor. Bana göre bunu sağlıyor, çünkü Din İşleri Yüksek Kurulunun vazifeleri anlatılırken mesela “Yurt içinde ve yurt dışında İslam dinine mensup farklı dinî yorum çevrelerini, dinî sosyal teşekkülleri ve geleneksel dinî kültürel oluşumları incelemek, değerlendirmek, bu konularda ilmî ve istişârî toplantılar, konferanslar düzenlemek ve çalışmalar yapmak…” Bu kapsamda, bu meseleler ele alınarak halkımızın daha doğru bilgi ile bilgilendirilmesi sağlanabilir.
Dinin sadece inanç ve ibadet yönüne değil, ahlaki yönüne de burada vurgular yapıldı. Özellikle ilk konuşmayı yapan Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Sayın Hamzaçebi’nin ahlak konusundaki Diyanete yüklemiş olduğu görevlere tamamıyla katılıyorum, çok önemli bir nokta olarak da düşünüyorum. Geleceğimizi, çocuklarımızı, kendi kültürümüzü, kendi değerlerimizi, kendi ahlaki hayatımızı daha canlı, daha diri tutma açısından Diyanete son derece önemli görevler düştüğüne inanıyorum ve bu konuya da özellikle dikkat çeken Sayın Hamzaçebi’ye katıldığımı belirtmek istiyorum.
Yine, aynı şekilde, Diyanet İşleri Başkanlığımızın sosyal işlerde de son derece önemli görevler yüklenebileceğini düşünüyorum. Mesela bir trafik sorunu Diyanet İşleri Başkanlığımızın da sorunu olmalıdır; mesela bir tinerci çocuklar, sokak çocukları sorunu Diyanet İşleri Başkanlığımızın da sorunu olmalıdır; mesela sokak hayvanlarıyla ilgili toplumumuzda daha düzenli, daha itinalı bir görüşün ortaya çıkmasını sağlamak Diyanet İşleri Başkanlığımızın da bir görevi olmalıdır diye düşünüyorum. Mesela burada gene Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün, ceza infaz kurumu ve tutukevi, çocuk ıslahevi, huzurevi…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 30 Haziran 2010