İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · SALI

Trafik kazalarına karışan belli bir marka yolcu otobüslerinin teknik kusurları olduğu ve firmanın mahkeme kararlarına müdahale ettiği iddialarının araştırılması amacıyla ilişkin önergesi (10/7)

Ali Coşkun

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 33. Birleşim · 1. yasama yılı · 18 Şubat 2003 · 1.437 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Coşkun (AK Parti), 18 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TRAFİK KAZALARINA KARIŞAN BELLİ BİR MARKA YOLCU OTOBÜSLERİNİN TEKNİK KUSURLARI OLDUĞU VE FİRMANIN MAHKEME KARARLARINA MÜDAHALE ETTİĞİ İDDİALARININ ARAŞTIRILMASI AMACIYLA İLİŞKİN ÖNERGESİ (10/7)); konuşma 1.437 kelime.

Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Trafik kazalarına karışan belli bir marka yolcu otobüslerinin teknik kusurları olduğu ve firmanın mahkeme kararlarına müdahale ettiği iddialarının araştırılması amacıyla ilişkin önergesi (10/7)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2003-02-18-trafik-kazalarina-karisan-belli-bir-marka-yolcu-otobuslerinin-teknik-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; verilen Meclis araştırması önergesiyle ilgili olarak, Bakanlığımın görüşlerini bildirmek üzere, huzurunuza çıkmış bulunuyorum; bu vesileyle, şahsım ve Bakanlığım adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Konya İli Karapınar İlçesi yakınlarında 24.10.1997 günü meydana gelen trafik kazası konusunda Bakanlığımız dışındaki aşamalar ile Bakanlığımızca yapılan çalışmalar aşağıda arz edilmektedir.

Bakanlığımız dışındaki aşamalar:

Karapınar mevkiinde 0403 model Mercedes marka bir otobüs ile bir akaryakıt tankerinin çarpışması sonucu 49 kişi hayatını kaybetmiştir. Ölenleri bir kez daha rahmetle anıyorum ve yakınlarına sabırlar diliyorum. Takdir edersiniz ki, böyle bir acının hiçbir araştırmayla, hiçbir davayla, hiçbir tazminatla karşılığı bulunmaz; onun için, tabiî ki üzüntülerimiz sonsuzdur.

Kaza sonrası, otobüs yolcuları, otobüs işletmecisi ve otobüs imalatçısı arasında imalat hatası ya da ağır hizmet kusuru istinadına dayalı ihtilaflar oluşmuş, buna bağlı olarak da tazminat talepli muhtelif davalar açılmıştır.

Dava sürerken, mahkemece bilirkişi olarak atanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinin hazırlamış oldukları 11.8.1998 tarihli bilirkişi raporu mahkemeye sunulmuştur. Anılan raporda, "Mercedes-Benz 0403 otobüsleri yasa ve yönetmeliğe uygundur" tespiti yapmıştır. Söz konusu otobüslerin Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olduğu belirtilmiş; ancak, anılan yönetmeliğin ülke şartlarına ve standartlara uygun olmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca, Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketi firmasının olaydaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaması hususunda görüş bildirilmiştir. Bu görüş doğrultusunda, Mercedes- Benz Türk Anonim Şirketine toplam 34 üzerinden 5/8 oranında kusur atfetmiştir.

Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi, işbu rapora dayanarak davanın başlamasından ikibuçuk yıl sonra Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketi yöneticilerini, üç yıl sonra da idare meclisi üyelerini yürümekte olan davaya dahil etmiştir.

Bilirkişi heyetinin kusur dağılımını 34 üzerinden yapması üzerine, kusur oranlarının belirlenmesi hususu Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Adlî Tıp Kurumu Başkanlığına tevdi edilmiştir. Konuyla ilgili olarak 25.3.1999 tarihinde toplanan Trafik İhtisas Kurulu "otobüsün, Bakanlığımızca yayımlanarak, uygulaması yapılan yönetmeliğine uygun olduğu tescil edilmiş olduğundan, otobüs üreticisine atfolunan kusura iştirak edilmemiştir" diyerek bilirkişi heyetinin iddiasını geçersiz kılmış ve tanker sürücüsünü 8/8 kusurlu bulmuştur.

