İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Grup önerisi hk.

Algan Hacaloğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Nisan 2005 · 871 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Algan Hacaloğlu (CHP), 21 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 871 kelime.

Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2005-04-21-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALGAN HACALOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; hepinize saygılarımı sunuyorum.

Biraz evvel, Sayın Elekdağ çok önemli bir konuda açıklamalarda bulundu ve şu anda bu Yüce Meclis çatısı altında olan tüm milletvekili arkadaşlarım, her partiden milletvekili arkadaşlarım büyük bir dikkatle izlediler. Sayın Elekdağ konunun önemine uygun bir süre kullandı.

Ben, buradan iddia ediyorum; şu anda, gündeme alınması için oylamasını yapacağımız yasa teklifi de, en az sözde Ermeni soykırımı iddiaları kadar önemli bir konu; çünkü, temelinde, özünde temiz siyasetin ülkemizde kurala dönüşmesini öngören bu teklifimiz, bu her partiden milletvekillerinin gönülden paylaştığına inandığım talepler, demokrasimizin geleceği açısından yaşamsal önemdedir.

Niye böyle söylüyorum; bu kürsüden bu konuyu defeatle dile getirdik; bundan bir süre evvel, iki ay evvel, bu teklif, Mecliste mevcut olan bütün milletvekillerinin ittifakıyla, oylarıyla, iki yıldır bekletildiği komisyondan buraya indirildi. Neden o zaman bu destek verildi; çünkü, konu önemliydi. Sonra ne oldu; bugün, ne yazık ki, Danışma Kurulunda konunun gündeme alınmasına yönelik Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekilimiz tarafından yapılan öneri kabul görmedi ve şimdi, sizlerin, Yüce Meclisimizin vicdanına hitap ediyorum. Sizlerden, bu yasa teklifimizin gündeme alınması için desteğinizi talep ediyorum.

Niye konu önemli; konu önemli, çünkü, siyaset ülkemizde giderek güven kaybetmekte, etkinlik kaybına uğramakta ve bu kayıp, ne yazık ki, Parlamentomuza, etkinliğine, kabulüne ve üstlenmiş olduğu demokrasiyi yüceltmek iddiasına gölge düşürmektedir; bu, hepimizi derinden üzmektedir. Bugün, toplumumuzun, ülkemizin temel taleplerinden, ihtiyaçlarından biri, ülkemizde temiz siyaseti, dürüst yönetimi, her alanda hedef aldığımız AB ülkeleri ve demokrasisi gelişmiş olan ülkeler düzeyinde, onların norm ve ilkeleri çerçevesinde bir düzeye getirmek, çıtayı yükseltmektir.

Değerli arkadaşlarım, siyaset bir toplumsal özveri alanıdır. Siyaset bir hizmet ve fazilet yarışıdır. Milletvekilleri, uğraşları, üslupları ve davranışlarıyla toplum tarafından örnek alınan kişilerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin etkinliğini ve saygınlığını korumak, Türkiye Büyük Millet Meclisini bir ayrıcalıklı kişiler kulübü havasından kurtarmak tüm milletvekillerinin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Bu sorumluluk, şu yüce çatı altında görev yapmakta olan 22 nci Dönem milletvekillerinin her birinin ortak sorumluluğudur.

Değerli arkadaşlarım, ben bu sözlerimi, her birini, her bir kelimesini, sizlerin de tasvip ettiğiniz, paylaştığınız inancı içinde rahatlıkla, açık yüreklilikle buradan ifade ediyorum. Bu duyguların hepiniz tarafından paylaşıldığını, paylaşılması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle, derhal yapmamız gereken şey, sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi, şu anda ülkemizde geçerli olan, milletvekillerinin yapmaları ve yapmamaları gereken, kurmaları ve kurmamaları gereken ilişkiler ve davranışlar konusunda son derece yetersiz düzeyde olan yasal mevzuatımızı AB normları düzeyine, gelişmiş demokrasi ülkeleri düzeyine çıkarmak olmalı ve bu konuda hep beraber uğraş vermeliyiz.

