2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Sinop Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 32. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Aralık 2010 · 648 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdurrahman Dodurgalı (AK Parti), 14 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 648 kelime.
Abdurrahman Dodurgalı (AK Parti, Sinop). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-dodurgali-23-2010-12-14-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN DODURGALI (Sinop)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2011 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesiyle ilgili olarak huzurunuzdayım. Hepinize hayırlı akşamlar diliyorum.
Sayın Başkan ve değerli üyeler, devletimiz tarafından kendisine toplumu inanç, ibadet ve ahlak konularında aydınlatmak görevi verilen, bu işleri yürütmek ve ibadet yerlerini yönetmek görevini üstlenen Diyanet İşleri Başkanlığımız, bu görevlerini yaparken laiklik ilkesini sürekli göz önünde bulundurma, tüm siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında ve üstünde olma ve milletçe bütünleşme ve dayanışma amacını gözeterek bu görevini yapmaya çalışmaktadır. Bugüne kadar, Diyanet İşleri Başkanlığı, her faaliyetinde hem laiklik ilkesini hem tüm siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında olma ilkesini hem de milletçe birlik ve beraberlik içinde olma ilkesini gözettiğini bizzat Başkanın ağzından her toplantıda beyan etmektedir. Toplumu din konusunda aydınlatırken de dinimizin iki temel kaynağı Kur’an ve sünnete dayalı sağlam bilgiyi esas aldığını, on dört asırdır yaşanan dinî tecrübeyi de daima göz önünde bulundurduğunu, bu iki temel kaynakla modern hayatı ve insanlığın ortak birikimini ve bu konularda gelinen noktayı göz ardı etmediğini tüm verilerinde vurgulamaktadır. Bu meseleleri halletmek için, toplumun isteklerini, toplumun geldiği noktayı sürekli göz önünde bulundurmak ve toplumun geldiği noktaya göre yeniden ve taze bilgiler üretmek gerekmektedir. Diyanet İşleri Başkanımız da Din İşleri Yüksek Kurulu vasıtasıyla bu görevini bilhassa son yıllarda yerine getirmeye çalışmaktadır.
Başkanlığımızın yaptığı faaliyetlerle bugün toplumumuzda “mutedil din anlayışı” denilen ve toplumun her kesimince kabul gören ve kabulü de bu sıralarda, bu kutsal çatı altında Diyanet İşleri Başkanlığımızla ilgili kanun çıkartılırken, büyük bir hassasiyet içinde Başkanlığımızla alakalı bu kanunu çıkartırken tüm grupların desteğini alması da çok somut bir gösterge olarak değerlendirilmelidir.
100 bine yakın camide 85 bin görevlisi ile ibadet ve din hizmetini yürüten, camilerimizi yöneten Diyanet İşleri Başkanlığı ayrıca 16 bin camide yüz yüze, 40 bin camide de merkezî sistem ile toplumu irşat vazifesini göstermektedir, yürütmektedir.
Yurt dışındaki vatandaşlarımıza, toplumun yarısını oluşturan kadınlar ve kızlarımıza, kadın haklarını, kız çocukların eğitimini, kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı teşvik etmekte, töre ve namus cinayetleri ve zorla evlendirme gibi toplumsal bilinç oluşturma hedefini de gütmektedir.
Engelli, kimsesiz, yaşlı, yoksul, tutuklu gibi ilgi ve desteğe muhtaç vatandaşlarımızın da Diyanet İşleri Başkanlığımız yanında olmakta, bunların şartlarına uygun olarak camilerimizi yeniden bir düzenlemeye tabi tutmakta. Bugün bin beş yüzün üstünde cami bu şekilde bir düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Cezaevlerindeki, yurt dışındaki vatandaşlarımızın kendi öz kimliklerini koruyarak içinde yaşadıkları toplumla uyum içinde olmalarına katkı sağlamakta, yurt dışında eğitim ve öğretim görevini yürüten birtakım müesseseler açmakta, cami içi ve cami dışı tüm hizmetleri birlikte yürütmeye çalışmaktadır.
Ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığımız son yıllarda 60-70 bin civarında kendisine sorulan sorulara cevap vermiş, 620 faks ve mektupla ve 450 adet de yüz yüze görüşmeyle toplumumuzda din ile ilgili konularda kendisine yöneltilen soruları cevaplandırmaya çalışmıştır.
Bilindiği gibi, son derece başarılı Kutlu Doğum haftaları düzenlemekte, ayrıca da hac ve umre hizmetlerini, üzerine aldığı günden bugüne kadar da başarılı bir şekilde yürütmektedir.
Bütün bunların yanında, Diyanet İşleri Başkanlığımız, inanç, ibadet ve ahlak konularında toplumumuzu aydınlatırken bunların bir birliktelik ve bir bütünlük içinde yürütülmesi gerektiği gerçeğini de devamlı göz önünde bulundurmaktadır, bulundurmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Dodurgalı.
ABDURRAHMAN DODURGALI (Devamla)Sürenin kısalığı sebebiyle, ben bir iki konuya temas etmek istiyorum.
Sayın Haluk Koç’un, Alevilerin Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesi içinde yer almasına Diyanet İşleri Başkanlığımız sıcak bakmaktadır ama ayrı bir Diyanet teşkilatıyla teşkilatlanması, devletimizin birlik ve bütünlük politikalarıyla alakalıdır. Bunu bir vurgulamak istiyordum.
Ben de bundan önce görev yapan değerli arkadaşımız Profesör Doktor Ali Bardakoğlu’nu, yapmış olduğu hizmet, Diyanette açmış olduğu çığır sebebiyle tebrik ediyorum. Yeni Başkanımızın onun açtığı yoldan daha da genişleterek ve bu yolu daha da ilerleterek faaliyetlerini sürdüreceğine inanıyorum.
Bu duygu ve temennilerle, yeni Başkanımızdan, sosyal açılımlı bir birim kurulmasına önayak olmasını burada istirham ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımız, toplumu bugün yakından ilgilendiren sokak çocuklarına, sokak hayvanlarına hizmetini gerçekleştirecek birimler oluşturmalı, doğal afetlerde toplumumuzun yanında olacak birtakım hizmet birimleri üretmelidir.
Bu duygu, bu istek ve bu dileklerle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 14 Aralık 2010