İpek Turizm sahibi Derviş Binboğa, Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu üyeleri aleyhine dava açmak istemiş; ancak, bu talep, ilgili mahkeme tarafından yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

2002 yılında ihracatının yüzde 83'ünü bu otobüslerle Avrupa Birliği ülkelerine yaptığını iddia eden Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketinin müracaatı üzerine; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Otomotiv Kürsüsü tarafından ikinci rapor, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi tarafından birinci rapor, uluslararası kaza analiz uzmanları tarafından 31.10.2000 tarihli 10 kişilik heyetle bir rapor tanzim edilmiştir. Üç rapor da resmî bilirkişi raporundaki iddiaları çürütmüş ve Mercedes-Benz otobüsünün kusursuz olduğu hükmüne varmıştır.

Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi, yukarıda bahsedilen raporları dikkate almayarak, 1.12.2000 tarihinde Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketi yönetici ve idare meclisi üyeleri aleyhine kararını vermiştir.

Mahkeme kararında, önce, tüm davalıları, hem beraat ettirmiş hem de aynı anda Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketi yönetici ve hissedarını, yeniden yargılanmaları talebiyle Konya Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmiştir.

Konya Ağır Ceza Mahkemesi 12.2.2001 tarihli kararıyla, "yangının, araçların çarpışması sonucu çıktığı açıktır" tespitiyle, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin bu kararını bozmuş ve Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketi yetkililerinin ağır cezada yargılanmalarını reddederek, dosyayı, Yargıtaya göndermiştir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Konya Ağır Ceza Mahkemesini haklı bularak Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu kararı 29.3.2001 tarihinde oybirliğiyle kaldırmıştır.

Diğer taraftan, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi kararının Mercedes- Benz Türk Anonim Şirketi ve Karapınar Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinde 4.4.2001 tarihli kararı ve yine oybirliğiyle Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozmuş ve bu davanın 4616 sayılı Şartla Salıverme Yasası kapsamına girdiğinin tespiti ve bu hususa işaretle, dosyayı, gereğini yerine getirmek üzere Karapınar Asliye Ceza Mahkemesine iade etmiştir.

Ancak, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi, "Yargıtay ilamı doğrultusunda, davanın ertelenmesi cihetine gidilecektir" ibaresinin de yer aldığı 18.4.2001 tarihli bir tensip tutanağına bir mahkeme ara kararıyla;

1-Kimlik tespiti gerekçesiyle Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketinin yabancı uyruklu yöneticilerinin tutuklanmasına,

2-Mercedes-Benz 0403 model otobüslerin piyasadan aşamalı olarak toplatılmasına,

Tensiben karar vermiştir.

Bir üst mahkeme olan Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi, Karapınar Mahkemesinin 0403 model otobüslerin toplatılması kararını "mahkemenin hükümlerinin değerlendirmesinde yanılgıya düştüğünü" ve "kanunî prosedürlerin uygulanmadığını" tespitle 27.4.2001 tarih, 2001/52 sayılı kararıyla kaldırılmış ve dosyayı Karapınar Asliye Ceza Mahkemesine iade etmiştir.

Yine, Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi, Karapınar Mahkemesinin 0403 otobüslerinin toplatılması kararını "yasal dayanağı olmadığı" ve "konunun ceza mahkemesi yetki alanının dışında kaldığı" hususlarını tespitle, yine oybirliğiyle 27.4.2001 tarih, 2001/53 sayılı kararla kaldırmıştır.

