İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · SALI

Muğla ilinde narenciye yetiştiren ve seracılık yapan çiftçilerin sorunlarıyla ilgili

Ali Arslan

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 95. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Haziran 2004 · 690 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Arslan (CHP), 1 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUĞLA İLİNDE NARENCİYE YETİŞTİREN VE SERACILIK YAPAN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 690 kelime.

Ali Arslan (CHP, Muğla). “Muğla ilinde narenciye yetiştiren ve seracılık yapan çiftçilerin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 1 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2004-06-01-mugla-ilinde-narenciye-yetistiren-ve-seracilik-yapan-ciftcilerin-sorun (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ ARSLAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Muğla İlindeki sebze ve narenciye üreticilerinin sorunları hakkında gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Muğla deyince, tabiî -özellikle ilçeleriyle- turizmde bir dünya markası akla geliyor; ancak, Muğla bir de öteki yüzü var. Muğla'nın nüfusunun yaklaşık yüzde 61'i kırsal alanda oturuyor ve ülkemiz tarımına da önemli katkıları olan bir il aslında Muğla.

Değerli arkadaşlarım, Muğla'da tarım ve hayvancılık yapan aile sayısı 81 000 civarında ve gerçekten büyük sorunlarla boğuşuyorlar.

Değerli arkadaşlarım, 2002 verilerine göre 12 500 000 dolayında zeytin ağacımız var, 2 500 000 civarında narenciye ağacımız bulunmakta, açıkta 170 000 ton ve seralarda da 275 000 ton domates üretilmekte; bunun yanında, diğer sera ürünlerinin üretimi de yapılmaktadır. İhraç edilen ürünlerimizin başında limon, mandalina, bal, su ürünleri ve turfanda sebze gelmektedir.

Değerli arkadaşlarım, tarımsal eğitim düzeyinin düşüklüğü, tarım sektörünün önemli, genel bir sorunu; bu, Muğlamızda da var. Bu alanda ihtiyacı karşılayacak ciddî organizasyonlar, bugüne kadar gerçekleştirilememiştir. Eğitim alanında, yörenin kendi birikimlerinden de yararlanılarak başarılı çalışmalar yapılabilir kanısındayım.

Seracılığın önemli sorunlarından biri, toprak analizinin yapılmamasından kaynaklanan bilinçsiz gübre kullanımıdır. Bu, topraklarda tuzlanmaya neden olmakta, verim ve kalitede önemli düşüklükler gerçekleştirmektedir.

Değerli arkadaşlarım, seracılıkta önemli miktarda girdi maliyeti vardır. Maalesef, neredeyse bütün girdiler ithaldir ve o nedenle çok masraflıdır. Seracıya, bu alanda, mutlaka devlet desteği gerekmektedir. Pazarlamada büyük sorunlar vardır. Ürün bazında arz ve talebin dengesiz olması, fiyat dalgalanmalarına neden olmaktadır. Ürünün kalitesine göre değil, komisyoncunun isteğine göre fiyat belirlendiği için, üretici sıkıntı çekmektedir. O açıdan, üreticilerimizin, mutlaka, pazarlama noktasında da devreye girmesi gerekmekte, söz sahibi olması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz günlerde elmada ve patateste yaşadığımız gibi, ihracatçının değil, tarımda üretimin asıl desteklenmesi gerekiyor; sanıyorum, Türkiye'de yapacağımız önemli anlayış değişikliklerinden birisi de bu olmalıdır.

Dışpazar olanaklarının araştırılması, pazarın istek ve ihtiyaçları doğrultusunda, yeterli miktar ve kalitede üretim yapılması, dışsatımla ilgili mevzuat tıkanıklıklarının giderilmesi ve bürokrasinin azaltılması gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, narenciye üreticilerimizin de çok büyük sorunları var. Narenciye, dünyada en çok üretilen meyve türü biliyorsunuz. Dünyada narenciye üreticisi durumunda bulunan 80'i aşkın ülke içinde Türkiye 12 nci sırada, Akdeniz havzasında da 5 inci sırada bulunmakta. Muğla İlimizin narenciye ihracat miktarı, 2000 yılı verilerine göre 2 208 ton olarak gerçekleşmiştir. Muğla İlinin Türkiye üretimi içindeki payı yüzde 5'tir.

