İzmir milletvekili ahmet ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6), ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/19), kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam ve 30 milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/36), adana milletvekili necdet ünüvar ve 23 milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/39), istanbul milletvekili halide incekara ve 22 milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığı
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Şubat 2008 · 1.461 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Ersin (CHP), 5 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN VE 20 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI VE ÜRETİMİNİN TESPİTİ İLE UYUŞTURUCU KULLANIMINDAKİ ARTIŞIN SEBEPLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/6), ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ VE 35 MİLLETVEKİLİNİN, OKULLARDAKİ ŞİDDET OLAYLARININ VE MADDE BAĞIMLILIĞI SORUNUNUN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/19), KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ AHMET GÖKHAN SARIÇAM VE 30 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU KULLANIMININ BAŞTA GENÇLER OLMAK ÜZERE TOPLUMDA YOL AÇTIĞI OLUMSUZ ETKİLERİN ARAŞTIRILARAK UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞININ VE KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/36), ADANA MİLLETVEKİLİ NECDET ÜNÜVAR VE 23 MİLLETVEKİLİNİN, MADDE BAĞIMLILIĞININ NEDENLERİNİN, BOYUTLARININ VE ETKİLERİNİN ARAŞTIRILARAK MÜCADELE EDİLMESİ İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/39), İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HALİDE İNCEKARA VE 22 MİLLETVEKİLİNİN, UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI); konuşma 1.461 kelime.
Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “İzmir milletvekili ahmet ersin ve 20 milletvekilinin, uyuşturucu kaçakçılığı ve üretiminin tespiti ile uyuşturucu kullanımındaki artışın sebeplerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6), ankara milletvekili yılmaz ateş ve 35 milletvekilinin, okullardaki şiddet olaylarının ve madde bağımlılığı sorununun araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/19), kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam ve 30 milletvekilinin, uyuşturucu kullanımının başta gençler olmak üzere toplumda yol açtığı olumsuz etkilerin araştırılarak uyuşturucu bağımlılığının ve kaçakçılığının önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/36), adana milletvekili necdet ünüvar ve 23 milletvekilinin, madde bağımlılığının nedenlerinin, boyutlarının ve etkilerinin araştırılarak mücadele edilmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/39), istanbul milletvekili halide incekara ve 22 milletvekilinin, uyuşturucu bağımlılığı”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 5 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-23-2008-02-05-izmir-milletvekili-ahmet-ersin-ve-20-milletvekilinin-uyusturucu-kacak (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Türkiye için, Türkiye'nin geleceği için çok önemli olan bir sorunu görüşüyoruz ve Sayın Bakanın yaptığı açıklamalardan, bugün Meclisimizde uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasıyla ilgili alınması gereken önlemleri tespit edecek olan bir komisyon kurulmasının önünün açıldığını düşünüyorum. Sayın Bakan, bilgiler verdi, daha çok İçişleri Bakanı olarak polisiye önlemleri anlattı. Ancak esasa girmeden önce Sayın Bakana bazı sitemlerimi de söylemek durumundayım.
Değerli arkadaşlarım, uyuşturucu kaçakçılığı ve uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmasıyla ilgili sorunu tam dört yıl önce ben bu Meclise getirdim. 13 Ocak 2004 tarihli araştırma önergem var ve bu araştırma önergesinin bir an önce ele alınmasını sağlamak için önceki Sayın Meclis Başkanıyla iki kez görüştüm, yardım istedim; önceki Sayın İçişleri Bakanıyla görüştüm, yardım istedim; Sağlık Bakanımızla görüştüm, yardım istedim ve geçen dönemin AKP Grup Başkan Vekillerinin hepsine âdeta yalvardım. Bir an önce bu sorunu ele alalım, Meclisin Türkiye’deki herkesi, 70 milyonu ilgilendiren bu önemli sorunu mutlaka ele alması gerekir diye girişimlerde bulundum. Yetmedi, gerek Meclis içinde gerekse Meclis dışında birtakım çalışmalar yaptım, sırf Türkiye Büyük Millet Meclisinin, ilgili bakanların ve sayın milletvekillerinin dikkatini çekmek için basın toplantıları yaptım. İzmir’de, eşimle ve üniversite öğrencisi 2 kızımla birlikte, Meclisi harekete geçmeye çağıran imza kampanyası başlattım, üç günde 46.085 imza topladım ve bu imzalarla gittim Sayın Arınç’a, yardım istedim. Ama, geçen dört yıl boyunca ele alınmayan bu önemli sorun, bugün, Sayın Bakanın da girişimiyle, yardımlarıyla umuyorum ki bu Mecliste ele alınacak, sonuçlandırılacak ve bir komisyon kurulacak. Peki, sormak lazım, sormak istiyorum Sayın Bakana: Dört yıldan beri bu konu ele alınmadığı için, kamuoyu yeterince uyarılmadığı için, çocuklarımız, gençlerimiz bu tehdide karşı eğitilmedikleri için, acaba kaç tane çocuğumuz, kaç tane gencimiz bu zehir tacirlerinin tuzağına düştü? Bunun hesabı yapılabilir mi?
Değerli arkadaşlarım, ama ne olursa olsun, zararın neresinden dönülse kârdır düşüncesiyle, bugün, her şeye rağmen, Meclisimizin bu konuda bir araştırma komisyonu kuracağı ve bir etkin çalışmayla bu sorunun üzerine gideceği ve Türkiye’yi yönetenlere de bu sorunla ilgili mücadelede bir yol haritası ortaya çıkaracağını umuyorum.
Değerli arkadaşlarım, Birleşmiş Milletler tarafından piyasa fiyatları da göz önüne alınarak yapılan tahminlere göre, dünyada uyuşturucu trafiğinden elde edilen ciro toplam 429 milyar dolardır ve bu miktar, dünyadaki 163 ülkenin millî gelirinden de fazladır ve kara para olarak adlandırılan bu gelirlerin kayıt altına alınamadığı, vergilendirilemediği ve bu kaynağın büyük bir kısmının da yine uyuşturucu, organize suçlar ve terör suçlarının finanse edilmesinde kullanıldığına ilişkin ciddi veriler var ve zaten Sayın Genelkurmay Başkanımız da birçok kez uyuşturucu ticaretinin, uyuşturucu kaçakçılığının ve bundan elde edilen gelirlerin terörü finanse ettiğine ilişkin açıklamaları var. Ama, madem bu kadar önemli bir sorun ve 70 milyonu tedirgin eden bir sorun, o hâlde neden şimdiye kadar Millî Güvenlik Kurulunun gündeminin ilk sıralarına alınmadığını da sorgulamak zorundayım.
Değerli milletvekilleri, bu kara para aynı zamanda yolsuzluk ekonomisinin de büyümesine neden olmakta ve spekülatif ve ani çıkışlarla bir ülkenin ekonomik dengelerini de bozabilmektedir.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığında hedef değil transit ülke olduğunu söylediler. Sayın Bakanın bu tespiti birkaç yıl öncesine göre doğrudur. Eğer birkaç yıl öncesine bakarak bu sözleri söylemiş olsaydı doğruluğunu kabul ederdik. Ancak son birkaç yıldan beri Türkiye transit ülke olmasının yanında, aynı zamanda da üretici ülkedir. Bunu ben söylemiyorum, bunu Avrupa Birliğinin ilgili kurumları, kuruluşları söylüyor. Türkiye'nin eroin konusunda, uyuşturucu konusunda özellikle, ciddi bir üretici ülke olduğunu ve elde edilen kara paranın da çok büyük miktarda olduğunu Avrupa Birliğinin kurumları, kuruluşları söylüyor. Şimdi, dolayısıyla, Türkiye hem üretici ülke olması ve hem de transit ülke olması nedeniyle başka ülkelere göre bu uyuşturucu kaçakçılığından çok daha fazla zarar görmektedir.
Şimdi, eroin önemli bir uyuşturucu madde ve insanları ölüme götüren uyuşturucu madde ve bu eroinin de yüzde 85 oranında menşeinin, üretiminin Afganistan’da olduğunu zaten Birleşmiş Milletler söylüyor ve Afganistan’da üretilen bu eroinin üç rotayla Avrupa’ya gittiği ama bizi ilgilendiren en önemli rotanın da Balkan rotası olduğu bilinen bir gerçek. Yani Afganistan’da üretilen eroin Türkiye’ye Ağrı, Van ve Hakkâri illerimizin dağlık bölgelerinden kaçak olarak giriyor ve İzmir ve İstanbul’daki deniz limanlarından, ayrıca İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’ndan ve kara yoluyla da Edirne ve Kırklareli illerimizden çıkış yapmaktadır, bu kapılarımızdan çıkış yapmaktadır.
Değerli arkadaşlarım, eroinin trafiği bu. Sentetik uyuşturuculara bakacak olursak, örneğin Captagon maddesi, Doğu Avrupa ülkelerinde üretiliyor çoğunlukla ve Edirne’den yine yurdumuza giriş yaparak Hatay ve Kilis illerimizden Orta Doğu ülkelerine dağıtımı yapılıyor ve bu tespitler, Emniyet Genel Müdürlüğünün tespitleridir ve Sayın Bakanın belki yanıldığı bir başka nokta da şudur: Örneğin, Captagon hap Türkiye’de de üretiliyor değerli arkadaşlarım ve üstelik sadece hap olarak değil, hapın içine eroin enjekte edilerek üretiliyor ve hap aldığını, hapla kendisini tatmin ettiğini düşünen gencimiz, çocuğumuz aslında bir miktar da eroin aldığının farkında değil ki bu tespitler geçtiğimiz aylarda, sanıyorum geçen yıl, televizyonlarda da haber olarak yer almıştır. Yani eroin enjekte edilmiş Captagonların Türkiye’de imal edildiği bilinen bir gerçek. Sayın Bakan da mutlaka bunu biliyordur, ama herhâlde Türkiye’yi üretici bir ülke olarak değerlendirmemek için bu gerçeği söylemedi.
Extacy maddesi, değerli arkadaşlarım, başta Belçika ve Hollanda olmak üzere, Batı Avrupa ülkelerinden ve genellikle de Edirne’den tırlarla, yolcu araçlarıyla ve deniz limanlarından ülkemize giriş yapıyor ve Extacy, yine aynı yollardan Orta Doğu ülkelerine gidiyor.
Değerli milletvekilleri, emniyet teşkilatımız uyuşturucu kaçakçılığına karşı çok ciddi bir mücadele veriyor. Bunu iftiharla söylemek durumundayım. Nitekim, bakın, bazı rakamlar vereyim size, yakalamalarla ilgili bazı rakamlar: Esrar maddesi. 2003 yılında ele geçirilen esrar maddesi 2.760 kilogram iken, 2005’te 11.338 kilogram ve 2006’da 24.884 kilogram. Yani 2003’le 2006 arasında yüzde 900 artış var. Bunları niçin anlattığımı biraz sonra sizlere izah edeceğim.
Keza eroin. 2003 yılında ele geçirilen eroin miktarı 3.546 kilogram iken, 2005’te 8.772 kilogram, 2006’da ise 10.312 kilogram. Yani 2003 ile 2006 arasında ele geçirilen eroin miktarında yüzde 300 artış var.
Captagon. 2003 yılında 2 milyon 332 bin 81 adet Captagon ele geçirilmişken, 2005 yılında 6 milyon 404 bin 923 adet, 2006’da ise 10 milyon 971 bin 23 adet Captagon maddesi ele geçirilmiştir ve artış yüzde 500’dür.
Extacy 2003’te 447 bin 91 adet iken, 2005’te 1 milyon 748 bin 799 adet, 2006’da ise 1 milyon 592 bin 200 adettir ve artış yüzde 350’dir.
Bunları niçin söyledim değerli arkadaşlarım? Bir yandan emniyet teşkilatımızın bu uyuşturucuya karşı, uyuşturucu kaçakçılığına karşı verdiği mücadeleyi söylemekle beraber, arz-talep dengesi içinde değerlendirilirse yine ülkemizde bu maddelerin girişi ve kullanımının da aynı ölçüde artmış olduğunu kabul etmemiz gerekir ve işi bilenler, bu mücadelenin içinde olanların da belirttiklerine göre, yakalananların en az 3 misli, 4 misli de piyasaya sürülüyor. Dolayısıyla Sayın Bakanın söyledikleri çok da fazla gerçekleri ifade etmiyor. Nitekim, bakın, bir şey söyleyeyim: Sayın Bakan da sözünü etti. 2005 yılında gerçekleştirilen NATO toplantısında Birleşmiş Milletlerin uyuşturucu ve suçla mücadele biriminin başkanı tarafından yapılan sunumda 2005 yılında Afganistan kaynaklı afyon ve türevi uyuşturucu maddelerin satışından dolayı Türkiye’de 5 milyar dolar para sirkülasyonu olduğu değerlendirilmiştir. Bu 5 milyar dolar sirkülasyon nereden geliyor? Eğer Türkiye üretici ülke değilse, hedef değil de sadece transit ülkeyse bu 5 milyar dolarlık sirkülasyon nereden oluyor?
