Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Aralık 2009 · 547 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali İhsan Köktürk (CHP), 10 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)); konuşma 547 kelime.
Ali İhsan Köktürk (CHP, Zonguldak). “Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ihsan-kokturk-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
2’nci maddeye yönelik yapmış olduğumuz konuşmada da ifade ettiğimiz üzere, 2’nci maddenin düzenleme içeriğinde hem yasal gerçekliklerle, hukuksal sistemle, aynı zamanda toplumumuzun ekonomik ve sosyal gerçekliğiyle bağdaşmayan düzenlemeler bulunduğunu ifade etmiştik. Bu önergemizle 2’nci maddenin bir kısım metinlerinin madde metninden çıkartılmasını ve bazı düzenlemelerinin de talebi doğrultusunda değiştirilmesini öneriyoruz, ancak önergemize geçmeden önce, biraz önce konuşan Sayın Bayramoğlu ve Sayın Adalet Bakanımızın açıklamalarına kısaca da olsa değinmek istiyorum.
Sayın Bayramoğlu, Sayın Mehmet Ali Susam’ın konuşmasına atıf yaptı. Sayın Mehmet Ali Susam cezaevlerinin dolu olduğunu, kapasitesini aşan bir tutuklu ve hükümlü sayısı barındırdığını ifade etmişti ve bu yasanın ve benzer yasaların çıkma nedenlerinden birisinin de bu olduğunu söylemişti, ancak Sayın Bayramoğlu bu düzenlemenin gerekçesi olamadığını ifade etti ama, ben Sayın Bayramoğlu’na tekrar az önceki açıklamalarım doğrultusunda birtakım bilgiler vermek istiyorum. Sayın Bayramoğlu, gerçekten ülkemizde son kırk yılın tutuklu ve hükümlü sayısı rekorları kırılmakta. Sayın Mehmet Ali Susam cezaevlerinde yer olmadığını söyledi. Doğrudur, çünkü cezaevlerimizin kapasitesi -Sayın Adalet Bakanı da doğrulayacaktır sanıyorum- yetmiş bin civarında. Yani ülkemizde şu an 117 bin tutuklu ve hükümlü olduğunu varsaydığımızda, 45-50 bini aşkın tutuklu ve hükümlümüz ya beton zeminlerde yatıyor ya da yatak nöbeti tutuyor. Gerçekten cezaevlerimizin durumu içler acısı.
Şimdi, Adalet Bakanımız açıklamasında bu durumun ekonomik ve sosyal nedenlerden değil ceza infaz sistemindeki değişikliklerden kaynaklandığını söyledi. Buna benzer bir açıklamayı bundan kısa bir süre önce Hükûmet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek de yapmıştı. Ülkemizde son günlerde artan ve hakikaten yüreğimizi burkan intihar olayları nedeniyle Sayın Cemil Çiçek’e soru yönelttiğimizde Sayın Cemil Çiçek’in vermiş olduğu yanıt “İntiharlar refah toplumlarında da var, o nedenle bu olaylar ekonomik nedenlerden kaynaklanmıyor, refahtan kaynaklanıyor.” gibi buna benzer bir yanıt vermişti sanıyorum, bunu hatırlayacaklardır. Sayın Bakan da yanıt olarak “Ceza infaz sistemindeki nedenlerden kaynaklanıyor.” diyor.
Şimdi, Sayın Bakanım, ben Zonguldak Milletvekiliyim. Zonguldak’taki son sekiz dokuz yılın istatistiklerine bakıldığında gerek intihar rakamlarının gerekse suç işleme oranının yüzde 300 civarında arttığını görüyoruz. Yani olay sadece infaz sisteminden kaynaklanan bir durum değildir.
K. KEMAL ANADOL (İzmir)Refahtan!
ALİ İHSAN KÖKTÜRK (Devamla)Evet, ülkemizde, Sayın Cemil Çiçek’in ifade ettiği gibi, insanlar refahtan, efendim, artık ekonomik tatminin doruk noktasına çıkmasından dolayı intihar etmiyorlar. Bu ülkede gerçekten milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırında yaşama tutunmaya çalıştığı için ve tutunamadığı için intihar ediyor ve suç işleme oranları, intihar oranları bu nedenle artıyor ancak sanıyorum, Hükûmetinizin, Sayın Başbakanın ve Sayın Bakanımızın, bakanlarımızın çevresindeki insanlar sürekli zenginleştiği için, daha dün burslu okuyan çocuklar gemi sahibi olduğu için, kuyumculuk şirketlerine ortak olduğu için ve yine bakanlarımızın eşleri büyük mağazalar zincirlerinin sayısını artırdıkları için, sanıyorum, Kabinedeki üyeler ve Sayın Başbakan, ülkemizin, halkımızın içinden geçtiği yoksulluk sürecini tam olarak değerlendiremiyor. Bizim tavsiyemiz Sayın Başbakana ve bakanlara, hani bize önerdikleri bir şey var ya “Halkın içerisine girin.” diye, biz de şu an Sayın Başbakana ve sayın bakanlara halkın içerisine girmelerini ve halk bu kadar ağır, zulüm derecesindeki bir yoksullaşma süreci yaşarken, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısının artmasını ve intihar oranlarının artmasını, refahın artmasına ve ceza infaz sistemine bağlamamalarını, bunun toplumda gerçekten saygıda bir ölçü aşımı durumu yarattığını burada ifade etmek istiyorum.
Yine de burada açıklamak istediğim bir husus önergemizle ilgili. Tacir olan çek tacir olmayan kişilere verilecek ve hamiline kesilecek çekler ayrımına, biz Adalet Komisyonunda şiddetle karşı çıktık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 10 Aralık 2009