Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Ocak 2006 · 2.474 kelime · yaklaşık 12 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Coşkun (AK Parti), 3 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRETİCİLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER (10/41,170,177,263,295)); konuşma 2.474 kelime.
Ali Coşkun (AK Parti, İstanbul). “Zeytin ve zeytin üreticilerinin araştırılarak alınması gereken önlemler (10/41,170,177,263,295)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-coskun-22-2006-01-03-zeytin-ve-zeytin-ureticilerinin-arastirilarak-alinmasi-gereken-onlemle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi şahsım, Bakanlığım adına saygıyla selamlıyorum. 2006 yılının ülkemiz için, insanlık için hayırlara vesile olması dileğimle, yakında kutlayacağımız mübarek kurban bayramımızın da hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Üreticilerimizin yanı sıra, ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem arz eden zeytin ve zeytinyağı sektörü ile yağlı tohum ve bitkisel yağ üretimindeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesine yönelik verilen araştırma önergesi çerçevesinde, bazı hususları aydınlatmak üzere, huzurunuzda, söz almış bulunuyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, zeytin ve zeytinyağı sektörüne ilişkin bazı açıklamalarda bulunmak istiyorum. Ülkemizde, toplam 644 000 hektar alanda zeytin tarımı yapılmakta ve 107 000 000 zeytin ağacı bulunmaktadır. Zeytinyağı ve sofralık zeytin üreticilerinin toplam sayısı ise, 2001 yılında yapılan sayım sonucuna göre 196 000'dir.
Bilindiği üzere, zeytinyağı ve sofralık zeytin, ülkemizin önemli ihraç ürünlerindendir. 2004-2005 sezonunda, 93 443 ton zeytinyağı, 58 243 ton ise sofralık zeytin ihraç edilerek, ülkemize önemli miktarda döviz girdisi sağlanmıştır.
Bu cümleden olarak, katmadeğeri yüksek mamul ihracatımızı teşvik etmek amacıyla, zeytinyağı ihracat iadesi düzenlemeleri, kutulu zeytinyağı ya da şişeli zeytinyağı ihracatını teşvik edecek bir yapıya kavuşturulmuştur. Şöyle ki: 1 kilogramın üzerindeki paketlerde ihraç edilen zeytinyağına, ton başına 150 dolar ihracat iadesi verilmektedir; 1 kilogramın altındaki paketlerde ihraç edilen zeytinyağı için, Türk markaları ve "Made in Turkey" etiketli ihracatlarda, ton başına, 2 katı, 300 dolar ihracat desteği verilmektedir. İhracat miktarının yüzde 51'iyle sınırlı kalmak kaydıyla, 5 kilogramdan yüksek, 18 kilogramdan düşük ambalajlarda ihraç edilen sofralık zeytin için, ton başına 68 dolar; 1 kilogramdan yüksek 5 kilogramdan düşük ambalajlarda ihraç edilen sofralık zeytin için 88 dolar ton başına; 1 kilogramdan düşük ambalajlarda ve Türk markaları ile "Made in Turkey" etiketli ihracatlar için 108 dolar ton başına ihracat iadesi verilmektedir.
Diğer taraftan, yağlı tohumlar ve ham yağ alanında dışpiyasalar sürekli izlenmekte ve ithalatın içpiyasaya baskısını giderici önlemlere başvurulmaktadır.
Yağ bitkileri üretimine baktığımızda ise, 2005-2006 sezonunda, ülkemizde, 850 000 ton yağlık ayçiçeği, 28 000 ton soya ve 1 200 ton kanola rekoltesi beklenmektedir. Üretimimiz, giderek artan bitkisel yağ talebini karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle, yağlı tohumlarda -küspelerinde ve ham yağlarında- önemli oranda ithalat yapılmaktadır. Bu şekildeki ithalatımız, 2004 yılı içinde 1 milyar doları aşmıştır. Yağlı tohumlarda arz açığının kapatılabilmesi için, destekleme primlerinin yanı sıra ithalat maliyetleri sürekli olarak izlenmektedir. Nitekim, Dünya Ticaret Örgütüne verilen taahhütlerimiz çerçevesinde, ithalatı frenleyebilmek için gümrük vergilerinin koruma oranlarında zaman zaman değişikliklere gidilmektedir.
Mevcut durumda, gümrük vergileri, yağlı ayçiçeğinde ton başına 75 eurodan az olmamak şartıyla yüzde 27, Dünya Ticaret Örgütü üyesi olmayan ülkelerden yapılan ithalatta ise ton başına 100 eurodan az almamak şartıyla yüzde 36, kolzada yüzde 10, soya fasulyesinde sıfır -bu oran 1.8.2005-31.12.2005 tarihleri arasında yüzde 4 olarak uygulanmıştır- soya, pamuk, kolza ham yağları ve palm yağlarının gümrük vergileri birbirine eşitlenmiş, yüzde 31,2'ye çıkarılmıştır; ham ayçiçeği yağında ton başına 200 eurodan az olmamak şartıyla yüzde 36, Dünya Ticaret Örgütü üyesi olmayan ülkelerden yapılan ithalatta ton başına 300 eurodan az olmamak şartıyla yüzde 54, soya küspesinde yüzde 8, ayçiçeği ve pamuk küspesinde yüzde 13,5 olarak uygulanmaktadır.
Dönemimizde, ayrıca, zeytin ve zeytinyağı ile yağlı tohum alım sahasında faaliyet gösteren birliklerin yeniden yapılandırma sürecini başarıyla sonuçlandırmaları ve üreticiye daha iyi hizmet eden bir yapıya kavuşturulmaları için önemli çalışmalar yürütülmüştür. Birliklerin, özel sektörle rekabet edebilmelerine imkân sağlamak amacıyla, öncelikle, istihdam fazlası sorunu giderilmiş ve buna ilişkin kıdem ve ihbar tazminatları, Yeniden Yapılandırma Kurulunun kararı doğrultusunda ve Dünya Bankasıyla yapılan anlaşmalar çerçevesinde, Hazine tarafından kapatılmış ve üstlenilmiştir. Bu kapsamda, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin 2,7 milyon Yeni Türk Lirası, Marmarabirlik'in 3,2 milyon Yeni Türk Lirası, Güneydoğubirlik'in 1,2 milyon Yeni Türk Lirası, Trakyabirlik'in 20,2 milyon Yeni Türk Lirası, Karadenizbirlik'in 4,5 ve Çukobirlik'in ise 48,6 milyon Yeni Türk Lirası tutarındaki kıdem ve ihbar tazminatı, Hazine tarafından üstlenilmiştir.
Bunları Yeni Türk Lirası olarak okuyorum -tabiî, yeni yılımız da hayırlı olsun- artık, eski paramız tedavülden kalkmıştır; ama, bir hatırlatma bakımından böyle söylüyoruz; çünkü, onu da tenkit edebilirsiniz.
Birliklerimizin bazılarının yeniden yapılandırma sürecindeki faaliyetleri gözetilerek, 1.5.2000 öncesi, Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) borçlarının silinmesi sağlanarak bilançoları düzeltilmiş ve müdebbir bir tüccar olarak, artık, rekabete açık, serbest piyasa ortamında ayakta durmaları sağlanmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinin 75 000 000, Trakyabirlik'in 179 milyon, Marmarabirlik'in 160 000 000 tutarındaki DFİF borçları silinmiştir. Birliklerin, yeniden yapılandırma faaliyetlerinde gösterdikleri performans dikkate alınarak, 1.5.2000 öncesi borçlarının silinmesine devam edilmiş ve şartları yerine getiren birliklerin 2000 yılı öncesi borçlarının da silinmesi işlemine devam edilecektir.
Ayrıca, birliklerin iş planları çerçevesinde, ürün alımlarında karşılaştıkları finansal sıkıntının giderilmesi amacıyla, DFİF kaynaklarından birliklere, imkânlar nispetinde kredi kullandırılmaya devam edilmiştir.
Değerli arkadaşlar, eğer, bunlar, geçmiş iktidarlar tarafından zamanında silinmiş olsaydı ve görev zararı olarak hesapta tutulmasaydı, biz, bu katrilyonlarca lirayı, ya çiftçiye destek olarak ya devletin altyapısında kullanma imkânına sahip olacaktık. Maalesef, hükümetimiz, hâlâ eski iktidarların bıraktığı borçları temizlemekle meşguldür. Birliklerin durumu da bu kapsamdadır.
2005-2006 üretim sezonunda zeytinyağı üretimimiz yok yılında olmasına rağmen 101 000 ton -yok yıllarında ortalama 71 000 tondur- ve sofralık zeytin üretimimiz 250 000 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu sezon, dünya zeytinyağı üretimindeki azalmaya paralel olarak, dünya zeytinyağı fiyatları da artmıştır. Bu durum, iç piyasamızda yüzde 43 ile yüzde 50 arasında bir fiyat artışına neden olmuştur. Zeytinyağı fiyatlarındaki ve üretimindeki bu artışlarla, zeytinyağı üreticisinin gelirlerinin de önemli oranda arttığı bir gerçektir.
Değerli arkadaşlar, geçen hafta Ege Bölgesindeydim, özellikle zeytin ve zeytinyağının yoğun olduğu Edremit Körfezini ziyaret ettim. Orada belediye başkanlarıyla, kaymakamlarla, vali beyle ve özellikle zeytinyağı üreticileriyle ve müstahsille konuştum; şu anda hasat mevsimi olduğu için, zeytin toplayan işçilerle konuştum; İki yıldır hassasiyetle üzerinde durduğumuz halde, bu var yıl-yok yıl arasındaki farkı da kapatacak, verimi yükseltecek makineleşmede arzu ettiğimiz noktaya gelemedik. Birkaç bölgede makineyle hasada başlamışlar; ama, eskisi gibi, hâlâ çırpılarla yaptıkları için, zeytin dallarının yüzde 20-30'u kırılıyor, aşağıya düşüyor; bunanla da mücadele ediyoruz, birlikleri harekete geçiriyoruz ve bu kez "eğer makineleşmezseniz, DFİF kredilerinde de kısıntı yapacağız" diye biraz da önlerine engel koyduk. Dolayısıyla, bu konuda hepinizin yardımcı olmasını da rica ediyorum.
Yaşanan bu fiyat artışları da dikkate alınarak, birliklerin ürün alımında karşılaştıkları finansman sorununun çözümü için, DFİF kaynaklarından Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliğine 65 000 000, Marmara Birliğe 50 000 000, Güneydoğu Birliğe 5 000 000 Yeni Türk Lirası kredi kullandırılmıştır. Ayrıca, Güneydoğu Birliğin DFİF'e 7, 9 milyon Yeni Türk Liralık kredi borcu ertelenmiştir.
Marmarabirlik, Gemlik tipi zeytinin alım fiyatını tavan 4,05 Yeni Türk Lirası, taban 1, 80 Yeni Türk Lirası olarak kilo başına belirlemiş ve geçen yıla göre yüzde 24'lük fiyat artışı yapmıştır.
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ise, 5 asit baz zeytinyağının alım fiyatını 5 Yeni Türk Lirası/kilogram olarak belirlemiş ve geçen yıla göre, yüzde 50'lik bir fiyat artışı yapılmıştı. Mevcut durumda birlik, 10 000 ton zeytinyağı alımı yapmış olup, iç ve dış piyasadaki pazar payının artışı da dikkate alınarak 29 500 ton ürün almayı hedeflemektedir.
Bu sezon Güneydoğu Birlik de zeytinyağı alımı yapmayı planlamaktadır.
Marmarabirlik, alımlarını 10.12.2005 tarihinde sona erdirmiş olup, yaklaşık 50 000 ton ürün alımı gerçekleştirmiştir.
Yağlık ayçiçeği alımı yapan Trakya Birlik ve Karadeniz Birlikçe üreticinin desteklenmesi amacıyla, bu sezon iç piyasa fiyatları 45 Yeni Kuruş/kilogram iken, 48,5 Yeni Kuruş/kilogram alım fiyatı açıklanmıştır. Trakya Birlik, açıklamış olduğu avans alım fiyatının üzerine 2 Yeni Kuruş/kilogram ilave ödeme yaparak kesin alım fiyatını 50,5 Yeni Kuruş/kilograma çıkarmıştır.
Ürün alımları için Trakya Birliğe 60 000 000 ve Karadeniz Birliğe 15 000 000 Yeni Türk Lirası DFİF kredisi olarak kullandırılmıştır. Trakya Birlikçe 477 000 ton ve Karadeniz Birlikçe 47 000 ton yağlık ayçiçeği alımı yapılmıştır. Yine, Çukobirlik tarafından da bu sezon ilk defa cüzi miktarda yağlık ayçiçeği alımı gerçekleştirilmiştir. Bu sezon, Karadeniz Birlik tarafından, 40 Yeni Kuruş alım fiyatı açıklanarak, 1 350 ton soya fasulyesi alımı yapılmıştır. Yine, Çukobirlik tarafından, 40 Yeni Kuruş alım fiyatı açıklanarak, 6 835 ton soya fasulyesi alımı yapılmıştır.
Değerli milletvekilleri, bu arada, bir taraftan lisanslı depoculuk sisteminde zeytin ve zeytinyağı ile yağlı tohumların ve bitkisel yağların yer almasına yönelik çalışmalar hızla yürütülmektedir. Bakanlığımızca, ülkemizde tarım ürünlerinde lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması, ürün borsalarının geliştirilmesi ve ürünlerin elektronik ortamda satışının yapılması için mevzuat altyapısının tamamlanması amacıyla önemli çalışmalar devam etmektedir. Bu kapsamda 5 300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu ve buna ilişkin tüm ürünleri kapsayan yatay düzenlemeler içeren yönetmelikler ile Hububat, Baklagiller ve Yağlı Tohumlar Lisanslı Depo Yönetmeliği ve Pamuk Lisanslı Depo Yönetmeliği yayımlanmıştır. Bu yönetmelikleri takiben, bitkisel yağlar, zeytinyağı ve sofralık zeytine ilişkin lisanslı depo yönetmelikleri de hazırlanmaktadır. Böylece, önümüzdeki yıl, artık bu yıl çektiğimiz sıkıntılar ve geçmişte çektiğimiz finans sıkıntıları büyük ölçüde önlenecektir.
Tarım satış kooperatifleri birliklerinin mevcut depoları ve laboratuarlarında yenileme yatırımı gerçekleştirilerek veya bunlara ilaveten yeni depo ve laboratuar yaparak ve borsalarla iletişimlerini sağlayarak, bilgi işlem donanımları kurarak lisanslı depoculuk sisteminin içinde yer almaları için Bakanlığımızca uygulanan projeye devam edilmektedir. Projenin finansmanının yüzde 50'si Dünya Bankasından birliklerin yeniden yapılandırılması amacıyla kullanılan kredilerden, yüzde 50'si de yatırımcı birliğin özkaynağından karşılanacaktır. Projeye ilişkin yatırım ve iş planları tamamlanma aşamasına gelmiştir. Bu projeye, lisanslı depoculuğu yapmak amacıyla, yağlı tohum ve bitkisel yağlarda Trakya Birlik, zeytinyağında Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ve sofralık zeytinde ise Marmarabirlik başvurmuştur. Projenin sonuçlanmasıyla birlikte bu ürünler standardına uygun olarak yurt içinde borsalarımızda rahatlıkla satılabileceği gibi, yurt dışında alıcılara da tanıtım yapılabilecektir ve satılacaktır.
Buna yönelik olarak destekleme primi çalışmalarına gelince:
Bilindiği üzere, dünya ve ülkemiz fiyatlarındaki düşüşler, yüksek üretim maliyetleri ve satış sorunları karşısında üreticinin gelir düzeyinin yükseltilmesi, zeytinyağı ihracatçısının ve sanayicisinin rekabet edebilir fiyatlarla zeytinyağı alabilmesini sağlamak amacıyla başlanan prim ödemelerine devam edilmektedir.
Yine, yağlı tohumlarda arz açığımız gözetilerek, düşük ithal fiyatlar karşısında yüksek üretici maliyetlerinin karşılanması amacıyla destekleme primi ödemelerine devam edilmektedir. Yüksek Planlama Kurulunun kararı olarak uygulamaya konulan Tarım Stratejisi 2006-2010 belgesine göre 2006 yılından itibaren destekleme primi uygulamaları fark ödemesi uygulamasına dönüştürülecek olup, hedef fiyat ile pazar fiyatı arasındaki fark üreticilere doğrudan prim olarak ödenecektir. Buna göre, üretici maliyetleri ve üzerine ilave edilecek kâr payıyla hedef fiyat belirlenecek ve bu fiyat ile pazar fiyatı arasındaki fark üreticiye prim olarak ödenecektir.
Bilindiği üzere, 2004 yılı ürünü için zeytinyağında kilogram başına 25 Yeni Kuruş ve 23 000 000 Yeni Türk Lirası; yağlık ayçiçeğine kilogram başına 13,5 Yeni Kuruş ve 105,8 milyon Yeni Türk Lirası; soya fasulyesine kilogram başına 14 Yeni Kuruş ve 2 000 000 Yeni Türk Lirası; kanolaya kilogram başına 13 Yeni Kuruş ve 370 000 Yeni Türk Lirası prim ödemesi yapılmıştır.
Yine, pamuk çiğidi ülkemizde bitkisel yağ açığını kapatmakta kullanılan önemli bir yağlı tohum olarak görülmektedir. Hem lif pamuk üretiminin artırılması hem de bitkisel yağ açığımızın kapatılması için kütlü pamukta da destekleme primi ödemeleri yapılmaktadır. 2004 yılında kütlü pamukta kilogram başına 19 Yeni Kuruş ve 436 000 000 Yeni Türk Lirası prim ödemesi yapılmıştır.
Yine 4.4.2005 tarihli 2005/8670 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla da, 2005 yılı ürünü kütlü pamuk, yağlık ayçiçeği, soya fasulyesi, kanola, dane mısır, zeytinyağı ve gerektiğinde sofralık zeytine destekleme primi ödemesi yapılacaktır. Nitekim, cumhuriyet tarihinde ilk defa, pancar konusunda da, ekimin hemen önünden, şubat sonu veyahut da mart ayında avans fiyatları açıklanmakta, alternatif destek primleri de açıklanmakta; artık, köylü, hür düşüncesiyle, ekimini kendisi seçmektedir; ancak, maalesef, bazı siyasî çevreler, bazı sivil toplum kuruluşları, halkı, buna rağmen, eski sisteme kışkırtmaktadırlar; "sen pancarını ek, biz aldırırız" şeklinde birsürü sorun çıkmaktadır. Dolayısıyla, bırakalım, halk, kendi hür düşüncesiyle, bu serbest piyasada ekeceğini eksin, parasını da kimseye yalvarmadan alsın. Destekleme primlerini, iç ve dış piyasa fiyatlarındaki gelişmeleri izleyerek, Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu belirlemektedir
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; diğer taraftan, bu dönemde, ülkemizin, Uluslararası Zeytinyağı Konseyine yeniden üyeliği tekrar gündeme gelmiştir. Uluslararası alanda, uluslararası zeytinyağı ticaretinin kurallarını belirlemek, teknik çalışmaları yürüterek yüksek kalitede zeytinyağı üretiminin gerçekleşmesini garantiye almak, bilimsel araştırmalar ve kalite kontrolleri için standartları ortaya koymak, dünya yağ piyasalarında zeytinyağının kalitesiyle sahip olduğu üstünlüğü promosyon çalışmalarıyla korumak ve artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin laboratuvarlarına uluslararası akreditasyon verilmesi gibi konularda dünya zeytin ve zeytinyağı üreticilerine ve tüketicilerine hizmet sunan en önemli kuruluşlar arasında Zeytinyağı Konseyi gelmektedir. Maalesef, Türkiye, 28.6.1963 tarihinde girdiği bu Konsey üyeliğinden, tamamen tasarruf tedbirleri dikkate alınarak, 24.11.1998 tarihinde ayrılmıştır ve o tarihten beri de, Türkiye, zeytinyağında söz sahibi olmaktan uzaklaştırılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Başkanım, biraz müsaade eder misiniz; toparlıyorum.
BAŞKANBuyurun.
SANAYİ VE TİCARET BAKANI ALİ COŞKUN (Devamla)Bu defa, Konseyle yapılan görüşmelerde ve yeni Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşmasında, ülkemizin tereddütlü olduğu konular giderilerek, yeniden adaylığı gündeme gelmiştir. 1 Aralık 2004 tarihinde yapılan genel kurulda, bu yöndeki görüşümüz, ittifakla olumlu karşılanmıştır. Konseye ülkemizin yeniden üye olmasına yönelik yasal onay işlemlerimiz devam etmektedir, yakında Meclise sunulacaktır ve yüksek tasviplerinizle, yeniden üyeliği kazanmış olacağız. Şimdilik, mevcut durumda, Konseye, gözlemci kuruluş statüsünde Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ve Marmarabirlik katılmakta; ancak, Konseyin karar alma sürecinde oy kullanamamaktadır.
Değerli arkadaşlar, Konseye ülkemizin üyeliğiyle birlikte, ülkemiz zeytincilik sektörü, Konseyin teknik projelerinden de yararlanma imkânına kavuşmuş olacaktır.
Yeniden üyelik, Avrupa Birliğine uyum sürecinde sektör bazlı ilişkileri güçlendirecek bir platformun oluşmasını da sağlayacaktır.
Türkiye'de zeytin yetiştiriciliği, ıslahı, teknolojisi, bitki sağlığı ve ekonomisi üzerine çeşitli araştırma ve çalışmalar yapan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü, Uluslararası Zeytinyağı Konseyinin teknik yardımlarından yararlanarak, yeni projelerle, zeytin üretimimizin kalitesini artırabilecektir.
Dünya piyasalarında zeytinyağı ithalatçıları tarafından kabul gören Konseyin kalite kontrol programlarına, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği de kendi çabalarıyla girmiş bulunmaktadır. Ülkemizin diğer zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının da söz konusu programlara dahil edilmesi, ihracatımızda uluslararası standartların geçerlilik kazanması, kutulu ve şişeli ihracatımızın artırılması açısından önem taşımaktadır.
Avrupa Birliği Komisyonuna yapılacak ayrıntılı taramaya yönelik çalışmalarımız da hızla devam etmektedir. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki "Tarım ve Kırsal Kalkınma" başlığı altında 3-5 Aralık 2005 tarihinde tanıtıcı tarama çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda, Avrupa Birliği, tarım sektöründe yaptığı düzenlemelerini ve sektörün yapısını ülkemize tanıtmış olup, ülkemizin Avrupa Birliğine yapacağı sektör tanıtımı ayrıntılı tarama olarak 23 Ocak 2006 tarihinde başlayacaktır. Buna ilişkin 35 konu başlığı belirlenmiş ve bu başlıklardan yağlı tohumlar, zeytinyağı, pamuk ve ipekböceğine ilişkin başlıklardaki Avrupa Birliğinin sorunlarının cevaplandırılması ve bu konuda ülkemiz adına yapılacak sunumların koordinasyonu doğrudan bakanlığımıza verilmiştir. Bu kapsamda, 12 Aralık tarihinden itibaren başlanan çalışmalara, çok yoğun bir şekilde devam edilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; başta da ifade ettiğim üzere, zeytin ve zetinyağı ile yağlı tohum ve bitkisel yağ üretimi, ülkemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle, Kyoto Anlaşmaları çerçevesinde Avrupa Birliğinin ve Birleşmiş Milletlerin aldığı kararlar, tavsiyeler doğrultusunda giderek, petrol ürünlerindeki kritik durum dolaylısıyla, biyodizel ve biyobenzin denen etanol üretimi fevkalade önem taşımaktadır. Bu kapsamda, birçok tarım ürünümüz, özellikle yağlı tohum ve bitkisel ürünler, giderek, biyodizel ve etanol imalatında kullanılacaktır. Bu bakımdan da Türkiye için bu konu fevkalade önem taşımaktadır.
Nitekim, şeker fabrikalarımızdan 3 veya 4 tanesini, hızla, şeker yerine etanol imalatına döndürmek üzereyiz. Bu konuda araştırma komisyonunun kurulup kurulmaması, tabiî ki, Yüce Meclisin takdirindedir. Ancak, şunu belirtmek istiyorum ki, hükümet olarak, üretimin artırılması ve yeterli pazarlama imkânlarının sağlanması konularında, tüm gayretimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, birliklerimizle, kooperatiflerimizle uyum içinde çalışmaktayız. Bilindiği gibi, birlikler ve kooperatifler, eskiden doğrudan Bakanlığa bağlı organlardı. 2000 yılında alınan karar dolayısıyla, özel hale getirilmişlerdir ve Yeniden Yapılandırma Kurulunun kararlarının dışına çıktığı zaman, tamamen özel hale gelmektedir ve biz, sadece denetimden sorumlu bir bakanlık durumundayız.
Bu vesileyle, siz değerli Genel Kurul üyelerini bilgilendirmeye çalıştım. Beni sabırla dinlediğiniz için hepinize saygılarımı sunuyorum, teşekkürlerimi sunuyorum, bu yılın bereketli olmasını Cenabı Allah'tan diliyorum.
Saygılarımla. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 3 Ocak 2006