Değerli arkadaşlarım, sera üreticilerinin benzer sorunları, aynen, narenciye üreticilerinde de devam ediyor. Bu konuda -sanıyorum sürem yeterli olmayacak- tek tek sıralamak yerine, global bir yaklaşımla sorunu çözmeye çalışacağım.

Değerli arkadaşlarım, günümüzde özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yaptığımız yaş sebze ve meyve ihracatında önemli ölçütlerden biri de, ürünün sağlık bakımından standardıdır. Kullanılan ilaçların ve gübrelerin kimyasal özellikleri, serada üretilen sebzelerin kalitesini etkilemektedir. Avrupa Birliği standartlarına uygun olmayan sebze kalitesi ölçüm standartları sonuçları, ihracatçılarımız için de sorun yaratmaktadır. Aynı sorun, narenciye üretimi için de geçerlidir. Toprağın hazırlanıp kullanılmasından, ürünün yetiştirilip pazarlanmasına kadar olan süreç izlenmelidir. Özellikle bitkilerin yetiştirilmesi sırasında tüketilen hormonların ve ilaçların ihtiyaca uygun ve doğru kullanımı takip edilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Aslan.

ALİ ARSLAN (Devamla)EUROGAP uygulamasına bir an önce geçilmelidir, Muğla İlimiz bu konuda öncülük edebilir. Tarımsal üretimde danışmanlık hizmetlerinin verilmesiyle ilgili, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı gerekli hazırlık ve planlamaları yapmalıdır. Üreticinin kullandığı hormon, ilaç ve tohumların çoğu yurt dışından alınmaktadır. Bakanlığımız, yerli üretim için bir an önce gereğini yapmalı ve ar-gelerini kurmalıdır.

Dünyada organik tarıma dönüş başlamıştır. Ürünün ne kadar üretileceğinden çok, sağlığa ne kadar uygun üretileceği beklentisi öne çıkmıştır. Organik tarımın yapılmasına en uygun coğrafyanın Muğla'da olduğuna inanıyorum. Henüz toprağımız kirlenmemiştir ve çevresel olarak da organik tarıma uygundur. Bu nedenle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Muğla çiftçisini organik tarıma yönlendirmeli ve bu konuda desteklemelidir.

Çiftçilerimiz güç koşullarda üretim yaparken, devlet tarafından ödenmesi gereken paralarını zamanında alamamaktadır; 2003 yılı doğrudan gelir desteklerinin tamamının ödenmesi hâlâ bitirilmemiştir. Çiftçilerimizin doğrudan gelir desteklerinin tamamı yılın başında ödenmelidir.

Değerli arkadaşlarım, köylümüzün, çiftçimizin sorunlarını saymakla bitirmemiz mümkün değil. Bu vatandaşlarımız bizim ekmeğimizi, aşımızı üretiyorlar. Tarımda tasarruf olmaz. Çiftçilerimizin desteklenmesi gerekir. Çiftçilerimize tüccar mantığıyla bakamayız. Tarım, pahalı ve gereksiz yatırımdır diye düşünemeyiz. Çoğumuz köylü çocuğuyuz ve bu insanlarla birlikte yaşadık, sıkıntılarını yakından biliyoruz. O nedenle, parti ayırımı gözetmeden, köylülerimizi temsil eden dernek ve birliklerle işbirliği içinde, bu yurttaşlarımızın sorunlarını çözmek bu Meclisin en önemli görevidir diye düşünüyorum; Yüce Meclisi, yeniden, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 1 Haziran 2004

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook