59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 52. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Mart 2003 · 828 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Işık (AK Parti), 21 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 59 UNCU HÜKÜMET PROGRAMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞMELER); konuşma 828 kelime.
Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “59 uncu hükümet programı üzerindeki görüşmeler”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2003-03-21-59-uncu-hukumet-programi-uzerindeki-gorusmeler (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 59 uncu Hükümet Programı hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Meclisin çok anlamlı bu kürsüsünden, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle anıyor, fikirlerinin her dönemde yeniden yorumlanıp, ülkemize aydınlık ufuklar açmasını temenni ediyorum.
59 uncu hükümet kabinesinde yer almış olan -Sayın Başbakan başta olmak üzere- her bir üyeyi tebrik ediyor ve başarılar diliyorum. Daha da demokratikleşme sürecinde, desteklerinden dolayı, Sayın Deniz Baykal başta olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekillerine teşekkürlerimi sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Aynı şekilde, destek vermiş olan bağımsız milletvekili arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; demokrasi platformunun istikrarlı ve kararlı yürüyüşünde, 9 Mart 2003 tarihiyle birlikte, bir adım daha atmanın mutluluğu ve huzuru içerisindeyiz. Benimsenen ve izlenen yolun kuvvet ve sağlamlığını, neticenin ise yüceliğini biliyoruz.
Seçimler, siyasal iktidarların güven tazelemesi ya da başkaca siyasal iktidara yönetme hakkı veren demokratik tercihlerdir. Bu demokratik tercihlerle iktidara gelen siyasî parti ya da partilerin hüsnükabul görmesi, sadece o partiyi sandıkta tercih edenler değil, tercihini başkaca kullanmışlar tarafından da toplumsal destek görmeye başladığında, siyasal iktidarlar icraatlarını çok daha etkin ve kararlı bir şekilde uygulama şanslarını elde ederler.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada iktisadî kalkınmalar başta olmak üzere, demokratik ve teknolojik büyük değişimler yaşanırken, üzülerek ifade ediyorum ki, Türkiye, büyük oranda zaman kaybetmiştir. Artık, Türkiye'nin, bugünü ve yarınıyla ilgili kaybedecek hiçbir zamanı kalmamıştır. 59 uncu hükümetle -58 inci hükümette olduğu gibi- umutlar umulana dönüşmekte, hayaller gerçekleşmeye, yüzler gülmeye, toplumsal destek ve güven hissi günbegün artmaya başlamıştır. 59 uncu hükümetin yapacağı tarihî mücadele, şekli anlamıyla hükümet olma mücadelesi değil, milletimizin vermiş olduğu emaneti hakkıyla yerine getirme mücadelesi olacaktır.
AK Partinin ve 59 uncu hükümetin siyasetteki varlık nedeni, hukuk merkezli, demokratik açılımlı, birey eksenli, kalkınmacı; ülkesiyle, milletiyle bölünmez bütünlükçü; Atatürk'ün tarihî söylemiyle ifade ettiği "Yurtta sulh,cihanda sulh" prensibiyle siyaset yapmaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 59 uncu Hükümet Programında, ekonomik istikrarın sağlandığı, rekabetçi bir piyasa yapısının oluşturulduğu, sürdürülebilir bir kalkınma ortamının yakalandığı ve ekonomik refahın nimetlerini adaletle dağıtan, yoksulluk ve yolsuzlukla etkili bir şekilde mücadele edilen, merkeziyetçi ve hantal yapıların aşılması; toplumsal denetim ve katılımın artırılması; kırtasiyecilik, şekilcilik ve verimsizliğin azaltılması; örgütsel büyüme ve hantallığın giderilmesi; kayırmacılığın ve yozlaşmanın önlenmesi öngörülmüştür.
Ekonomik büyümeyi yeniden başlatmak, fakirlik ve işsizliğin azaltılması, evrensel kurallar, çağdaş standartlar ve etkin uygulama anlamında devleti ve kurumları görev, yetki ve sorumluluk açısından yeniden yapılandırmak ve şekillendirmek; bürokrasiyi azaltmak, yolsuzluk ve suç işleme eğilimini engelleyici düzenlemeler yapmak; bölgesel ekonomik güç ve bölgesel finans merkezi olma imkânını sağlayacak ortamı hazırlamak; insanlarımızın barış ve refah içinde özgürce yaşadığı, çağdaş dünyayla bütünleşmiş, farklılıkların, çatışma unsuru olarak değil, zenginlik kaynağı olarak görüldüğü, itibarlı, demokratik, dinamik bir millet iradesinin hayata geçirileceğinin vurgusu kararlı bir şekilde programda yer almıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; demokratik ülkelerdeki hukukun evrensel ilkelerine saygı, hak arama yollarının açık tutulması, kanun önünde eşitlik, bireysel ve örgütlü olarak hak ve özgürlüklerin kullanılması ve idarenin hukuka bağlılığının sağlanmasını 59 uncu Hükümet temel değerler olarak görmekte ve AK Parti, bunun, hükümet etme mantığının olmazsa olmazları olarak nitelendirmektedir.
Programda, yürürlükteki Anayasa yerine, katılımcı ve özgürlükçü yeni bir anayasanın hazırlanacağı; yeni anayasanın, güçlü bir toplumsal meşruiyete sahip, başta Avrupa Birliği olmak üzere, uluslararası normlara uygun, birey hak ve özgürlüklerini üstün tutan, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi esas alan demokratik hukuk devleti anlayışını taşıyacağı, şiddet, baskı ve suçtan arınmış, özgürlüklerin nimetlerinden yararlanan ve korkunun olmadığı bir barış toplumu haline gelmek hedeflenmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti İkinci Hükümet Programında, hukukun üstünlüğü içinde, devletin, topluma ve bireylere, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep aidiyeti gibi sebeplerle ayrım gözetmeyi reddederek, insan haklarının evrensel düzeye çıkarıldığı ve kullanıldığı, hukukun üstünlüğünün gerçekleştirildiği ve demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği hukuk sistemini oluşturmak için düzenlemeler öngörülmektedir. Katılımcı ve çoğulcu demokrasi ve yönetimde etkinlik ilkeleri doğrultusunda, yerel yönetim reformunun gerçekleştirileceğine vurgu yapılmaktadır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukukun üstünlüğüne bağlılık, devletin meşruluğunu da güçlü ve etkin kılar. Yönetimin şeffaf olduğu, yönetilenlerin yönetenlere duyduğu güven ve tolerans, insanların iktisadî kalkınmasına ve devletin adil ve adaletli otoritesine katkı sağlar. Siyasal iktidarlar, kaynağını demokrasiden aldığı, iktidarda bulunanların ise hukuka dayandığı demokratik hukuk devletinde, insanların temel hak ve hürriyetleri ideal anlamda güvence altında demektir.
Demokratik hukuk devletinde, siyasal iktidardakiler, hukuku referans almaları durumunda, hukuk devleti idealini gerçekleştirmiş olurlar. Hukuk devletinde, devletin tarafsızlığı teminat altındadır. Yönetenler, yönetilenlere karşı keyfîlik içerisinde olamazlar, herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimse ayrıcalıklı olmadığı gibi, haksızlığa da uğratılamazlar. Devlet merkezli bir siyaset değil, insan merkezli bir siyaset esastır. Anayasanın ruhunda ve lafzında mündemiç olan temel hak ve hürriyetlerin kullanılması hiçbir şekilde baskı altına alınmamalıdır. Temel hak ve hürriyetlerin kullanılması, hakkın özgürce yerine getirilmesinden ziyade, insan onuruyla da ilintilidir. Temel hak ve hürriyetler, demokrasinin olmazsa var olmazlarındandır. İdeal demokrasi anlayışının temel hak ve hürriyetlere bakış açısı, birey merkezlidir; esas değer, insandır ve insan, anlamlıdır.
Değerli milletvekilleri, 59 uncu hükümet, özü itibariyle, programında, önceyi kavramış, anı anlamış, değişmeyen bilimsel doğrular ile değişen zamanın gücünü kavrayarak çağın nabzını tutup, geleceği yakalamaya çalışmıştır.
Bu programın, ülkemize ve milletimize hayırlı olması temennisiyle, sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
9 konuşma daha · 21 Mart 2003