2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (hazine müsteşarlığı, basın-yayın ve enformasyon genel müdürlüğü, türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu başkanlığı, türkiye bilimler akademisi başkanlığı ve atatürk kültür, dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı) altıncı tur
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Aralık 2007 · 676 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alaattin Büyükkaya (AK Parti), 7 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI, BASIN-YAYIN VE ENFORMASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMU BAŞKANLIĞI, TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI VE ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI) ALTINCI TUR); konuşma 676 kelime.
Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (hazine müsteşarlığı, basın-yayın ve enformasyon genel müdürlüğü, türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu başkanlığı, türkiye bilimler akademisi başkanlığı ve atatürk kültür, dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı) altıncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-23-2007-12-07-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-hazine-mustesarligi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; AK Parti Grubu adına 2008 yılı Hazine Müsteşarlığı bütçesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Görüşlerimi sizlere arz edeceğim. Konuşmama başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlarım.
Evet, değerli arkadaşlarımızı dinliyoruz. Türkiye'nin rakamlarını hepimiz biliyoruz. Bazen kendi kendime soruyorum “Acaba biz başka bir ülkede mi yaşıyoruz? Başka bir ülkede mi bunları yaşıyorlar da anlatıyorlar?” diye. Çünkü, baktığımız zaman rakamlara, halkımızın refahına, onun gelişmesine baktığımız zaman, tablonun hiç de anlatılan gibi olmadığını görüyoruz. Eğer zaten aksi olsaydı, vicdanı olan, gönlü olan, gözü olan, eğer bunu görüyorsa; eğer böyle olmasaydı, eğer bu rakamlar Türk milletinin lehine olmasaydı, Türk milleti AK Partiyi asla bu şekilde desteklemezdi ve bu kadar güç asla vermezdi. Onun için hepimiz bu konudaki yaptığımız eleştirilerde daha dikkatli olmalıyız. Aksi takdirde insanlar sadece şu mantık içinde oluyor: Bunlar sadece eleştirirler, bunlar sadece söylerler, ama biz gerçeği ve olanı biteni biliyoruz ve bu notu da muhalefet olarak tabii ki alırlar.
Şimdi, biraz rakamlara bakalım. Evet, önce, kim diyebilir bu ülke bizim iktidarımız döneminde büyümedi diye? Söyleyebilecek birisi var mı? 1993-2002 arasında ortalama 2,6 büyümüş ülkemiz. 2003-2006 arasında ise ortalama 7,3 büyümüş, 2007’de ise yüzde 5’in üzerinde büyüyeceğimiz, yine, bugünkü ekonomik raporlarda açıkça görülüyor; yani, yirmi iki çeyrektir kesintisiz büyüyoruz. Cumhuriyet tarihinde başka böyle bir dönem var mı? Elimizi vicdanımıza koyalım ve söyleyelim.
Tabii ki eğer ekonomi böyle büyüyorsa, rakamlar da büyüyor. Başkaları zamanında bu rakamlar… “Efendim, bir kuyruklu yalan.” -istatistik noktasında söyleyeceksiniz- bizim zamanımızdaki için, ama, başka dönemdekiler için “Bunlar devletin rakamıdır, doğrudur.” Peki, bu rakamları kim hazırlıyor? Gene aynı kurumlar hazırlamıyor mu? Rakamlara bakıyoruz: 2002’de 183 milyar dolar Türkiye’nin millî geliri, 26’ncı sıradayız dünyada; 2006’da 400 milyar dolar olmuş, 17’nci sıraya çıkmışız; şimdi 2007’de ise 490 milyar. “Efendim, kur düşükmüş de onun için böyle olmuş.” Peki, kur yükseldiği zaman, Türk parasının değeri düştüğü zaman “Paramızı pul ettiniz.”, değerlendiği zaman “Ee, kur düşüktü de onun için millî gelirimiz böyle oldu.” Bu nasıl anlayış?
Gelir dağılımına da bakıyoruz. Gelir dağılımının en önemli katsayılarından Gini katsayısı vardır. Bu, gelir dağılımındaki durumu gösterir ve gelir dağılımında en üst gelir, gelirden en fazla pay alan grup 5’inci grup, yüzde 20’lik gruptur. 2002’de bunun oranı yüzde 50,1; 2005’te 44,4, Gini katsayısı da 2004’te 0,44; 0,38, yani, orta gelir grubu Türkiye’de daha iyi duruma gelmiş.
Yatırımlarda da aynı şey değil mi? Biz özel sektör yatırımından yanayız, çünkü devletin üretimden elini çekmesini istiyoruz. Ancak bu tarzda yolsuzluk da birçok problem de ortadan kalkabilir.
2003-2006 arasında bu ülkede özel sektör 192 milyar YTL’lik yatırım yapmış. Yabancı sermaye girişinde de böyle değil mi? En fazla 1 milyar dolar girmiş, 2006’da 20 milyar dolar, 2007’de dokuz ayda 15 -ki bu sene de bu rakamı aşacağımızı görüyoruz- iş yapma kolaylığına göre, Dünya Bankasının raporunda da yine Türkiye, otuz dört basamak birden atlamış. Yine Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü tarafından yayımlanan 2007 Dünya Yatırım Raporu’nda Türkiye 2006’daki çektiği yabancı sermayeyle, dünyada en fazla yabancı sermaye çeken on altıncı ülke, gelişmekte olan ülkeler arasında ise beşinci sırada. Bunları biz söylemiyoruz, bunları Birleşmiş Milletler söylüyor, Dünya Bankası söylüyor, onlar da mı kuyruklu yalan acaba? Evet, bunları, tabii, ekonomimizdeki bu performansları daha uzatabiliriz. Ama en önemli noktalardan biri şu değil miydi? Kamunun borçlanma ihtiyacı. Bizi esir alan, içeride de dışarıda da esir alan bu nokta değil miydi? Mesela, 2002 yılında kamunun borçlanma ihtiyacı gayrisafi millî hasılaya 12,73 bunun rakam olarak manasını söyleyeyim: Yani faizinizi de, anaparanızı da ödedikten sonra, döndürdükten sonra yeniden 35 milyar dolar, pardon dolar dedim, aşağı yukarı dolarla birbirine denk gelmeye başladı, 35 milyar YTL daha fazla borçlanma ihtiyacındasınız. Peki, 2006’da ise –mesela bu rakama bakalım- ise borçlanma ihtiyacı eksi 2,7 olmuş, yani kamu borcunu çevirmiş ve üste para kalmış 2 milyar doların üzerinde. Türk lirası cinsinden ise iskontolu borçlanma, yani hazine bonolarında da 2002’de altı borçlanma faizi yüzde 62,7’yken, 2007’de yüzde 16 seviyesine inmiş. Vade ise ila dokuz ayken, otuz beş ayın üzerine çıkmış. Bunlar da kuyruklu yalan mı? Milletimiz bunları görüyor, milletimiz bunları değerlendiriyor ve bunları değerlendirdiği için de her geçen gün AK Partiye karşı olan desteğini artırıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 7 Aralık 2007