Anılan kararların kanun hükümlerine aykırı bulunarak bir üst mahkeme tarafından kaldırılmış olmasına ve konunun mahkemenin yetki alanı dışında kaldığının açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi, bu defa da Sanayi ve Ticaret Bakanlığımıza 30.1.2001 ve 24.7.2001 tarihlerinde iki ayrı yazıyla müracaatla "takdiri ve uygulama esasları ve yaptırım yetkisi tamamen Bakanlığımıza ait olmak üzere" şeklinde bir ifadeyle, daha önce tensip tutanağında belirlediği hedefe ulaşma girişiminde bulunmuştur.

Bu gelişmeler üzerine, Karapınar Asliye Ceza Mahkemesi hâkimi, Yargıtayın yedi ay önce vermiş olduğu kararı uygulayarak, Mercedes-Benz Türk Anonim Şirketinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yöneticileri hakkında erteleme kararı vermiş, yabancı uyruklu hissedarlar için ise, Anayasa Mahkemesinin "davanın tecili yerine, ortadan kaldırılması" yönünde karar verme ihtimalini öne sürerek, işbu kararın beklenmesini kararlaştırmıştır.

Bakanlığımızca yapılan çalışmalar:

Konunun Bakanlığımızı ilgilendiren yönü, iç mevzuat düzenlemelerimizin genel kabul gören dünya ve Avrupa normlarına uygun olup olmadığı ve bu normların uygulanıp uygulanmadığının denetimidir. Bakanlığımız, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 29 uncu maddesi uyarınca, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının uygun görüşünü de alarak, araçların yapımı ve tadili ile ilgili asgarî şartları belirleyen, Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında kısa ismiyle AİTM Yönetmeliğini hazırlamış, 3 Şubat 1993 tarihli Resmî Gazetede yayımlayarak yürürlüğe koymuştur.

Adı geçen yönetmelik hazırlanırken, bu tarihte yürürlükte olan dünyadaki teknolojik gelişmelere paralel olarak, gerek Birleşmiş Milletler gerek Avrupa Ekonomik Komisyonu ve gerekse Avrupa Birliği ülkeleri mevzuat düzenlemeleri izlenerek, anılan yönetmeliğe zamanında aktarım sağlanmıştır.

Bu bağlamda, Bakanlığımızca aşağıda belirtilen çalışmalar yapılmıştır.

Sanayi Genel Müdür Yardımcısı (Makine Mühendisi Mesut Gülcüler, Daire Başkanvekili Makine Mühendisi Burhan Cömert, Şube Müdür Vekili Makine Mühendisi Mirşan Demir ve İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünde görevli Makine Mühendisi İsmail Yıldız'dan) Başkanlığında oluşan heyetçe, 7.2.2002 tarihinde Mercedes firmasında ve yangına sebebiyet verdiği iddia edilen yakıt deposu üretimi yan sanayide ve ithal ve yerli benzeri otobüsler mukayese edilerek gerekli inceleme yapılmıştır. Anılan heyet, Bakanlığımızca uygulanan mevzuata uygun imalatı yaptığı hususunda rapor vermiştir.

Karapınar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.4.2001 tarihli ara kararıyla, Bakanlığımızdan, AİTM Yönetmeliği konusunda 11.8.1998 tarihli raporu düzenleyen bilirkişilerden bilgi alınıp değerlendirme ve araştırma yapılması istenmesi üzerine, 23.5.2002 tarihinde, işbu heyetle Ortadoğu Teknik Üniversitesinde bir toplantı yapılmıştır. Yapılan toplantıda AİTM ve Tip Onayı Yönetmelikleri üzerinde durulmuş, özellikle otobüs vasıtaları üzerindeki yakıt tankları, cam kırma çekiçleri, araçların Türkiye karayollarına uygunluk taşıyıp taşımadıkları ve içpiyasa için üretilen otobüsler ile yurtdışı piyasasına verilen ihraç ürünü araçlar arasında üretim farklarının olup olmadığı, toplantının ağırlıklı konusunu teşkil etmiştir.

Bilirkişi heyetine, AİTM ve Tip Onayı yönetmelikleri konusunda Bakanlığımızca diğer ülkelerdeki örneklerine paralel çalışmalar yürütüldüğü, söz konusu yönetmelikler, ihtiyaçların yanı sıra, bilim ve teknolojinin değişen ve gelişen şartlarına göre sürekli güncelleştirildiği, bu yönetmeliklerin gerekli kıldığı test ve belgelendirme konularında üniversitelerle de teknik işbirliğine gidilebileceği ifade edilerek bu görüşmelerin karşılıklı olarak devam ettirilmesine karar verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği üzere, söz konusu kazaya ilişkin olarak Bakanlığımıza yapılan müracaatlara istinaden gerekli teknik incelemeler yapılarak ilgili mahkemelere zamanında intikal ettirilmiştir.

Mahkemenin, dava avukatlarının ve İpek Turizm sahibi Derviş Binboğa'nın Bakanlığımıza gönderilen yazıları ve basında çıkan yazılar üzerine, Bakanlığımız başmüfettişi başkanlığında, Sanayi Genel Müdürlüğünden bir makine mühendisi, Ölçüler ve Standartlar Genel Müdürlüğünden bir makine mühendisi ve Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünden bir endüstri mühendisinin katılımıyla oluşturulan heyet marifetiyle, 1995-1998 ve 1999-2002 model otobüslerdeki yakıt depoları incelenmiştir.

Söz konusu heyetin, 18.1.2002 tarihli raporunda özetle, üretilen otobüslerin mevzuata uygun olduğu, mevzuattaki depoyla ilgili hükümlerin zamanında ve uluslararası taahhütler de göz önüne alınarak usulüne uygun bir biçimde yapıldığı, mevzuatın yetersiz olmadığı belirtilmiştir; ancak, bu heyetin raporu, mahkemeleri etkilememek amacıyla mahkemeye gönderilmemiştir.

Bakanlığımız, yürürlükteki Anayasa ve kanunlarımız hükümleriyle, taraflarca yargıya intikal ettirilmiş konularda dikkatli olmuş, mahkemelerin kararlarını etkileyecek tavır ve davranışlardan özenle kaçınmıştır.

Sonuç olarak, Bakanlığımız Hukuk Müşavirliğinden de alınan yazıda belirtildiği üzere, Karapınar Asliye Hukuk Mahkemesi;

1- 2001/144 esas sayılı dosyanın, İpek Yol Turizm tarafından açılan davada görevsizlik kararı,

2- 1998/275 esas sayılı dosyanın, İpek Yol Turizm ve diğer davalılar tarafından Mercedes-Benz Türk, Ulaştırma Bakanlığı, Karayolları Genel Müdürlüğünden tazminat davası, anılan otobüslerin üretiminin durdurulması, Bakanlığımızca ve Ulaştırma Bakanlığınca verilen belgelerin iptali ve seferden men edilmesiyle ilgili açılan davada görevsizlik kararı,

3- 1999/104 esas sayılı dava, davacı tarafından takip edilmediğinden, 2000/149 esas sayılı kararla ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesiyle sonuçlandırıldığı belirlenmiştir.

Ayrıca, takdir edersiniz ki, yargıya intikal etmiş olan bu konu, kendi mecrasında devam ederken, Anayasanın 138 inci maddesinin (b) bendinde "görülmekte olan bir dava hakkında, Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz" hükmü yer almaktadır. Bu hal karşısında, komisyon kurulduğu takdirde, teamüllerden de anlaşıldığına göre -geçmiş dönemdeki komisyonlardan- durum hakkında komisyon bilgilenme temin edecek ve Yüce Meclise bu bilgileri sunma durumunda olacaktır.

Takdir Yüce Meclisindir.

Bilgilerinize arz eder, saygılar sunarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

13 konuşma daha · 18 Şubat 2003

13 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook