Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)
Adıyaman Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 644 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Aydın (AK Parti), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 644 kelime.
Ahmet Aydın (AK Parti, Adıyaman). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-aydin-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET AYDIN (Adıyaman)Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Başkan, değerli üyeler; ilave edilecek olan 10’uncu madde üzerine şahsım adına söz almış bulunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu madde Yargıtayın kurumsal bir talebidir ve burada bizim yapmak istediğimiz, e-devlet uyarlamasının Yargıtayda gerçekleştirilmesinden başka bir şey değildir. Malumunuz, AK PARTİ’nin iktidarıyla birlikte yargının hem fiziki mekân hem altyapı sorununu gidermek için çok ciddi gayretler sarf ettik ve fiziki mekân olarak baktığınızda 2002’den sonra mevcut mekânın 5 katı büyüklüğünde bir mekân elde ettik. Personel eksikliği noktasında ciddi gelişmeler sağlanmaya çalışılıyor. Mevzuat çalışmaları, her geçen gün yoğun bir şekilde çaba sarf ediliyor, neredeyse temel kanunların tamamını bu dönemde tekrardan geçirdik.
Değerli arkadaşlar, tabii bu maddede öngörülen, işte yine bu altyapıyla alakalı. Özellikle, bilgi çağında yaşıyoruz, teknolojik gelişmeler son derece hızlı bir şekilde ilerliyor ve istiyoruz ki, Yargıtayımız da gelişen, büyüyen, kurumsallaşan Yargıtayımız da bu teknolojik gelişmelerden had safhada istifade etsin ve bu manada da bilgi işlem merkezi müdürlüğünün kurulmasını öngören bir önerge bu ve burada bu maddede bilgi işlem merkezi müdürlüğünün görevleri zaten az önce de okundu, kanun metninde açıkça sıralanmış durumda. İnşallah, bu bilgi işlem merkezinin kurulmasıyla birilikte Yargıtayımız da teknolojiden en iyi şekilde istifade etmiş olacaktır.
Değerli arkadaşlar, tabii daha önceki oturumlarda da özellikle çokça konuşuldu, tartışıldı, hele ki, muhalefetten arkadaşlarımız, özellikle de “2008 yılında Adalet Komisyonuna gelen ve daire ve üye sayısını azaltmayı öngören tasarı ile bugünkü tasarı arasında ne fark var? Öyle dediniz de bugün böyle diyorsunuz, hangisi doğru?” diye sıkça sorular yönelttiler. Aslında değerli arkadaşlarımız zannediyorum anlıyorlar da anlamak istemiyorlar ya da anlamadıklarını ifade ediyorlar ama biz bunları komisyonda da ifade ettik. Şimdi, tekrar yeri gelmişken, özellikle, değerli arkadaşlarım, mesela benim 2008 tarihinde komisyon tutanağında yer alan ifadem şöyledir: “Şimdi, burada bir defa biz her zaman Yargıtayın iş yoğunluğundan bahsederiz ve gerçek manada da Yargıtayın bir temyiz yeri ve incelemesi yapmasını istiyoruz ve aynı zamanda da Yargıtayın içtihatlardaki sıkıntılarının giderilmesini, bir içtihat birliğinin oluşmasını istiyoruz ve bu manada gerçekten böyle bir düzenlemeye ihtiyaç vardır diyoruz. Zira, zaten istinaf mahkemeleri uygulamaya başlayacak.” Yani 2008 yılında gelen düzenleme aslında o gün Yargıtayın kurumsal bir talebiydi, onun teklifiydi. Şimdi, Yargıtayın, Danıştayın, diğer muhatap kurumların tekliflerini, önerilerini dikkate alınca suçlu oluyoruz. Hakikaten eğer böyle bir şey varsa ve istinaf mahkemelerinin uygulanmaya geçmesi şartıyla o gün için o söylediğimiz doğru. Bugün yine söylüyorum, eğer istinaf mahkemeleri faaliyete geçmiş olsa idi ve bu manada da Yargıtaya giden dosya sayısında ciddi manada bir azalma olmuş olsaydı, bugün bu tasarıyı belki görüşmeye gerek yoktu. O gün o söylediğimiz gerçekten doğru bir işti. Bu işin ertelenmesi yine neden kaynaklandı, bu tasarı niye geri bırakıldı? Yine, bu tasarı, istinaf mahkemelerinin ertelenmesini isteyen ve dolayısıyla bu tasarıyı da ertelemek isteyen, yine o günkü şartlarda oluşan HSYK. Bakın, o günkü şartlardaki HSYK’nın talebiydi: “İstinaf mahkemelerini bir süre daha erteleyin, uygulamayın.” dedi. İstinaf mahkemeleri uygulanmayınca, hâliyle dosya sayısı da her geçen gün şişti, kabardı, arttı, artık, bunda daire sayısıyla üye sayısını artırmaktan başka bir çare de yoktu.
Yani demek istediğimiz şu değerli arkadaşlar: Sizler söylüyorsunuz “Muhatapları dinlemiyorsunuz.” Biz, ilgili muhatapları dinliyoruz, ilgili muhataplar çerçevesinde, günün şartlarına uygun bir şekilde düzenlemeler yapmaya çalışıyoruz ve o günkü düşüncemiz yine aynen o gün itibarıyla doğru bir düşünceydi. Bunun ertelenmesini isteyen de Yargıtayın ve HSYK’nın kendisiydi.
Peki, şimdi ben size sormak istiyorum: Siz, bir taraftan, istinaf mahkemeleri çıkartılırken “Türkiye bölünüyor, eyaletlere bölünüyor, Yargıtay güçsüzleştiriliyor.” dediniz, ona karşı çıktınız. “Azaltalım” derken yine karşı çıktınız, bu sefer “İstinafları uygulayalım.” dediniz. Şimdi “Artıralım” diyoruz, ona da karşı çıkıyorsunuz. Arkadaş siz ne istiyorsunuz? “Azaltalım” diyoruz karşı çıkıyorsunuz, “Artıralım” diyoruz karşı çıkıyorsunuz. İstinaf mahkemelerini kurarken ciddi manada karşı direnç gösterdiniz. Daha sonra azaltılırken “Yok, istinaf mahkemelerini uygulayalım.” dediniz. Emin olun, burada sizde ciddi bir düşünce, kafa karışıklığı var. Siz önce bir kendinizi netleştiriniz. Hakikaten siz burada ne istiyorsunuz? Yargıtaydaki, Danıştaydaki bu dosya yükünü, iş yükünü çok iyi bilmenize rağmen bunun çözümü noktasında başka ne yapabiliriz diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 9 Şubat 2011