Yine, değerli milletvekilleri, Emniyet Genel Müdürlüğünün tespitlerine göre PKK, ASALA, TKP/ML ve DHKP/C gibi terör örgütlerinin örgütsel faaliyetlerini sürdürmek amacıyla uyuşturucu kaçakçılığına karıştıkları ve kaçakçılardan haraç aldıkları tespit edilmiştir.
Şimdi, bütün bu gerçekler ortadayken, dört yıldan beri bütün çabalarımıza rağmen, bütün çocuklarımızı gençlerimizi tehdit eden, bütün anne babaları tedirgin eden bu önemli sorunu bu Meclis neden ele alamadı, niçin ele almadı, bunu anlamak mümkün değil.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan konuşmasında emniyet teşkilatı olarak ya da Bakanlık olarak bu uyuşturucu kaçakçılığına ve kullanımının yaygınlaşmasına ilişkin ne tür önlemler aldıklarını anlattılar, ama söylenenlerin hepsi polisiye önlemler. “Şu kadar sokak satıcısını yakaladık -ki, o sokak satıcıları da kurbandır aslında- şu kadar kişi aslında bu işten, daha önce de başka suçlardan sabıkalıydı.” gibi. Evet, polisiye önlemler çok önemli ve Türkiye, polisiye önlemlerde bütün dünyada takdirle karşılanan bir çaba içindedir. Ancak bugüne kadar sürdürülen yöntemlerle, bu uyuşturucu kaçakçılığına karşı ve özellikle de uyuşturucu kullanımının yaygılaşmasına karşı yeterli önlemlerin alınamadığı, bunların engellenemediği artık ortadadır. Bunun üzerinde ısrar etmenin bir mantığı yok. Aynı babadan kalma yöntemlerle, dededen kalma yöntemlerle sokakta satan adamı yakalayıp etkisiz hale getirmekle bu sorunun önlenebilmesinin mümkün olmadığını artık görmemiz lazım. Zira, sokaktaki satıcıyı, “torbacı” diye tanımlanan bu kişileri etkisiz hâle getirseniz bile ertesi gün yerine başkaları geliyor. Bir kısır döngüdür. Dolayısıyla, değerli arkadaşlarım, okullara polis dikerek, okulları polis ablukasına alarak bu sorunu, bu ciddi sorunu, bu tehlikeyi, tehdidi önlemek de mümkün değil. Sorun nedir değerli arkadaşlarım? Uyuşturucu kaçakçılığına karşı, daha doğrusu zararlı bütün girişimlere karşı en etkili yöntem pazarı daraltmaktır. Pazarı daraltırsanız, yapacağınız en büyük mücadele bu sonucu verir. Pazarı daraltırsanız sonuç alırsınız. Pazarı daraltmanın yolu da nedir? Değerli arkadaşlarım, uyuşturucu kaçakçılarının ve üreticilerinin hedefi çocuklarımız ve gençlerimizdir. O hâlde yapılması gereken, hedef kitleyi bu konuda eğitmek, bilinçlendirmektir. Yani çocukları polis ablukası altına alıp polis nezaretinde gidip gelmelerini sağlayarak bu sorunu önleyebilmenin mümkünü yoktur. Okulda önleyebilirsiniz ama çocuğun sokakta ne yaptığını bilemezsiniz. Onun için yapılacak şey: Çocukların ve gençlerin, hedef kitlenin uyuşturucunun kendi bedenlerinde, ailelerinde ve toplumda ne tür sorunlara neden olduğuna ilişkin bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri lazım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 5 Şubat 2008