Yıllardır bu çatı altında, farklı partilerden, farklı milletvekilleri uğraş verdiler, kavga verdiler, öneri verdiler. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri de yaptı, Adalet Partisi milletvekilleri de yaptı, Doğru Yol Partisi milletvekilleri de yaptı; fakat, bundan evvelki, benim de mensubu olduğum 19 uncu, 20 nci ve bizim bulunmadığımız 21 inci Dönemlerde bu yasa teklifleri, artısıyla eksisiyle birbirine benzer yasa teklifleri, ne yazık ki, Yüce Mecliste tasvip görmedi, oylama aşamasına getirilemedi. İlk defa bu konuda, hemen hemen tüm Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin, hemen hemen diyorum; çünkü, diğerlerine de ulaşabilmiş olsaydık hepsinin imzalayacağı, bu konuda kapsamlı bir siyasî etik teklifi ilk defa burada, bu çatı altında yasalaşabilme şansını yakalamış bulunmaktadır. Şimdiye kadar buralara indirilememişti.

Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz değerli arkadaşlarım. Bu fırsatın geri tepilmesi, bunun reddedilmesi her birimize, gelecek yıllarda çocuklarımıza ve siyaset dünyamıza ciddî sıkıntılar yaratacaktır, hepimizi ciddî vebal altına alacaktır.

Değerli arkadaşlarım, halen ülkemizde yürürlükte bulunan siyasî etiğe ilişkin kurallar ve yasa, 12 Eylül döneminin koşullarında, o dönem sonrası siyasetin kuralsız siyaset anlayışı ortamında şekillenmiştir ve hepinizin bildiğini düşündüğüm, bildiğinizi bildiğim iki temel yasa, yani, 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliğiyle Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun ile 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, mevcut düzenlemenin temelini oluşturmaktadır. Her iki kanun da, son derece yetersizdir; biraz evvel belirttiğim gibi, AB norm ve standartlarının tümüyle dışındadır. 3069 sayılı Yasada yer alan düzenleme, milletvekillerinin kamu kesimiyle sık sık çıkar çatışması içine girmelerine zemin yaratmaktadır. Mevcut yasaya göre, milletvekilleri, özel kesimde çalışabilir, o kesimle iş ilişkisi kurabilir, devletle iş yapan özel kesimlerle iş ilişkisine girebilir, devletin rant alanlarıyla ilişkide olan kesimlerle iş ilişkisi kurabilir; ama, derneklerle, vakıflarla, meslek odalarıyla ve kamu kurumlarıyla ilişki kuramaz, yönetici olamaz. Adalet ve Kalkınma Partisine mensup bir bayan milletvekili arkadaşım, eğer yanılmıyorsam, bir kamu kurumu niteliğinde olan Jokey Kulübüne, yanılmıyorsam, başkan seçildi. Bu yasaya göre, olamaması gerekir eğer kamu kurumuysa; değilse, yanılıyorum derim; değilse, yanılıyorum.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Değil, değil...

ALGAN HACALOĞLU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, yani, özetle, ülkemizde, asıl denetim altına alınması gereken, gelişmiş demokrasi ülkelerinde denetim altına alınmış olan alanlar serbest bırakılmış, oralarda serbest olan alanlar ise kapatılmıştır. 3628 sayılı Yasayla öngörülen mal bildirimleri ise, tam bir göstermelik uygulamadır. Her birimiz, seçildiğimiz zaman veyahut da iki yılda bir, mal bildirimlerimizi veriyoruz. Ne oluyor; karşı binada, dolaplarda kilitleniyor, küfleniyor; taa ki, dokunulmazlık kalkıp da savcılık bunları talep ederse... Bunların açıklanması dahi yasak. Oysa, değerli arkadaşlarım, Amerika'da, her yıl, nisan ayında, milletvekillerinin yeniledikleri mal bildirimleri kamuoyuna açıklanır. Medya istedikleriyle ilgilenir ve halkın iradesini temsil eden, kamu alanında görev yapan milletvekillerinin mal bildirimlerindeki değişiklikler, yakinen, halkın, seçmenin denetimi altında tutulur.

Değerli arkadaşlarım, eğer, ülkemizde temiz siyaset ilkeleri yaşama geçirilmezse -bunlar uygulamaya konulmadığı sürece- bankaların hortumlanması, ihalelere fesat karıştırılması, kredi kaynaklarının veya kamu arazilerinin yağmalanması, siyaset-sermaye-banka arasında ilkesiz ve kuralsız ilişkilerin sürdürülmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve siyasetin çıkar kuşatması altına alınması sona erdirilemez, siyasetin saygınlığı korunamaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 21 Nisan 2005

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook