İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · SALI

İl idaresi kanununda değişiklik yap.dai. kanun ss.123

Ömer Özyılmaz

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 94. Birleşim · 1. yasama yılı · 17 Haziran 2003 · 1.117 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ömer Özyılmaz (AK Parti), 17 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL İDARESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİ. KANUN SS.123); konuşma 1.117 kelime.

Ömer Özyılmaz (AK Parti, Erzurum). “İl idaresi kanununda değişiklik yap.dai. kanun ss.123”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-ozyilmaz-22-2003-06-17-il-idaresi-kanununda-degisiklik-yap-dai-kanun-ss-123 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 123 sıra sayılı İl İdaresi Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısıyla ilgili olarak AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Partim ve şahsım adına hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafî durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre illere, iller de ilçelere ve beldelere ayrılmıştır. Her ilde genel idarenin başı ve mercii valilerdir. Birer ihtisas grubu olan askerî birlikleri ve yargıçları hariç tutarsak, bakanlıkların kuruluş kanunlarına göre illerde açmış oldukları bütün birimler, valinin emri altında çalışırlar.

Vali, ilde devletin ve hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her bakanın mümessili, bunların idarî ve siyasî yürütme vasıtasıdır.

Değerli arkadaşlar, illerde valilerin görevlerine baktığımızda, gerçekten, çok önemli, çok hayatî, çok stratejik görevleri olduğunu görürüz. Örneğin, valiler, her ilin genel idaresinden, her bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Bakanlıklar ve tüzelkişiliği haiz genel müdürlükler, il genel idare teşkilatına ait bütün işleri doğrudan doğruya valiliklere yazarlar.

Vali, kanun, tüzük, yönetmelik ve hükümet kararlarının neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamak ve bakanlıkların talimat ve emirlerini yürütmekle görevlidir.

Yine, vali, adlî ve askerî teşkilat dışında kalan bütün devlet daire, müessese ve işletmelerini, özel işyerlerini, özel idare, belediye, köy idareleri ile bunlara bağlı tekmil müesseseleri denetleme ve teftiş etme yetkisine sahiptir. İlin her yönden genel idare ve genel gidişini düzenlemek ve denetlemek de, yine, valilerin sorumluluğundadır. Ayrıca, devlet gelirlerinin tahakkuk ve tahsilini ve ödeme işlerinin muntazam bir şekilde yapılmasını ve gelir kaynaklarının gelişmesini sağlamak için tedbirler alır ve uygular; lüzumunda, bu maksatla, ilgili bakanlıklara ve genel müdürlüklere tekliflerde bulunur.

(1) 123 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Ayrıca, valiler, il, ilçe, bucak merkezlerinde ve çevrelerinde, kiralı ya da kirasız binalarda vazife gören bütün devlet dairelerini, mahallî hizmet şartlarına ve Hazine menfaatına en uygun şekilde, bir veya birkaç binada toplamak üzere gereken tedbirleri aldırır ve uygulanmasını denetler.

Ayrıca, vali, memleketin sınır ve kıyı emniyetini ve sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür. İl sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi, yine, valinin görev ve yetkilerindendir.

Değerli arkadaşlar, özetlemeye çalıştığım valilerin bu yetkilerinin yanında, özellikle, görüşmekte olduğumuz kanunla ilgili olarak, valiler, ilde çıkabilecek veya çıkan olayların emrindeki kuvvetlerle önlenmesini mümkün görmedikleri veya önleyemedikleri, aldıkları tedbirlerin bu kuvvetlerle uygulanmasını mümkün görmedikleri veya uygulayamadıkları takdirde, diğer illerin kolluk kuvvetleri ile bu iş için tahsis edilen diğer kuvvetlerden yararlanmak amacıyla İçişleri Bakanlığından ve gerekirse Jandarma Genel Komutanlığının veya Kara Kuvvetleri Komutanlığının sınır birlikleri dahil olmak üzere, en yakın kara, deniz ve hava birlik komutanlığından, mümkün olan en hızlı vasıtalarla müracaat ederek yardım isterler.

Değerli arkadaşlar, kısaca -hiç istemeyiz tabiî, ama- herhangi bir ilde, herhangi bir ilçede, devletin birliğine, bütünlüğüne ya da mevcut nizama aykırı bir ayaklanma, bir davranış meydana geldiğinde, onu önlemek ve gerekirse onu durdurmak da valilerin önemli görevleri arasındadır.

İşte, değerli arkadaşlar, şu anda görüşülmekte olan 123 sıra sayılı yasa tasarısıyla, illerde bu ildeki görevlendirilen, devletin ve hükümetin temsilcisi olan sayın valilerin bu görev ve yetkilerine, bir yenisi daha eklenmektedir. Önceki kanunda, şu andaki mevcut kanunda, şöyle deniyor: "Olayların niteliğine göre istenen askerî kuvvetin çapı ve görevde kalış süresi, vali ile koordine edilerek askerî birliğin komutanı tarafından belirlenir."

İşte, bunu değiştiriyor. Şu andaki hükümetimizin tasarısında şöyle deniyor: "Olayların niteliğine göre istenen askerî kuvvetin çapı, vali ile koordine edilerek askerî birliğin komutanı tarafından, görevde kalış süresi, askerî birliğin komutanı ile koordine edilerek vali tarafından belirlenir. Yani, herhangi bir olay vuku bulup da askerî birlik oraya geldiğinde, şu ana kadar, orada ne kadar askerî birliğin bulunacağı ya da orada ne kadar kalacağı hususunda yetkili, o birliğin komutanıydı. Şimdi ise, bunu ikiye ayırıyor kanun tasarısı; oraya gelecek askerî birliğin çapı, yine, ilin valisiyle koordine edilerek komutan tarafından belirlenir; ama, orada ne kadar kalacağı hususu, kalış süresi, yine, askerî birliğin komutanıyla istişareli bir şekilde, ilin valisi tarafından belirlenir.

Bu, esasen, askerî idareden sürekli sivilleşmeye doğru adım adım giden ülkemizde önemli bir husustur; bunun altını özellikle çiziyorum. Burada, birbirine zıt iki kuvvet anlamında değil; ama, çağdaş dünyada, yetkilerin, sivillerde, onun da ötesinde, seçilmişlerde olması anlamıyla, yaklaşımıyla konuya baktığımızda, bunun çok önemli bir husus olduğunu görüyoruz. Orada bir birliğin ne kadar kalması gerektiği hususuna, sadece bir ihtisas grubu olan askerî birliğin komutanı karar vermekte zorluk çekebilir; ama, vali, bir bütün halinde, ile, ilin durumuna, ülkenin durumuna bakan bir yönetici olduğu için, daha isabetli karar vereceği düşüncesindeyiz. Bundan dolayı, hükümetimizin bu adımını grup olarak destekliyoruz, önemsiyoruz; kanunlaşmasını Yüce Meclisten bekliyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle bir iki hususu da arz etmek istiyorum: Biraz önce kısaca arz etmeye çalıştığım görevleriyle, valiler, illerde birer stratejik yönetici ya da diğer bir ismiyle, tepe yöneticisidirler. Bilindiği gibi, tepe yöneticileri, yönettikleri kurum ya da kuruluşa, bir bütün halinde, panorama halinde bakarlar ve o kuruluşun ya da o kurumun -ki, vali için düşündüğümüzde, o, ildir- içindeki ya da dışındaki tehditleri ya da şansları bir bütün halinde görmek ve kararlarını uzun vadeli ve geniş kapsamlı olarak almak durumundadırlar. Bu çerçevede, valiler, illerimizde birer lider olarak bulunmalı; orada, işlerin iyi gitmesi için değil, iyi işlerin yapılması için öncülük yapmalıdırlar. Ayrıca, her valimiz, o ilin genel durumunu, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini, insan kaynaklarını gözönüne alarak, yine, halkıyla, kanaat önderleriyle istişare halinde birer kent vizyonu belirleyip, o kent vizyonunu o ilin halkıyla birlikte gerçekleştirmeye çalışmak durumundadır. Bugün, çağdaş dünyada, her ilin, kendine mahsus belirlemiş olduğu bir kent vizyonu vardır ve o vizyona ulaşmak için, ilin bütün insan ve madde kaynaklarını harekete geçirirler.

İnşallah, biz, AK Parti Hükümeti olarak, önümüzdeki günlerde ya da haftalarda, İl İdaresi Kanununda, merkezî yönetimde yapacağımız geniş değişikliklerle, merkezî yönetim ve yerel yönetim reformlarıyla, değerli valilerimizin ve yöneticilerimizin çok daha etkili olmaları için gereken şartları hazırlayacağız ve bu manada, inşallah, onlar da, illerimizin birer lokomotifi olarak, onların kalkınması yönünde her türlü çalışmayı yapacaklardır.

Ben, bu vesileyle, kendi ilim olan Erzurum'da yaşanmış bir olayı anlatarak sözlerimi tamamlamak istiyorum. Erzurum, Doğu Anadolumuzun merkezî bir şehridir ve çok stratejik ve çok önemli bir yere sahiptir -bunu, hepimiz biliyoruz- ama, ağaçlandırma ve yeşillik yönünden pek çok eksikliği vardır. Bunun, gerek geleneksel anlayış gerekse çevre şartlarından böyle olduğu bilinmektedir; ama, bu yıl şehrimize görevli olarak gelen Değerli Valimizin çok güzel bir çalışması oldu, Erzurum'da bir ağaçlandırma seferberliği başlattı. Bütün kurum ve kuruluşlara, köylere, beldelere, belediyeliklere varıncaya kadar, askerî birlikler de dahil, yaygın bir halde, Erzurum'da bir seferberlik başlatmış olması, bizim, bu söylemeye çalıştığımız işi değerli valilerimizin ne kadar güzel bir şekilde yapacağının bir göstergesidir. Erzurum'da, geçtiğimiz mayıs ve nisan aylarında, ağaç dikme seferberliğine, herkes, elinden geldiği kadar katılmış ve bugüne kadar görülmemiş bir oranda, güzel bir çalışma yapılmıştır. Ben, bundan dolayı, hem Sayın Erzurum Valimizi hem de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güzel çalışmalar yapacak olan bütün valilerimizi saygıyla, sevgiyle selamlıyor ve işlerinde başarılar diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 17 Haziran 2003

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook