İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · SALI

Atatürkün medeniyet, kültür,tarih ve ahlak anlayışıyla ilgili söz üzerine

Ahmet Işık

Konya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 94. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Haziran 2003 · 605 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Işık (AK Parti), 17 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ATATÜRKÜN MEDENİYET, KÜLTÜR,TARİH VE AHLAK ANLAYIŞIYLA İLGİLİ SÖZ ÜZERİNE); konuşma 605 kelime.

Ahmet Işık (AK Parti, Konya). “Atatürkün medeniyet, kültür,tarih ve ahlak anlayışıyla ilgili söz üzerine”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-isik-22-2003-06-17-ataturkun-medeniyet-kultur-tarih-ve-ahlak-anlayisiyla-ilgili-soz-uzer (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET IŞIK (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 16 Haziran 1926 tarihinde Büyük Önder Atatürk'e karşı İzmir'de bir suikast düzenlenmiş ve fiziksel bedeni yok edilmeye çalışılmıştır. Tarihî Önder Atatürk'ün düşüncelerinin ve fikirlerinin, dünden bugüne olduğu gibi, bugünden de ebediyete kadar yaşayacağını teyit etmek, dikkat çekmek ve vurgu yapmak amaçlı, Mustafa Kemal Atatürk'ün medeniyet, kültür, tarih ve ahlak anlayışına yönelik gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşadığı dönem ve konjonktürde beyan, fikir ve eylemleriyle, yalnızca onlarca yıl sonraki günümüze değil, yüzyıllar sonraki zamana ışık tutan "Atatürk" ismini bu kürsüden zikretmenin mutluluğunu yaşıyor ve onurunu hissediyorum. Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Milletine bırakmış olduğu en büyük eseri, çağdaş ve modern Türkiye Cumhuriyetini muhkem temeller üzerine kurmuş olmasıdır. Çok yönlü kişiliği, üstün zekâsı, olaylar karşısındaki soğukkanlılığını asla kaybetmeden devlet millet heyecanını en üst düzeyde tutarak hızlı ve sağlıklı karar alma özelliği, O'nu Atatürk yapan en önemli vasıflardır.

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin temelini kültür olarak görmektedir. Ulu Önder Atatürk, beyanında, medeniyet yolunda başarıyı yenileşmeye bağlamakta ve devamla "sosyal hayatta, ekonomik hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için tek gelişme ve ilerleme yolu budur" demektedir. Büyük Önder, ifadesinde "içinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde layık olduğumuz yeri alacağız, onu koruyacağız ve sürdüreceğiz; refah, mutluluk ve insanlık bundadır. Millet açıkça bilmelidir, medeniyet, öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar ve yok eder. Biz, Batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz, onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için dünya medeniyeti seviyesi içinde benimsiyoruz" demektedir. Devamla "bugünkü Türkiye Cumhuriyeti çocukları kültürseverdirler; yani, hem kendileri kültür sahibidirler hem de bu özelliği çevrelerine ve bütün Türk Milletine yaymakta olduğuna inanmışlardır. Millî kültürün her alanda açılarak yükselmesini Türkiye Cumhuriyetinin temel direği olarak sağlayacağız" demektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Atatürk, beyanında "Türk kabiliyet ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça, bütün Türk çocukları kendileri için lazım olan atılım kaynağını tarihte bulabileceklerdir. Büyük devletler kuran atalarımız büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur. Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk Halkı medenîdir; tarih de medenîdir, hakikat de medenîdir. Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle, medenî olduğunu ispat etmek ve göstermek mecburiyetindedir. Medenîyim diyen Türkiye Cumhuriyeti Halkı, aile hayatıyla, yaşayış şekliyle, medenî olduğunu göstermek zorundadır. Sonuç olarak; medenîyim diyen Türkiye'nin hakikaten medenî olan halkı, baştan aşağıya dış görünüşüyle bile medenî ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdur" demektedir.

Atatürk, diğer bir ifadesinde "millî ahlakımız medenî esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. Bir işin ahlakî bir değerinin olması, ayrı ayrı insanlardan, daha yüce bir kaynaktan meydana gelmiş olmasıdır. O kaynak, toplumdur, millettir. Millî ahlak, milletin sosyal düzeni ve huzuru, şimdi ve gelecekteki refahı, saadeti, selameti ve güvenliği, medeniyet, ilerleme, yükselmesi için, insanlardan her hususta ilgi, gayret, nefsin feragatını ve gerektiği zaman seve seve canını vermesini isteyen ahlaktır. Mükemmel bir millete millî ahlakın gerekleri, o milletin fertleri tarafından, âdeta düşünmeksizin, vicdanî, hissî bir sebeple yapılır. En büyük millî his, millî heyecan budur" demektedir. Devamla "medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde duraksayanlar veya bu yol üzerinde ileri değil, geriye bakmak cahilliği ve tedbirsizliğinde bulunanlar, medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar" demektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Işık.

AHMET IŞIK (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" diyen Ulu Önder Atatürk ve düşünceleri, her dönem ve durumda zengin bir yoruma, derin bir algılamaya yönelik ince hassasiyete, nesillere kalıcı aktarılmaya yönelik yüksek ideallere gereksinim göstermektedir.

Büyük lider ve büyük insanı rahmetle anarken, 28 Haziran 2003 Cumartesi günü Konya'nın Karapınar İlçesinde yapılacak olan çölleşmeyle mücadele etkinliklerine sizleri davet eder, tüm Meclisi saygıyla tekrar selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 17 Haziran 2003

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook